NK Fen Lisesi Türkiye genelinde 104. sırada

  TEOG sınavının kaldırılması sonrasında kamuoyunda hangi okula sınavla, hangi okula ise Mahalli Sınavsız Yerleştirme Sistemi ile öğrenci kabul edileceği tartışmaları yapıladursun, Türkiye genelinde başarı durumuna göre 104.sırada bulunan Namık Karamancı Fen Lisesi hem eğitim kalitesi hem de öğrencilere sağladığı imkanları ile göz dolduruyor. Hayırsever Karamancı ailesi tarafından yaptırılan ve 154’ü pansiyonlu olmak üzere 480 öğrencinin eğitim gördüğü okulda eğitim ve kültürel faaliyetlerin yapılabilmesi için her türlü imkan sağlanmış durumda. Namık Karamancı Fen Lisesi Okul Aile Birliği, okulun kamuoyu tarafından tanınması ve yapılan bazı eleştirilere cevap vermek amacıyla okul binasında basın mensuplarına yönelik kahvaltı düzenledi. Kahvaltıya Aile Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Gamze Aydın, üyeler Canan Cesur, Neslihan Orman, Hatice Yılmaz ve Hasan Gürses’in yanı sıra okul müdürü Hasan Kökçü ile müdür yardımcıları ve öğretmenler katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından TEOG sınavının çocukları gereksiz yere strese soktuğu gerekçesi ile kaldırılmasını istemesinin ardından, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı çalışmalar sonucunda Mahalli Sınavsız Yerleştirme Sistemi geliştirildi. Sisteme göre gelecek yıl Mayıs ayında açıklanacak 600 okuldan oluşan listeye giren okullara sınav ile öğrenci alınacak olup, liste dışında kalacak okullara, bulundukları mahallelerden öğrenciler sınavsız kayıt olacak. Namık Karamancı Fen Lisesi’nin Türkiye genelinde liseler arasındaki başarı durumuna göre 104.sırada olduğunu ifade eden okul aile birliği üyesi Hasan Gürses, bu durumda okullarının sınavla öğrenci almaya devam edeceğini ve Manavgat’ta NK Fen Lisesi’nin dışında Manavgat Anadolu Lisesi’nin de 600 okulun bulunduğu listede yer alacağını düşündüğünü belirtti. Yeni sistemin iyi bir niyet ile hayata geçirildiğini düşündüğünü ancak olumu ve olumsuz yönlerini uygulamaya geçildikten sonra görebileceklerini ifade eden Gürses, “Başarılı çocukla başarısız çocuk aynı yerde olsun ki başarılı çocuk başarısız çocuğu da ön tarafa çeksin. Tabi bu sosyolog ve psikologların araştırma konusu ben bilmiyorum, ama bende bir hayli uzun öğrencilik dönemi geçirdim genelde başarısız çocuğun çektiği tarafa gidilirdi. Ya da en azından ben öyleydim, ders çalışan arkadaş pek itibar görmezdi de hadi top oynayalım, kahveye gidelim diyen arkadaş daha makbuldü o yaşlarda, bilmiyorduk” diye konuştu. Manavgat’ta NK Fen Lisesi, Manavgat Anadolu Lisesi ve olabilirse Kemer Fatma Turgut Şen Anadolu Lisesi’nin sınav ile öğrenci almasının yerinde olacağını belirten Gürses, “3-4 okul düz lise kalmak kaydıyla Manavgat’taki diğer okulların spor, sağlık, sosyal bilimler, güzel sanatlar, meslek ve imam hatip olarak yeniden düzenlenmesi Manavgat için faydalı olur. Özellikle meslek okulları ki şu 12 yıl temel eğitim, 12 yıl temel eğitimden sonra sembolik bir üniversite sınavıyla 2 yıllığa geçiş ondan sonra da sembolik dikey geçiş sınavıyla 4 yıllığa geçişler yüzünden ülkemizin son 10 yılından sonra ülkemizin müthiş bir ara eleman yetişme kapasitesi sıkıntısı çıktı. Bu sıkıntıyı en iyi sanayiye bir işimiz düştüğünde ya da evimizde baca tıkandığında, musluk bozulduğunda anlıyoruz. Ben 4 yıllık mezunuyum ben 2 yıllık mezunuyum diye gelen arkadaşların prizi bağlayamadığını arabayı sökemediğini en basit bir arızayı gideremediklerine şahit oluyoruz” dedi. Türkiye’de bazı şeylerin halka yanlış empoze edildiğini vurgulayan Gürses, “Televizyonda gösterilen bazı diziler başta olmak üzere televizyon programları sayesinde oldu bunlar. Dizilerde kimsenin gitmediği ama oluk gibi para gelen bir şirket var, böyle bir hayat yok. Herkes okumuş arkasında klima, önünde bilgisayar, elinde cep telefonu sürekli özel hayatın ve sosyal hayatın peşinden koşan insanlar var, tabi böyle bir dünya yok” dedi. Günümüzde üreten insanların zengin olduğunun altını çizen Gürses, “Üreten insanlar, aslında kimse bilmez ama gelir düzeyi yüksek insandır. Ben bugün ticaret yapıyorum, neredeyse 14-15 saatim işyerinde geçiyor ama sanayi içersindeki bir ustanın 7-8 saati geçiyor ve bana göre birçoğunun gelir düzeyi benden yüksek. Nihayetinde bende bir usta çocuğuyum babamın gelir düzeyi benimkinin 5 katı. Ama işte değişik yayınlarla üreten, çiftçilik yapan, sanayide çalışan, ustalık yapan insanlar küçümsendi. Ben hem avukatım hem mühendisim, ticaret yapıyorum hala niye ticaret yaptığımı insanlara anlatmaya çalışıyorum. Sen deli misin benim oğlan senin bitirdiğin okulu kazansa 40 deve keserim diyor. Yok kardeşim öyle bir şey, ben avukatım Manavgat’ta olmuş 250 tane avukat. Her avukatın bürosunun dönmesi için 10 bin lira para girişi lazım 10 bin lira para girişi demek 2,5 milyon adli para dönmesi demek, Manavgat’ta ben adliyenin gişesine gidiyorum soruyorum; deli misin abi sen, onun 4’te biri dönmez diyor. Bu 4’te 1’in yüzde 90’ı da 4-5 tane büroya giriyor, geri kalanlar kira ödeyemiyor maaş ödeyemiyor. Çocuk canavar gibi, bakıyorsun bu çocuktan bir tamirci olsa ya da makine mühendisi olsa süper olur ama yok illa doktor olacak. Orayı kazanamayınca film orada bitiyor. Şimdi koca Türkiye 70 milyon ama hala motor üretemiyor. 1970’te Erbakan rahmetli pancar motorunu üretmiş çivi çakamamışız bunun üzerine, en son üretmek istediğimiz araçların motor anlaşmasını Ukrayna gibi bir ülkeyle teknolojisi nedir ne değildir bilmiyorum pek güvenmiyorum. Benim gözümde çizdiği imaja o ülkeyle anlaşmamız bana acı veriyor. Fakültelerimizde uzay mekiği dersi anlatıp teorik olarak da ondan sonra bozulan şahinin motorunu tamir edemeyen makine mühendisi dekanları ya da toprağa basmamış ziraat fakültesi dekanları acı veriyor. Ne olursan ol en son en teknolojik aracıda yapan bir ustadır, en son vidayı o sıkar” diye konuştu. Okulun sosyal ve kültürel faaliyetleri ile ilgili bilgi veren Hasan Gürses, “Geçen yıl İsviçre’nin Cern kentine gittik. Burada atom enerjisi ile ilgili bir merkez var, birçok konuda çalışma yürütüyorlar. Bu yıl yine gitmeyi planlıyoruz ancak olayın sosyal yönlerinin de ortaya konması için 8 ayrı ülkeye daha gezi düzenleyeceğiz. Onun dışında yurt içinde Konya Bilim Merkezi ile yaptığımız bir protokol var. Yılda 2 defa belli sürelerle 9 ve 10.sınıf öğrencilerimizi götüreceğiz. Amacımız okulumuzu kamuoyu önünde belli bir noktaya taşımak, bu konuda da basın mensubu arkadaşlarımızdan da destek bekliyoruz. Okulumuzu en talep edilen, en tercih edilen okul haline gelmesini sağlamak istiyoruz” diye konuştu. Okula yönelik yapılan eleştirilere de değinen Gürses, “İki türlü eleştiri geliyor, biri yapıcı diğeri ise yanlış anlamadan ötürü. Öğretmenler yetersiz diye söylence var. Özel okullardan gelen öğrenciler var. Özel okul ile devlet okulu arasındaki en büyük fark öğrenciye olan yaklaşım. Özel okul, öğrenciye el bebek gül bebek tabiriyle, her istediği yapılan bir yer. Ama burası belli bir hedef olarak kurulmuş, daha sonra kazanılmış bir devlet okulu. Bir şeyler verilen ve karşılığı istenilen, ilk etapta çocukların eve gittiğindeki yakınmaları bu oluyor. Kusura bakma sınava giren 40 kişinin 10’u 100 almışsa sen 60 almışsan beni şöyle okut, böyle okut deme hakkın yok. Yaz kursumuza aşırı talep oldu, öğrenci kendisine her türlü imkanın sağlandığı özel okuldan gelip fen lisesinin yaz kursuna başvuruyorsa bu eleştirilerin yüzde 90’ı ya duygusal ya da öğrencilerin verdiği yanlış bilgiye dayanan eleştiriler” diye konuştu. NK FEN LİSESİ’NİN PROJESİ TÜRKİYE’YE YAYILIYOR Namık Karamancı Fen Lisesi’nde eğitim öğretim ile soysal ve kültürel faaliyetleri hakkında bilgi veren okul müdürü Hasan Kökçü ise, okullarının birçok büyük başarısının yanı sıra en büyük başarısının, öğrencilerinin öğretmenleri nezaretinde hazırlamış olduğu barkod sistemi olduğunu söyledi. Kökçü, “Bizim okulumuzun gerçek amacı fen ve teknolojiyi geliştirmek, mesela müdür yardımcımız Ahmet beyin önderliğinde öğrencilerin katılımıyla bir barkod sistemi geliştirdiler bizim kapıya monta edildi. Hatta burada da yemekhanede var. Pansiyondan sorumlu daire başkanımız geldi buraya Mustafa Kuşan Bey burada beğendi bu sistemi. Türkiye genelinde yaygınlaştırmak için bir proje girişimine başladık. Yani bizim burada öğretmen ve öğrencilerimizin yapmış olduğu proje Türkiye’ye getirildi. Ayrıca Robotik kulübümüz kuruluyor, bizim öğrencilerimiz evlerden eski bilgisayar topluyor tamir etmek için ve o robotik sayesinde de inşallah bu senenin sonunda bir etkinlik yapacağız onu sergileyeceğiz. Öğrencilerimizi bu acıdan da değerlendirmek gerekiyor sadece okuyan akademik başarısını hedefleyen bir kitle değil, istediklerini gerçekleştiren mutlu, huzurlu, sosyal ve sanatsal yönden de duygusu olan öğrenciler yetiştirmemiz gerekiyor” diye konuştu. Okulun pansiyonunda 154 öğrenci kaldığını, bunlardan ancak 1-2 tanesinin Manavgatlı olduğunu ve diğerlerinin çoğunlukla Alanya, Gazipaşa, Akseki, Serik gibi çevre ilçelerden ve Konya, Karaman, Mersin ve Muğla’dan geldiğini ifade eden Kökçü, “Bu öğrenciler için biz aktiviteler sağlıyoruz mesela senenin başında uyum aktivitesi adı altında akşam ateş yakıp çocuklarla müzik eğlencesi düzenledik. Bu çocukların çok hoşuna gidiyor. Düzenli olarak 3 saat etüdümüz var ondan sonra isteyen öğrenci spor yapabiliyor isteyen öğrencide kurslarımız var o kurslara katılabiliyor. Geçen sene halk oyunları yarışmasından okulumuz il üçüncüsü oldu hatta dediler fen lisesi halk oyunları yarışmasına katılıyor nasıl oluyor şeklinde. Ama çocuklarımız ilgili başarılı istekli, bizde onlara olabildiğince fırsat tanıyoruz rehberlik ediyoruz kurallar çerçevesinde onları hayatı hazırlamaya çalışıyoruz” diye konuştu. Okulun Manavgat ve Antalya’da düzenlenen yarışmalarda dereceler aldığını da belirten okul müdürü Hasan Kökçü, okulun akademik başarıları hakkında da şunları söyledi: “Geçen sene 94 tane mezun verdik bunlardan 50 öğrencimiz yerleşti genelde toplumda bir kıyaslama var kaç tane tıp var diye 19 tane tıp fakültesine yerleşen öğrencimiz oldu. Biliyorsunuz tıp fakültesine yerleşmek 18 binde öğrenci alıyor. Yerleşemeyen öğrencilerimizin bir bölümü istedikleri bölüm olmadığı için mesela ilk 20 bindedir bu arkadaşlarımız tercihte bulunur tabi burada yerleşemediği içinde çocuk başarısızmış gibi algılanıyor. Halbuki öğrencimiz hedefine ulaşamadığı için tercih yapmıyor. 19 tane tıp fakültesi var bu sene inşallah daha da fazla olacak hedefimiz 25 eğer yukarda olursa mutlu oluruz eğer aşağıda olursa tedbirleri beraber alırız. Gidilen üniversiteler Türkiye’nin gözde üniversiteleri, mühendisliklere giden arkadaşlılarımız var onlarda gerçekten çok güzel yerlere gittiler. Toplumda şöyle bir şey var mühendisliğe gittiği zaman tıpı tutturamadın mı? Öyle ki ODTÜ makine mühendisliği ilk 6 binde alıyor. Bir önceki yıl 64 tane mezun vermişiz bunlardan 14 tanesi tıp fakültesine yerleşmiş. Hepsinin yerleşim takibini yapıyoruz rehber öğretmenlerimiz bu konuda baya hassaslar. Eski öğrencilerimiz sürekli geliyorlar ben bu konuda farklı olduğumuzu düşünüyorum sevilen yere gelir insan demek ki biz seviliyoruz öğrencilerimiz tarafından, bizi ziyaret ediyorlar hatta sınıflara giriyorlar nasıl çalışmaları gerektiği konusunda bir arkadaş edasında onlara davranıyorlar bu bizim hoşumuza gidiyor öğrencilerinde hoşuna gidiyor. Akranları konuşur gibi algıladıklarından dolayı baya öğrencilerimiz için iyi oluyor. 2 senedir mezunlar günü düzenliyoruz bu senede düşünüyoruz ve bunu artık kurumsallaştıracağız hedefimiz bir marka haline dönüştürmek” diye konuştu. Okullarının en çok kontenjan nedeniyle eleştirildiğine işaret eden Kökçü, “Okulumuz 16 derslik, geçen sene ve ondan önceki sene çeşitli sebeplerden dolayı birer sınıf fazla alınmış 4 sınıf alınacağı yerde 5 sınıf alınmış, derslik sayısı 18’e çıkmış. Derslik sayısı artarken bazı laboratuarlar da yapılmamış bu sebepten dolayı. Geçen sene okul aile birliğimiz biyoloji laboratuarını yaptırdılar sağ olsunlar. Dolayısıyla bizim 1 sınıf fazla almamız öğrencilerin sınıfsız kalmasına sebep olacak biz yine eski sistemde 4 sınıfa devam edelim diye düşündük o şekilde yapmamız gerekiyordu zaten 5 sınıfı kesinlikle kaldırmaz. Tabi bunu beğenmeyen bazı kişiler fen lisesi kontenjan düşürdü veya fen lisesi kötü gibi söylemlerde bulundular oda bizi üzdü bizde isteriz ki hemen hemen Manavgat’ın her yerine hitap edelim. Bizim öğretmenlerimiz not konusunda öğrenciler neyi hak ediyorlarsa onu veriyor yüksek ya da düşük puan vermek söz konusu değil geçen sene 476 tane öğrencimiz vardı 450 tanesi takdir aldı. Zaten başarılı çocuklar” diye konuştu. Kahvaltının ardından okul müdürü Hasan Kökçü ve okul aile birliği üyeleri, basın mensuplarını okul içerisinde kısa bir tura çıkardı. Birçok yönü ile eksiksiz olan okulda en çok dikkat çeken yerlerden biri de okulun kantini oldu. Kantinden ziyade bir kafeye benzeyen okul kantini, düzenlenmesi ve atmosferi ile öğrenci ve öğretmenlerin ders aralarında ve boş zamanlarında en fazla zaman geçirdiği noktalardan biri.