Haber Detayı
14 Eylül 2017 - Perşembe 10:03 Bu haber 602 kez okundu
 
Işık: “Okul korkusunun temelinde ayrılık kaygısı yatıyor”
18 Eylül’de başlayacak olan 2017-2018 eğitim öğretim yılı öncesinde anne ve babaları uyaran Psikolog Fatma Işık, çocuklarının gelişiminde etkili olan okul korkusunun kaynağında ayrılık kaygısının yattığına dikkat çekerek “Hemen her çocuk hayatında hiç tanımadığı bir ortama girdiğinde ayrılma kaygısı yaşamaktadır. Okul ortamı da çocuk için yenidir” dedi.
EĞİTİM Haberi
Işık: “Okul korkusunun temelinde ayrılık kaygısı yatıyor”

 

18 Eylül’de başlayacak olan 2017-2018 eğitim öğretim yılı öncesinde anne ve babaları uyaran Psikolog Fatma Işık, çocuklarının gelişiminde etkili olan okul korkusunun kaynağında ayrılık kaygısının yattığına dikkat çekerek “Hemen her çocuk hayatında hiç tanımadığı bir ortama girdiğinde ayrılma kaygısı yaşamaktadır. Okul ortamı da çocuk için yenidir” dedi.

Yaklaşık 3 aylık bir tatil döneminden sonra başlayacak olan eğitim öğretim döneminde okula başlayacak olan çocukları yoğun bir temponun beklediğini belirten Psikolog Fatma Işık, “Okulların açılacak olması kimileri için heyecanlı bir bekleyiş kimileri için de korkulu bir durum haline gelebilir” dedi.

Çocukların gelişiminde okul korkusunun etkin bir rolü olduğuna dikkat çeken Psikolog Fatma Işık, anne ve babalara uyarılarda bulunarak okul korkusuna dair bilgi verdi. Işık, “Korku, herkesin yaşayabileceği başlıca bir duygudur, aniden ortaya çıkan bir tehlikede vücudumuzun göstermiş olduğu reaksiyondur ve yaşamımız boyunca bizimle olması gerekir. Bu tehlike gerçek ya da kişinin algıladığı bir tehlike olabilir. Bu şekilde bizi tehdit eden bir unsura karşı hemen tepki verebilir ve önlemimizi alabiliriz. Korku ile sıkça karıştırılan kaygı (anksiyete) ise, gelecek ile ilgili endişeleri içermektedir. Yani kaygı geleceğe yöneliktir. Kişi kaygı durumunda huzursuz ve her an bir şey olacakmış hissine kapılır. Kaygı, her bireyde farklı olup, bir durum veya olay herkes için aynı etkiyi sağlamayabilir. Belli bir düzeyde hmemiz gereken bir duygudur ve motive edici özelliğe de sahiptir.

Korku çocuklar için de mümkündür özellikle okul çağına başlayan veya okul hayatı devam eden çocuklarımızda okulla ilgili korkuları sıkça görüyoruz. Okul korkusu ilk olarak 1913’te Carl Jung tarafından tanımlanmıştır. Duygudurum bozukluklarının erken bir işareti olarak da değerlendirilebilir. Okul korkusu, çocuğun şiddetli bir şekilde okula gitmeyi reddetmesi veya okula karşı isteksiz bir tutum sergilemesidir. Bu durum çocuklarda karın ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı, uykusuzluk, ağlama, bağırma, hırçınlık, öfke nöbetleri ve agresif davranışlar şeklinde görülebilir.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; çocukluk çağı hastalıklarında görülen çökkün duygudurum ve kaygı bozukluklarının sebebi okul korkusu olmuştur. Özellikle ilkokul dönemi çocuklarının okul korkusundan dolayı okuldan geri kaldıkları görülmüştür. Ortaokul ve lise dönemlerinde de görülebilen okul korkusunun tedavisi, ilköğretim çağındaki çocuklarda daha kolay aşılmaktadır.

Okul korkusunun sebebi ne olursa olsun aslında temelinde anneden veya bakım veren kişiden ayrılma kaygısı yatmaktadır. Özellikle tüm zamanını anne-babayla geçiren ve aşırı koruyucu anne- babayla yetişen çocuklar onlardan ayrıldıkları zaman ağlama krizlerine girebilir ve kaygı yaşayabilirler. Çünkü anne-babadan ayrı ne yapacaklarını, nasıl davranacaklarını bilemezler. Gelişim çağındayken çocukların farklı ortamlara girmesi oldukça önemlidir. Bu şekilde yeni ortamlara kolaylıkla adapte olan çocuklar okula da kolaylıkla adapte olabileceklerdir” diye konuştu.

Anne ve babalara çeşitli tavsiyeler veren Işık konuşmasını şöyle sürdürdü: “Okul korkusuyla baş etmede anne-babaların izleyeceği yöntemler vardır. Çocuğunuz okula başladığında onunla yapacağınız açıklayıcı konuşmalar oldukça önemlidir. Eğer siz olumlu ve açıklayıcı bir şekilde konuşursanız bu etki çocuğunuza da geçecektir. Örneğin; birinci sınıfa başlayan çocuğunuza artık büyüdün abi-abla oldun okula başladın, sorumlulukların arttı, çok çalışman gerek gibi ifadeler kullanırsanız çocuğun kaygısı artacaktır. Ancak birinci sınıfa başlamanın yeni bilgiler öğreneceği, yeni arkadaşlar edineceği ve aynı zamanda oyun oynamaya da devam edeceğini söylemek çocuğu rahatlatacaktır.

Hemen her çocuk hayatında hiç tanımadığı bir ortama girdiğinde ayrılma kaygısı yaşamaktadır. Okul ortamı da çocuk için yenidir. Anne-babalar okulda çocuğa neler yapacağını anlatmalılar ve öğretmenleriyle tanıştırmakta fayda vardır. Çünkü kaygının sebeplerinden biri de bilinmezliktir.

Çocuğumuzun okula gitmesi konusunda tutarlı ve kararlı bir yol izlememiz gerekir. Okul korkusuyla okuldan uzaklaşmak isteyen çocuğun olabildiğince okula geri yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Doğrudan onu üzen bir durumun olup olmadığını ne htiğini sormak önemlidir. O sadece kendini iyi hmediğini veya aklına bir şey gelmediğini söyleyecektir. Siz çocuğunuzla konuşmakta ısrarcı olun.

Çocuklarından ayrılma kaygısı yaşayan anne-babalar çocuklarına karşı bu duygularını yansıtmadan nötr bir ifade ile okula göndermeleri çocuğun okula uyumunu kolaylaştıracaktır. Okulun ilk günü ebeveynlerin duygusal tepkiler vermesi ve uzun vedalaşmaların yaşanması çocuğun okula karşı kaygısını artıracaktır.

Eğer çocuğunuz kaygısını rahatlatmak için önceden yapmadığı davranışları (tırnak yeme, saç emme, şiddet davranışı vb.) yapmaya başlamış veya önceden kazanmış olduğu becerilerde (tuvalet kontrolü vb.) problem yaşıyorsa bir uzman desteği alınması yararlı olacaktır. Mutlu bir eğitim-öğretim yılı diliyorum”

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Işık:, “Okul, korkusunun, temelinde, ayrılık, kaygısı, yatıyor”,
Yorumlar
Haber Yazılımı