Haber Detayı
28 Eylül 2019 - Cumartesi 09:17 Bu haber 308 kez okundu
 
ATSO Meclis toplantısı yapıldı
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Eylül Ayı Olağan Meclis Toplantısı, meclis üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. Meclis Başkanı Süleyman Özer'in açılış konuşmasıyla başlayan mecliste sektörel konuların yanı sıra, kent ve ülke gündemine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.
EKONOMİ Haberi
ATSO Meclis toplantısı yapıldı

Oda çalışmaları hakkında bilgi veren ATSO Başkanı Davut Çetin, konuşmasının başında iklim değişikliğine vurgu yaptı. Davut Çetin, “Bugün öncelikle küresel iklim grevi haftasını anmak istiyorum. Dünyanın her yerinde çocuklar, gençler meydanlarda iklim değişikliğiyle mücadeleye destek veriyor.

Greta Thunberg 16 yaşında Finlandiyalı öğrenci, iklim değişikliği konusunda Cuma eylemleri başlattı, hatta Amerika'ya gidip Beyaz Saray önünde protesto gösterisi yaptı ve bu hareket dünyaya yayıldı. İklim konusu Birleşmiş Milletler'in Genel Kurulu gündemine alındı. Ben daha önceki konuşmalarımda bu dönem çevre ve iklim değişikliği konusunda da çalışmalar yapacağımızı söylemiştim. Geçtiğimiz Cuma günü Kaleiçi sergimiz açıldı. Önümüzdeki Cuma günü de Antalya Kültür Sanat sergilerimizin açılışını yapacağız. Bütün bu sergilerimiz, ayrıca belgesel film ve sinema programları da çevre temalıdır. Önümüzdeki aylarda da iklim değişikliğinin ekonomiye ve sektörlerimize etkisi üzerinde duracağız” dedi. Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyükşehir belediye başkanları ile yaptığı toplantıya da değinen Davut Çetin, “Son dönemde siyasetimizde bir olumlu gelişme Sayın Cumhurbaşkanı'nın büyükşehir belediye başkanları toplantısı oldu. Yerel seçimlerdeki gerginliğin ne kadar anlamsız olduğunu herkesin görmüş olmasını temenni ediyorum. Siyasetin görevi sevgi ve saygıyla toplumu birleştirmek olmalıdır. Türkiye'nin ekonomik ve yerel sorunları, siyasetten bilimsel, teknik çözümler, stratejiler beklemektedir. Önümüzdeki aydan itibaren bu yönde bir gelişme olmasını diliyoruz” ifadesini kullandı.
TÜRK-ARAP TİCARET ODALARI BİRLİĞİ TOPLANTISI
Oda olarak yoğun bir ayı geride bıraktıklarını anlatan Davut Çetin konuşmasında şunları kaydetti;
“Bu ay önemli bir etkinliğimiz Türk-Arap Ticaret Odaları Birliği toplantısıydı. Odalar Birliğimiz bu önemli toplantıyı Antalya'da yaptı. RifatHisarcıklıoğlu başkanımızın önemli bir hizmeti uluslararası alanda Türk özel sektörünü başarıyla temsil etmesidir. Odalar ve Borsalar Birliğimiz bu tür uluslararası organizasyonlarla ticaret diplomasisi yapmaktır. Siyasi ilişkilerimizin çok iyi olmadığı bazı ülkelerle ilişkilerimiz ticaret diplomasisi sayesinde devam etmektedir. 
Mısır, Ürdün, Irak, Katar, Cezayir, Körfez Ülkelerinden Ticaret ve Sanayi Odaları Birliklerinin Başkanları bu vesileyle Odamıza geldiler. Arap ülkeleri Türkiye'nin ihracatında, müteahhitlik hizmetlerinde, turizmde, konut satışlarımızda önemli bir pay almaktadırlar. Bu nedenle odamızda yaptığımız toplantıda bu ülkelerle ilişkileri güçlendirmeyi konuştuk. Biz zaten URGE gruplarımızda bazı ülkeleri hedef almıştık, bu çalışmaları yoğunlaştıracağız. Turizmde Antalya Arap ülkeleri için çok çekici olmayabilir, fakat Isparta, Burdur, Korkuteli, Elmalı gibi bölgelerimizde turizmde de ortak adımlar atılabilir. 
Konuşmasında ekonomideki gelişmelere değinen Davut Çetin sözlerini şöyle sürdürdü;
“Ekonomide son günlerde bazı verilerde iyileşme görüyoruz. Kredi faizlerinde düşüş ekonomiye yansımaya başlamıştır. Ağustos ayında konut satışında canlanma başlamıştır. Eylülde otomotiv sektörü satışında kıpırdanma olmuştur.
Olumlu verilere rağmen tüketici güveninde tekrar azalma ortaya çıktı. Ağustosta döviz düştüğünde tüketici güveninde iyileşme olmuştu, Eylülde döviz arttı, tüketici güveni yeniden düştü.  Hatta 55 gibi dip bir noktaya düştü.
Dünyada faiz indirimleri devam ediyor. Dünyadaki ve bizdeki faiz farkına baktığımızda Türkiye'ye yabancı sermaye yağması gerekiyor. Fakat olması gereken yabancı girişini görmüyoruz. İçeride şahıslar döviz mevduatını artırmaya devam ediyorlar, bu da TL'ye halen güven sağlanamadığına işaret etmektedir.
Ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası bu güven sorunu üzerinde durmalıdır. Eylül-Ekim aylarında enflasyonunun baz etkisiyle 10'a yaklaşması, hatta altına inmesi ihtimal dahilinde. Enflasyonda kısa vadeli düşüş hatalı yorumlanmamalı ve uzun vadeye bakılmalıdır. Millet cebindeki paraya baktığı için güven tam oluşmuyor, piyasa ise yapısal reform programı bekliyor.
GERİ DÖNMEYEN KREDİLER
Ekonomide özellikle yatırımcı güvenini azaltan bir sorun geri dönmeyen kredilerde artıştır. Takibe düşmüş kredi 124 milyardı, enerji ve inşaat sektörlerindeki büyük şirketlerin kredilerinden bir 46 milyar daha eklendi.  Yıllarca büyük şirketlerin döviz kredileri konusunu konuştuk, uyarılar yaptık, bugün bunların bedelini hep birlikte ödüyoruz. Burada geçen haftaki bir olaya değinmek istiyorum. Geçen Cuma günü dünya basınında Türkiye'de iki ekonomi muhabiri yaptıkları haber nedeniyle yargılanıyor diye haberler çıktı. Ağustos 2018'de dolar kuru iki-üç hafta içinde 4.5 liradan 7 liraya çıkmıştı. O dönem iki muhabir bankaların döviz sıkıntısı çektiğini, BDDK'nın bankalarla toplantı yaptığını yazan gibi bir haber yapmışlar. Bu kişiler hakkında şikayet yapılmış ve geçen hafta dava başladı. Dünyada hiçbir ekonomi, gazete haberiyle veya tweetle zayıflamaz. Bu olaylar ülkemizin imajını zayıflatmaktadır. Umuyorum ki, yargı reformu bu sorunları ortadan kaldıracak ve ülkemizin imajını güçlendirecektir.
ÜZERİNDE DURULMASI GEREKEN KONU İŞSİZLİK
Ekonomi yönetiminin üzerinde durması gereken bir konu da işsizliktir. Sektörel istihdama baktığımızda, tarım, imalat sanayi, inşaat, ticaret, ulaştırma sektörlerinde geçen yıla göre istihdam düşmüştür. Sadece otel ve restoran sektöründe, eğitimde, kamuda bir miktar istihdam artışı olmuştur. 
Basında okumuşsunuzdur, İşkur'a kayıt yaptırmış işsiz sayısı 4.5 milyona yakın, TUİK'e göre işsiz sayısı 4 milyon 253 bindir. Bu yıl işgücüne katılan kişi sayısı sadece 168 bin olarak ölçülmüştür. İşgücüne katılan nüfusun azalması da açıklama gerektiren bir durumdur.
İşsizlik artık millet iş beğenmiyor meselesini aşmıştır. Bu konuda kamuda ve özel sektörde kısmi zamanlı çalışmanın artırılması gibi yeni çözümler bulunmalıdır. 
Antalya'da Kepez belediyesi işsiz gençleri firmalarla buluşturma konusunda önemli bir proje yürütmektedir, Odamıza işbirliği teklifi yapılmıştır. Bu projede yer alarak elimizden geleni yapmalıyız.
PİYASA ANKETİ
Antalya'da piyasanın durumuyla ilgili olarak geçen ay yaptığımız meclis anketimizin sonuçları iyi değildi. Ankette satışlarım azaldı diyenler 46 oranındaydı. Alacak tahsilatından yakınma 66 çıkmıştı. Çalışan sayım azaldı diyenler 37 olmuştu. Şimdi resmi verilere baktığımızda anket sonuçlarının biraz kötümser olduğunu görüyoruz. Galiba geçen ayki kur dalgalanması hem tüketici güvenini hem de bizim güvenimizi biraz azaltmıştır.
Verilere baktığımızda Antalya'nın yine Türkiye genelinden daha iyi durumda olduğunu görüyoruz.
THOMAS COOK OLAYI
Turizmde Eylül ayını 13 milyon yabancı turist sayısı geçerek tamamlıyoruz. Thomas Cook şirketinin iflas açıklaması uluslararası çapta önemli bir olaydır. Sezon sonuna yaklaşılması nedeniyle sektörümüze etkisinin sınırlı olmasını bekliyoruz. Kültür ve Turizm Bakanımız olaya hemen müdahale etmiş ve sektöre destek olunacağını açıklamıştır. Bu olaydan yaşanacak kayıpların tazmin edileceğini ümit ediyoruz. Sayın Bakanın da ifade ettiği gibi, İngiltere pazarı bizim için önemlidir ve bütün otellerimiz bu konuda gereken hassasiyeti göstermelidir.
Thomas Cook olayının bir nedeni turizmde dijitalleşme nedeniyle yaşanan değişimdir. Ülke olarak dijital turizme, pazarlardaki değişmeye, tur operatörlerinin durumuna dikkat etmeliyiz.    
Turizm dışındaki Antalya verilerine de baktığımızda istihdamda, vergide, yatırımda Türkiye ortalamasının üzerine çıktığımızı görüyoruz.
SİGORTALI ÇALIŞAN SAYISI
Sigortalı çalışan sayısı Türkiye genelinde 1.9 oranında düşerken, Antalya'da 5.3 oranında yükselmiştir. Büyük iller arasında sigortalı istihdam yalnızca Antalya'da artmıştır. Ülkemiz genelinde bir yılda kayıtlı istihdam yaklaşık 300 bin kişi azalmıştır. Antalya istihdamı ise Hazirandan Hazirana 30 bin, Ocak-Haziran arasında 168 bin artmıştır. Bu dönemde Türkiye'de kayıtlı istihdama en yüksek katkıyı yapan il, Antalya'dır.
Yeni kurulan şirket sayılarına baktığımızda Türkiye genelinde şirket kuruluşları geçen yıla göre doğal olarak yavaşlamıştır. İlk sekiz ayda şirket kuruluşların arttığı veya hızlandığı dört il var: Bolu, Bitlis, Muğla ve Antalya.
Esnaf sayısındaki artışa da dikkati çekmek istiyorum. Türkiye genelinde kayıtlı esnaf ve işveren sayısı 8.5, Antalya'da 11.4 artmıştır. Antalya kayıtlı işveren ve esnaf sayısındaki artışta İzmir'i geçmiş, İstanbul ve Ankara'dan sonra üçüncü olmuştur.
Ekonomide durgunluk ve işsizlik varken, esnaf sayısındaki bu artış dikkat çekicidir. Ekonomik sıkıntı ve işsizlik insanları küçük girişimlere yöneltiyor olabilir.   Madalyonun arka yüzü de işyeri enflasyonu meselesidir.
Tabloda kredi hacmimizin sabit kaldığını görüyoruz. Son haftalardaki kredi artışı henüz verilere girmemiştir. İhracatta özellikle tarım, maden ve kimya ihracatında durgun dönemdeyiz. Verilerde konut satışı 8 aylık olduğu için azalma görünmektedir, Ağustos ayında konut satışı  5 artmıştır.
Elbette ki, Türkiye genelinden iyi olmak, çok iyi olmak anlamına gelmemektedir. Ayrıca sektöre, bölgeye ve işletmeye göre durum değişebilmektedir.
Dün TUİK bölgesel gelir verilerini yayınladı. Görüyoruz ki 2018'de Antalya'da ortalama kişi başına kullanılabilir gelir 24 bin lira iken İstanbul'da 34 bin liradır. En yüksek gelirli yüzde 10 grubunda bile Antalya'da ortalama gelir 70 bin lira iken, İstanbul'da 129 bin liradır.   İstanbul dışında, Ankara, İzmir, Tekirdağ gibi bölgelerde de gelir düzeyi bize göre daha yüksektir. Bu nedenle Antalya olarak daha yüksek katma değer elde etmek için çalışmamız gerekiyor.

Kaynak: (HM) - Haber Merkezi Editör:
Etiketler: ATSO, Meclis, toplantısı, yapıldı,
Yorumlar
Haber Yazılımı