Haber Detayı
26 Aralık 2016 - Pazartesi 11:58 Bu haber 1054 kez okundu
 
Baykal ile Çavuşoğlu arasında eğitim polemiği
DİĞER Haberi
Baykal ile Çavuşoğlu arasında eğitim polemiği

Türkiye’de eğitime yeterli derecede kaynak aktarılmadığını iddia eden CHP Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, “Biz her şeye çok kaynak buluyoruz, her şeye bol para harcıyoruz ama eğitime yeterince para harcamıyoruz” dedi. Baykal’ın sözlerine katılmadığını ifade eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 2002 yılında eğitime bütçeden yüzde 8 kaynak aktarılırken, 2017 bütçesinde ayrılan kaynağın yüzde 20 olduğuna dikkat çekerek, “Önce gerçekleri söyleyelim ama daha fazla ihtiyaç var denilirse ona katılırız, evet daha fazla ihtiyaç var” diye konuştu. ÖMER KARÇA Akdeniz Üniversitesi MATSO Turizm Fakültesi’nin açılışına katılan CHP Eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu arasında eğitim sistemi ve eğitime bütçeden ayrılan kaynak nedeniyle polemik yaşandı. Türkiye’de 200’e yakın üniversite bulunduğunu ve bunların 108’inin de devlet üniversitesi olduğunu belirten Deniz Baykal, üniversite sayısının artırılması gerektiğini, çünkü üniversite çağındaki öğrencilerin ancak yüzde 11’inin, açık öğretim dahil üniversite eğitiminden faydalanabildiğini söyledi. Dünyada bu durumdaki öğrencilerin yüzde 30’unun üniversite eğitimi gördüğünü ancak bunun Türkiye’de bu sayının ancak üçte biri olduğunu savunan Baykal, “Her yıl üniversite kapısına 2,5 milyon civarında öğrencimiz geliyor. Yani yaklaşık 2,5 milyon öğrencimiz üniversite okumak istiyor. Bunun sadece üçte bir, 600 bin kadarını, açık öğretim de dahil olmak üzere üniversite eğitimine kavuşturabiliyoruz. Sadece üçte biri. Bu tablo bizi dünyadaki, özellikle ileri seviyedeki ülkelerle mukayese edildiği zaman ülkemizdeki gençlerin çok küçük bir kısmını okutabildiğimiz gerçeği ile bizi karşı karşıya bırakıyor. Çağ nüfusunun yüzde 30’un üzerinde ki bir kısmını bütün dünya okutuyor, biz ancak onun üçte birini okutabiliyoruz. Yani bu anlamda atmamız gereken çok adımlar var” diye konuştu. Dünyada atılım yapan ülkelerin eğitim hamlesi ile bunu gerçekleştirdiklerini ifade eden Baykal, “Günümüzde artık yarış sadece silahlarla, askeri yöntemlerle, hatta ekonomi ile olmuyor. Bütün bunların altında yatan temel unsuru oluşturan eğitim. Dünyada henüz bazı kesimlerin fark etmediği bir eğitim yarışması yaşıyoruz. Son yıllarda dünyada etkinliğini ortaya koyan ülkelere baktığımız zaman Japonya, Kore, uzak doğudaki ülkeler, şimdi yeni yükselen bir ülke olarak Hindistan ve Çin, bütün bunların yükselişinin ardında eğitim hamlesi yatıyor” diye konuştu. Türkiye’nin ciddi bir eğitim hamlesi yapmak zorunda olduğunu belirten Baykal, Türkiye’nin gereksiz harcamalarla israf yaptığını ancak eğitime yeterli kaynak ayırtmadığını iddia etti. Baykal, “Önce eğitim, önce bilgi, dünyadaki yarış bilgi yarışıdır, para yarışının ötesinde bilgi yarışıdır. Biz her şeye çok kaynak buluyoruz, her şeye bol para harcıyoruz ama eğitime yeterince para harcamıyoruz. 100 tane devlet üniversitesine devletin ayırabildiği kaynak Amerika’daki bir tek üniversite için ayrılan kaynağın altındadır. Bir tek Harvard Üniversitesi’nin kaynağının altındaki bir kaynakla biz 100 üniversiteyi büyütmeye çalışıyoruz. Lükse, israfa, hava basmaya, gereksiz harcamalara bu kadar para ayırırken, Çin’in, Japonya’nın, Kore’nin, uzak doğunun bu müthiş hamlesinin karşısında eğitimi bu kadar ilgisiz davranmaya hakkımız yok. Türkiye her şeyden önce çok ciddi bir eğitim hamlesi yapmalıdır. Bakın son zamanlarda pek çok alanda memnuniyet verici gelişmelere tanık olduğumuzu söyleyebiliriz. Ulaşımda Türkiye’de yapılan inşaatlarda, köprülerde, tünellerde gerçekten memnuniyet verici görüntülerin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ama çok ciddi anlamda geride kaldığımız alanlar var, dünyadan koptuğumuz alanlar var. Bunların başında eğitim geliyor. Eğitimi sadece üniversite eğitimi olarak değil, bütünüyle, okul öncesinden başlayarak üniversite sonrasına kadar düşünmek lazım. Ve bu alanı çok ciddiye almak lazım. Türkiye’nin çıkışı buradadır, yaygın, güçlü, yüksek düzeyli, doğru içerikli bir eğitim. Türkiye eğitimle dünyada hak ettiği yeri alabilecektir. O nedenle bugün burada hepimizi mutlu eden bu tesisin altında yatan eğitim sorununu da böylece kısaca hatırlatmak istiyorum. Doğru, güçlü, yaygın eğitim en temel ihtiyacımızdır, dünyada iddiamızı ancak böyle kabul ettirebileceğimize inanıyorum. Eğitimin içeriği de önemli. Eğiteceğiz de ne eğiteceğiz. Yani daha din siyaset ilişkisini kafasında çözememiş, siyaset tarikat bağlantılarından nemalanmaya çalışan, eğitimini, güvenlik güçlerini hatta silahlı kuvvetlerini bu zihniyete emanet etmiş bir eğitimi kast etmediğimi çok iyi biliyorsunuz. Türkiye’nin doğru eğitime ihtiyacı var. Kendisini bu sarmaldan kurtarmış bir eğitim anlayışıyla sonatmış yeni gençleri yetiştirmeye ihtiyacımız var. Zihni berrak gençleri yetiştirmeye ihtiyacımız var. Ancak böyle gençler yetişirse Türkiye’nin bütün kurumları kendisinden beklenen hizmeti en güzel şekilde verebilir. Yoksa bu kargaşanın etkisi altında kalmaya devam edersek siyaset ve yanlış anlaşılmış, yanlış yorumlanmış çarpık bir din anlayışıyla, siyaset kucaklaşması içinde genç yetiştirmeye, polis yetiştirmeye, devleti o zihniyetle yönetmeye devam edersek, kendi sorunlarımızın çözümüne değil, hak etmediğimiz sorunlarla karşı karşıya kalırız diye kaygı duyuyorum. O nedenle gerçekçi olalım. Bizim ülkemizin temeli sağlam kurulmuştur. Bizim ülkemizin temelini esas alan anlayışın olduğu bir eğitime ihtiyaç var. Türkiye’de etnik kimlik, din, mezhep, inanç ayrımına dayalı bir siyasete yer olmamalıdır. Herkes eşittir, inancı ne olursa olsun, mezhebi ne olursa olsun, etnik kökü kökeni ne olursa olsun herkes eşittir. Kimse bu lafların arkasından küçük siyaset yapmamalıdır. Türkiye devleti bu anlayışla kuruldu, mayamızda bu var. Ama bunu bozduğumuz zaman geleceğimiz noktayı çok acı olaylarla yaşadık, gördük. Kendimizi kurtaralım bundan bilim, teknoloji, eğitim, dürüstlük, ahlak, vatanseverlik her şey tamam ama kimlik kavgası, mezhep kavgası, inanç kavgası bizi kendi içimizde birbirimize düşürür, dünyada da hak etmediğimiz sıkıntılarla bizi karşı karşıya bırakır” diye konuştu. ÇAVUŞOĞLU: “EĞİTİME AYRILAN KAYNAK 122 MİLYAR LİRA” Ülkenin içinden geçtiği zorlu dönemde bile eğitime hep önem verdiklerinin altını çizen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Elbette eğitime ne kadar yatırım yapsak azdır. Dün Antalya’da Sümer Ezgü’nün sanat akademisinin açılışını yaptık. Bugün turizm fakültesini açıyoruz. Şu anda Antalya ve ilçelerinde de açılmaya hazır çok sayıda lise var. Baktığımız zaman da hepsi çeşit çeşit, değişik dallarda. gerçekten ülkede birlik beraberlik içerisinde eğitime önem vermek lazım, eğitime yatırım yapmak lazım, her zamankinden fazla yapmak lazım. Çünkü gelecek nesillerimizi FETÖ gibi hastalıklı örgütlerin elinden kurtarmak için ve gelecek nesillerimizi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği gibi ülkemizi muasır medeniyetlerin üzerine çıkarmak için eğitime çok önem vermemiz lazım” diye konuştu. CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın da bakanlık yaptığı ve CHP’nin iktidarda olduğu dönemde eğitime yapılan bütçe katkısının sadece yüzde 8 olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, “2002 yılında sizin de bakanlık yaptığınız, üyesi olduğunuz partinin iktidarda olduğu dönemde, eğitime ayrılan miktar 11 milyar TL’dir. 2017 bütçesinde eğitime ayrılan miktar 122 milyar TL. Şimdi siz diyeceksiniz, aklınızdan geçeni tahmin ediyorum, oran ne, yüzdesi ne, yüzdesi önemli diyeceksiniz. Hemen onu da veriyorum Sayın Baykal. 2002’de sizin eğitime bütçeden ayırdığınız oran yüzde 8 idi, 2017 bütçesinde eğitime ayrılan oran yüzde 20, aradaki fark bu. Önce gerçekleri söyleyelim ama daha fazla ihtiyaç var denilirse ona katılırız, evet daha fazla ihtiyaç var” dedi. Dileyen herkesin çocuğunu istediği okula gönderebilmesi gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, İmam Hatip liselerinin açılmasından rahatsızlık duyuyorlarsa, daha fazla İmam Hatip lisesinin açılacağını da söyledi. Çavuşoğlu, “Ayrıca herkesin ihtiyacına göre okullar açılmasından rahatsız olmamak lazım. Herkesin çocuğunu istediği okullara gönderebilmesi lazım. Turizm fakültesine göndermek isteyen turizm fakültesine, ilahiyat fakültesine göndermek isteyen ilahiyat fakültesine, siyasal bilgiler fakültesine göndermek isteyen siyasal bilgiler fakültesine, çocuğunun doktor olmasını isteyenler de tıp fakültesine gönderebilmeli. Sağlık Bilimleri Fakültesine de gönderebilmeli. Aynı şey ortaokul içinde geçerli, lise için de geçerli. Bugün baktığınız zaman Türkiye’de hiç olmayan değişik dallarda okullar açıyoruz. Eskiden Sosyal Bilimler Fakültesi yoktu, şimdi var. Denizcilik Lisesi yoktu, şimdi var. Spor lisesi yoktu, spor lisesi var. Eskiden ilçelere fen liseleri kurulamıyordu, şimdi Alanya’da da, Manavgat’ta da, diğer ilçelerde de fen lisesi var. Ama siz İmam Hatip liselerinin ve ortaokullarının açılmasından rahatsız olduysanız, daha fazla İmam Hatip lisesi ve ortaokulu açacağız. Bu eğitimde çarpıklık değildir. Dinde de çarpıklık değildir” diye konuştu. Yurt dışında dini eğitimin Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı DİTİB’ler aracılığı ile verildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, “Ben gittiğim bütün ülkelerde dışişleri bakanlarına, başbakanlara soruyorum, sizin ülkelerinizde radikalleşmiş bir tane Türk var mı diye soruyorum. Hepsinin cevabı hayır. Niye biliyor musunuz, çünkü oralarda bizim vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın din eğitimlerini Diyanet İşleri Başkanlığımızın aracılığı ile DİTİB’ler yapıyor. Dolayısıyla Türkiye laik bir ülkedir. Ama eski zihniyetteki laiklik değildir, yani herkesin inanç ve ibadet özgürlüğünü hiçbir mezhep ayrımı yapmadan yaşadığı bir ülkedir. Özgürlük sadece bir gruba olmaz. Laiklikte yasak getirme anlamında değildir. Herkes istediği kıyafetle istediği okula girebilmelidir. İşte bizim Türkiye’de yapmak istediğimiz bu, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın da yaptığı budur. Bu çarpıklık değildir, ama mezhepçilik, ayrımcılık ve özellikle teröre destek verme konusunda partiniz için yaptığınız özeleştiriye bende katılıyorum ve çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Türkiye’de daha fazla devlet üniversitesinin açılmasından yana olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, “Bugün Türkiye’de 190’dan fazla üniversite var. Bu üniversitelerin üçte ikisi de devlet üniversitesidir. Türkiye’de üniversiteye sahip olmayan ilimiz kalmadı. Bazıları diyor ki sayı önemli değil daha az açalım. Bence daha fazla üniversite açalım. Her okul eğitim kalitesini giderek yükseltir, arz talep meselesidir. Bu 103 devlet üniversitesini 200’e çıkaralım. Aynı şekilde özel üniversiteleri teşvik edelim ki, özel üniversiteler de kurulsun. Bugün devletin yaptığı kadar dersliği, sınıfı, okulu hayırsever vatandaşlarımız, iş dünyamızla yapıyor. TOBB’da aynı şekilde neden? Çünkü biz vatandaşımıza diyoruz ki eğitime çok önem verdiğimiz için, az evel verdiğim bütçe rakamlarının dışında, sen vergini bana verme, Türkiye’nin Allah’a şükür geliri var. Bu vergi ile okul yap. Okul yap ki bende senin verginden düşeyim diyoruz. Niye daha fazla sınıf olsun, daha kaliteli sınıflar olsun ki çocuklar en fazla 20 kişilik, 25, 30 kişilik sınıflarda eğitimlerini alsınlar. Bugün Türkiye’de çocuklara verdiğimiz eğitimin dışında 350 bin civarında Suriyeliye de eğitim veriyoruz. Keşke geride kalan 500 bine de okullarda doğru düzgün eğitim verebilsek, bunun için çalışıyoruz. O çocuklara da eğitim vermemiz lazım. Onlar Suriye’nin geleceği, onları da düşünmemiz lazım. Doğru zor günlerden geçiyoruz terör bir taraftan, bir taraftan içeride ve dışarıda yapılmaya çalışılanlar. FETÖ başta olmak üzere tüm örgütler, bunların farkındayız. Ne yapmaya ç.alıştıklarını biliyoruz. Ama bu zamanda birlik ve beraberliğe her zamandan daha fazla önem vermemiz lazım. Biz Türkiye büyüdükçe, Türkiye’yi büyüttükçe, Türkiye’nin düşmanları da artıyor. Türkiye’nin büyümesini istemiyorlar. Ama biz, böylesine zor günlerde bile bu fakülteyi açabiliyoruz” dedi. Hiçbir zaman israfta bulunmadıklarını vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye’nin geleceğini düşünmek zorunda olduklarını belirterek, “Böylesi zor günlerde biz yine büyük projeleri hayata geçiriyoruz. Uçuk kaçık değil, hayal değil, bunlar israf, masraf değil. Avrasya Tüneli Türkiye için bir masraf değil. Üçüncü köprü bir israf değildir. Daha fazlasını yapacağız, Kanal İstanbul’u da kazandıracağız. Dün İzmir’de yüzer gaz depolama tesisini açtık. Aynı şekilde özel bir tesisimiz de açıldı, Cumhurbaşkanımız açtı. Şimdi Türkiye’nin her ilinde gaz depolama tesisleri kuruyoruz ki, olağan üstü bir durum olduğu zaman sıkıntı olmasın. Türkiye’nin geleceğini düşünmemiz lazım. O yüzden büyük projelere de önem vermemiz lazım, eğitime de önem vermemiz lazım” diye konuştu.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Baykal, ile, Çavuşoğlu, arasında, eğitim, polemiği,
Yorumlar
Haber Yazılımı