Haber Detayı
18 Ağustos 2017 - Cuma 11:43 Bu haber 502 kez okundu
 
Biyodizel çalışmaları devam ediyor
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM) ile Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ‘Batı Akdeniz Koşullarında Mısır ve Soyanın Silajlık Olarak Birlikte Ekimle Yaygınlaştırılması Projesi’ ile ilgili olarak bilgi veren BATEM proje yürütücüsü Mehmet Pamukçu, Türkiye’de öncelikle silaj bitkileri yetiştirme üzerinde çalıştıklarını ancak BATEM bünyesinde, biyoyakıt elde etmek için Sorgum bitkisi üzerine çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.
YAŞAM Haberi
Biyodizel çalışmaları devam ediyor

 

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (BATEM) ile Antalya Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen ‘Batı Akdeniz Koşullarında Mısır ve Soyanın Silajlık Olarak Birlikte Ekimle Yaygınlaştırılması Projesi’ ile ilgili olarak bilgi veren BATEM proje yürütücüsü Mehmet Pamukçu, Türkiye’de öncelikle silaj bitkileri yetiştirme üzerinde çalıştıklarını ancak BATEM bünyesinde, biyoyakıt elde etmek için Sorgum bitkisi üzerine çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Hayvan beslenmesinde kaliteyi ve protein miktarını artırmak üzere çalışmalar yapan BATEM, silaj mısır ve soya fasulyesinin birlikte ekilmesi ile yüksek kalitede yem elde etti. Denizyaka Mahallesi’nde düzenlenen Tarım Günü ile elde edilen sonuçları gördüklerini ifade eden BATEM proje yürütücüsü Mehmet Pamukçu, uygulama ile mahsulde yüzde 10 verim düşüklüğü olduğunu ancak kalite ve protein açısından bakıldığında yüksek verimin yanı sıra ürün satışının normal silaja göre yüzde 50 oranında daha fazla getirisi olduğunu söyledi.

Türkiye genelinde silajın geniş çaplı üretildiğini belirten Pamukçu, hayvancılıkta maliyetin yüzde 70 oranında yemden kaynaklandığını, bu miktarın yüzde 60-70 oranında ise kaba yem masrafı olarak görüldüğünü ifade ederek, “Saman olarak vereceğiz, ot olarak vereceğiz ama kaliteli silaj olarak vereceğiz bu yüzden silaj önemli” dedi.

Birçok bitkinin silaj olarak kullanılabildiğini ifade eden Pamukçu, silaj için mısırın ayrı bir önemi olduğunu belirterek, silajlık mısırda protein artışını sağlamak için soya fasulyesini kullandıklarını söyledi. Pamukçu, “Mısırın protein değeri yüzde 5-6 dolayında kalıyor. Bunu nasıl artıracağımızı düşündük ve protein değeri yüzde 35-45’ere kadar çıkan soya ile artırabileceğimize karar kıldık. Böylece silajın kalite ve veriminin yükseldiğini gördük” dedi.

Mısır ile soyanın birlikte ekiminde bazı sıkıntıların yaşandığını belirten Pamukçu, sorunlardan bir tanesinin bitkilerin ekim oranının olduğunu belirterek, “Hayvancılık için bazı önemli kriterler var, protein değeri olsun, sindirilebilirlik olsun, ADF, NDF gibi silaj kriterlerinin soya ile arttığını kaydettik. Ancak sadece kalitenin değil verimin de yüksek olması gerekiyordu. Örneğin sadece soya ekiminde dekar başına 2-3 ton, sadece mısır ekiminde dekar başına 5-6 ton verim elde ediliyor. Bunun dengesinin kurulması lazım. Bu noktada yüzde 25 soya, yüzde 75 mısır olarak ekim yapıldığında hem kaliteyi artırdık hem de verimi çok düşürmedik. İki ürünün birlikte ekiminde verim yüzde 10 civarında düşüyor ancak bunu kaliteyle tamamlıyoruz. Ayrıca elde edilen silajın normal silaja göre satış değeri daha yüksek. Normal silaj pazarda 200 liraya kadar alıcı bulurken, soya ile mısırın birlikte üretimi ile elde edilen silaj, aldığımız duyumlara göre Adana’da tonu 350 liraya kadar alıcı bulmuş” diye konuştu.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın bir projesi olarak 2011’de çalışmaya başladıklarını ifade eden Pamukçu, 2015 yılından bu yana 3 yıldır sorumlu oldukları Denizli, Antalya, Burdur ve Isparta’da projenin yaygınlaşması için çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Çiftçilere yenilikleri kabul ettirmenin zorluğuna değinen Pamukçu, “Çiftçiye bir şeyi benimsete bilmek özellikle böyle uygulama tarzı şeyleri benimsetebilmek biraz zordur. Dönüşler oluyor, kendi tohumumuz olduğu için soya tohumu, mısır tohumunu bizden istiyorlar icabında oradan da bilebiliyoruz. Bizim haricimizde Adana bölgesinde de yapıldığını duyduk artık bizim proje devamında mıdır? Yoksa onlarda böyle bir uygulama yapmış mıdır onun takibini çok yapmadım ama bu şekilde yaygınlaşıyor yavaş yavaş” diye konuştu.

TÜRKİYEDE BİYODİZEL ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR

Yurt dışında özellikle mısırdan biyodizel yakıt elde etmek için çalışmaların olduğunu bildiklerini belirten Mehmet Pamukçu, öncelikli hedeflerinin hayvancılıkta kalitenin artması olduğunu vurgulayarak, “Öncelikle karnımızın doyması lazım, daha sonra fazla üretim olursa o zaman mısırdan etanol elde ederek biyayakıt olayını düşünelim” dedi.

Ancak Türkiye’de de TÜBİTAK’ın biyodizel için iki projesinin olduğunu hatırlatan Mehmet Pamukçu, “Karadeniz Tarımsal Araştırma var, biyoyakıt için çalışmalar yapıyor. Bizde BATEM olarak biyoyakıt için bir proje var ve yine Adana’da da TÜBİTAK’ın bir projesi var. Ancak biz mısırdan ziyade Sorgum bitkisi üzerinde çalışıyoruz. Dünyada ve ülkemizde çeşitli yerlerden sorgum bitkileri toplanarak etanol değeri en yüksek olanları belirlendi. Bitkide ıslah çalışmaları devam ediyor, en yüksek değerde ve kalitede etanol elde etmek için çalışıyoruz” dedi.

 

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Biyodizel, çalışmaları, devam, ediyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı