Haber Detayı
25 Temmuz 2017 - Salı 09:38 Bu haber 355 kez okundu
 
Canı Allah veriyor, O alıyor
Özellikle acil servisler olmak üzere hastanelerde yakınlarını kaybeden hasta yakınlarının, sağlık personeline uyguladığı şiddeti tasvip etmediklerini ifade eden Sağlık-Der Genel Başkanı Dr. Kasım Sezen, bunun temelinde insanların Allah’a güvenmemelerinin yattığını söyledi. İnsana canı Allah’ın verdiğini ve canı yine Allah’ın aldığını vurgulayan Sezen, “Hekim, sağlık personeli vesile, öldüren de yaşatan da Allah. Hekim orada elinden geleni yapıyor” dedi.
GÜNDEM Haberi
Canı Allah veriyor, O alıyor

 

Özellikle acil servisler olmak üzere hastanelerde yakınlarını kaybeden hasta yakınlarının, sağlık personeline uyguladığı şiddeti tasvip etmediklerini ifade eden Sağlık-Der Genel Başkanı Dr. Kasım Sezen, bunun temelinde insanların Allah’a güvenmemelerinin yattığını söyledi. İnsana canı Allah’ın verdiğini ve canı yine Allah’ın aldığını vurgulayan Sezen, “Hekim, sağlık personeli vesile, öldüren de yaşatan da Allah. Hekim orada elinden geleni yapıyor” dedi.

 

Sağlık Mensupları Dayanışma Toplum Sağlığını ve Çevreyi Koruma Derneği’nin (Sağlık-Der) Manavgat Temsilciliği açılışı için Manavgat’a gelen Sağlık-Der Genel Başkanı Dr. Kasım Sezen, günümüzde sağlık personelinin yaşadığı en büyük sıkıntının, sağlık personeline uygulanan şiddet olduğunu söyledi. Dr. Sezen, insanların sağlık personeline saygı duymadığını ve şiddetin yanında mesleklerinin itibarsızlaştırılmasından da şikayetçi oldu.

Allah’ın insanı yaratırken, bedenini emanet olarak verdiğini ve ona bakmakla yükümlü olduğunu ifade eden Dr. Kasım Sezen, “Boğazım ağrıdı, soğuk su içtim, geçer gider diyoruz. 5-6 güç geçmiş ağrı, ateş artmış yatakta yatıyoruz, boş ver doktoru diyoruz. Eğer ki ben bıçağı alıp da kesersem, şuradan atlarsam ben Allah’ın verdiği emanete ihanet etmiş oluyorum. Cenabı Hak diyor ki ben bu bedeni sana emanet verdim, sen bu bedene bakmak zorundasın. Hastalandığın zaman hekime gideceksin, şifasını arayacaksın diyor. Benim kendi bedenim üzerinde böyle bir tasarruf hakkım yok” diye konuştu.

İnsanları yaşatanın da, onları öldürenin de, hastalığı sürecinde şifayı verenin de Allah olduğunu ifade eden Dr. Sezen, “Acile geliyor yaralanmış, kalp krizi geçiriyor, bir şey olmuş. Doktor, hemşire, sağlık memuru elinden geleni yapıyor. Bildiği kadar, becerisi kadar, karakterinin getirdiği kadar yapıyor. Ama neticede hasta ölüyor. Dünyadan en iyi bin tane profesörü getireceksin, adam ölecekse ölecektir. Öldüren Allah çünkü onun yiyeceği içeceği bitmiş. Doktora hesap soruyoruz. Biz Allah’a iman ediyoruz da, Allah’a güvenmiyoruz. Biz yaşatanın da, öldürenin de Allah olduğunu bileceğiz” diye konuştu.

Hekimlerin ve diğer sağlık personelinin gelen hasta için elinden gelen gayreti gösterdiğini ifade eden Dr. Sezen, “Hekim, sağlık personeli vesile. İşte biz bunu bilmediğimiz için, buna iman etmediğimiz için, Allah’a güvenmediğimiz için doktora da güvenmediğimiz için, acilde bakıyoruz, yakını bir hastamızı kaybettik doktora hücum ediyor. Doktor ne yapsın. Bazen doktor her şeyi bilse bile o anda elinde yeterli alet ve edevat yoksa elinden bir şey gelmez. Hiç kimse seni ne tanır ne bilir, hastaya bir garezi yok, onu iyileştirmek için uğraşıyor. Hasta yakını olarak için kan ağlıyor ama o doktor duygularını dışa vuramaz, çünkü dışa vurursan işini yapamaz. Karşındaki insanı kaybetme korkusu, vicdan bu duyguları o anda yaşasan işini yapamazsın. Bunları bir kenara koyup işini yapmak zorunda. Hakikaten mesleğimiz zor bir hadise ama kutsal bir görev. Bir insana direkt yardımcı olmaya çalışıyorsun” diye konuştu.

Geçmişe oranla sağlık personeline yönelik uygulanan şiddetin azaldığını ifade eden Dr. Sezen, bunda en büyük etkinin Sağlık Bakanlığı tarafından kamuoyunu aydınlatmak için televizyonlarda gösterilen kamu spotunun olduğunu belirtiyor.

TÜRKİYE’DE AİDS’DEN ÖLEN YOK

Dünyada 100 yıl öncesinde ortalama insan ömrünün 37 yıl civarında olduğunu belirten Dr. Kasım Sezen, modern tıbbın ilerlemesi ve hastalıklara yönelik aşıların geliştirilmesi ile bu ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığını belirterek, “Dedelerimizin dedesi 35-45 yaş aralığında vefat etmiş. Neden ölüyorlardı, verem, suçiçeği, çiçek gibi enfeksiyon hastalıklarından ölüyorlardı. Bu hastalıkların tamamının bugün aşısı var. Veremden de kurtulmuşuz, çiçekten de kurtulmuşuz. Ortaçağ’da vebadan bir şehir yok olup giderdi. Bugün bunları artık aşmış durumdayız. Dünya da mücadele edilen bazı hastalıklar var onları da aşmış durumdayız. Aids var ki, Türkiye bu hastalığı bugün yendi. Amerika’ya, Afrika’ya gidin Aids’den hala ölen insanlar var, ben 10 senedir Türkiye’de bir insanın Aids’den öldüğünü duymadım. Hepatit hastalığı var, aşısı var bugün hepatit ile ciddi bir şekilde mücadele ediliyor, bu hastalıktan da ölen sayısı ciddi bir oranda azaldı. Türkiye’de bu dönemde en çok görülen ölüm vakaları kalp hastalıkları ve çoklu organ yetmezlikleri. Trafik kazaları ve terörden kaynaklanan ölümler azalsa Türkiye’de çok şey başarılmış olacak. İnsanlar hastalıktan dolayı kolay kolay ölmüyor” diye konuştu.

UYUŞTURUCU BELASI

Son günlerde uyuşturucu maddeler arasında yer alan ve sentetik uyuşturuculardan olan Bonzai’nin sık sık haberlere konu olduğuna dikkat çeken Dr. Sezen, “Bir insana zorla uyuşturucu tedavisi uygulayamıyorsun, ben mutluyum diyor. Büyük bir sosyal problem. Çeşitli kurumların el ele vererek bu problemin üzerine ciddi bir şekilde gitmesi gerekiyor” dedi.

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Canı, Allah, veriyor,, O, alıyor,
Yorumlar
Haber Yazılımı