Haber Detayı
08 Ocak 2018 - Pazartesi 09:45 Bu haber 1029 kez okundu
 
Dünya nüfusunun dörtte birinde verem mikrobu var
07-13 Ocak tarihleri arasında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan Verem Eğitim ve Propaganda Haftası nedeniyle İlçe Sağlık Müdürü Dr. Aşur Eker basın açıklaması yaptı. Dünya nüfusunun 4’de 1’inde verem mikrobunu enfekte olduğunu ifade eden Eker, “Bu insanların 10′unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığının ortaya çıkacağı düşünülmektedir” dedi.
SAĞLIK Haberi
Dünya nüfusunun dörtte birinde verem mikrobu var

 

07-13 Ocak tarihleri arasında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanan Verem Eğitim ve Propaganda Haftası nedeniyle İlçe Sağlık Müdürü Dr. Aşur Eker basın açıklaması yaptı. Dünya nüfusunun 4’de 1’inde verem mikrobunu enfekte olduğunu ifade eden Eker, “Bu insanların 10′unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığının ortaya çıkacağı düşünülmektedir” dedi.

Verem hastalığının yayılmasının engellenmesi amacıyla Aile Sağlığı Merkezleri’nde doğumdan 2. ayına kadar bebeklere BCG aşısının yaptırılması gerektiğini ifade eden İlçe Sağlık Müdürü Dr. Aşur Eker, verem hastalığı ve mücadelesiyle ilgili şunları anlattı: “Tüberküloz (TB) erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir ve çoğunlukla ekonomik olarak üretken yaş grubundaki erişkinleri tutmaktadır. Rapora göre Dünya genelinde 2016 yılında 10,4 milyon yeni tüberküloz hastası ortaya çıkmıştır. Bunların 90’ı erişkin, 10’u çocuktur. 65’i erkek, 35’i kadındır.

Tüberküloz, dünya genelinde en çok ölüme yol açan 10 nedenden birisidir. Aynı zamanda, tek bir bulaşıcı ajandan ölümlerde en üst sırada gelmektedir. DSÖ Raporuna göre 2016’da 1,7 milyon insan tüberkülozdan hayatını kaybetmiştir (HIV+TB hastalarında 0,4 milyon ölüm bu sayının içindedir). Tedavi edilmezse tüberküloz hastalarında ölüm oranı yüksektir.

Veremin etkeni “Mycobacteriumtuberculosis” basilidir. Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır. Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Balgam yayması (ARB) pozitif bulunan ve akciğerinde kavitesi (yara- kovuk) olan hastalar daha fazla basil saçarlar. Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir. En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olur. Verem enfeksiyonu, verem mikrobunun vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin deri testinin (TDT) pozitifleşmesi ile kendini gösterir. Bu, hastalık değildir. Vücutta veremin sessiz durduğu ve adeta hapsedildiği bir durumdur. Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açar. Hastalığın gelişmesine yol açan vücut direncini düşüren hastalıklar ve etkenler vardır. AİDS bu bakımdan vücut direncini en çok kıran hastalıktır. Verem Hastalığı, klinik bulguların ortaya çıktığı bir durumdur. En çok akciğeri tutar. Tuttuğu diğer organlar; akciğer zarları, lenf bezleri, kemikler, böbrekler, beyin zarlarıdır. Vücudun bütün organlarında hastalık yapabilir.

Verem hastalığının genel belirtileri, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, gece terlemesi ve akciğer yakınmaları: öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığıdır. İki-üç haftadan uzun süren öksürükte veremden şüphelenmek gerekir. Balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi verem tanısı için gereklidir. Hastanın semptomları (yakınma) ve  röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar.

İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü Verem Savaş Birimlerinde veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir. Bu standart tedavi, hastanede ya da Verem Birimlerinde aynı şekilde düzenlenir. Yeni verem hastalarının tedavisinde standart tedavide genellikle iki ay 4 farklı ilaçla ve dört ay 2 ayrı ilaçla olmak üzere 6 aylık tedavi uygulanmaktadır.

Tedavide kullanılan bütün ilaçlar Verem Savaş Birimlerinden ücretsiz verilir. Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler. Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir. Tedavinin verem biriminde ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de verem birinde yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir. Tüberküloz tedavisinde ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi güç bir duruma gelir. Bu duruma dirençli tüberküloz denir Verem hastası ile teması olan kişide enfeksiyon gelişimini önlemek ve verem enfeksiyonu olan kişide verem hastalığı gelişimini önlemek amacıyla koruyucu ilaç tedavisi verilmektedir. Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları verem birimlerinde ücretsiz olarak muayene edilir ve gerekli tetkikleri yapılır. Temaslı muayenesi sonucunda hasta olduğu tespit edilenler tedavi edilir. Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu ilaç tedavisi verilir. Koruyucu ilaç tedavisi tek ilaçla ve 6 ay süreyle verilir. Bu tedavinin hastalanmayı 90′ a varan oranda önlediği bilinmektedir.

BCG aşısı özellikle çocuklarda kanla yayılan ve ağır seyreden verem hastalığını önlemede çok etkilidir. Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere Aile Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Aşı zamanı geçirilirse, 6 yaşa kadar yapılabilir, ancak bu durumda önce tüberkülin testi (TDT-PPD) yapılması gerekmektedir”

Kaynak: (BG) - Büşra Güler Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Dünya, nüfusunun, dörtte, birinde, verem, mikrobu, var,
Yorumlar
Haber Yazılımı bursa escort lara escort