Haber Detayı
27 Mart 2017 - Pazartesi 09:59 Bu haber 259 kez okundu
 
Haydi çocuklar oyuna
Manavgat’ın tanınmış eğitimcilerinden ressam ve yazar Ahmet Refik İnci, Manavgat ve çevresinde unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunlarını derleyerek yeni kitabıyla geleceğe taşıdı. Bilgisayarın başında, sanal dünyaya hapis olmuş çocukların gelecekte sadece kendisi ve ailesi için değil, toplum içinde sorun teşkil edebileceğine dikkat çeken İnci, sokakta oynanan oyunlar ile çocukların; sosyalleşmeyi, güveni ve en önemlisi gerçek arkadaşlığı keşfedeceklerini söyledi.
SANAT Haberi
Haydi çocuklar oyuna

Manavgat’ın tanınmış eğitimcilerinden ressam ve yazar Ahmet Refik İnci, Manavgat ve çevresinde unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunlarını derleyerek yeni kitabıyla geleceğe taşıdı. Bilgisayarın başında, sanal dünyaya hapis olmuş çocukların gelecekte sadece kendisi ve ailesi için değil, toplum içinde sorun teşkil edebileceğine dikkat çeken İnci, sokakta oynanan oyunlar ile çocukların; sosyalleşmeyi, güveni ve en önemlisi gerçek arkadaşlığı keşfedeceklerini söyledi.

Hayat şartları ve gelişen teknoloji toplumun en küçük yapı taşı olan aileyi dış dünyadan koparırken, bundan en çok etkilenen kesimler ise çocuklar oluyor. Apartman hayatında neredeyse komşu çocuğunu tanımayacak hale gelen çocuklar, ebeveynlerinin kendilerine baktığından daha çok ellerindeki telefon ve tabletlere odaklanmasından dolayı, çareyi bilgisayar başında sanal dünyanın içinde arıyorlar. Sonuç ise; özgüveni olmayan asosyal bireyler yetişiyor.

Oyunların, en az savaşlar ve zaferler kadar önemli olduğunu dile getiren eğitimci, ressam ve yazar Ahmet Refik İnci, “Çünkü biz Türkler, mücadele etmenin önemini, bir mücadeleden zaferle çıkmayı, elde ettiğimiz zaferle işin daha bitmediğini, hayatın bu zaferden sonra devam ettiğini en iyi oyunlardan ve oyuncu arkadaşlarımızdan öğrendik” diye konuştu.

Manavgat’ın tanınmış eğitimcilerinden ressam ve yazar Ahmet Refik İnci, çocuk ve gençlerin geçmişte çokça oynadığı ama günümüzde unutulmaya yüz tutmuş geleneksel oyunları derlediği kitabı ‘Unutulmuş Çocuk Oyunları’ ile geçmiş hatıraları geleceğe taşıyor. Daha öncesinden Köyüm Sarılar, Manavgatlı Sözlüğü, Refik Hoca ile Yazı Çizi, Pıtırak ve Damlada Vuslat isimli kitapları yayınlanan İnci, yeni yayınlanan ‘Unutulmuş Çocuk Oyunları’ kitabıyla sokak oyunlarının, çocuk gelişimindeki yerine ve bölgenin kültürel erozyonuna ışık tutuyor.

ÇOCUK, HAYATI SOKAKTA OYUNLARLA ÖĞRENİYORDU

Kitabında 71 çocuk oyununa, çeşitli bilmecelere ve gölge oyunlarına yer veren Ahmet Refik İnci, “Bu oyunların unutulmaması gerektiğini ve gün yüzüne çıkartmam gerektiğine inanıp yöremizdeki oyunları derledim ve büyük çoğunluğunu da kendim resimleyip guaj boya ile renklendirdim.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok, henüz yakın tarihlere kadar çocuklar sabahtan akşama kadar evde, sokakta, boş arazilerde oyun oynarlardı. Çocukluklarının tadını çıkarırlardı. Koşarlar, atlarla, zıplarlar ve arkadaşlarıyla hoşça vakit geçirirlerdi. Etrafımıza şöyle bir bakalım, birazda düşünelim; günümüzde çocuklarımız sokakta veya evlerde oynama fırsatını ya hiç bulamıyor ya da çok az bulabiliyor.

Dünden bugüne ne değişti, bunun nedeni ne olabilir? Büyüler olarak çocukluğumuzu özlüyoruz… Sokaklarımız mutsuzlaştı sanki. Parklarımız var ama içinde oynayan çocuk yok” dedi.

“Nerede o eski oyunlar” diyerek pek çoğumuzun iç geçirdiğini vurgulayan İnci, sokakların eskiden güvenli olduğuna ve çocukların paylaşımı sokaklarda oynadıkları oyunlarla öğrendiğine değinerek, “Birçok anımız gözümüzün önüne gelir: En büyük eğlencemiz bahçelerde, sokak aralarında oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı eskiden. Çoğu zaman oyuna dalardık, annelerimiz bunu bildiklerinden, kardeşlerimizle bize ekmek arası bir şeyler gönderirdi, hemen ayaküstü atıştırıp tekrar oyuna devam ederdik.  Evimizin etrafındaki kadınlar annemiz gibiydi, susayınca hemen ilk eve girer suyumuzu içerdik, sadece tuvalet ihtiyacımız olursa kendi evimize giderdik. Anneler çocuklarına verdikleri yiyeceklerden oyun arkadaşlarında gönderirlerdi. Sokaklarımız evlerimiz kadar güvenliydi. Düşünce kaldırırlardı, kavga edince de hemen barıştırılırdık. Kavga dediğimiz de öyle bıçaklı, palalı, sopalı olmazdı; en fazla birbirimizin saçını çekip, tekme atar, hayvan adları sayar tekrar oyuna devam ederdik” diye konuştu. İnci, oyunların unutulması ile çocukların birbirlerine ve topluma yabancılaşmalarına, içlerine kapanmalarına sebep olarak, düşüncelerini özgürce açıklayamaz ve haklarını savunamaz hale geleceklerine dikkat çekti.

Günümüzde çocukların günlerinin büyük bir kısmını bilgisayar başında sanal dünyada geçirdiklerini, bir bakıma ayakaltında olmadıkları için de anne ve babalarının da bundan pek bir memnun olduğuna vurgu yapan Ahmet Refik İnci, “Tüm anne-babalar çocuklarının bilgisayar öğrenmesini keyifle izlerler ve bundan da gururlanırlar. Öyle ya; evi dağıtan ve koşturan bir çocuk yerine oyuncaklarını dağıtmayan, yerinden kalmayan, ayak bağı olmayan bir çocuk onlara daha avantajlı gelir. Sadece bilgisayar oyunları oynayıp zaman geçiren çocuk gerçek oyunlardan tat alamaz olur, gün geçtikçe de bilgisayar başında geçirilen süre artar ve bağımlılık başlar. Çocukların kişilikleri erken yaşlarda sanal alemde de olsa, öldürme ve şiddet oyunları sebebiyle öfke ve kanla yoğrulur. Tabi ki bu durum öfkeli, merhametsiz nesillerin yetişmesine sebep olur. Bunun zararını da sadece çocuğun kendisi/ailesi değil tüm toplum bireyleri çeker. Sokakta veya evde oynanan eski çocuk oyunlarında ise hiç böyle bir olumsuzluk yaşanmazdı” diye konuştu.

GEREKLİ DESTEĞİ GÖREMEDİM

Geçmişi canlandırmak ve geleceğe ışık olması için unutulan çocuk oyunlarının yanı sıra içinde pek çok faydalı bilginin yer aldığı kitabı yayımlamak için yıllarca emek harcamasına rağmen, eseri gün yüzüne çıkarmak için hiçbir kurumun yeterli destek sağlamadığından yakınan İnci, “Yıllarca emek harcanarak hazırlanan bir esere destek olan kurumlar bulmak epeyce zor nedense; hatta imkansız gibi…

Şu hiç unutulmamalı; bir şehri tanıtırken hep denizi, ırmağı, doğal güzellikleri, güneşi, tarihi eserleri koyup broşür hazırlarlar. Oysa ki; sıradan insan bunlardan belli orandan etkilenir. Hedef o şehre elit turisti çekmek ise o şehri bir ‘Kültür Ve Sanat Merkezi’ haline getirmeliyiz. Kültür ve sanat tüm dünyanın kabul ettiği en etkili tanıtım aracıdır.

Bodrumu Türkiye’ye ve dünyaya tanıtan başta Halikarnas Balıkçısı (Cevat Şakir Kabaağaçlı) olmak üzere oralara gelen şair, yazar ve ressamların gönüllü gayretleridir.

Sanatçıları ile anılmayan bir şehrin tanıtılmasına pek imkan yoktur.

Manavgat’ımızda iyi niyetli birçok şair, yazar ve ressam yetişti. Bu insanlar, İstanbul’daki sanat dünyasının dışında kaldıkları için eserlerini kamuoyuna duyuracak maddi imkana sahip olamadılar; hep kıyıda köşede kaldılar. Oysa onların imkanları olsaydı Manavgat’ımızın tanıtımına ne çok katkı sağlardı” diye konuştu.

AMACIM HER ZAMAN MANAVGAT’A HİZMET ETMEK OLDU

Daha önce yazdığı 5 kitabından sonra altıncı kitabı olan ‘Unutulmuş Çocuk Oyunları’nı çıkaran eğitimci, ressam ve yazar Ahmet Refik İnci, Allah izin verdiği sürece üretmeye devam edeceğini belirterek, “Kendimden taviz vererek ailemi ihmal ederek Manavgat’ımıza hizmet etmek, kültürümüzü yaymak, unutulanları gün yüzüne çıkarmak için daha önce beş tane kitap yazmıştım. Unutulmuş Çocuk Oyunları kitabım altıncı kitabım oldu.

Kartvizitime bakınca Eğitimci-Ressam-Yazar olarak sıralanır kariyerim. Hepsinde de Türkiye’mize ve Manavgat’ımıza hizmet işareti vardır. Hele hele resimlerim ve kitaplarımda örf, adet, gelenek Yörükler, yöremiz çok iyi anlatılmıştır” dedi.

Kaynak: (ÖK) - Ömer Karça Editör: Büşra GÜLER
Etiketler: Haydi, çocuklar, oyuna,
Yorumlar
Haber Yazılımı