Haber Detayı
30 Kasım 2020 - Pazartesi 14:33 Bu haber 7124 kez okundu
 
Otel çalışanına uluslararası ödül
Bu yıl 38.’si düzenlenen Rhode İsland Uluslararası Film Festivalinde Kısa Film Senaryo Dalında yarışan tek Türk filmi olan ‘Kabuk’ (Shell) isimli kısa film senaryosu ile birincilik ödülü alan Hakan Ünal, Manavgat’ın Evrenseki Mahallesi’nde bulunan 5 yıldızlı bir otelde önbüro müdür yardımcısı olarak çalışıyor. 2009 yılından bu yana Manavgat, Antalya ve Eskişehir’de çektiği kısa filmlerle uluslar arası birçok festivalden ödül ve fon desteği kazanan Ünal, kısa filmcilere destek olmak amacıyla da bir internet üzerinden online atölye çalışması yapmaya hazırlanıyor. Rhode İsland Film Festivalinde ilk defa bir Türk kısa metrajlı filminin ödül aldığını belirten Ünal, “Aldığım birincilik ödülü ile ülkemizin tanıtımını da en iyi şekilde yaptığımızı düşünüyorum. Uluslararası arenada tanıtım reklamları yerine belgeseller hazırlayarak ülkemizin güzelliklerini, kültürünü festivallerde yayınlama imkanı bulursak, bence en iyi tanıtım reklamı bu olur diye düşünüyorum” dedi.
KÜLTÜR Haberi
Otel çalışanına uluslararası ödül

2009 yılından bu yana başta Manavgat olmak üzere Antalya ve Eskişehir’de çektiği kısa metrajlı film çalışmaları ile uluslar arası birçok festivalde ödül ve fon desteği kazanan Hakan Ünal, son olarak senaryosunu yazdığı ‘Kabuk’ (Shell) isimli kısa metrajlı film senaryosu ile 38. Rhode İsland Uluslar arası Film Festivalinde ‘En İyi Kısa Metrajlı Film Senaryosu’ dalında birincilik ödülü kazandı.

Evrenseki’de 5 yıldızlı bir otelde ön büro müdür yardımcısı olarak çalışan Ünal, Koronavirüs salgını nedeniyle turizm çalışmalarına ara verdiği süreçte yazdığı senaryo ile ödül aldığı kısa metrajlı filminin senaryo olarak 2021 yılında da festivallerde boy göstereceğini ve yine 2022’de film çekim çalışmalarına başlayacaklarını söyledi.

1977 Manisa doğumlu olan Hakan Ünal, Konya Selçuk Üniversitesi Doğu Dilleri Bölümü ile Kıbrıs’ta İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Üniversite eğitimi sonrası bir süre fotoğraf çekimi yapan Ünal, çektiği fotoğraflarla yurt dışında bir fotoğraf sergisi açtı.

Fotoğrafçılığın ardından sinema dünyasına kısa metrajlı filmlerle giren Ünal, Polonya’da LODZ isimli sinema okulunda da eğitim aldı.

2009 yılında ilk kısa filmini Manavgat’ta çeken Ünal, 2010 ve 2011 yıllarında yine Manavgat’ta kısa film çektikten sonra 2015 yılında ilk profesyonel kısa filmini Antalya Kaleiçi’nde çekti. Antalya Kaleiçi’nde çektiği ‘Portakal’ isimi kısa metrajlı filmle 4 yıl festivallere katılan Ünal, katıldığı 55 festivalden 23’ünden ödül kazandı. 2018 yılında çektiği ‘Duvardaki Çatlak’ filmi ile henüz senaryo aşamasında iken 5 ödül ve fon desteği kazanan Ünal, “Yurt dışından fon desteği alıp kendi kendini tamamlayan ilk Türk filmidir. ‘Duvardaki Çatlak’ dünya prömiyerini İzlanda’nın başkenti Reykjavik’de yaptı. Ardından ulusal ve uluslar arası festivalleri dolaştı” diye konuştu.

2020 yılının başında Manavgat’ta bir kısa metrajlı film daha çektiklerini ifade eden Ünal, “Deneysel bir kurmaca, onun festival yolculuğu 2021’de başlayacak” dedi.

HİKAYELERİMİZ SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL TÜM DÜNYANIN KONUSU

Senaryoları yazarken Türkiye’de yaşanan olaylardan çok etkilendiğini, bunun yanı sıra okuduğu kitap ve izlediği filmlerden de harmanlama yaptığını dile getiren Ünal, “Hikayelerimizde sosyal yaşamı ve insanların ilişkilerini ele alıyoruz. Bu hikayeler genelde Türk toplumunda çok fazla görülse de her halükarda yurt dışında da çok fazla etki almasının sebebi, uluslararası arenada da bir etki yaratması. Önemli olan bunları Türkiye’deki bir izleyici de, Afrika’da ki bir izleyici de baktığında aynı noktadan görebileceği bir senaryo kalıbına oturtup filmlerini çektik ve gayette güzel tepkiler aldık hem uluslararası hem de ulusal medyadan, basından, festivallerden. Aldığımız destekte zaten bize güç kattığı için biz de yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.

EN BÜYÜK SORUNUMUZ FON DESTEĞİ

Türkiye’de kısa filmcilerin yaşadığı en büyük sorunun fon desteği bulmak olduğunu belirten Ünal, “Senaryo süreci bittikten sonra en büyük sıkıntı Türkiye’de özellikle kısa filmler için fon desteği bulmaktır. Bir uzun film yaptığınızda çok kolay bir yapımcı bulabiliyorsunuz ya da bir fon desteği arayışına çıktığınız zaman eliniz boş gelmiyor, alabileceğiniz bir kaynak bulabiliyorsunuz. Ama kısa filmde ulusal olarak Türkiye’de çok fazla bir seçeneğiniz kalmıyor. Kısa filmlerde Turizm ve Kültür Bakanlığının verdiği kısa film destekleme fonları üzerinden yararlanabileceğiniz bir pay var ama orada da aşırı derecede yüksek bir başvuru olduğu için oradan çıkabilecek şeyler bazen pozitif olamayabiliyor. İlk çalışmanız yurt dışında bir ses getirdiyse sizi takibe alıyorlar ve bundan sonraki çalışmalarını daha değerli oluyor” diye konuştu.

FİLMİMİ KREDİ ÇEKEREK TAMAMLADIM

2018 yılında tamamladığı ‘Duvardaki Çatlak’ kısa filmi için bankadan kredi çekmek zorunda kaldığını ifade eden Ünal, “Duvardaki Çatlak filminin yaklaşık yüzde 60’ını yurt dışından aldığım fonlarla karşıladım. Kalan kısmı ya kişisel desteklerle ya da sponsorlarla hallettiğimiz taraflar oldu, benim de üzerine kredi çekip para koyduğum yerlerde oldu. Yani hiçbir kısa film tek bir yerden destekle olmuyor maalesef. Onun sahibi de üzerine mutlaka bir meblağ koyuyor ve çekimi tamamlıyor. Bunun yanında bakanlık desteği, kişisel yardım ve destekler, özellikle bulunduğunuz yerdeki valilikler ve belediyelerin bu tarz sanatsal etkinliklere destek vermesi şeklinde bir imece usulüyle hallediliyor. Aslında en büyük güçlük kısa filmcilerde filmin maliyetinin çıkarılması aşaması” diye konuştu.

TÜRKİYE’DE KISA FİLMLER İÇİN FESTİVALLER YETERSİZ

Türkiye’de çok sayıda kısa film çeken yönetmen olduğunu ancak Türkiye’de ki film festivallerde kısa filmlerle ilgili yeterli alanın bulunmadığını kaydeden Ünal, “gerçekten çok iyi şeyler yapmaya çalışan insanlar var. Ancak desteklenmedikleri için sadece bir yerlerde kalıyorlar. Ne kendilerini gösterebilmek açısından ne de hayallerinin peşinden koşmak açısından aynı şekilde. Ancak bu yurt dışında bu şekilde değil. Yurt dışında film okullarından tutun yine onların da Kültür ve Turizm Bakanlıklarından aldıkları destekler daha fazla. Ayrıca büyük festivallerin içerisinde senaryo, kısa film senaryo bölümleri var, pek çoğunun var. Türkiye de kısa filmcilerin desteklenmesi veya ortaya çıkarılması ile alakalı çok çok büyük festivaller de yok. Yani bir elin parmağını geçmeyen festivaller var onun dışındaki festivaller çokta fazla kısa filmcilere arz etmiyor. Altın Portakal ödül verdiği kısa filmciye sadece para ödülü veriyor ve o şekilde orada kalıyor. Bu şekilde yeterli değil, festival mantığı burada seçilmiş olan filmlerin kataloga alınması onların belli yerlerde bir veya iki defa gösterilmesi ondan sonra final gecesinde de ödülün verilmesi, ondan sonra bir daha da böyle bir yönetmeni veya kısa filmi görmemeleri. Aslında festival mantığı biraz daha geniş kapsamlı olmalı diye düşünüyorum” diye konuştu.

Türkiye’de uzun metrajlı filmler ile kısa metrajlı filmler arasında ayrımcılık olduğu hissine kapıldığını aktaran Ünal, “Festivallerin aslında burada yapması gereken şey uzun film yapan yönetmenlere karşı aldıkları tavırla kısa filmcilere karşı aldıkları tavrın birbiri ile aynı olması taraftarıyım ben. Neticede oradaki uzun metrajlı film çeken yönetmenlerin de geldikleri nokta kısa filmdir. İşin birinci basamağı kısa filmdir. Bizim ülkemizde mesela İzmir Altın Kedi Film Festivali vardı yakın zamanda kısa filmi destekleyen oldukça iyi bir festival olduğunu düşünüyorum. o ve onun gibi çok az festivaller işte kısa filmcilerle röportajlar, onların yaptıkları çalışmaların süreçleri ile ilgili medya ile paylaştıkları güzel bilgiler, katalog çalışmaları, film gösterimleri, pandeminden dolayı online olarak tabi. Artı bu tarz festivaller, festival bittikten sonra da filmin yönetmenleri veya senaristlerle bağlantılarını hiçbir zaman koparmayan festivaller” diye konuştu.

YURT DIŞINDAN EKİP ALMAK AVANTAJLI

Son filmi ‘Kabuk’ ile yabancı oyuncularla çalışma imkanı bulacağını belirten Ünal, “Kamera arkası ekibi olarak da görüntü yönetmeni ve bazı teknik ekiplerde yine yurt dışından geliyor. Buda şununla alakalı, yaptığınız işin yurt dışında tanınması size güvenilmesi, yaptığınız işin kalitesinin birazcık tescillenmesi noktasında artık yurt dışından kısa filmde olsa ekipman bazında da olsa bazı getirileri olabiliyor. Şimdi ben önce fonlama desteği ile girmiştim yurt dışına ama bu ileri ki zamanda ekip ve ekipmana kadar da çıktı. Açıkçası bu projede bunu net bir şekilde gördüm. Yurt dışındaki noktada özellikle sizin yaptığınız filmin ulaştığı noktalar size böyle getirileri de olabiliyor. Uluslar arası hazırlanan projeler yurt dışında daha fazla ses getiriyor” diye konuştu.

KISA FİLMCİLER İÇİN ATÖLYE ÇALIŞMASI

Bir turizm çalışanı olarak sinema sektöründen gelmediğini vurgulayan Ünal, “Sanat dediğimiz şey içinizdeki aşkla alakalı bir durumdur. Ben onu keşfettiğimde bir parça geçti ama hayallerimin peşinden koşuyorum. Koşmaya da devam ediyorum, hayata tutunma aracımız sanattır diye düşünüyorum. sanattaki yaratıcılık insanın iç dünyası ile olan kavgasını da çok güzel dengeliyor. Ben buna sonuna kadar katılıyorum. Bir de sanat kavramı içerisindeki en büyük şey toplumdaki veya kişisel olarak etrafınızda olup biten onca olaya karşı bir cevap niteliğinde oluyor, konuşamayan bir insanın konuşması gibi. Bu çok enteresan bunu keşfettiğinizde daha farklı bir dünya içerisine giriyorsunuz. Sanatta da böyle bir format var, kendinizi ifade etme şekli, ben de yaptığım filmlerle yazdığım senaryolarla kendimi ifade etmeye çalışıyorum” diye konuştu.

Türkiye’de ki kısa metrajlı film yönetmenlerinin yurt dışına açılmakta zorlandığını dile getiren Ünal, “kısa filmcilerden bana gelmiş olan çok fazla talep üzerine aldığım bir karar. Yaklaşık olarak Aralık ayının sonu, Ocak ayının başı gibi kısa filmcilerle senaryo danışmanlığı ve yurt dışında senaryolarını nasıl pazarlayabilecekleri, nasıl dağıtımcı bulabilecekleri, ya da bir senaryonun yurt dışında yolculuğunun nasıl olabileceği konularında yönlendirmelerle alakalı online atölye düzenlemeyi düşünüyorum. Çünkü bu Türkiye’de çok büyük bir eksiklik, çok fazla kısa filmci var ama bu kısa filmcilere aradıkları cevaplar maalesef çok fazla yok. O yüzden bu tarz bir olaya kısa filmcilerin ihtiyacı var ben de o konuda öyle bir çalışma içerisine girmeyi düşünüyorum” diye konuştu.

BELEDİYELER REKLAM YERİNE BELGESEL ÇEKSİN

Çalışmaları ile uluslararası platformda Türkiye’yi en iyi şekilde temsil ettiğine inandığını söyleyen Ünal, “Belediyelere bakıyoruz, yöreleri ile ilgili kısa tanıtım reklamları çektirip bununla uluslararası arenada tanıtım yapmaya çalışıyorlar. Özellikle turizm bölgelerimizde bu böyle. Ancak bu reklam ve tanıtım filmleri kısa vadede turizm fuarlarında harcanıp gidiyor, her yıl yeniden tanıtım reklam filmleri çekiliyor. Mesela İtalya’da belediyeler bulundukları yerlerin kültürel yapıları, sosyal hayatları ve doğal güzelliklerinin harmanlandığı belgesel tadında kısa filmler çekerek bunları festivaller aracılığı ile tüm dünyaya gösteriyorlar. Bizde de benzeri oluşumlar yapılabilir. Ülkemizin güzelliklerinin yer aldığı, sosyal hayat ve kültürün içinde yer aldığı kısa metrajlı filmler çekilerek uluslararası film festivallerine katılabiliriz, böylece hiç düşünemeyeceğiniz ölçüde bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirmiş olursunuz” diye konuştu.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Otel, çalışanına, uluslararası, ödül,
Yorumlar
Haber Yazılımı