Haber Detayı
17 Eylül 2019 - Salı 09:07 Bu haber 803 kez okundu
 
Özen, “Manavgat'tan rekor katılım bekliyoruz”
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) tarafından düzenlenen Kırsal Kalkınma Destek ve Hibeleri konulu bilgilendirme toplantısında konuşan Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, Kırsal Kalkınma Desteklemelerinde bugüne kadar Antalya ilçeleri arasında en fazla müracaatın Manavgat'tan yapıldığını belirterek, 13. Etap başvurularında da Manavgat'tan rekor katılım beklediklerini söyledi. Özen, MATSO bünyesinde istihdam edilen bir personelin projelerin hazırlanması amacıyla yatırımcılara destek olması için kurum tarafından eğitildiğini hatırlatarak, MATSO Başkanı Ahmet Boztaş'a gösterdiği ilgi ve destek için teşekkür etti. Türkiye’de muz tüketiminin yaklaşık 1 milyon ton olduğunu ifade eden Özen, hali hazırda Türkiye'de 500 bin ton dolayında muz üretildiğini, doğru üretim planlaması ile birlikte yatırımcılar için muz üretiminin cazip bir yatırım olmaya devam edeceğini düşündüklerini söyledi.
EKONOMİ Haberi
Özen, “Manavgat'tan rekor katılım bekliyoruz”

Tarıma Dayalı Yatırımların Kırsal Kalkınma Desteklemeleri 13. etabında, yüzde 50 hibe ve desteklerinin son başvuru tarihi olan 30 Eylül 2019 tarihine sayılı günler kala MATSO tarafından Otogar Üstü Çok Amaçlı Toplantı Salonunda, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen ve Kırsal Kalkınma Şube Müdürü İzzet Kaş'ın konuşmacı olarak katıldığı 'Kırsal Kalkınma Destek ve Hibeleri' konulu bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan MATSO Başkanı Ahmet Boztaş, Manavgat-Side destinasyonu olarak Antalya genelinde yatak kapasitesinin yüzde 33'üne sahip olan Manavgat'ın 4 milyar dolar turizm geliri ile turizmin başkenti olduğunu ifade ederek, “Ama buna nazaran turizmden daha önce kadim bir sektörümüz var, o da tarım. Artık tarım son zamanlarda çiftçilikten daha profesyonel şirketlerin yatırım yaptığı bir sektör haline geliyor” dedi.
MANAVGAT DESTEKLEMELERDEN YETERİNCE YARARLANAMIYOR
MATSO üyeleri başta olmak üzere iş insanlarının ve yatırımcıların, bugüne kadar aile çiftçiliği şeklinde gelişen tarım sektörüne daha fazla yatırım yapmasının sevindirici bir durum olduğunu belirten Boztaş, “Bu rakamlara da yansımış. Manavgat'ta 2016 ile 2018 yılları arasına baktığımız zaman tarımsal üretimde yüzde 43'lük bir artışla karşılaşıyoruz. 423 bin 360 dekar alanda da tarım yapılıyor. Narenciyede, susamda, keçiboynuzunda, muzda çok ciddi artışlar var. Özellikle son yıllarda muz üretiminde bir artış söz konusu. Şu an için Manavgat'ta 2019 projeleri tamamlandığı zaman 5 bin 200 dönüm kapatılmış yerimiz olacak, muz üretimi yapan. 221 firma tarafından yapılıyor bu bölgede en fazla artan bölge Manavgat olarak karşımıza çıkıyor” dedi.
Manavgat'ta ki tarımsal üretim artışına karşın hibe ve desteklemeler konusunda aynı artışı göremediklerini vurgulayan Boztaş, “2017 ile 2018 yılı arasında yüzde 8.6 artış var. Yüzde 43'lük üretimde bir artışımız var ama hibe de yüzde 8.6, hibe ve desteklerde Manavgat'a daha fazla destek istiyoruz” dedi.
Destekleme müracaatlarında üreticinin ve yatırımcının aklında acaba soruları olduğunu ifade eden Boztaş, “Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden Manavgat'tan gelen projelere daha esnek davranmalarını istiyoruz, Manavgat daha çok yatırım alsın arzu ediyoruz” dedi.
TARIMSAL ÜRETİMDE PLANLAMA YAPILMASINI İSTİYORUZ
Başta siyasiler olmak üzere sektörde işin başında olanlara her fırsatta tarımsal üretimde üretim planlaması yapılması gerektiğini söylediklerini ifade eden Boztaş, “Yani nereye doğru gidiyoruz özellikle muz konusuyla ilgili bize çok soru soruyorlar. Bize verilen rakam şu anda 2018 rakamlarıyla 171 bin civarında bir rakamla ithal geliyor muz, yani 300 binlerden düştü bu rakama. İhracatımız yok çünkü içeride daha pahalı bizim muzumuz. 20 ton civarında bir ihracatımız var ama o da ihracat sayılmaz. Ama nar gibi olur muyuz, portakalımızı, şeftalimizi söktüğümüz gibi olur muyuz diyorlar. Sıkıntı bu. Sadece tarımda değil, sanayi üretiminde de, tarımın diğer kollarında da mutlak surette bir bakanlığın bir üretim planlaması yaparak, üreticilerimiz, yatırımcılarımız ona göre bir yatırım yaparsa hem ülkenin ekonomisinin heba edilmemesi açısından hem yatırımcılarımızın zarar etmemesi açısından elzem bir şekilde, mutlak bir şekilde bir üretim planlamasının yapılması lazım” diye konuştu.
TARIMIN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASINI SAĞLAMAMIZ LAZIM
Antalya'nın Türkiye'de 2 dev sektörde öncülük yaptığını ifade eden Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen ise, “Tarım sektörünü bir tık ileri nasıl götürürüz, sektörün içerisine yeni müteşebbisler nasıl katarız diye hep bir gayretimiz var. Antalya hepimizin malumu olduğu gibi iki dev sektöre başkentlik yapan bir il. Gerçekten uzun yıllara baktığımız zaman bu iki dev sektörün birlikte birbiri ile kavga etmeden, barışık bir şekilde geldiği bir şehir, örnek bir şehir. Ama ben şunu her zaman ifade ediyorum. Tarım bu şehrin kadim bir sektörü. Sadece bu şehrin değil Türkiye'nin kadim bir sektörü, aslında dünyanın kadim bir sektörü. İlerleyen sürece baktığımız zaman da ayakta tutulması gereken istikrarlı olması gereken, sürdürülebilir olması gereken ve yeni yeni nesillere de bozulmadan, üstüne koyarak emanet edilmesi gereken bir sektördür” dedi.
Antalya tarımında ilaç bayilerinden tedarikçilere, üniversitelerden bakanlığa, pazarlamacılardan üreticilere kadar güçlü ve geniş bir paydaş grubu olduğunu belirten Özen, “81 ilin mukayesesini yaptığımız zaman, bilgi tecrübe anlamında en tecrübeli paydaşlarımızdandır üreticimiz, çiftçimiz. Bu bizim için aslında büyük bir şans. Biz bilen insanlarla iş birliği yapıyoruz. Bilmeyen insanlara yeniden bir şey öğretmek yerine, tarımı çok iyi bilen paydaşlarımızla el ele vermişiz bir tık ileri nasıl götürürüz onun çalışmasını yapıyoruz” dedi.
Manavgat'ın tarıma dönüşte, özellikle profesyonelleşme anlamında örnek bir ilçe olduğunun altını çizen Özen, “Diğer il ve ilçelere örnek gösterdiğimiz bir müteşebbis bir yatırımcı var” dedi.
ÜRETMEKTEN KORKMAMALIYIZ
Son günlerde özellikle muz üretiminde üreticilerin ve yatırımcıların üretim miktarı konusunda endişe taşıdığını tespit ettiklerini belirten Özen, “Bizim şu anda Antalya olarak muz üretimimiz 163 bin ton. Ülkemizin üretimi 500 bin ton. Türkiye'de 1 milyon tona yakın bir muz tüketimimiz var. Bu kısa sürede, muzun bir nar gibi olma olasılığını ortadan kaldırıyor. Aslında bu da sektörün diğer bir paydaşı olan kısma görev düşüyor. Şundan korkmamalıyız, hangi ürün olursa olsun fazla üretmekten korkmamalıyız. Bu sefer sektörün ikinci kısmı devreye girmeli, pazarlama kısmı devreye girmeli. Bizim işimiz, Antalya İl Müdürlüğü'nün paydaşı olan çiftçilerimizin işi üretmek. Bizim işimiz en kalitelisinden fazla miktarda üretmek, bizim işimiz üretmek. Bundan para kazanmak isteyenler devreye girip pazarlama yoluna gitmeliler. Bizim özellikle dış pazar çeşitliliğimizi artırmamız gerekiyor. Ben aslında 2015 yılında Rusya ile olan uçak krizinden aslında çok ümitliydim. Bir ders alma bağlamında ümitliydim, dış pazar olarak sadece bir tek ülkeye bağlı kalmamalıyız, buradan aldığımız dersler çok önemli. Bugün Çin'e kadar ürün ihraç ediyoruz. Bizim artık yeni bir ders alacağımız olay yaşamadan üretimimizi dışarı açmamız gerekiyor. Antalya'nın 1 yıllık yaş sebze meyve üretim miktarı 6,2 milyon tondur. Bu çok büyük bir rakam. Çok büyük bir potansiyel bu. Biz bunun sadece 500 bin tonunu ihraç ediyoruz. İlimizin nüfusuna baktığımız zaman 2 milyon 426 bin civarında bir nüfusumuz var, 14 milyon misafirimiz var, 20 milyona yakın içte bir besleme yapıyoruz. Antalya genelinde içeride ürettiğimiz ürünün içteki tüketimi işte bu kadar. 3 bin 500'e yakın turistik tesis, tedarikleri falan derken 6.2 milyon ton üretimin yarısını, yüzde 50'sini bile biz bu şehirde bıraksak, çok afaki rakamlar söylüyorum, 3 milyon ton kalıyor geride. Ne güzel pazarlanacak, para kazandıracak bir materyal elimizin altında. O yüzden bu sektör birçok dış paydaşla beraber, pazarlamacılar, komisyoncular, diğer bakanlıklarla berber bir araya gelindiğinde asla zarar edecek bir sektör değil” diye konuştu.
Özen konuşmasını şöyle sürdürdü: “2000'li yıllardan bu yana geldiğimiz noktaya baktığımız zaman tarımda çok güzel mesafeler kat ettik. Hem üretim alanları olarak hem üretim miktarları olarak hem de üretim teknikleri olarak büyük mesafeler kat ettik. Bu mesafeler tarımı dört dörtlük bir noktaya getirdi mi, hayır getirmedi. Dört dörtlük bir noktada değiliz henüz ama çok büyük mesafe kat ettik. Bir dönüm seradan aldığımız domates miktarı bundan 15 yıl önce 3-5 ton iken, bugün gelmiş olduğumuz noktaya baktığımız zaman 30 tonu az görüyoruz. Bir dönümden aldığımız 30 ton domatesi az görüyoruz. 40, 50, 60 ton alan yerler var, demek ki daha gidilecek yollar var. Bütün bunlar nasıl oluştu, gerek bakanlığımızın AR-GE merkezleriyle gerek üniversitelerimizin Ar-GE çalışmalarıyla gerekse yine çok güçlü paydaş olan ilimizde 82 tane tohum firması, 70 tane fidan firması var, yine özel sektörün gayretleriyle tarım aslında büyüdü. Herkes bir tık bir şeyler koyuyor, bir damla bir şeyler koyuyor, büyüyoruz, daha gidilecek çok yolumuz var. Biz bakanlık olarak gereke eğitim yayın konusunda olsun, gerekse desteklemeler konusunda olsun, gerekse teknik bilgi noktasında olsun her türlü bu sektörün içerisinde olan veya bu sektöre yeni girecek olan yeni müteşebbislerimizin ve üreticilerimizin yanındayız, yanında olmaya da devam edeceğiz”
ÇİFTÇİLERİMİZ ÇKS'YE KAYIT OLMALI
Destekleme miktarlarında, Antalya'nın hak ettiği destekleme miktarından yararlanamadığını belirten Özen, “Bizim 140 bin çiftçimiz var bu şehirde üretim yapan. Bunun 40 bin tanesi bizim sistemlerimize ÇKS'ye kayıtlı. Evet, ÇKS'ye kayıtlı olmanın önünde birçok sebep var. Bu sebeplerin içerisinde en büyük etken veraset hukukundan kaynaklanan arazilerimizin bölünememesi, hala tapularımızın ölmüş babalarımızın, dedelerimizin üzerinde olması ya da hazinenin, milli emlakın yerlerini ekiyor olmamız ya da arazimizin küçük olması ya da önemsemememiz gibi birçok sebep sayılabilir. Bizim aslında bu desteklemelerden yararlanma hacmini artırmamız sisteme kayıtlı olmamızla doğru orantılıdır. Dolayısıyla bizim ilk hedefimiz olarak ÇKS'ye kayıtlılık oranımızı artırmamız gerekiyor. Çiftçinin ÇKS'ye kayıt olmasında sorumluluk sadece çiftçiye ait değil, bakanlık olarak bizim de üzerimize düşenler var. Taşrada ve sahada tespit etmiş olduğumuz bütün sorunlara, hiç süzmeden bütün çıplaklığıyla iletmemiz gereken her yere ilettiğimizi ve 2 yıldır da bunun mücadelesini verdiğimizi bilmenizi istiyorum. Derdinizi dert olarak görüyoruz. Eğer bu dertle dertlenmezsek, içten ve samimi olmazsak bu sektörü biz ileri götüremeyiz. 2017 yılında il ölçeğinde baktığımız zaman vermiş olduğumuz 172 milyon liralık bir tarım desteğinin, 6.2 milyon ton olan üretimimizle doğru orantılı olmadığını bende biliyorum. Sadece Manavgat ölçeğinde tarımsal üretimin yüzde 43 artışın sadece yüzde 6'lık bir destek ile doğru orantılı değil” diye konuştu.
TARIM ŞURASINA KATKINIZI SUNUN
Ekim ayında yapılacak olan Tarım Şurası için üreticilerin çiftçilerin düşüncelerine önem verdiklerini belirten Özen, “Bundan 15-20 yıl önce yapılan bir tarım şurası Ekim ayında tekrar toplanıyor ve bakanlığın kısa soluklu 5 yıllık stratejisini ve 20 yıllık da tarımsal planlamasını oluşturacağı bir toplantı. O toplantıda sizin hayalinizde olan ya da dillendiremediğiniz ya da oturup iki kişi arasında tartıştığınız tarıma katkı sunacak olan bütün düşüncelerinizi şura.tarımorman.gov.tr adresine girerek ifade etmenizi özellikle istirham ediyorum. Çünkü en uçuk, en kaçık en deli, en absürt düşüncelere dahi bakanlığın ihtiyaçları var, oradan bizim yararlanacağımız düşünceler var. Bu zamana kadar gelen noktada nasıl bu sektörün üretici bakanlık ve diğer paydaşları elbirliği ile bir araya gelerek bu sektörü bu hale getirdiysek bundan sonraki süreçte de ben inanıyorum ki, çünkü Manavgat bunun çok güzel örneğini veriyor, ben inanıyorum ki bu sektörü her sene daha yukarı taşımaya devam edeceğiz” dedi.
MANAVGAT'A AYRI BİR ÖNEM VERİYORUZ
Manavgat'a 13. etap kırsal kalkınma hibe ve desteklemelerinin tanıtımı için geldiklerini ifade eden Özen, “Manavgat'a bu noktada ayrı bir önem veriyoruz. Bu önem vermemizin sebebi de aslında Manavgatlılardan kaynaklanıyor. 2016-2018 yıllarına baktığımız zaman kırsal kalkınma desteklemelerine en fazla müracaat özellikle son 2018 yılında Manavgat ilçemizden yapılmıştır. Bizim hedefimiz 2019 yılında yani 13. Etaba da Manavgat'ın kendi rekorunu kırıp yine ilimizin en fazla müracaat eden ilçesi olmasını istiyoruz. 423 bin dönümlük bir tarımsal arazi ve dümdüz bir ova, tarımın her çeşidini yapabilecek müsait bir alt yapı ve coğrafya. Bunun ötesinde tarıma girmek için büyük bir heyecan büyük bir arzu ve istek duyan toplumun her kesiminden müteşebbisler. Bizim için aranıp da bulunmayacak bir tablo. Biz üzerimize düşeni sadece 2 toplantı değil, gece gündüz hafta sonu hiç fark etmez bundan sonra ne zaman ihtiyaç duyulursa her türlü toplantıyı da yapmaya hazırız. O yüzden Manavgat'a ayrı bir önem veriyoruz. İlimiz ölçeğince baktığımız zaman bu kırsal kalkınma desteklemelerinde sadece 12 etap boyunca 202 tane projede 155 milyon liralık bir proje tutarına 67 milyon lira destekleme hibesi verdik. Manavgat ölçeğinde 18 tane projemize yaklaşık 6 milyon lira hibe verdik. Şu endişe olmasın ben müracaat edersem, çıkmazsa diye. Siz sadece sisteme girmeniz gereken verileri doğru girdiğiniz takdirde hiçbir dosyanız elenmez. Geçen sene ilimizde yapılan 108 projenin tamamı onaylandı ve bakanlığa gönderildi. Hiçbir tanesine eleme yapmadık” diye konuştu.
GECE GÜNDÜZ TELEFONUM SİZE AÇIK
Kırsal kalkınma desteklemeleri için herkesin proje hazırlayamayacağını ancak bu açığı kapatmak için MATSO'nun bünyesinde bu konu ile ilgili olarak bir personel istihdam ettiğini belirten Özen, “MATSO bünyesinde bir personelini sadece bizim bakanlıkla değil bütün kurumlarla ilgili desteklemelerle ilgili bir personel istihdam etti, bu personeli de geçen haftalarda bize gönderdiler. Sadece kırsal kalkınma ile değil, tarımsal ve hayvansal bütün desteklemelerle ilgili o personel arkadaşımıza bir bilgilendirme yaptık. Takıldığınız yer olacak tabi ki o zaman hiç çekinmeden ilçe müdürlüğümüze ve il müdürlüğümüze hemen ulaşacaksınız. Bunlarla da çözemediniz mi beni arayacaksınız. Gece gündüz telefonum sizlere açık, her kanaldan bana ulaşabilirsiniz. O yüzden ben 13. Etap kırsal kalkınma desteklemelerinde Manavgat'tan beklentimi çok yüksek olduğunu ifade etmek istiyorum. İnşallah önceki yıllarda yapılan müracaatların üstünde bir müracaat olur, biz Manavgat'a en fazla desteği veririz diye düşünüyorum” diye konuştu.
Konuşmaların ardından Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Şube Müdürü İzzet Kaş, kırsal kalkınma desteklemeleri ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Sunumun ardından geçilen soru cevap bölümünde; toplantıya katılan üretici, yatırımcı ve iş insanlarının soruları Antalya İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, Kırsal Kalkınma Şube Müdürü İzzet Kaş ve MATSO Başkanı Ahmet Boztaş tarafından cevaplandırıldı.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Özen,, “Manavgat'tan, rekor, katılım, bekliyoruz”,
Yorumlar
Haber Yazılımı