Haber Detayı
16 Mart 2017 - Perşembe 09:06 Bu haber 841 kez okundu
 
Şener, “Veli mi yönetecek, deli mi”
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Manavgat Şubesi’nin davetlisi olarak Manavgat’a gelen eski bakanlardan Abdüllatif Şener, 16 Nisan’da yapılacak olan seçimin herhangi bir seçim olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nın değişeceğini söyledi. Şener, halihazırda geçerli olan 1982 Anayasası’nın da hatalarla dolu olduğunu ifade etti.
GÜNDEM Haberi
Şener, “Veli mi yönetecek, deli mi”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Manavgat Şubesi’nin davetlisi olarak Manavgat’a gelen eski bakanlardan Abdüllatif Şener, 16 Nisan’da yapılacak olan seçimin herhangi bir seçim olmadığını, Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nın değişeceğini söyledi. Şener, halihazırda geçerli olan 1982 Anayasası’nın da hatalarla dolu olduğunu ifade etti.

BÜŞRA GÜLER

AK Parti’nin kurucu üyelerinden ve eski başbakan yardımcısı Abdüllatif Şener, ADD Manavgat Şubesi’nin davetlisi olarak geldiği Manavgat’ta konferans verdi. İbrahim Sözen Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını yapan ADD Manavgat İlçe Başkanı Aziz Güney, ADD olarak Manavgat’ta birçok toplantı ve etkinlik düzenlediklerini belirterek, Şener’in katıldığı konferansın gerçekleşmesinde emeği olanlara teşekkür etti.

Düzenlenen konferansın ülke ve vatandaşlara hayırlı olması temennisiyle konuşmasına başlayan Abdüllatif Şener, “Bildiğiniz gibi 16 nisan günü sandık başına gideceğiz. Edirne’den Hakkari’ye, Sinop’tan Hatay’a hatta yeryüzünün değişik ülkelerindeki vatandaşlarımızın önüne koyulan sandıklara kadar her yerde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak oy vereceğiz. Vermiş olduğumuz veya verecek olduğumuz bu oylarla bir Cumhurbaşkanı seçmeyeceğiz bu oyların Cumhurbaşkanı seçimiyle hiçbir ilgili yoktur. Veya vermiş olduğumuz oylarla bir partiyi iktidara getirip, bir başka partiyi iktidardan indirmeyeceğiz. Milletvekili seçmeyeceğiz, belediye başkanı seçmeyeceğiz, hatta belediye meclis üyelerini bile seçmeyeceğiz. Yani bu seçimler Ahmet’ten, Mehmet’ten A partisinden, B partisinden bağımsız apayrı bir niteliğe, farklı bir özelliğe sahip seçimlerdir. Biz 16 Nisan’da vereceğimiz oylarla Türkiye Cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerini değiştireceğiz yapacağımız iş budur” dedi.

Yapılması düşünülen değişikliği doğru bulanların evet, doğru bulmayanların ise hayır oyunu kullanacağını ifade eden Şener, “Ama özü itibariyle baktığımızda bu değişiklik ülkemizdeki sıkıntılarla, problemlerle ilgili bir değişiklik değil. Vatandaşlarımızın iş, aş derdiyle de ilgili bir değişiklik değil veya Türkiye de onlarsa sosyal problem var. Uyuşturucu, kadına karşı uygulanan şiddet, hırsızlık, suç oranları, bin bir problem var bu problemlerle de ilgili niteliği yoktur. Tüm bunların ötesinde bence Türkiye gündemi ile de uyumlu olmayacak şekilde doğrudan doğruya devlet düzenini değiştiren maddelerden ibarettir” diye konuştu.

Yapılacak referandumda Anayasa’da sadece Cumhurbaşkanlığı’nın yetkilerinin artırılmasının öngörüldüğünü, Anayasa değişikliğinin kabul edilmesi durumunda iki konudaki değişikliğin hemen diğerlerinin ise 2019 seçimlerinden sonra yürürlüğe gireceğini ifade eden Şener, “2019 yılında kim Cumhurbaşkanı seçilirse 2024 yılında, 2029 yılında, 2034, 2039, 2044 yıllarında bu 16 Nisan’da vereceğimiz oylarla değişiklik yapılırsa, bu değişikliklerle ortaya çıkan yetkileri o seçimlerde kazanan kişiler kullanacak, dolayısıyla bir yetki artırımı yapıyoruz. Bu yetki artırımının da kim tarafından kullanılacağını bilmiyoruz. Önümüzde çok seçimler olacak sadece bizi ilgilendiren bir seçimde değil bu, düzendeki değişiklik hem bizi hem bizden sonra ki çocuklarımızı etkileyecek belki torunlarımızı, daha sonraki kuşakları etkileyecek bir değişiklik bu. Tatlı değişiklikler meydana geliyor, kim için tatlı, o değişikliği kullanacaklar için tatlı değişiklikler” dedi.

Bazı kişilerin şimdi evet diyelim, beğenmezsek değiştiririz ifadesini kullandığını belirten Şener, “Ama bu öyle bir şey değil. Bunu kabul etme yetkisine sahipsiniz ama eyvah dediğinizde bunu değiştirme hakkına ve yetkisine sahip değilsiniz. Yani pişmanlığın fayda vermeyeceği bir düzenlemelerle karşı karşıyayız. Her 5 yılda bir Cumhurbaşkanı seçimi olacak ve rüzgar bir bakacaksınız ılımlı esecek ve Allahın bir veli kulu gelecek Cumhurbaşkanı olacak. Veya bir bakacaksınız ki ülkede bir deli rüzgar esecek ve bu deli rüzgarlar ülkeyi kasıp kavuracak seçimin birinde başınıza bir deli Cumhurbaşkanı olarak geçecek, kimsenin bir garantisi var mı? Başımıza bir velimi gelecek yoksa bir delimi gelecek diye. Ama bazıları diyor ki bu millet akıllıdır, zekidir hiç delileri seçer mi? diyor. Ben psikolog değilim ama öyle deliler var ki yetkileri ele geçirdiği zaman ancak deli olduğunu anlarsınız. Yetkileri ele geçirmeden anlamazsınız. Herkesin bildiği, yaşadığı bir gerçek var o kadar çok yetki var ki bu kadar yetkiye rağmen hiçbir denetim yok, sorumluluk yoktur. Böylesine bir yetkiyi ve sorumsuzluğu Allah’ın bir veli kuluna verseniz onu delirtirsiniz. Allah’ın deli bir kuluna verirseniz onu da zır deli haline getirirsiniz. Herkes bu yetkileri kullanan Cumhurbaşkanı keşke ben olsam diyecek. Çünkü her şeyi yapma hakkınız var, kimsenin hesap sorma hakkı yok, bunu kim istemez bireysel planda ama ülke geneli için bunu düşünecek olursanız tehlikelidir” diye konuştu.

İnsanlık tarihinin 5 bin yıllık bir dönemi kapsadığını ve bu süreçte binlerce devletin dünyanın her köşesinde kurulduğunu vurgulayan Şener, bu devletlerin de her birinin farklı yönetim şekilleri olduğunu söyledi. Şener, “O nedenle insanlık tarihi hep arayış içersinde olmuştur. Devleti yönetenlerinde tabii olduğu kanunlar ve kurallar olsun diye anayasalar ortaya çıkmıştır. Eskiden anayasa yoktu, anayasa binlerce yıllık tecrübenin sonunda ortaya çıkmıştır” dedi.

Anayasaların genelde iki bölümden oluştuğunu, ilk bölümün devletin vatandaşlara karşı yükümlülükleri, devlete karşı koruyucu, temel hakları, özgürlükleri ve görevleriyle ilgili maddeleri içerdiğini belirten Şener, “Bu 16 Nisan’da vereceğimiz oylarla anayasanın 2. Bölümündeki pek çok madde değişecektir. Belirttiğim gibi Cumhurbaşkanlığı makamının yetkileri arttırılacaktır. Bunu incelediğimizde şunu görüyoruz Çağdaş devletlerde belge kontrol mekanizması vardır kurumlar arasında, devletin düzgün işleyebilmesi için kuvvetler ayrılığı denilen temel bir kural vardır. Bir taraftan yürütme olacak, yürütme dediğimiz Cumhurbaşkanından başlar illerde valilere, kaymakamlara kadar gelen sistemin adıdır. Bu idare ayrı bir güçtür. Ama 2. Bir güç daha vardır buda yasama organıdır. Yani kanun çıkarma yetkisine sahip olan Türkiye Büyük Millet Meclisi ayrı bir güçtür, ayrı bir organdır. Yürütme organı devleti nasıl idare edeceğiyle ilgili kuralları kendisi koyamaz. Meclis yani parlamento kanunları çıkarır, düzenlemeleri yapar idarecilerde o kanunlara göre memleketi idare eder. Ama kanunları çıkaran mecliste idarecilerin işine karışamaz. Kendi aralarında denge vardır. 3. Güç ise mahkemelerdir, yargıdır. Yargıda vatandaşlar arasında ki ihtilatları çözmek için vardır. Sadece vatandaşlar arasında ki ihtilatları değil aynı zamanda vatandaşlarla devlet arasında ki ihtilatları da çözer yargı, oda ayrı bir güçtür. Bir konu yargıdaysa oraya yönetici karışamaz, oraya yasama organı da karışamaz. Dolayısıyla yasama, yürütme, yargı ayrı güçlerdir, karşılıklı dengeler vardır, karşılıklı denetleme mekanizmaları vardır. Devlet buna göre şekillenmiştir. Neden, ülkedeki insanlar mutlu olsunlar, refah içerisinde olsunlar, kendilerine karşı tarafsız bir devlet çarkının olduğuna inansınlar, neyi nerede karşılaşacaklarını bilsinler diye. İşte oylayacağımız anayasa bu sistemi bozuyor, değiştiriyor” diye konuştu.

Mevcut 82 Anayasası’nın da problemleri olduğuna dikkat çeken Şener, “Çünkü bu anayasa 12 Eylül Anayasası’dır. 82 yılında Kenan Evrenin başta olduğu dönemde darbeyle geldiği bir dönemde hazırlanmış bir anayasadır. Darbeden çıkarken kendisini de Cumhurbaşkanı olarak hazırladığı için yetkilerini parlamenter demokraside olması gerektiğinden daha fazla hale getiren bir anayasa hazırlayarak çıkartmıştır” dedi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Şener,, “Veli, mi, yönetecek,, deli, mi”,
Yorumlar
Haber Yazılımı