Yazı Detayı
16 Ağustos 2019 - Cuma 10:44 Bu yazı 1018 kez okundu
 
Bağımlılıklar’ımız/ Zincirler’imiz- 1
Dr. Ömer Hakan Yavaşoğlu
nehirgazetesi@hotmail.com
 
 

Son yarım asırdır insanoğlu hem madde tüketimi hem de bir çok sayısız alanda gittikçe artan düzeyde bir “onsuz /onlarsız yapamama” şeklinde bir varoluş biçimine kaydı.

Sadece  bilinç durumunu değiştiren maddeler değil, birçok davranış ve varoluş tarzı da hayatımıza girdi. Usulca ama çok kararlı bir şekilde hepimiz belirli ölçülerde bağımlı olduk. Bu “bağ” veya “bağlar” bizler  farkına varamasak da hayatımızı KARANLIK’LAŞTIRDI. İlişki düzeylerini bozdu ve birçok ikincil patolojiye(bozukluğa) yol açtı.

İmdi sorun tesbit etmekle iş bitmiyor tabiki, amacımız sorun odaklı değil, çözüm odaklı düşüncelerimizi geliştirmek.

Her ne konuda tartışırsak daima her iki bakış açısını(nörobilim ve medeniyet değerleri) kullanacağız artık. O zaman şimdi bağımlılıklarımıza Nörobilim araştırmaları penceresinden bir gözatmaya çalışalım :

Yapılan araştırmalarda, bağımlılığa yol açan her türlü maddi-manevi tüketimlerimiz sırasında beyinde “ÖDÜL MERKEZİ” denilen alanda “DOPAMİN” denilen “haz hormonu” nun pik yapıp yükseldiği müşahede edilmiş. Bu merkez beyinde otomat-limbik sistem denilen duygu-düşünce ve davranışlarımızı kontrol eden çok komplike bir nörobiolojik komuta-kontrol merkezinin tam da ana çekirdek parçası.

 Hayatımızdan örneklendirmeler yaparak algımızı iyice pekiştirelim :

Üzerinde yaşadığımız kadim medeniyet coğrafyamızda her bölgemizin vazgeçil(e)mez –zannettiğimiz-TAT/LEZZET bağımlılıklarımız var.Düşünsenize gözümüz açtığımıztan beri hangi memlekette doğup büyümüşsek alıştığımız ve bırakamadığımız bu bağımlılıkları ancak  geçirdiğimiz ciddi rahatsızlıklardan sonra bırakabiliyoruz(mu?) güya.

Temel almamız gereken protein, karbonhidrat, vitamin vb destek ürünlerinin biolojik-bedenimiz için gerektiği kadar alınmasını konuşmuyoruz, sadece gerekenden fazlasının tüketilmesi alışkanlığını kasdediyoruz.

Veya bir binek/aracımız ve başımızı sokacak bir mekanımız varsa daha fazlası, daha fazlası ne işe yarar? Bineklerimizin modellerinin sürekli yükseltilip, evlerimizin her geçen gün çok çok daha lüks hale gelmesiyle kaçımızın huzuru daha çok artıyor veya mutluluğumuz artıyor?

Veya en önemlilerinden birisi olan “dijital/teknoloji bağımlılıklarımız” ı ise tamamen ayrı bir yazı konusu yapalım nasip olursa.

İmdi  bu ihtiyaç fazlası/gereksiz şeyleri elde edip işlem tamamlandığında huzura ereceğimiz zannederken tam tersi içimizdeki boşluk daha da büyüyor. Haz hormonu/Dopamin seviyemiz(veya aşırı heyecan uyandıran Adrenalin düzeyleri) aniden kan da fırlıyor ve bahsi geçen pik-düzeyi  haz-hissimiz kısa sürede sonlanıp küüütdenek düşünce bir kocaman boşluk/anlamsızlık/anomi hali yaşıyoruz her zaman.İşte bu çok rahatsız edici anlamsızlık halini yaşamamak için tekrar tekrar o boşluğu dolduracak sayısız şeylere meylederek ve/veya koşturup onlara kavuşabilmek için saatler, günler, aylar, yıllar veya ömrümüzü harcayarak,  “zaman”adlı çok değerli sermayemizi hoyratça heba ediyoruz.

Ancak şunu söylemeden geçmeyelim.Peki neden yaratıldı bu “haz sistemi” ? diye soranlarınız olursa şu cevabı verelim hemen :

İnsan neslinin devamı için bu sistem olmazsa olmazdır(cinsellik/üreme, yeme-içme, otomat davranışlarımızla rutin işlerimizi sürdürebilme,yani YAŞAM denilen gizemin ana umdelerinden birisidir tüm canlılarda bu haz sistemi ancak insan’ın farkı “bilinç sahibi olması” dır). Peki nerede durmamız gerek / hadlerimizi bilmemiz lazım ki  ihtiyacın ötesine geçmeyelim yani bağımlı olmayalım ?

Bağımlılıklarımızdan kurtuluşun neden bu kadar  zor olduğunun hikmetlerini Nörobilim penceresinden(beyin yapısından) serdetmeye çalıştık kısaca, siz bir şeklide birçok bağımlı olduğumuz maddi-manevi şeyleri(makam, şehvet ,yüksek gelir, baş olma sevdası, ortalıkta görünme, narsizm/tanrılaşma sevdası, teknoloji vd.) düşünüp kendiniz örneklendirebilir ve tefekkür denizine kulaç atabilrsiniz.

Bir sonraki yazıda da inşallah bağımlılıklarımızın “medeniyet değerleri” açısından hikmetlerine değinelim inşallah.

Sağlıcakla kalınız efendim…

 
Etiketler: Bağımlılıklar’ımız/, Zincirler’imiz-, 1,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 3
100 Okunma.
19 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 2
226 Okunma.
12 Şubat 2020
Bütünleyici/ Tamamlayıcı Tıp- 1
303 Okunma.
05 Şubat 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 11 (Son)
324 Okunma.
29 Ocak 2020
EGO/NEFS, bilinç atımızdır- 10
442 Okunma.
23 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 9
445 Okunma.
16 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 8
630 Okunma.
08 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 7
779 Okunma.
02 Ocak 2020
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 6
658 Okunma.
26 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 5
714 Okunma.
17 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 4
695 Okunma.
11 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 3
712 Okunma.
04 Aralık 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 2
728 Okunma.
28 Kasım 2019
EGO/ NEFS, bilinç atımızdır- 1
818 Okunma.
20 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 4
823 Okunma.
13 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 3
726 Okunma.
07 Kasım 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 2
748 Okunma.
30 Ekim 2019
Düalite sırrı (Zıtlar prensibi)- 1
676 Okunma.
24 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 3
654 Okunma.
16 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 2
687 Okunma.
10 Ekim 2019
Duygular, bilinç prangalarıdır- 1
743 Okunma.
04 Ekim 2019
Herşeyin Hakk’ını vermek (AN’ın kulu= "Vakt'in oğlu olmak)
787 Okunma.
27 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 4/ son
797 Okunma.
19 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 3
1057 Okunma.
12 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 2
1142 Okunma.
05 Eylül 2019
Akleden Kalp (Zihin/ Gönül)- 1
1144 Okunma.
31 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız / Zincirler’imiz- 3
867 Okunma.
22 Ağustos 2019
Bağımlılıklar’ımız / Zincirler’imiz- 2
1050 Okunma.
08 Ağustos 2019
Başlarken…
1203 Okunma.
Haber Yazılımı