Yazı Detayı
08 Ocak 2021 - Cuma 12:39 Bu yazı 2164 kez okundu
 
Büyüdünüz mü, yetiştiniz mi?
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

Biz “Hücre” değiliz,   

bölünerek- ayrışarak çoğalamayız,   

büyüyemeyiz   

gelişemeyiz.   

Bunu niye söyledim? Şunun için: Geçtiğimiz hafta meydana gelen, hepimizi derinden üzen “kadın cinayetleri” yüzünden. Allah’ın dişi ya da erkek olduğunu belirtmeden “Ey iman edenler, ey insanlar!” diye hitap ettiği bir canlı türüyüz biz. O’nun yarattığı, sayısına henüz vakıf olamadığımız türlerden biriyiz sadece. Kadın ya da erkek olarak, o türlerden bir türün bir alt cinsiyken nasıl oluyor da kendimizi bir şey sanma gafletine düşerek, haddimiz olmayan şekilde davranma cüreti gösteriyoruz, bilemiyorum! Üzerinde yıllardır düşündüğüm ve gündemden eksik olmayarak, düşünmelerime süreklilik katan bu hazin ve acı olayların son bulması en büyük dileklerimden biri.   

Bu yazıya nasıl bir cümleyle başlamalıyım diye çok düşündüm aslında. Cümlelerimi nasıl kurmalıyım, dolaylı mı direk mi konuşmalıyım? Bu kararsızlıkla oturdum klavyemin başına. Kelimeler öyle dolu ki dilimde, kendiliğinden bu yazıyı meydana getiriyorlar sanki...  

Ne zaman bir kadın cinayeti duysam, öncelikle gözümün önüne, kral gibi büyütülmekte olan bir erkek çocuk gelir. Ebeveynleri ve çevresince doğduğu ve cinsiyeti öğrenildiği anda kutsal bir varlığa sahip olunmuş gibi sevinilen bir erkek çocuk! “Aslanım, erkeğim, paşam” gibi ifadelerle pohpohlanan bir erkek çocuk! Komikmiş gibi, kendinden büyük ya da küçük kız çocuklarını göstererek “Hangisini beğendin? Sana alalım mı?” diye sorulan bir erkek çocuk! Ağladığında, korktuğunda, sakin bir tavır sergilediğinde, renkli şeyleri sevdiğinde, yemek yaptığında, ütü yaptığında ev süpürdüğünde, elinde çiçekle görüldüğünde, çiçekleri ve çiçekli şeyleri sevdiğinde aşağılanan, utandırılan bir erkek çocuk!  

Bu erkek çocuğu büyüyor, sonra ne mi oluyor? En iyisi, kadınları öldürmüyor ama kendini evlendiği kadının ve doğan çocuklarının sahibi bir kral sanarak diktatörlük yapıyor. Kendini merkeze koymaya öyle alışmış oluyorlar ki başka şekilde düşünemiyor zaten. Gece kalkıp çocuğunun üstünü örtse, bir kase çorba pişirse, baba olduğu ve yemek yeme ihtiyacı olan bir canlı olduğu için değil de karısına yardımcı olmak için yapmış oluyor. Çünkü bunlar “kadın işi”.  Son sözü daima kendisinin söyleme hakkına sahip olduğuna inandığı için karşısında ne eşinin ne de çocuklarının konuşmasına tahammül edemiyor. Bir de kılıf buluyor uydurulmuş hadislerle, tahakküm alanını iyi güçlendiriyor. Evlilik, evlilik olmaktan çıkıyor bir köle -efendi ilişkisine dönüşüyor.   

Bu anlattıklarım en iyi ihtimaldi (!), ya başka ne oluyor kendini kral sanarak büyüyen erkek çocuğu? “Benim istemem yeterli, isterim, alırım” havalarında, sevdiğini söylediği kadına “ya benimsin ya toprağın” cümlesini romantik bir şey söylemiş gibi söylüyor ve kafası bozulduğunda bunu gerçekleştirmekte hiçbir beis görmüyor. Ya da eşine ve evlatlarına evcil hayvan muamelesi yaparak “Daha ne istiyorsunuz, karnınız tok, sırtınız pek!” diyerek, onların duygu ve düşüncelerine asla kulak asmıyor. Evrenin merkezindeler ya kendileri, etrafındaki insanları kendisinin bir uydusu gibi görüyor. Sızlanmaya, şikayet etmeye, istemeye, ayrılıp gitmeye hakkı yok hiçbirinin.   

Öfkelenmeyi erkeğin hakkı gibi görmekten vazgeçmedikçe, çocuklarımıza (kız- erkek fark etmez) kadın ya da erkek olmanın ne bir üstünlük ne de bir acizlik olmadığını, herkesin ilk önce “insan” olduğunu öğretmedikçe, saygı duymayı, durup dinlemeyi, her insanın doğuştan gelen hak ve özgürlüklere sahip olduğunu ve bunun hiç kimse tarafından alınamayacağı, Allah-ü Teala’nın böyle bir hakkı hiç kimseye vermediğini öğretmedikçe daha çok cinayetler gündemimize girer.   

Sevmenin anlamını bilmeyen, sevemez. Sevilmeyen sevemez, başı okşanmadan büyüyen baş okşamasını bilmez. “Sen, Sen! Varsa yoksa sen!” diye büyütülenin, “Ben!” diyerek yaşaması kadar normal bir şey var mı? Toprağa ne ektiysek, onu biçtik! Toprak, münkir değil. Münkir olan insan! Dünyaya ilk geldiğinde, beraberinde getirdiği iyilik ve güzellik adına ne varsa inkar ediyor. Bunu yetişkinlik sanıyor. Sadece yaş alıyorsunuz, dikkat edin! Yetişkin olmak başka bir şeydir; yetişkin olmak, doğduğun günkü saflığa tekrar erişmektir.   

Büyüdünüz mü, yetiştiniz mi? Çocuklarınızı büyütüyor musunuz, yetiştiriyor musunuz? Bu yeni yılın bu ilk günlerinde, sorun kendinize. Yapın muhasebenizi, sonucu bizle paylaşmanıza gerek yok, gerekeni yapmaya karar verin ve yapın, yeter! Biz zaten medya gündemi değişince anlarız.   

 
Etiketler: Büyüdünüz, mü,, yetiştiniz, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
02 Aralık 2020
İnsanlık meselesi
2445 Okunma.
23 Ekim 2020
Milliyetçilik üzerine ....,
5645 Okunma.
26 Eylül 2020
Hayallerini bir sapan taşına yüklemiş çocuklar için
3780 Okunma.
28 Ağustos 2020
Avare Yazılar
6517 Okunma.
19 Temmuz 2020
Çocuk nedir?
7818 Okunma.
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
5430 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
4541 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
2627 Okunma.
24 Mart 2020
Yaşamak için kaç nedeniniz var
2047 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
2059 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
2272 Okunma.
21 Kasım 2019
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
2361 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
1975 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
1984 Okunma.
03 Eylül 2019
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
2192 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
1996 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
2314 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
2260 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
2216 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
2528 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
2517 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
2564 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
2774 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
2244 Okunma.
02 Şubat 2019
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
2187 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
2216 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
2498 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
2956 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
2882 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
6338 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
3119 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
3259 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
2798 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
2459 Okunma.
Haber Yazılımı