Yazı Detayı
20 Eylül 2021 - Pazartesi 22:20 Bu yazı 634 kez okundu
 
Direnişe çağrı
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

“Bir “unutma” hikâyesi; hatırlanması dileğiyle…”

Hayat aslında bu kadar karışık olmamalı. Bu kadar yorucu, bu kadar zor!
Hiç düşündünüz mü neden böyle diye? Ben son zamanlarda çok düşünür oldum bunu sevgili okur. Düşündüklerimi söyleyeyim belki sen de kendi düşündüklerini söylersin de birlikte bir cevap buluruz bu soruya. Soru sormak kolay gibi geliyor ama zordur soru sormak? Zaten her sorulan da gerçek bir soru değildir aslında. Öylesine laf olsun diye sorulmuştur; cevabı bile beklenmez çoğu zaman.
Ama benim sorum öyle değil! Cevabını aradığım bir soru ve bu cevap için klavyemin başında bir yolculuğa çıktım. Ah ne çok isterdim masallardaki gibi bir yolculuğa çıkmayı aslında. Ve masallardaki gibi yolculuğumu tamamlayıp eve (!) dönmeyi.
Masallar, çok önemli değerlerdir. Dünyanın neresine giderseniz gidin, mutlaka karşılaşacağınız, tüm dünya halkının ortak bir değeridir hem de. Ve karşılaştığınız bu masallar sizi yalnızlık veya yabancılık hissinden uzaklaştırır; kendinizden, geldiğiniz yerden, memleketinizden, ocağınızdan bir şeyler bulursunuz. Gittiğiniz o yerle bir bağ kurmanıza yardımcı olur. Sihirli bir şeydir masal; büyülenirsiniz. İnsanın zaman zaman büyülenmeye ihtiyacı vardır aslında.
Konumuz neydi, ne konuşuyoruz şimdi? Ama dedim ya klavyemle bir yolculuğa çıktım diye, ilk durağım da masallar oldu hiç hesapta değilken. O zaman biraz daha duralım mı burada? Belki sorumuzun cevabı ya da hiç olmazsa cevabının bir kısmı buradadır.
Masallarda, nohut oda bakla sofa evlerin tarifi vardır; masal deyince aklıma ilk o ev tarifi geldi. Hani bahçesinden kuş cıvıltılarının eksik olmadığı; mevsimlerin ve günlerin hep olması gerektiği gibi gelip geçtiği masallar. Bu evin sofrasındaki tek aş, bir tas çorbadır çoğu kez. Ama keyifle içilir, şükürle kalkılır o tasın başından. Ve huzurla yatılır, her döndüğünde gıcırdayan karyolaya.
Velhasılı, masallar işaret eder sade bir hayatın nasıl yaşanması gerektiğine.
Sevgili okur bir soru bırakayım buraya senin için; en son ne zaman bir masal dinledin ya da okudun?
Gördün mü, boşuna durmamışız burada. Masalların yol göstericiliğini hatırladık, değil mi?
Sanırım unuttuklarımız yüzünden hayatın karışıklığı, yoruculuğu, zorluğu…
Düşünelim bakalım masalların dışında neleri unuttuk da bugün böyle bir hayatı yaşamaya mahkumuz?
Bir kere çocukluğumuzu unuttuk… Çocukluktaki kâmil yanımızı.
Birçoklarının aksine ben kâmil olarak dünyaya geldiğimizi ve maalesef büyüdükçe bu yanımızı koruyamadığımız için hayatımızı karışık, yorucu ve zor bir hale getirdiğimizi düşünürüm. Eksilerek büyüyoruz yani. Ve bu eksikliğimizi tamamlama derdiyle yapıyoruz ne yapıyorsak. Sanki hayatımız bir yap boz tahtası ve zamanla bir parçasını kaybediyoruz. Sonra da kaybolan o parçanın yerine uydurmasyon bir şeyler koymaya çalışıyoruz. Sonuç; hepimizin malumu işte!
Diğer başka tüm unutuşlarımız bu başlık altında toplanabilir aslında.
Koşulsuz sever çocuk; koşulsuz sevmeyi unuttuk. İhtiyaçları kadar ister çocuk; gerçek ihtiyaçlarımızı unuttuk. Ne istediğini bilir ve sonuna kadar ister, ne istediğimizi bilmez olduk. O yüzden bu kadar çok şeye sahipken bu kadar da yoksunuz! Her zaman elinden geleni yaptığını bilir çocuk, bizse zorlarız kendimizi. Peki neden? Çünkü falan şu kadar yapmıştır, filan şunu da yapmıştır! Çocuk günü gerektiği gibi tamamladığının huzuruyla girer yatağa, bizdeyse gün bitmediği gibi gelecek günlerin endişesiyle kıvranırız. Çocuk tanır kendini; kendimizi unuttuk!
Ne dersin sevgili okur, galiba sorumuzun cevabını bulduk!
Fazla söze ne hacet, bir direniş çağrısı yapmak istiyorum buradan: Büyümeye (!) direnelim! Var mısın sevgili okur?
Bir çocuk gibi dürüst, bir çocuk gibi istemesini bilen, bir çocuk gibi kanaatkâr, bir çocuk gibi huzurlu olmamız dileğiyle…Yüreğiniz çocuk kalsın…

Kar Altında Hüzün Denemesi
“Dünyanın en uzun hüznü yağıyor 
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne 
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun 
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun 
Belki bulmağa gidiyorsun kaybettiğimiz 
O insan ve tabiat çağını
Dön bana ve dinle 
Kuşlar uçuşuyor içimde
Loş bir keman solosu gibi 
Kuşların uçuştuğunu içimde 
Dön bana ve dinle.”

Erdem Beyazıt

 
Etiketler: Direnişe, çağrı,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
27 Ağustos 2021
Neden ELA?
487 Okunma.
11 Haziran 2021
Çeşitlilik güzelliktir!
1147 Okunma.
21 Mayıs 2021
Düşündünüz mü?
800 Okunma.
11 Mayıs 2021
Durun! Yoksa...
792 Okunma.
01 Mayıs 2021
Hep yuvaya dönmek
732 Okunma.
08 Nisan 2021
Turabdi’nin Çocukları
1582 Okunma.
08 Mart 2021
Elma şekeri
4763 Okunma.
08 Ocak 2021
Büyüdünüz mü, yetiştiniz mi?
3699 Okunma.
02 Aralık 2020
İnsanlık meselesi
3252 Okunma.
23 Ekim 2020
Milliyetçilik üzerine ....,
6412 Okunma.
26 Eylül 2020
Hayallerini bir sapan taşına yüklemiş çocuklar için
4567 Okunma.
28 Ağustos 2020
Avare Yazılar
7292 Okunma.
19 Temmuz 2020
Çocuk nedir?
8616 Okunma.
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
6274 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
5428 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
3529 Okunma.
24 Mart 2020
Yaşamak için kaç nedeniniz var
2825 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
2820 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
3132 Okunma.
21 Kasım 2019
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
3127 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
2737 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
2789 Okunma.
03 Eylül 2019
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
2939 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
2758 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
3102 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
3052 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
2977 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
3427 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
3307 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
3340 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
3572 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
3048 Okunma.
02 Şubat 2019
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
2948 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
3012 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
3266 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
3733 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
3787 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
7096 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
4120 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
4072 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
3913 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
3208 Okunma.
Haber Yazılımı