Yazı Detayı
02 Şubat 2019 - Cumartesi 12:18 Bu yazı 1885 kez okundu
 
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

<<<Ellerini aniden cebine attı adam, bir " yaşamak" çıkardı cüzdanından, bodur bozdur harca dedi arkadaşına. Döndü, gitti. Yaşadıklarını ve bu sona nasıl geldiklerini düşündü; "arkadaşlarım...arkadaşlarım..." diye sayıklarcasına tekrarladı durdu...

Geçtiği her sokak, gördüğü her şey; arkadaşları...arkadaşları...Bir duvar dibi aradı, sırtını dayayıp ağlamak için. Bıraktı göz yaşlarını sel oldu, aktı. Gitti her damlayla; arkadaşları... arkadaşları...

"Her gidiş birbirine benzer" diyordu şair.

Yanılıyordu, arkadaşlıktı giden! Beraber yürüdükleri yolu gerisin geri yalnız yürüyordu şimdi. Yazdı, soğuktu. Bahardı, kar yağıyordu. Kıştı, güneş yakıyordu. Tersine dönmüştü dünya, tersine dönmüştü hayat. Tersi dönmüştü adamın, ellerini suçladı yanlış elleri tuttu diye. Elleri saçlarını yoldu cevaben.

Bir volkanın ağzındaymış gibi hissediyordu artık. Sabahladı o duvar dibinde. Ne ayakları yürümek istiyordu bir yerlere, ne gözleri görmek istiyordu birilerini. Kapadı gözlerini oturduğu yerde.>>>

Başı ve sonu olmayan bir öykü bu. Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğa dair. Birçok güzel kavram gibi dostluk, arkadaşlık kavramları da sözlüklere sıkışıp kalmış. "Can dostum", "Kardeş Gibiydiler"...Birer sinema filmi ismi. Ütopya gibi görünüyor buradan.

İnsanlık bu hale yeni gelmiş değil. Eskilerin yazdığı eskimez eserleri okurken fark ettiğim önemli bir şey; tarihin her safhasının tekerrürden ibaret olduğu. Bakıyorum, insanlık hep aynı sınavlardan, aynı merhalelerden geçmiş tekrar tekrar. Tekrar tekrar sınanmışız. Ve hala aynı sınıftayız.

Bu hususta sınıf geçmek zor herhalde. Gerçi insanlık, bu son yüzyılda özellikle "insan olmanın temelleri" hususunda sınıfta kalmıştır.

İncinmeden veya incitmeden günü bitirdiğimiz yok artık. Her sabah aslen aynı kapıya çıkan, şeklen farklı görünen bin türlü sorunlarla açıyoruz dünyaya gözümüzü. Haber diye her gün felaket senaryoları ve sahneleri seyrediyoruz, umudumuzu tüketen. Kolumuzu kanadımızı kıran, hayallerimizi baltalayan. Her kelime umutlarımıza yapılmış bir linç girişimi gibi adeta.

İnsanın kollarını açarak: "Fe eyne tezhebun?" (Nereye bu gidiş?) diyesi geliyor. Şiirin kalbine inmiş şairimiz Necip Fazıl ne güzel ifade etmiştir bu duyguyu:

Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!

Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak:

Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden,

Çatırtılar geliyor karanlık kubbemizden,

Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;

Alevler içinde ev, üst katında ziyafet!

Durum diye bir lâf var, buyrunuz size durum;

Bu toprak çirkef oldu, bu gökyüzü bodurum!

Peki bu durumun mesulleri kim ve kimlerdir? Hiç kimse bakınıp durmasın etrafına; kötülerin cüretkarlığını taşımıyorsa iyiler, en az kötüler kadar suçludurlar. Parmağınızla başkalarını işaret etmeden önce düşünün "ben ne yaptım, ya da yapmadım?" diye. Tutun kaldırın elinden insanlığın, önce içinizdekinden başlayarak. Her ateş bir kıvılcımla başlar önce. Kıvılcım küçüktür, aciz görünür ama o olmazsa ateş olmaz. Kim? diye sorulduğunda sağınıza solunuza bakmayı bırakın. "BEN" deyin ve bilin ki siz olmazsanız olmaz...

"İnsanlığın Elinden Tutmak" bu yüzyılın projesi olsun. Sırtımızı duvarlara değil dostlarımıza dayayalım güvenle. Haber adı altında insanlığın kokuşmasını seyretmeyelim artık. Nokta kadar menfaatlerimiz için virgül gibi bükülmesin başımız, belimiz. Gelin insanlığın elinden tutmak için el ele verelim. Ben buradayım ya siz?

 
Etiketler: Kaygan,, ıslak, ve, kaypak, bir, dostluğun, düşündürdükleri,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Eylül 2020
Hayallerini bir sapan taşına yüklemiş çocuklar için
3137 Okunma.
28 Ağustos 2020
Avare Yazılar
6135 Okunma.
19 Temmuz 2020
Çocuk nedir?
7264 Okunma.
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
5077 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
4209 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
2079 Okunma.
24 Mart 2020
Yaşamak için kaç nedeniniz var
1714 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
1686 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
1935 Okunma.
21 Kasım 2019
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
1971 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
1663 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
1642 Okunma.
03 Eylül 2019
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
1878 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
1691 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
1996 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
1923 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
1905 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
2193 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
2178 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
2224 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
2453 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
1930 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
1909 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
2152 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
2445 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
2576 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
6036 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
2645 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
2837 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
2340 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
2133 Okunma.
Haber Yazılımı