Yazı Detayı
17 Ekim 2017 - Salı 20:10 Bu yazı 932 kez okundu
 
Mor Beyin ve Furkan Sarıkaya
Abdurrahman Şahin
arsbilgi@gmail.com
 
 
Sürpriz bir şekilde 10 mart 2017 tarihinde, oğlu Huzeyfe’nin doğumuna 3 gün kala bylock iddiası ile gözaltına alınan ve sonrasında tutuklanarak cezaevine konulan Furkan Sarıkaya’nın yaşadığı süreç; yakınlarını olduğu kadar tanıyan herkesi şaşırttı, bir o kadar yaraladı, bir o kadar da üzdü.

Hiçbir zaman inanmadığım, dahası ihtimal bile vermediğim suçlamanın içeriği ile ilgili her ulaştığımız yeni bilgi bu inancımı daha da bir pekiştirdi.

FETÖ’nün ülkemizi getirip bıraktığı uçurumun kenarını elbette çok önemsiyorum. Bu mücadelenin zorluklarının da bilincindeyim. Ancak Ak Parti ile özdeşleştirdiği kutlu davasının; isme, makama, etikete meraklı olmayan gönüldaşları; feryatlarını duyacak kulaklar, uygulamadaki aşırılıklara dur diyecek diller, gönüller arıyor yana yakıla…

Bir zamanlar kahir ekseriyetin yakın olduğu kadar yakın, yine kahir ekseriyetin uzak olduğu kadar uzak olduğu bir projenin oyununa kurban olarak sunulanların feryatlarına kulak tıkamak; ne inancımızın, ne örfümüzün, ne de insanlığın ölçüleri ile izah edilebilir çünkü. Bu iç depremlerin hesabı ne içimizde, vicdanlarınızda verilebilir; ne de ötelerde, hesap gününde verilebilir. Yangın yerine dönmüş evlere, gönüllere dikkat kesilecek; hızlı ve etkin şekilde çözüm üretecek birimlere ihtiyacı var azımsanamayacak bir kitlenin.

Aileme süt akrabalığı ile bağlı olan ve hep bunun gururunu yaşadığımız oğlumuz Furkan da bu yüreklerden birisi işte. “Çok şükür ki mazlum oldum, zulmeden değil…” diye başladığı twitter hesabı tam da onu ifade ediyor aslında. Onu bu karanlık günlerde aydınlığa taşıyan ise “kardeşleri tarafından kuyulara atılan, sonrasında köle pazarlarında satılan Yusuf’un örnekliğinden haberdar olması; her şeye rağmen kendisini kuyuya atan kardeşlerine kucak açmayı öğreten ilahi mesajla içiçe yaşaması.”

Yazıma ödünç aldığım başlığın sahibi ise Karar Gazetesi yazarı Hakan Albayrak. Albayrak geçtiğimiz günlerde yazdığı yazısını “Mor Beyin ve Gültekin Sincar” başlığı ile yazmış.

Daha önce Antalya’daki bazı sivil toplum örgütleri ile birlikte yapılan basın açıklamasına katıldığımız Gültekin Sincar ile aynı kaderi paylaşıyor Furkan da. O yüzden Hakan Albayrak’ın yazısını da okurlarla paylaşmak istedim. Şunları yazmış Albayrak:

İnternetteki bazı sitelerde ByLock tuzaklarının kurulduğu, o sitelerde gezinen pek çok kişinin hiç farkında olmadan ByLock için tahsis edilmiş olan IP’lere yönlendirildiği ve ByLock kullanıcısı gibi göründüğü, ByLock sisteminin -kargaşaya yol açıp meseleyi içinden çıkılmaz hale getirmek maksadıyla- bu şekilde kurgulandığı iddia ediliyor. Adlî bilişim uzmanı Koray Peksayar’ın bu konuda 52 sayfalık bir raporu var.

Avukat Ali Aktaş diyor ki: “Tümüyle 2014 yılında faaliyet göstermiş morbeyin.com adres ve uygulamaları içerisinden bylock.net adresine bağlantı verildiği, lakin bu bağlantıların kullanıcıların bylock uygulamasını telefonlarına indirmemiş olması nedeniyle görünür bir tasarım veya web sitesine gitmediği tespit edilmiş bulunmaktadır. Uygulamaların kullanıcıları çoğunluğu 1x1 piksel ebadında olması muhtemel reklamlara –gözle görmedikleri için- uygulama ekranlarında gezinirken farkına bile varmadan tıkladıkları zaman ByLock’a tahsis edilen IP’lere yönlendirme yapmaktadırlar. Böylelikle kişi hakkında BTK verilerinde 3, 6, 20 vb küçük sayılarda ve farklı günlerde ByLock IP’sine bağlantı tespit edilmektedir.

“Balyoz davalarında da uzman adli bilirkişi olarak görev yapmış olan Koray Peksayar’ın raporunda, şikayet ettiğimiz ve devletimizin teknik birimlerince araştırılmasını istediğimiz konu şu şekilde izah edilmektedir:

‘Mor Beyin’ adlı uygulama geliştirici ekibin, Google Reklamları ve Google Analytics hizmetlerine bağlantı için sayfa koduyla birlikte kendi belirlediği diğer HTML kodunu, kullanıcının farkındalığı dışında uygulamanın reklam alanı içerisinde gömecek şekilde bir tasarımda bulunduğu ve bu tasarımı yayınladığı uygulamalarda genel olarak kullandığı açık olarak anlaşılmaktadır.

“ByLock gözaltı ve tutuklamaları içerisinde özellikle; 1. Tek delili ByLock olan, 2. ByLock içeriği dosyalara gelmeyen veya ‘içerik yoktur’ denilen, 3. BTK verilerine göre 3, 6, 19 ve buna yakın düşük rakamlarda IP tespiti gelen şüpheliler/sanıklar var. Bunların bazıları (Av. Mustafa Yaman, Gültekin Sincar gibi mesela) ömrü boyunca Gülen ve cemaatine karşı tepkisel durmuş, çizgisi belli insanlar. İçlerinde bu şekilde kendisinden emin olduğumuz insanlar olduğu gibi, çeşitli sosyal çevrelerden olmak üzere aynı durumda çok sayıda insan bu durumdan şikâyetçi durumda.

“Ortak niteliklerini sıraladığımız kişilerin yoğunlukla anılan bu programlardan şikayetçi oldukları hatta Bylock tespit tarihlerinde bu programları indirdikleri ve kullandıkları anlaşılmaktadır. Uygulama içindeki ByLock IP’sine yönlendirme sağlayan noktaya tıklamanız halinde yazılımsal olarak wifi dışında mobil hattan internet kullanıldığında sadece mobil hat üzerinden yönlendirme IP’sine gitme imkanı tanıyan kod üretmenin mümkün ve kolay olduğu da ifade edilmektedir.

Yukarıda ismi geçti: Gültekin Sincar (Öğretmen), 24 Eylül-2 Ekim 2014 tarihleri arasında altı kere ByLock’a girmiş gözüktüğü gerekçesiyle geçen mayıs ayında tutuklandı. Aleyhinde başka hiçbir suçlama yok. Somut suç isnadı olmadığı gibi, Bank Asya’da hesap, Zaman gazetesi aboneliği, Aktif-Sen üyeliği, çocuklarını F.Gülen’e bağlı okullarda okutmak gibi ‘şüpheyi destekleyici’ bir şey de geçmiyor hakkındaki iddianamede. Geçemez, çünkü Sincar’ın müktesebatında yok böyle şeyler.

Peki, ByLock’a girmiş de ne yapmış Sincar? Hiçbir şey yapmış olamaz, çünkü her seferinde sadece 1 saniye kalmış orada. Belli ki, “Mor Beyin”in tuzağına düşenlerden. Nitekim Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (BTK) tarafından mahkemeye sunulan raporda “Kullandığı hatta ByLock içeriği tespit edilememiştir” deniliyor. Buna rağmen Sincar’ın tutukluluğu devam ediyor.

Kim bu Gültekin Sincar? 17/25 Aralık sürecinden önce de sonra da FETÖ’nün İslam’a uygun bir yapı olmadığını düşünen ve bu yapının devlet tarafından kabul gördüğü dönemde dahi onunla yolları asla kesişmeyen bir adam… FETÖ’nün nefret ettiği Özgür-Der’in Antalya temsilciliğini yapmış, vaktiyle Zaman gazetesi tarafından hedef gösterilmiş bir adam… İlim Yayma Cemiyeti, Diyanet-Sen ve İHH Antalya şubelerinin kefil olduğu bir adam… İşte bu adamı FETÖ’cü diye beş aydır zindanda tutuyorlar, evet. Yazık günah değil mi?

Avukat Ali Aktaş (Sincar’ın da avukatı), aleyhlerinde başka hiçbir delil olmayıp, sırf yukarıda anlatılan türden gayri ihtiyarî ByLock bağlantıları yüzünden tutuklu bulunanların sayısını 8 ilâ 10 bin arasında tahmin ediyor. Korkunç. Bu meseleyi çözümsüz bırakmak, FETÖ soruşturmalarına gölge düşürmek isteyen FETÖ’nün ekmeğine yağ sürmektir.

Aktaş’ın dikkat çektiği bir konu daha var: “FETÖ yapısının, özellikle 2014 yazından itibaren kendi tabanlarına ByLock yüklettiğini biliyoruz. Bu konuda öylesine bir genişleme sağlamışlardır ki sohbetlere gelen insanlara bile bu uygulamayı yükletmişlerdir. İçeriklerden, bu insanların rüyalar, hurafeler, cemaat kutsamaları ile meşgul edildiğini ve böylece ByLock’un ‘Cemaat Tabanını Uyutma Aparatı’ olarak kullanıldığını tespit edebiliyoruz.

Yaygınlaştırmanın, yapının asıl işlevsel bölümlerini gizleme ve hedef saptırma amacı taşıyıp taşımadığının anlaşılması çok daha büyük ölçekli bir çalışma ile mümkün olabilecektir.”

Albayrak’ın da dile getirdiği gibi “O çalışma da muhakkak yapılmalı”. Ama gecikmeden. Evlerdeki ve gönülerdeki yangınlara tez elden can suyu taşınmalı!

Hepimize hayır dolu günler diliyorum…

 
Etiketler: Mor, Beyin, ve, Furkan, Sarıkaya,
Yorumlar
Haber Yazılımı