Yazı Detayı
09 Kasım 2018 - Cuma 09:37 Bu yazı 1979 kez okundu
 
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

Yıllar önce seyrettiğim bir film ismi dönüp duruyor kafamın içinde: İNSANLARI SEVECEKSİN! Başrollerde Cüneyt arkın ve Sevda karaca. Yıl 1979.İnsanları Seveceksin- 400e yakın Cüneyt Arkın filmlerinden biri. İnsanları Seveceksin Cüneyt Arkın'ın hem Türkiye hem de İtalya’da çekilmiş bölümler içeren, fikirleri ve önemli aksiyon sahneleri ile 1975 – 1982 arası toplumsal mesajlar ağırlıklı dönemin aksiyonla harmanlanmış en ilginç eserlerinden birisidir. Hayatın en kötü yanlarıyla yüzleşmek zorunda kalan, büyük olmanın verdiği yalnızlık ve sorumlulukla başkaları için yaşamak zorunda kalmış Halil’in hikayesidir.

Filmden bahsederken aslında kafamın içinde dönüp duranın şu cümle olduğunu fark ettim: "İNSANLARI SEVECEKSİN!". Ne yapsak bu cümleyi, afiş yapıp duvarlara mı assak. Bilbordları bu cümleyle mi donatsak.  "Türküm doğruyum ..." andının başına ek mi yapsak... Ya da bir kanun çıkartsak ta her eve her iş yerine asılmasını mecburi mi kılsak. Şöyle bir düşününce aklıma gelen gelmeyen her sorunun temelinde “sevgi” olduğunu görüyorum. Bu kavrama yüklediğimiz anlam, “sevgi” kelimesine uladığımız eklerden veya birlikte kullandığımız kelimelerden gayet net anlaşılmaktadır.

Şuna dikkat edin lütfen; bizler bir şeyi ya sevdiğimiz için yapıyoruz ya da sevmediğimiz için yapmıyoruz, doğrumu dur? Doğrudur! Sevdiğimiz için alıyor, ya da almıyoruz, sevdiğimiz için yiyor, ya da yemiyoruz, sevdiğimiz için ölüyor, ya da öldürüyoruz... Bu ve benzeri ve hatta çok daha uçlarda, birçok örnek bulabilirim. Eminim sizler de bulursunuz. Sevmediyseniz bu yazıyı da okumayacaksınız demektir.

O zaman ne yapacağız? Şu yanlışlıklarla dolu döngüyü, bir yerden kıracağız. Kırmak acıtsa da. Canımızı yaksa da. Bizi tepetaklak etse de. Şöyle düşünün, aslında, aslımıza dönmek için yapacağız bu ağır müdahaleyi... Doğduğumuzda, bize bir armağan olarak verilmiş o güzel yüreklerimize tekrar kavuşmak için. Fıtratımız sevgiye odaklıdır bizim. Onun yerine koyduğumuz her şey iğreti durur bu sebeple.

Sevmek deyince, herkesin söyleyecek bir sözü vardır mutlaka. Benim de var ve bu yüzden yazıyorum zaten. Sadece bu yazıyı değil, şimdiye kadar yazdıklarımı da aynı sebeple yazdım ve bundan sonra yazacaklarımı da yine aynı sebeple yazacağım. Sevmek, sevebilmek, her türlü hesaptan, kitaptan, pazarlıktan arınmış olmalıdır. Sevmenin sahiplenmek demek olmadığını bilerek sevmeli insan. Sevmenin sevdiğimiz kişinin hayallerini gerçekleştiğini görmek demek olduğunu bilerek sevmeliyiz. Sevmenin yapış yapış olmamak, sevgi adı altında, sevdiklerimizin ayaklarına altın zincirler vurmamak olduğunu bilerek sevmeliyiz. Arka arkaya değil, yan yana bir yürüyüş olduğunu unutmadan sevmeliyiz. Birbirinin üzerine basarak değil, el ele yükselmek demek olduğunu bilerek sevmeliyiz.

İnanıyorum ki yapılan her türlü iyi işin ardında yatan duygu “SEVGİ” dir. İnanıyorum ki, yapılan her türlü kötü işin ardında yatan da “SEVGİ” dir. Ama bir farkla; ikinci durumda bir “siz” eki alıyor o kelime. Ve bu her şeyi değiştiriyor. Görüyorsunuz değil mi, “siz” nelere kadirsiniz.

 
Etiketler: ‘Siz’, nelere, kadirsiniz!,
Yorumlar
Haber Yazılımı istanbul escort escort bayan