Yazı Detayı
23 Eylül 2017 - Cumartesi 10:09 Bu yazı 118 kez okundu
 
Ustalık farklıdır!
Hidayet Oktay
 
 

Ata sözlerinin, deyimlerin her birinin farklı söylemleri vardır. Bir ulusun kültürel varlıklarını değerlendirirken ata sözleri ile deyimlerin çokluğu o ulusun kültürel varsıllığının göstergesidir.  Bu pencereden bakınca ulusumuz gerçek bir varsıllık üzerinde oturmaktadır ama bu varsıllığın çoğumuz farkında değilizdir. Kültürel varsıllıklardan birisi de usta çırak ilişkileridir. Zanaatta usta çıkar ilişkisi her zaman var olagelmiştir. Ne zaman ki zanaatın yerini teknoloji aldı. Ustalık bir köşeye bırakıldı. Usta olmayınca çırakta, kalfada yetişmez oldu. 
Ama eskiden öylemiydi ya? Her işin bir ustası vardı. Ustaların sözünün üstüne söz söylenmez onların yaptıklarının üstüne iş yapılmazdı. Ustalıkta öyle kolay elde edilen bir unvan değildi hani. Bilmem hangi ustanın yanında ne kadar çalışacaksın da sonra ondan işin püf noktalarını öğreneceksin arkasından da kendi tekniklerini geliştireceksin ki halk sana ustalık unvanını versin. 
Halk sana ustalık unvanının verdikten sonra bu unvanı senin sırtından kimseler alamaz. Mezara bile ustalık unvanı ile gidersin. Tabiî ki yaptığın işin hakkını vererek elde edilir ustalık unvanı. 
“Gemilerin buharla çalıştığı günlerde bir geminin buhar kazanı arızalandı. Tamiri için usta çağrıldı. Usta mühendislerin şikayetlerini dinledi. Sonra çekiçle borulara birkaç kez vurdu. Sesleri bir kez de kendisi dinledi. Başka bir çekiçle kazanın bir yerine kuvvetlice bir kez vurdu. Bunun üzerine bütün sistem çalışmaya başladı. Usta sonraki günlerde geminin sahibine bin dolarlık bir fatura gönderdi. Gemi sahibi fatura karşısında şaşkına döndü. On beş dakikalık bir iş için bu fiyatın çok yüksek olduğunu söyledi. Bunun üzerine kazan ustası daha ayrıntılı bir fatura daha gönderdi. Bu faturada on dakikalık işçilik 0,50 dolar, çekici nereye hangi kuvvetle vurulacağını bilmek ve uygulamak 999.50  dolar. Toplam 1.000 dolar”(*)
İnsan bir konuda ehilleşirse o konuda ustalaşır. Berber nasılda makası şık şık keserek saçlarımızı şekle sokarsa kundura tamircisi de ağzındaki çivileri hiç zaman geçirmeden yerine kaşla göz arası çakıp işini yapar. İşte bütün bunlar zanaatta ustalığın göstergeleridir. Bu ustaların dökmüş olduğu alın terinin ederini de ancak kendileri bilir. Yani tarlada çalışan vasıfsız işçi ile ustanın alın terinin bedeli aynı olmaz olmamalı. Böyle olduğu için ustalık unvanını almıştır o insanlar. Keşke etrafımızda çok fazla ustalar olsa da onlara unvanları ili seslenebilsek. Her geçen gün ustaların yerini beyler almakta. Aradaki farkı varın siz çözün.
(*) Bütün dünya Şubat 2013 sayfa 79

 
Etiketler: Ustalık, farklıdır!,
Yorumlar
Haber Yazılımı