Yazı Detayı
24 Mart 2020 - Salı 19:50 Bu yazı 1710 kez okundu
 
Yaşamak için kaç nedeniniz var
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

Yürüyorum...Sabah saatleri...Ama burası İstanbul...İstanbul uyumuyor hiç. Yine kalabalık, yine telaş. Ben yürüyorum, ama herkes koşuyor. Belli ki aceleleri var. Belli ki yetişecekleri yerler var. Benim yok mu? Var tabii. Ama ben inadına yürüyorum. Adımlarımı sayıyorum hatta. Bir çocuk gülüşü duyuyorum, dinliyorum. Bir güzel rayiha sarıyor her yeri, koklamak ve solumak için duruyorum.

Her yer asfalt. Her yer kaldırım...Trafik yoğun. Kaldırma çıkıyorum sekerek. Kaldırımlar özenli, eh yer yer savsaklılar göze çarpsa da genel olarak özenli. Bir yüz metre kadar sonra, çözülen ayakkabı bağımı tekrar yapmak için duruyorum ve eğiliyorum. Toprağın gökyüzüyle temasının olmadığı bir yerde gördüğüm bu güzellik, beni şaşkına çeviriyor. Yanlış anlamayın güzellik çiçeğin kendisiyle ilgili değil, zerre kadar toprağı göremediğimiz şu yerde, her şeye başkaldırırcasına, inadına hayata tutunmasıyla ilgili.
Bu bir başkaldırış mı, hayata tutunma çabası mı, ben de varım demenin bir yolu mu, azmin ve umudun tezahürü mü? Ne derseniz deyin, bu, hepsinden önce bir gerçek. Hayallerimizin bile ipotek altına alındığı şu zamanda görebileceğiniz, en gerçek bir gerçek. Bir çoğumuzun gerçeklik algısından daha da gerçek.
O çiçek, bir misal, bir örnek aslında: Hayatta başına ne gelirse gelsin, hangi zor şartlarla karşılaşırsan karşılaş, sonuç, senin ne yaptığınla ilgilidir! Kımıldamalısın, hareket etmelisin. Bir Kızılderili atasözü vardır: Yerinde sayanlar, yürüyenlerden daha fazla ses çıkarır diye. Çevrenizde sesi çok çıkanlara bakın bir kere. Gerçekten de öyledir. Sesi en çok çıkanlar; bulunduğu yer, zaman ve durumdan şikayetçi olup, değiştirmek için çabalamaktansa, sadece söylenen ve içinde bulunduğu durumdan daima başkalarını sorumlu tutan insanlardır.
Yaşamak için sebebi olanlar ise, her zaman bir yolunu bulurlar. Asla açılamaz kapı, aşılmaz duvar, yenilmez düşman yoktur onlar için. Hatta engeller ateşler bu yürekleri. Gayretlerinin beslendiği pınardır. Ve hatta ihtiyaçtır.
İnsan olarak yaratılmanın verdiği ayrıcalığı bilmek ve ona göre yaşamak, bize verilen bu özellik için yapabileceğimiz en anlamlı şükür şeklidir. Ayrıcalığımızı kullanmayı öğrenmediğimiz sürece, yaratılmışların en sefili olmamız işten bile değildir. Kolayca pes etmek belki bizi birçok zahmetten kurtarır. Ama asla mutlu etmez. "Mutlu olmak" kavramı ise, yaşamanın en nihai hedefidir. Sakın "mutlu olmak" kavramını "zevk almak" kavramıyla karıştırmayın. Zevk almak, birçok durumda bayağıdır. Zevk aldığın durumun nihayetinde htiğin bir iç huzur yoksa, bu yanlıştır.
Hazzı inkâr edecek değilim. Haz almadan bir şeyler yapmanın ne kadar yorucu ve sıkıntı verici olduğunu da biliyorum. Ama burada nihai noktaya koyduğunuz hedeftir mühim olan. Sizin nihayetinizde ne var? Mutlu olmak mı, haz almak mı? Mesele budur.
Hayatta ne istediğini bilen biri, bu durum değerlendirmesini gayet kolay yapacaktır. Ve bu değerlendirmenin sonucunda da belirlediği rotayı takip edecektir. Karşısına çıkan hiçbir engel de bu rotayı saptıramayacaktır. Yaşamak ne basit bir olaydır ne de basit bir eylemdir. Zor da değildir; sadece meşakkatleri olan bir yolculuktur. Nereye gittiğini bilen biri için yolun sonunda ki nihai nokta, başlangıcın ateşlenmesini temin eden noktadır. Velhasılı, sonunuz yoksa, başlangıcınız hiç olmaz. Eğer sonunuz yoksa, sadece rüzgâr önünde ki bir yaprak gibi savrulmaktan başka bir şey değildir yaşamak sizin için. Savrulmak mı tercihiniz, siz bilirsiniz.
Ya da yaşamak için sizin kaç nedeniniz var?

 
Etiketler: Yaşamak, için, kaç, nedeniniz, var,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Eylül 2020
Hayallerini bir sapan taşına yüklemiş çocuklar için
3012 Okunma.
28 Ağustos 2020
Avare Yazılar
6131 Okunma.
19 Temmuz 2020
Çocuk nedir?
7260 Okunma.
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
5071 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
4205 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
2074 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
1682 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
1931 Okunma.
21 Kasım 2019
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
1966 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
1659 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
1638 Okunma.
03 Eylül 2019
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
1874 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
1684 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
1991 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
1919 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
1899 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
2188 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
2174 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
2220 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
2449 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
1925 Okunma.
02 Şubat 2019
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
1880 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
1903 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
2148 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
2441 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
2572 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
6031 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
2639 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
2833 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
2335 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
2129 Okunma.
Haber Yazılımı