Yazı Detayı
03 Eylül 2019 - Salı 10:58 Bu yazı 1879 kez okundu
 
Yürümek; nasıl, nerede, nereye, kiminle
Sevinç Şahin
svnc.shn@gmail.com
 
 

Uzun bir yürüyüş bizimkisi; Kalu Bela'dan başlayan. Hayat akıp giderken biz önce nasıl yürüyeceğimizi öğrenir, sonra hiç durmadan yürürüz. Yürümeyi öğrendiğimiz o ilk günlerde ilk adımlarımızı coşkuyla karşılayan, attığımız her adımı alkışlayan bir ebeveyn bizimledir. Biz bu alkışı hayat yürüyüşümüzün her adımında tekrar tekrar duymak isteriz. Şayet bizi çoşkuyla alkışlayacak birileri kalmamışsa etrafımızda, değişir yürüyüşümüz, sendeler tökezleriz.

Yürümek; önce bir ayağını kaldırıp ileriye uzatmak sonra diğerini onun önüne geçirmekten ibaret değildir. Fiziksel bir hareket olarak bizi ifade eden, duygu ve düşüncelerimize ve hatta karakterimize göre şekillenen, farklı şekillere girerek farklı mesajlar veren bir eylemdir. Evet öncelikle ve özellikle "yürümek" bir eylemdir.

Mutlu olduğumuzda ayaklarımız yerden kesilmiş gibi yürürüz, öfkeliyken sert sert basarız yere. Kırılmış dökülmüşsek, ağır aksak bir yürüyüş olur bu. Bir hedefimiz varsa koşar adım yürürüz, bir sevenimiz bekliyorsa sever adımlarla devam eder yürüyüşümüz. Birilerine ne kadar çetin olduğumuzu göstermek istiyorsak önce yürüyüşümüzü değiştiririz; şöyle "küçük dağları ben yarattım, var mı bana yan bakan" havası eser yürüyüşümüzde..

Tüm bunların yanında yürüyüş şeklimiz kadar, nerede yürüdüğümüz ve nereye yürüdüğümüz de çok önemlidir, bir de kimlerle yürüdüğümüz. "Hayat yolu" diyoruz ya, hayatın bin bir çeşit yolu olduğunu da göz ardı etmemek lazım. Sebepler ne olursa olsun, her zaman insanlık sonuçlarla ilgilenmiştir. Bu yola giriş sebebiniz sadece sizi ilgilendirir, hangi yolu tercih etmişseniz bitmiştir; siz artık seçtiğiniz yoldasınızdır. Seçtiğiniz yolla birlikte başka yollardan uzaklaştığınızın bilincinde olmalısınız. Nerede yürüdüğümüz, nereye yürüyeceğimize dair bir ilk adım adımdır. Bazen "nereye" sorusunun cevabı çok güzel, çok olumlu olmasına rağmen öyle bir yola gireriz ki, bu yolun bizi ulaşmak istediğimiz yere götürmeyeceğini anladığımız da çok geç olmuş olur.

Alemlerin Rabbi, Tekvir suresi 25. Ayet-i Kerime de şöyle buyuruyor: "Hal böyleyken nereye gidiyorsunuz?" Durum bu iken siz, neyi terk edip neye yöneldiğinizin farkında mısınız diyerek, içinde bulunduğunuz durumu, şu anda bulunduğunuz yeri ve gitmek istediğiniz yeri düşünün demektir bu. Düşünün, attığınız her adımı düşünün! Düşünmeden yaşamaya alışmış bir insanlık için bu oldukça zor olmalı ama Rabbimizin çok sık tekrarladığı emirlerinden biridir düşünmek. Namaz gibi bir emirdir, tefekkür. Namaz ibadetini yaparken de uyacağımız bir emir. Yürürken, bakarken, konuşurken, dururken, dinlerken... Düşünmek, tefekkür etmek insanı insanlığın zirvesine taşıyacak en önemli mekanizmadır. Mekanizma dedim evet, iyi tahlil ederseniz bunun bir mekanizma olduğunu siz de kabul edeceksiniz. Sistemli, kullanma kılavuzu olan performans ve kapasitesi kullanıcıyla direkt alakalı bir mekanizma.

Bu 3N 1k'lı soruların cevaplarını doğru bulanlar, samimiyetle doğruyu isteyenlerden başkası değildir. Samimi miyiz, yoksa herkesten evvel kendimizi mi kandırıyoruz? Samimi isek hiçbir kuvvet bizi yanlış yollarda yürümeye sevk edemez. Bizi Yaratan ve Merhametiyle bizi kuşatan RAB, buna asla müsaade etmez.

DURUN! YOKSA...

Dursun istiyorum bütün saatler...

Zaman dursun...

Su dursun...

Güneş dursun...

Dünya dursun...

Hareket eden

ne varsa yeryüzünde

dursun...

Korkuyorum, hem de çok.

Bu gidiş nereye? 

Ne olacak yarın sabah?

Gözlerimi yine hangi felaket

haberlerine açacağım?

Kulaklarım, ah sağır olası

kulaklarım...

Daha ne feryatlar duyacak...?

Ey insanlar!

'Fe eyne tezhebûn? '

'Nereye bu gidiş? '

Durun Ey insanlar..!

Aslolan bu;

Sizler durun!

Her şey olduğu gibi kalsın.

Yetmedi mi dökülen gözyaşları;

Nuh Tufanına denk?

Yetmedi mi cinayetleriniz?

Kabil'den yadigar?

Daha ne kadar kana bulanacak

Bir zamanlar sütten ak

olan elleriniz...

Durun Ey insanlar!

'Fe eyne tezhebûn? '

Bu gidiş, gidiş değil.

Burası çıkmaz sokak!

Durun!

Hem yürüyüşünüz değişmeli

hem yolunuz...

Durun!

Yoksa

BİR EL

Sizleri durduracak! ! !

 
Etiketler: Yürümek;, nasıl,, nerede,, nereye,, kiminle,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
26 Eylül 2020
Hayallerini bir sapan taşına yüklemiş çocuklar için
3144 Okunma.
28 Ağustos 2020
Avare Yazılar
6135 Okunma.
19 Temmuz 2020
Çocuk nedir?
7264 Okunma.
15 Haziran 2020
Ölçüyü şaşırmamak
5077 Okunma.
06 Mayıs 2020
'O an' çok değerlidir
4209 Okunma.
25 Nisan 2020
Kitap Tanıtımı | 'Yol Arkadaşın'
2080 Okunma.
24 Mart 2020
Yaşamak için kaç nedeniniz var
1714 Okunma.
14 Ocak 2020
Şüpheniz mi var yoksa?
1686 Okunma.
06 Aralık 2019
Aldanmadık, Aldatıldık
1935 Okunma.
21 Kasım 2019
ÇOCUKLARDAN ÖNCE KENDİMİZ...
1971 Okunma.
17 Ekim 2019
Şimdi değilse ne zaman?????
1663 Okunma.
27 Eylül 2019
Zaman geçerken...
1642 Okunma.
06 Ağustos 2019
Konuşmak mı, söylenmek mi
1691 Okunma.
17 Temmuz 2019
Kadın ve Erkek Üzerine…
1997 Okunma.
12 Haziran 2019
Bayram geldi geçti…
1924 Okunma.
30 Mayıs 2019
Avare yazılar
1905 Okunma.
23 Nisan 2019
Ben bir deliyim
2194 Okunma.
22 Mart 2019
Avare Yazılar
2179 Okunma.
20 Şubat 2019
Avare yazılar
2224 Okunma.
02 Şubat 2019
Baharla gelen merhamet
2454 Okunma.
02 Şubat 2019
Avare yazılar
1931 Okunma.
02 Şubat 2019
Kaygan, ıslak ve kaypak bir dostluğun düşündürdükleri
1885 Okunma.
02 Şubat 2019
Hesaplaş-ama-ma....
1910 Okunma.
07 Aralık 2018
Yazmak Üzerine
2152 Okunma.
27 Kasım 2018
Çocuk denince, durup düşünmek lazım...
2446 Okunma.
14 Kasım 2018
Ben bu oyundan çekiliyorum
2577 Okunma.
09 Kasım 2018
‘Siz’ nelere kadirsiniz!
6036 Okunma.
01 Kasım 2018
Enneagramın 9 kişilik tipi
2646 Okunma.
25 Ekim 2018
Enneagram kişilik testi
2838 Okunma.
18 Ekim 2018
Ennaegram
2341 Okunma.
09 Ekim 2018
Başkalarının size söylediklerinden memnuniyet duymuyorsanız kendinizin kendinize ne söylediğine kulak verin
2134 Okunma.
Haber Yazılımı