
Devrim Çetin Manavgat'ta tanıdığım ilk kültür sanat insanı. Uzun yıllar önce başladığı kitap satıcılığını geliştirerek günümüzün nezih mekânına sahip olan sıra dışı girişimcisi. Devrim Çetin'in her adim kitapların arasında gördüğümden kendimi sanki bir film setinde gibi hissetmekteyim. Devrim'de filmin yardımcı oyuncusu olarak kitapların arasından sürekli görünmektedir. Beklide kendimi Devrim'e yakın hissetmemin gerekçesi ikimizinde aynı iş kolunda hizmet etmemiz. Öyle ya da böyle birçok ilde olmayan kitap kafeyi hayata geçirerek ilçemizin büyük bir kültürel açığını kapatmaktadır. İzcindeki kitap sevgisi kültür sanat anlayışı olmaza ilçemizin en güzel noktasında olan kitap evi çoktan insanların midesine hitap eden bir işyerine dönerdi. Beyni dolu olmayanların midesinin her zaman aç kalacağını beyan eden Devrim Çetin ilçemiz insanlarının beynini doyurmaya doldurmaya devam ediyor. Kocaman yüreğinle kültür sanat alanında vermiş olduğun hizmetler için sonsuz teşekkürler sevgili kardeşim.
H.O: Devrim ÇETİN kimdir? (3- 4 Cümle ile) Milyonlarca noktacıktan şanslı bir birey olarak şanssız bir coğrafyada dünyaya geldim. Şans ile şanssızlığın kavgasından şansıma hep şanssızlık umutsuzluk çıktı. Çocukluğumdan usumda kalan iki obje çapının sapı ile oğlağın sesi. Anladım ki köyde kalırsam ya çiftçi olacağım ya çoban. Üzerime çöken şanssızlığımı kırıp kente geldim. İnsanların yaşaması için öncelikle karnının doyması gerekir mantığından aşçı çırağı olarak işe başladım. Kısa süre çalışmamada şunu gördüm ki karnın doyması önemli değil önemli olan insan beyninin doyması bende insanların beynini doyurmak için aşçılıktan vaz geçip insanların duygu düşüncelerine hitap eden kültür sanat alanda çalışmaya başladım. Uzun yıllardır kitapçılık yapmaktayım. Son yıllarda kitapçıyı finanse etmek için yeniden insanların karnını doyurmak için kafe işletmekteyim. Beyni aç insanı karnı tok insanlar finanse ediyor. Vahşi kapitalizmin çarklarında kıvranıp duruyorum. Gençlere şiir, orta yaşlılara siyaset yaşlılara roman çocuklara da boyama kitapları satarak çoğu zaman hediye ederek insanların beynini doyurmaya devam ediyorum. Şansla dünyaya geldim şanssızlığımla yoğrulup duruyorum. Şuna inanıyorum güzel günleri elbet bir gün göreceğiz.
H.O: Devrim ÇETİN için Manavgat ne anlatmaktadır? Dünya kenti. Ülkemizin sulak bölgesi, birçok kültürü bünyesinde barındıran uygarlıkların yoğrulduğu güzel coğrafya. Çocukluğum, doğal olarak anavatanım. İlk gençliğim dolayısıyla haşarı yıllarım. Ve bugün varlık nedenim güzel geleceğimin anılarını biriktirdiğim kent.
H.O: Devrim ÇETİN için kültür/sanat nedir? Kültür / sanat alanında iş yapmanın artıları ya da eksileri nelerdir? Dünyadaki en fazla tanımı olan terimdir kültür. İnsanoğlunun elinden çıkmış olan her siyin doğadaki karşılık bulmasıdır. Sanat ise bu varsıl kültürel değerler içinde insanın yarattığı güzelliklerdir. Her göze göre farklı biçimlenen bakış açısı insanın yaşamasının yaşarken huzur bulmasının gerekçesi. Kültür ve sanat bir bedendeki iki kanat. Bu bedenin havalanabilmesi için bir birisine ihtiyacı olan iki değer. İnsanların yaşamındaki güzelliklerin farkına varabilmesi için içlerinde yaşattıkları iki olgu. Kültür sanat alanında iş yapmanın artıları çok fazla ama bir eksi bütün artıları alıp gidebilmektedir. Artıları; dostluk, sıcak ilişkiler, güler yüzlü insanlar, hiç eksilmeyen umut güzellik adına ne aklınıza gelirse o. eksileri; yaşamak için gerekli olan para. Ev kirası, dükkân kirası, yemek parası geçim derdi. Kültür sanat alanında iş yapmanın en zor aşaması para kazanmaktır. Bunun için kültür sanat alanında iş yapanların çoğu bu sektörden çekilmektedirler. Bende çok zorlukları aşarak bu günlere gelebildim. Kültür sanat alanın ayakta tutabilmek için vahşi kapitalizmin iş kollarından birini yapmak zorunda kılıyorum. Ama ne olursa olsun çetin kitabevini ayakta tutacağım. Çünkü bu banim kentimize mirasım olarak kalacak.
H.O: Devrim ÇETİN siz ilçemizde kültür kitapları satarak adınızı ve markanızı (ÇETİN KİTABEVİ) duyurdunuz. Niçin sadece kültür kitapları da kırtasiye değil? Bu soruya yanıt vermek için öncelikle insanın kitap okuması gerekir. Kitap okumanın zevkine varmayanlara bu sorunun karşılığını anlatamam. Kültür kitapları satıyorum çünkü insanları seviyorum. İnsanların aydınlanmasını istiyorum çocukların gençlerin bu evrende ikinci üçüncü hatta beşinci boyutu yakalamalarını istiyorum. Benim vatandaşlarımın da soran sorgulayan bireyler olmasını istiyorum. Soru sorabilmek için insanların bir şeylere bilmesi gerek. Bilmeden soru sorulmaz. İşte bütün bunlardan dolayı kültür kitapları satıyorum. Tarihe mal olmuş edebiyatçılarımızı insanlarımızın tanımasını istiyorum. İlçemizin edebiyat sanat kenti olmasını istetildiğim için kültür kitapları satmaktayım. Ben kültür kitapları satmaya devam edeceğim. Kırtasiye ürünlerini satanlar zaten yeterince var. O pastaya girmedim girmeyeceğim. Edebiyat sevdalıları bana yeter.
H.O: Devrim ÇETİN siz meslek yaşantınızda şiir kitabı satarken mi yoksa roman kitaplarını satarken mi zorlandınız. Bu ayırımda bir denemen oldu mu? Bu bağlamda roman ve şiir okurlarının belirgin bir ruhsal yapısı var mı? Roman ve şiir edebiyatın iki önemli varlık nedeni. Mesleğe ilk başladığım zamanlar gençlerin çoğunluğu şiir kitapları alırlardı. Zamanla bu özellik kayboldu. Sanırım bunda cep telefonlarının yayınlaşması neden oldu. Ama roman bambaşka. Edebiyatı edebiyat yapan değer. Ben hiçbir kitabı satarken zorlanmam. Benim müşterilerim bilinçli olduğu için ne alacağının bilincinde olarak buraya gelir. İstediği varsa alır gider yoksa benim yapacağım bir şey yoktur. Şunu söyleye bilirim gençler ilk gençlik yıllarında karmaşık düşüncelerle mekânıma gelirken zamanla net bilgilerle gelmeye başlarlar hangi kitabı niçin alacaklarının ayırdındadırlar. Son yıllarda şiir kitapları hiç satılmıyor. Nedeninin bende bilmiyorum. İyi ozanlar mı yoksa halkımız şiirden mi soğudu bilmiyorum. Benim sattığım şiir kitaplarının yüzde yetmişini Nazım Hikmet şiirleridir. Diğer yüzde otuzun yüzde yirmi beşi kadarı yerli şairler diğerleri de yabancı şairlerdin kitaplarıdır. Oysa şiir hayatın tadı tuzudur. Şiirsiz bir yaşam uykuda geçen ömür gibidir. Roman okurları olgun, şiir okurları uçarı kimliklerdir.
H.O: Devrim ÇETİN için edebiyat nedir. Edebiyatsız bir dünyada yaşamak ister miydi? Edebiyat insanların yaşama sevincidir. Hayatın tadı tuzu, bin bir rengidir. Karanlık gecelerin sonunda doğan güneştir. Kör zindanlarda umudu bekleyen insanın yama sevincidir. Edebiyat insanların yaşama gerekçesidir. Edebiyatsız bir dünyada kim yaşamak ister ki? Kimsenin istemediğini ben niye isteyeyim ki? Elbette edebiyatsız bir dünyada yaşamak istemem. Edebiyatsız bir dünyada yaşayanlar yaşadıklarını sanan insanlardır. Edebiyat insanlığın yaşama sevincidir.
H.O: Devrim ÇETİN açısından edebiyatın amiral gemisi nedir. (Şiir, roman, tiyatro, deneme gibi) açıklar mısınız? Edebiyattan amiral gemisi çağlar içinde sürekli değişiklik göstermiştir. Antik çağda tiyatroymuş ki her yere on binlerce kişilik tiyatrolar yapmışlar. Sonra tiyatro yerine şiire bırakmış, 18 YY'dan sonra da roman bu bayrağı almış ve bu günlere getirmiş bundan sonra bir başka edebiyat dalı çıkar mı bilmiyorum şu anda edebiyatın amiral gemisi romandır.
H.O: Devrim ÇETİN müşterilerine yardımcı olmak için pazarladığı kitapların ön okumasını yapıyor mu? Ben iş yerimdeki bütün kitaplar hakkında bilgi sahibi olan bir işletmeciyim. Kitapları adından yazarından hatta yayınevinden tanıyan bir kültür sanat elçisiyim. Kitapların ön okumasına gelince mutlaka her kitabın bir yerlerinden bir bölüm okurum. Müşterilerim genellikle bilinçli bireyler olduğu için net bilgilerle bu mekâna gelirler. Yine de bazı okurlarım aradıkları kitapları bulamadıkları zaman benden bilgi alırlarsa onlara istedikleri konuda yardımcı olurum. Yeter ki gelen vatandaşımız ne aradığını net olarak anlatabilsin. Gerisi kolaydır.
H.O: Devrim ÇETİN için mekânınıza gelen yazarların izlenimi nasıldır. Sadece para kazanmak için mi oradalar yoksa yazdıklarının okunmasını istedikleri için mi? Bir gözle mimininiz oldu mu? Ben İlçemizde en fazla yazar ağırlayan İşyeriyim. ülkemizin en taninmiş yazarlarından yerel yazarlara kadar onlarca yazarı ağırladım. Elbette yazarların en büyük derdi kitaplarının okunması satılması. Ama ülkemizde yazın dünyasında tam bir karmaşa hakim. Yazarlarımız almış olduğu telif hakları ile yaşamaya çalışmaktadırlar. Oysa yazarın kitabını yayımlayan yayın evi yazarın kazandığından çok fazlasını kazanmaktadır. Bu bağlamdan bakınca ilçemizdeki yazar arkadaşlara haksızlık etmek istemem ama bir çoğu kitaplarının okunmasından çok satılmasını istemektedirler. Ben Manavgat edebiyatının gelişmesi için çok mücadele etmekteyim. Gönül ister her ay bir yazarımız gelse burada söyleşi ve imza günü yapsa. Ama ülkemizin en tanınmış yazarlarının kitapları satılmazken bu ekonomik koşullarda yerel yazarların kitaplarının satılmasını beklemek fazla iyimserliktir. Öyle ya da böyle her yazarın kitaplarının satılması gibi bir açmazı bulunmaktadır.
H. O: Devrim ÇETİN sizce kitap yazmak mı zor yoksa o kitabı düzeltmek mi? Birde düzeltmenin sonu var mı? Edebiyat dünyası, hızlı yaz yavaş düzenle ilkesine sahiptir siz nasıl yazıyorsunuz? Kitap yazmadığım için zorluğunu bilmiyorum. Şunu söyleyebilirim ki zor ki herkes yapamıyor. Düzeltmeye gelince. Yazın yanlışlarını düzeltmek kolay. Ama konu düzeltmelerini yapmak zordur. Her okuyan farklı anlamlar çıkarıp düzeltme yapmaya kalkabilir. Bu bağlamda düzeltmenin sonunun olmadığına inanmaktayım. Bir kitabın düzeltemesin ancak yazarının yapabileceğini düşünmekteyim.
H.O: Devrim ÇETİN sizi etkileyen Türk ve Dünya yazınındaki önemli kalemler kimlerdir. Neden? Birde Türk edebiyat tarihinde ki en önemli romancı ile şair kimdir. Neden? Bu soruya yanıt vermek için elimi enseme koyup düşündüm. Dağarcığımda F. Nietzsche canlanmaktadır. Ne dediğini anlamak için beynimi yaktığım filozof. Sonrasında Dostoyevski, J. Landon, Goethe. Tatbikî daha yüzlercesi. Yerli yazarlardan Nazım Hikmet'in şiirleri, Yaşar Kemal ile Orhan Kemal'in romanları, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın anlatıları, Sait Faik'in öyküleri, genç kuşak yazarların şiirleri hikayeleri romanları. Yazılan her türlü metin benim için sonsuz mutluluktur.
H.O: Devrim ÇETİN bir edebiyatçıyı güzellik mi tetikler yoksa çaresizlik mi? Son günlerde bir sosyolog şöyle söylemiş. 'insan ölmeyeceğini bilse hiçbir şey yapmazdı' diye. Bu söz beni çok etkiledi. Bende bundan dolayı rahat olan bir eli yağ da bir eli balda olan bireylerden fazla bir şey beklemek insanlarda hayal kırıklığı oluşturur. Bundan dolayı sanatçıyı zorlukların çaresizliklerin tetiklediğine inanmaktayım. Çaresizliklerden kurtulan bireyler güzellikler ile karşılaşınca yaşamak bu olsa diyerek kağıda kaleme sarılmış sonrasında bazen şiir bazen hikaye bazen de ölümsüz romanlar çıkmıştır. Bunun en güzel örneği 18-19 yüzyıl dünya klasikleri yazarlarını örnek verebiliriz. Bütün yazarlar çaresizlik içinde yokluk içinde yaşamışlardır. Bütün bunlardan dolayı sanatçıyı besleyen çaresizliktir.
H.O: Devrim ÇETİN Manavgat okurlarına özel bir mesajınız var mı? Manavgat edebiyatı hakkında ne düşünüyorsunuz? Manavgat, ülkemiz standartlarının üzerinde okuyan bir kent. Bunda ilçemize gelen turistlerin rol modelliğinin olduğuna inanmaktayım. Ama şuna da inanmaktayım. İnsanların okuyabilmesi için kitapların ucuz olması lazım. Bu gün bir kitaba yüz, yüz elli lira verebilmek kolay değil. Bundan on beş yirmi yıl önce okurlarımız çak daha fazla kitap alıp okuyabiliyordu. Bütün bunlara rağmen yine de okuyan bir kentte yaşamaktayız. Manavgat edebiyatına gelince ilçemizde bir çok yazar yaşamaktadır. Yazarlarımız ne kadar çoğalırsa okurlarında o kadar çoğalacaktır. Her yazarımız ilçemizin bir bölgesini işlese ilçemiz gerçek anlamda bir edebiyat kenti olur. Bazen bir şiir dizesinde bazen bir roman paragrafında yaşayan ilçemiz gelecekte çok daha farklı güzellikleri ile anılacaktır. Ömer Bedrettin Uşaklı, Mavi nurdan bir ırmak derken Manavgat ırmağını ölümsüzleştirmiş. Hayri Mumcu Eski Dostlar şiiri ile ilçemiz insanlarını ölümsüzleştirmiştir. İlçemiz sanatçılarından farklı güzellikler beklemekteyiz.
H.O: Aşağıdaki isimler size neyi çağrıştırmaktadırlar? Orhan Veli: Sözcüklerle dalga geçen şair. Attila İlhan: Aşkın en güzel dizelerini yazan şair. Bilge kimlik. Nihal Atsız: Türk mitolojisinin romancısı. Cengiz Aytmatov: Türk edebiyatının bayraktarı Yaşar Kemal: Anadolu'nun keskin kalemi. Kurdu kuşu börtü böceği konuşturan adam. Reşat Nuri: Anadolu'nun en yalın ilk anlatıcısı. Orhan Pamuk: Okuyanı az ödülü büyük yazar. Shakespeare: Edebiyatın en büyük ismi. Dostoyevski: Romanın gerçek kralı. Dünya klasikleri: İnsanlığın aydınlanmasının ilk adımı. Türk klasikleri: Türk aydınlananının olmazsa olmaz ilkesi, Orhun Yazıtları: Türk'ün dünyaya imzasını attığı ilk metin.