
Talat AYDİLEK
İlçemizin şansı olan değerlerimizden olan Talat Bey, uzun yıllar ilçemizde kütüphane müdürlüğü yapmıştır. Manavgat kütüphaneciliğine çağ atlatan müdürümüz ilçemizde kültür sanatın ilk adımlarını atmıştır. Kültür sanat adamlarının yüreğinde her zaman hümanizm vardır. Bu bağlamda doğduğu topraklara hümanistçe bağlı olan müdürümüz yıllar sonra doğduğu topraklardan uzakta da olsa bu topraklara borcunu ödemek için doğduğu toprakları ölümsüzleştirmek için kaleme aldığı Taşağıl çalışması ile adını Manavgat kültür tarihine altın harflerle yazdırmıştır.
Manavgat kültür tarihine yaptığı hizmetlerden dolayı sonsuz teşekkürler.
H.O: Talat AYDİLEK kimdir? (3- 4 Cümle ile)
Taşağıl/Manavgat 1953 doğumlu. Şimdilerde emekli. Kitapla dost, fotoğraf çeker, paylaşmayı sever. İzmir'de yaşıyorum.
H.O: Talat AYDİLEK için Manavgat ne anlatmaktadır?
Her zaman çalısını bile özlediğim kent. Anılarımın, kenti. Doğanın insanlığa armağanı güzeller güzeli bir kent.
H.O: Talat AYDİLEK için kültür sanat ne anlama gelir? Bir kültür sanat insanı olarak yazmak mı yoksa fotoğraf mı? Neden?
İnsanlık yaşamınım bütününe kültür diyebiliriz. Sanatsa; İnsanlığın yaşamının iyiye ve güzele yönlenmesindeki en büyük meşaledir, yol göstericidir. Yazmak; Yaşam birikimlerinin, duygunun, düşüncenin harmanlanıp kâğıda dökülmesidir, belge haline getirilmesidir. Uzun solukludur. Fotoğraf; Anın özel kâğıda kaydedilmesidir. Her ikisinin de emeğe, bilgi birikimine gereksinimi vardır.
H.O: Talat AYDİLEK için yazmak nedir? Yazmanızın gerekçesi nedir?
Yazmak kişiye göre, yaşam biçimi, koşullara göre değişiklik gösterir. Benim içinse: Vefadır. Borç ödemeye çalışmaktır. Direnmektir. Acıya, gözyaşına. Haksızlığa, zulüme karşı durmaktır. Özlemdir. İyiye, güzele.
H.O: Talat AYDİLEK siz Fotoğraf sanatçısı olarak bilinmektesiniz ama yayımlanan Taşağıl kültürünü anlatan bir kitap deneminiz var. Fotoğraf çekmek mi yoksa kitap yazmak mı zor.?
Kendimi hiçbir zaman fotoğraf sanatçısı olarak görmedim. Fotoğraf çekmek benim için bir tutku. İnsanlarla bu tutkuma yoldaş ediyorum. Evet, Taşağıl benim doğduğum, sevdiğim insanların yaşadığı, anısı güzel ailemin yurdu. Taşağıl, benim için ana, baba, sevdadır. Taşağıl kitabım özelinden söylersem, kitap yazmak zor tabi. Uzun zamana muhtaç. Fotoğraf daha kolay gibi gelse de o da çok zor. Bir kareyi çekebilmek için aklınıza gelemeyecek kadar zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Yaşadığım, yaşamakta olduğum deneyimlerden vardığım sonuç bu.
H.O: Talat AYDİLEK için edebiyat nedir. Edebiyatsız – sanatsız bir dünyada yaşamak ister miydi?
Edebiyat; İnsan yaşamı için ekmek, su, hava kadar önemlidir. Besin maddeleri insan vücudunu besler, sağlıklı olmasını sağlar. Edebiyat (Şiir, roman, öykü v.d.) insan ruhunu besler. Doğru düşünmeyi, sorunları çözmeyi, çözüm üretmede katkı sağlar. “ Para kazanmak zekâ işidir, harcamak kültür işidir.” Bu deyişi çok önemserim.
H.O: Talat AYDİLEK açısından edebiyatın – sanatın amiral gemisi nedir. Açıklar mısınız?
Sanatın amiral gemisi sevgi dolu yüreklerdir. Direnmektir. Özlemi, acıyı kâğıda, söze dökmektir.
H.O: Talat AYDİLEK eserlerini üretirken yazarken ya da fotoğraf çekerken nasıl bir yol izlemektedir? Günün hangi saatlerinde yazar. Yazdıklarınızı ya de çektiğiniz fotoğrafları kendiniz beğenir misin?
Fotoğraf çekmek için; Ön hazırlık mutlaka gerekir. Kullandığın fotoğraf makinesini, ekipmanı iyi tanımak ve kullanmasını öğrenmek gerekir. Yeter mi? Hayır. Bu konuda eğitim almalısınız. Yeter mi? Hayır. Entelektüel bir bilgi birikimi olmalı. İnsan ilişkileri, ahlaki değerlere sahip olmak olmazsa olmasıdır.
Yazılarım için belli bir saat ayırmıyorum. Günün her saatinde yazıyorum, notlar dizerim. Yalnız kalınca, odama çekilince gözden geçirip düzenlemeler yapıyorum.
Çektiğim fotoğrafları her zaman beğenmediğim zamanlar oluyor. Neden mi? Mükemmeli aramak bizlerin en büyük çabası. Gün içinde çektiğim birçok fotoğrafı akşamında sildiğim, çöpe attığım çok olmuştur.
H. O: Bilim dünyası insanların yazması için en uygun zamanın sabah saat 10 ile 12 arası olarak belirlenmiş siz bu konuda ne dersiniz?
Bilim insanlarının önerilerini her zaman önemsemişimdir. Herhalde sabahın o saatinde dinlenmiş olmanın rahatlığıyla olabilir. Ancak; Yamak özlemin, acının, öfkenin, tanıklığın, yaşamın hissettikleriyse niye o saati beklesin!
H.O: Talat AYDİLEK için sanat hem bir meslek, hem de bir hobidir, yani hem bir iş hem de bir tutkudur. Ne dersiniz?
İnsan niçin meslek sahibi olmak ister? Yaşamını sürdürmesi için gerekli maddi kaynağa gerek duyar. Sanat ise düşünce dünyasını zenginleştirir. Daha duygusal olmasını sağlar. Karşılaşacağı olumsuzluklara çözüm bulmada çok büyük yarar sağlar. Sorunlar yumağını kolay çözer. Onun için sanat, mesleği destekleyen, yücelten, uzun ömürlü olasını sağlayan bir konudur. Sanattan kazananlar da var tatbikî. SANATA EVET!
H. O: Talat AYDİLEK sizce kitap yazmak mı zor yoksa o kitabı düzeltmek mi? Birde düzeltmenin sonu var mı? Edebiyat dünyası, hızlı yaz yavaş düzenle ilkesine sahiptir siz nasıl yazıyorsunuz? Fotoğraf sanatında da düzeltme yapıyor musunuz yapıyorsanız fotoğrafın özgünlüğü derişiyor mu?
Yontucu/Heykeltraş mermeri heykele dönüştürürken önce, kafasında ne yapacağına karar verir. Hazırlığını düşler. Uygulama esnasında da ana hatları, fazlalıkları alıp kopartır. Sonrasında daha küçük yontmalar, ince ayrıntı çalışmaları sonrası eser ortaya çıkar. Kitap da öyledir. Yazmak kolay bir eylem değildir. Ana hatlarıyla kaleme alınca taslak ortaya çıkar. Sonrasında eklemler, çıkarmalar, düzeltmeler, düzenlemeler uğraşı içerisine girersiniz. Düzenlemeler birkaç koldan bitirilince basım ve eseri okuyucusuyla buluşturursunuz. Hızlı yaz yavaş düzenle! İlkesi benim için de geçerlidir.
Fotoğraf da öyle. Fotoğraf sanatı tartışmalı bir konudur. Sanat olarak kabul etmeyenler de var. Fotoğrafı fotoğraf makinesi ile çekersiniz. Makine her şeyi görür ve kaydeder. Göz ise istediğini. O nedenle fotoğrafta düzeltme yapıyorum. Varsa görseli/fotoğraf karesi içindeki fazlalıkları çıkartıyorum. Biraz renk biraz kontras değişikliği yapıyorum. Asla fotoğrafın özünü değiştirmiyorum. Fotoğraf çok alanda kullanılıyor. Reklam, bunların başında gelir. Photoshop denilen fotoğraf düzenleme programlarıyla her şey yapmak olası. Ben bu kısmıyla ilgilenmiyorum.
H.O: Talat AYDİLEK sizi etkileyen Türk ve Dünya yazınındaki önemli kalemler kimlerdir. Neden? Birde Türk edebiyat tarihinde ki en önemli romancı ile şair kimdir. Neden? Türk fotoğraf sanatçılarından etkilendiğiniz oldu mu? Olduysa kimlerdir?
Türk ve Dünya edebiyatı yazınındaki önemli isimler yaşamım dönemine göre değişiklik gösterdi. Tüm dünyanın gözbebeği klasikleri yazanlar benim de favorilerimdir. Türk Dünyası yazınında ise; Nazım Hikmet, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Ahmet Ümit ve daha çokları, Orhan Veli ve daha niceleri.
Fotoğrafta, Ara Güler.
H.O: bir edebiyatçıyı – sanatçıyı güzellik mi tetikler yoksa çaresizlik mi? Bir şiir güzel bir göl kenarında mı yazılır yoksa çaresizlik içinde mi?
Sanatçı, daha çok olumsuzluklardan etkilenir. Eserini bir direniş, bir karşı koyuş olarak ortaya koyar. Bu sanılmasın ki güzelliklere kayıtsız kaldığı. Sosyolojik bir değer vardır. O da İyi ve güzel, kötü ve çirkinden beslenir.
Sanatçı yaşanan acıyı, söze, saza, kilime, notaya, mermere, tuvale döker. Acıya, özleme ortak olur. Dil olur, renk olur, söz olur, heykel olur, olur da olur.
H.O: Talat AYDİLEK fotoğraf sanatçılarının en büyük yardımcıları fotoğraf makinalıdır. Hatta ülkemizde fotoğrafçılığı sanat olarak bile tartışılmaktadır. Bu bağlamda fotoğraf sanatçısının en büyük kazanımı fotoğraf makinası mı yoksa fotoğraf makinasının deklanşörüne bastığınız an mıdır.?
Fotoğraf makinesi sihirli bir kutu. Gördüğü her şeyi eksiksiz kaydeder. Son yıllarda çok kullanan ikinci ülke insanıyız. Teknik olarak çok gelişmiş fotoğraf makineleri var. En iyi fotoğrafı en iyi fotoğraf makinesi çekmiş olsaydı, en iyi romanı, şiiri, öyküyü en iyi daktilo ya da bilgisayar klavyesi yazardı! Yok öyle bir şey. Fotoğraf çekerken müthiş bir bilgi birikimi, entelektüel değerler taşımalısınız. Ne çekeceğinizi göz görür, anlam yüklersiniz, beyin değerlendirir ve parmağın deklanşöre dokunur. Fotoğrafta “ O AN!” dediğiniz an işte tamda o andır. “O an, anlatılmak istenen her şeyi en kısa, en yalın anlatım biçimidir.”
H.O: Talat AYDİLEK size nasıl hitap delmesini tercih ederdiniz (Dr. Prof, Av., Hakim, Yazar/ Şair, Ressam, Müzisyen, Sanatçı… gibi)? Neden?
Ben oldum olası adımla yalın haliyle anılmasını sevmişimdir. Çalışma yaşamımda karşılıklı unvanlarla anılmak bir alışkanlık/kural olarak görüldü. Toplumumuzda meslek sahiplerine unvanlarıyla seslenmek genel kabul görmüştür. Ben kendi açımdan bunu hiçbir zaman sorun etmedim.
H.O: Talat AYDİLEK siz uzun yıllar Kütüphanecilik yaptınız, kütüphaneler hakkında neler söylemek istersiniz.
Teşekkür ederim. Bir kütüphaneci tarafından kütüphanecilik yaptığım söyleniyorsa bu benim için bir övünç kaynağıdır. Ben Asıl mesleği öğretmenlik olan daha sonra da uzun yıllar Halk Kütüphanesi yöneticiliği (Müdürlüğü) (Manavgat İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü, İzmir Atatürk İl Halk Kütüphanesi Müdürü). Çalışma yaşamımda kütüphane teknik işleri, hizmetlerini kütüphanecilere bırakarak onların hizmetlerini daha iyi sunmaları için ortam hazırlama gayreti içerisinde oldum.
Halk Kütüphaneleri, bir kentin, bir ülkenin olmazsa olmazı kurumlarındandır. Son yıllardaki gelişmeleri olumlu buluyorum. Sorunları çoktur hem de çok!..
H.O: Talat AYDİLEK Manavgat edebiyatı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Gelişmeyi izliyorum. Beni de mutlu ediyor. Edebiyatın her dalında eserler/yapıtlar okuyucuyla buluşuyor. Manavgat, Antalya ilimizdeki diğer ilçelerden çok daha şanslı ve entelektüel bir birikimi var. Harika bir kitabevine, harika bir halk kütüphanesine, tiyatro grubuna sahip. Fakülte ve yüksekokulların varlığı, okullaşmanın zenginliği de katkı sağlıyor.
H.O: Sizi en çok etkileyen kitap (roman, şiir, tiyatro ya da araştırma) ya da sanat yapıtı nedir? Birkaç kelime ile anlatırsanız sevinirim.
İlk elime aldığım (gençlik yıllarımda) kitap: İnce Memed, Yaşar Kemal. Kurtuluş Savaşı Destanı, Nazım Hikmet. Demir Ökçe, Jack London. Bunlar ilklerim. Şimdilerde kendimi çok şanslı görüyorum. Çünkü, İzmir'de yaşıyorum, sanatçı dostlarım var. Manavgat ise her zaman “ Bıraksalar çalısına konasım gelen yer”
Elime düşen her kitabı incelerim. İlk sayfaları ile arka kapak sayfasını mutlaka okurum. Meraklanırsam sayfalarına göz gezdirir ve tercihimi yaparım. Arkadaş önerisi, edebiyat dergileri ile gazete kitap eklerini incelerim. Kitabevlerini dolaşmayı severim.
Gençliğimde, İnce Memed (Yaşar Kemal), Demir Ökçe (Jack London), şiirde; Nazım Hikmet başta gelir. Çok sevdiğim şair dostlarım var şiirlerini severek okurum. Son dönemde Ahmet Büke'nin öykülerini çok beğeniyorum.
H.O: Aşağıdaki isimler size neyi çağrıştırmaktadırlar?
Orhan Veli: Yalnızlık
Attila İlhan: Sevda
Nihal Atsız: Türk Milliyetçisi
Cengiz Aytmatov: Türk'ün belleği
Yaşar Kemal: Toplumsal duyarlılık
Reşat Nuri: Anadolu
Orhan Pamuk: Nobel
Shakespeare: Dünya yazını
Dostoyevski: Dünya Yazını
Dünya klasikleri: Yol gösterici
Türk klasikleri: Aydınlanma
Orhun Yazıtları: Türk Ruhu
Deklanşör: O an.
Işık: Yaşam
Bulutlu Hava: En güzel fotoğraf. Yağmur düşü.
Sessizlik: Sıkıntı.