Manavgat Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada ikinci duruşma başladı

Manavgat Belediyesi'ne açılan yolsuzluk ve rüşvet davasında ikinci duruşma başladı. Manavgat Adliyesi'nde başlayan ve Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya sanıklar, avukatları ve tutuklu sanıkların 1’er yakını katıldı.

Haber Giriş Tarihi: 27.01.2026 21:27
Haber Güncellenme Tarihi: 27.01.2026 21:27

Manavgat Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında açılan davada ikinci duruşma Manavgat Adliyesinde başladı. Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar, avukatları ve tutuklu sanıkların 1’er yakını katıldı. Duruşmada ilk ifadeyi 1. celsede ifadesi alınamayan sanıklardan Cem Çakır ile Veli Yıldırım verdi.

İLK İFADEYİ CEM ÇAKIR İLE VELİ YILDIRIM VERDİ Cem Çakır savunmasında, “Akın Doğan benim arkadaşım olur. Murat Boz konseri için Akın Doğan’a ben Nefi Kara ve Cem Gül’ün olduğu ortamda sponspor arandığı söylendi. Talep Nefi Kara’dan geldi. Sponsor olabileceğimizi söyledik. İlker Günay’ın işyerinde Hüseyin Cem Gül’e 3 milyon 850 bin lirayı verdim” diye konuştu. Hüseyin Cem Gül’ün Belediye Başkanı Nefi Kara’ya ev alınacağını söylediğini belirten Cem Çakır “Başkana ev alınması için iş insanlarından paralar aldık. Sabri Ünver benim arkadaşım. Orası (otelin arazisi) tahsis olduğu için tahsis ödemesinde günün geçirilmemesi lazım. O zaman da o ruhsatın alınması gerekiyordu. Hüseyin Cem Gül’de ‘hallederiz ben görüşürüm’ dedi. Aradan bir zaman geçtikten sonra ‘başkan ev alacak’ denildi. Turizmci iş insanı Kadirhan Berber’in de sahildeki tesislerinde imara aykırılıkların çözümü için 350 bin Euro aldık. Hüseyin Cem Gül’ün arabasına bıraktık. Paranın veriliş sebebi Nefi Kara’ya ev alınmasıydı. Hüseyin Cem Gül başkanın sağ koluydu. Ondan ona ulaşıyorduk. Hüseyin Cem Gül’ün belediyede bir görevi yoktu. En kolay Cem Gül ulaşabildiği için başkana onunla konuşuyorduk. Nefi Kara’nın bence paradan haberi vardı. Başkan söylemeden sonuç itibarıyla bir şey yapılmaz” Duruşmaya SEGBİS’le katılan tanık Evren Bingöl, kendisinin organizasyon yapan bir firmanın yöneticisi olduğunu söyleyerek “Manavgat’ta konser düzenlenecekti. Konser teklifini Demir Demir getirdi. Manavgat’a İstanbul’dan önemli sanatçılar gelmesi gerektiğini belirtti. Ben de sanatçıyla iletişime geçtim. 3,5-4 milyon TL bandında tüm organizasyon için böyle bir teklif geldi. Ödemenin belediyenin kaynaklarından olamayacağı ve sponsorlarla olacağı söylendi. Elden nakit olarak ödendi. Organizasyon için Okan Kaya ile Antalya’dan ses ışık ekipmanı sağlamak için iletişime geçtim. Mehmet Okan Kaya’ya 600-800 bin TL arasında bir ödemeyi elden yaptım” dedi. Duruşmada tanık listesinde bulunan tutuklu Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın oğlu Ali Çağın Kara, davada tanıklık yapmak istemediğini söyledi.

BAKLAVA KUTUSU İÇİNDE 110 BİN AVRO VERDİĞİ KAMERA KAYDIYLA TESPİT EDİLEN TANIK CENGİZ COŞAR DA İFADE VERDİ Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter’e baklava kutusu içinde 110 Bin Avro verdiği kamera kaydıyla tespit edilen tanık Cengiz Coşar: “Ben Zafer Süral’ın yıllardır işlerini yapan birisiyim. Süral bana lojman yapacağını teklif getirmemi istedi. Ben de götürdüm. İşi bana vermeyen Zafer Bey ‘Belediyeden dolayı başka birine vermek zorunda kaldım. Benim sana işleri verebilmem için belediyenin önüne geçmen gerekiyor’ dedi. Bende tanıdıklarıma ‘Biz Manavgat’ın çocuğuyuz. İşler bizim elimizden neden alınıyor’ dedim. Benim söylediklerim Engin Tüter’in kulağına gitmiş. Engin Tüter beni arayarak ‘Görüşebilir miyiz’ dedi. Engin Tüter, Hüseyin Cem Gül ile birlikteyken görüştüm. Engin Tüter bana ‘işler senin ama yüzde 30’unu yardım olarak belediyeye vereceksiniz’ dedi. Ben de ‘yüzde 10-15 karla iş yapıyorum’ dedi. İkisi de ‘sen işi yap sonra bakarız’ dedi. Sonra Engin Tüter’le Hüseyin Cem geldi. ‘İnce işler senin olsun’ dedi. O şekilde ince işlere devam ettik. Daha sonra Zafer Süral’la görüşmemizde ‘bunlar bize piyasada iş yaptırmayacak. Ben KOM’a bildiklerimi anlattım, sen de anlat’ dedi. Bir ay geçtikten sonra Engin Tüter’in yanına giderek, ‘O komisyon işi halledelim’ dedim. Bana ‘bir dursun sonra bakarız’ deyince ben de ne zaman istersen hallederiz dedim. Aradan bir hafta sonra falan KOM’a gittim ben Engin’e para götüreceğimi söyledim. Seri numaralarını aldılar. Olanlar orada oldu. Ben, Zafer Süral’dan bu parayı ‘araba alacağım’ diye aldım. Onun Engin Tüter’e bu parayı vereceğimden haberi yoktu. Engin Tüter’le görüşmem öncesi kolluğa gidip bu görüşmeyi yapacağımı söyledim. Herhangi bir baskı altında kalmadım. Görüşmelerde Niyazi Nefi Kara yoktu. Kendisiyle görüşmedim. Kendisi istiyor gibi bir şey de hiç söylenmedi. Zafer Süral ile hala iş yapmaktayız. Zafer Süral’e alacağım paranın bir kısmını belediyeye vereceğimi söyledim. Parayı iş karşılığı verdim. Herhangi bir talebim olmadı. Ben hem Zafer Süral’den maaş alıyorum hem de şirketim var.” Cengiz Coşar ifade verirken tutuklu belediye başkanı Niyazi Nefi Kara söz alarak, “Zafer Süral ve Cengiz Coşar sürekli birbirlerine bakmaktadır. Dikkatinize sunarım” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı Cengiz Coşar’a yalancı tanıklığın suç olduğunu hatırlattı. Tanık Cengiz Coşar ise baskı ve yönlendirme altında olmadığını tekrarladı.

İŞ İNSANI KADİRHAN BERBER “DEFALARCA PARA VERDİM” Manavgat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada ifade veren Kadirhan Berber, ‘CİMER şikayeti’ adı altında Hüseyin Cem Gül’e defalarca para verdiğini söyledi. Geçen yıl Nisan ayında Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı’na otel ve sahildeki işletmeleri için belediye yetkililerinin kendisinden rüşvet aldığını belirterek suç duyurusunda bulunan iş insanı Kadirhan Berber duruşmada ifade verdi. Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara’nın annesinin Ilıcalı olması sebebiyle seçim döneminde tanıştıklarını ve bu dönemde desteklediğini söyleyen Kadirhan Berber, “Seçimden sonra kendisinin yanına bir şikayetimi iletmek için gittim. Otellerin sahilde ihtiyaçların sağlandığı yerler için görüştük. Bulem Şahbaz ve Nefi Kara ile görüştüm. Kendi otelim için güneşlenme alanı, soyunma kabini, büfe talebinde bulundum. Önce ben kendilerine uygun olan bir yer önerdim. Kendileri olanın olmayacağını uygun olmadığını söylediler. Beni seçimde tanıştığım Hüseyin Cem Gül’e yönlendirdiler. İkinci alternatif yer önerisi için Hüseyin Cem Gül ile görüşmemi söylediler. Hüseyin Cem Gül’le yaptığım görüşmede kendisinin önerdiği yerin uygun olduğunu ancak dayısıyla (Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara) görüşmesi gerektiğini ve bir bedeli olduğunu söylediği. Başkanla görüşüp görüşmediğini bilmiyorum. Bunun karşılığında 3 milyon TL istedi. Ben de sahil restaurantı yapma karşılığında 1,5 milyon TL verdim” diye konuştu. Ilıca Mahallesi’nde yaptığı otel inşaatının ruhsatını önceki belediye döneminde aldıklarını belirten Kadirhan Berber, “Bir gün Cem Çakır bana ulaşarak, başkanın ev aldığını kaparo verdiğini bununla ilgili talepleri olacağını yanıma gelmek istediklerini söyledi. Ben de sıkıntılarımızın olduğunu belirttim. Ertesi gün Cem Çakır ile Hüseyin Cem Gül yanıma geldi. Gül, başkanın ev aldığını benden 350 bin Euro talep ettiğini söyledi. Ben de yeni otel açtığımızı ve böyle bir imkanımızın olmadığını söyledim. Bana bir CİMER şikayeti gösterdi. Otelimin Haziran ayına açılması gerektiği, kok daha büyük sıkıntılara girebileceğim için vermek zorunda kaldım. Ertesi gün bizim otelimizden TL karşılığı bu miktarı aldılar” dedi. Hüseyin Cem Gül’ün 2024 yılının aralık ayında kendisini yeniden aradığını ve bir CİMER şikayetinin daha olduğunu söylediğini belirten Kadirhan Berber “Hüseyin Cem Gül artık CİMER’e cevap verilmesi gerektiğini ve ne yapılabileceğini görüşmemiz gerektiğini söyledi. Daha sonra Sıla Ceyhan Berkaya’nın ofisinde bir görüşme yaptık. Bunun öncesinde Cem Gül ile görüştük. Cem Gül bunun karşılığında benden tekrar para talep etti. ‘Otelinizin önü kazılır, çöpü alınmaz’ gibi sözlerle ve baskıyla yardım etmek zorunda kaldık. Talep ettiği paranın yarısının karşılığı olarak 1 milyon TL verdim. Akdeniz’de bulunan otellerin yüzde 99’u gayri resmi olarak güneşlenme, büfe alanları vardır. Orayı kullanabilmek adına 1,5 milyon TL’yi verdim. Sezon açılıyor, otelimi açmak zorundayım. Oradaki 1,5 milyon TL bizim ticaretimizde büyük bir para değil. Tek benim değil, turizmdeki bütün otellerin aynı sıkıntısı vardır. Yurt dışından gelen misafirlerin, turistlerin sahil ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için maalesef yapılabiliyor. Hüseyin Cem Gül, Hüseyin Keçer ve Sıla Ceyhan Berkaya’ya dağıtacağını söyleyerek benden 2 milyon TL istedi. Ben de yapı-iskan onların elinde olduğu için 1 milyon TL verdim. Ben CİMER şikayetimin kapatılması, işlem yapılmaması için bu 1 milyon TL’yi verdim. 350 bin Euro vermeden önce Cem Çakır ile görüştüm. Hüseyin Cem Gül, başkanın evinde kullanılmak üzere 350 bin Euro gerektiğini söyledi. O sırada otelimi Haziran ayına açmak için yetiştirmeye çalışıyordum. Bu sırada otelimde Çatı, havuz gibi emsale giren aykırılıklardan dolayı bazı aykırılıklar vardı, ben bunu kabul ediyorum. Belediye gelip Haziran ayında otelimi mühürlese, ben kredi çektim. Faizi çalışıyor. Çalışanlarımız var. Acentelere verilen taahhütler var. Bunların çok ciddi maliyetleri olacaktı. Bunun önüne geçmek amacıyla ödeme yaptım. Hüseyin Cem Gül bana ev için istenen bedel için Nefi Kara’nın bilgisi olduğunu söyledi. Bu para borç olarak alınmadı. Otellerimize ceza kesilmesi üzerine Hüseyin Keçer’in makamına Zafer Süral ile gittik. ‘Bize yardımcı olacak mısın?’ diye sordum. ‘Hayır’ dedi. Ben de ‘size verdiğim paraları geri verin o zaman ödeyeyim’ dedim. Hüseyin Cem Gül, Hüseyin Keçer’i arayarak ‘En yüksek cezayı yazın yoksa yakarım’ demiş. Ya benim cezamı diğer otellere olduğu gibi yazın ya da paramı geri verin dedim. Bir otelime 67 milyon TL, bir otelime ise 113 milyon TL ceza yazıldı” dedi.

BAŞPEHLİVAN ALİ GÜRBÜZ TANIK OLARAK DİNLENDİ Duruşmada tanık olarak ifade veren ve Manavgat Belediyespor güreş takımına nasıl transfer olduğunu anlatan başpehlivan Ali Gürbüz “Transfer ücreti olarak üç taksit halinde 3,5 milyon TL aldım. Belediyeler organizasyonları yapar, maaşları yatırır. Transfer görüşmesini Nefi Kara ile yaptık. Piyasamız belli olduğu için pek pazarlık olmadı. Ödemelerimiz sponsor olarak bir otelden karşılandı zannediyorum” dedi.