
11 Nisan 1996 tarihinde Bitlis Tatvan Kırsalı Van Gölü yakınlarında teröristlerle girilen çatışmada şehit düşen Onbaşı Mehmet Koparan, şehadetinin 30. Yıldönümünde Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Merkez Jandarma Karakolu bünyesinde görev yapan silah arkadaşı J. Uzm. Çvş. Ömer Sarılı tarafından Taşağıl Mezarlığındaki mezarı başında dualarla anıldı. Silah arkadaşı Mehmet Koparan’ın Taşağıl Mezarlığında bulunan mezarı başında dua eden J. Uzm. Çvş. Ömer Sarılı, rahatsızlığı nedeniyle Sarılar Mahallesindeki oğlunun evinde bulunan şehit Mehmet Koparan’ın annesi Hatice Koparan’ı ziyaret ederek elini öptü. Duygusal anların yaşandığı ziyarette, Uzm. Çavuş Ömer Sarılı, şehit annesine oğluyla birlikte çekilen fotoğraflarını gösterirken, kendisini de oğlu yerinde tutmasını, ne zaman isterse aramasını istedi. Mehmet Koparan ile Manisa Kırkağaç Komando er eğitim alay komutanlığında 1975/3 devre olarak beraber askerlik yapmaya başladıklarını, ardından İzmir Foça Komando Birliğine seçildiklerini belirten Uzm. Çavuş Ömer Sarılı, “Buradaki eğitimin ardından Mehmet Bitlis Tatvan JÖH Grup komutanlığına ben de Elazığ Özel Harekat Grup Komutanlığı emrine görevlendirildim. Ama irtibatımızı şehit olana dek hiç kesmedik. Trenle Tatvan’a giderken Muş Bölgesinde teröristlerle çatışma olduğu bilgisi telsizden geçildi. İnan bu şehadeti hissettim. Bu çatışmada şehit oldu. Sevdiğin arkadaşını kaybedince yıkılıyorsun unutamıyorsun kaç yıl olmuş, resim ve bana yazmış olduğu mektubu hala muhafaza ediyorum yanımdan ayırmıyorum. Mekanı cennet olsun” dedi.
MEHMET KOPARAK KİMDİR?20 Mayıs 1975 tarihinde Manavgat Taşağıl Mahallesinde dünyaya gelen Mehmet Koparan, 1995 yılının Mayıs ayında vatani görevini yapmak için Manisa Kırkağaç Komando Birliğine katılmış, 3 ay görev yaptıktan sonra İzmir Foça Komando birliğinde vatani görevini devam ettirmiş, ardından da doğu görevi için Bitlis Tatvan’a gitmiştir. 11 Nisan 1996 tarihinde Bitlis Tatvan Kırsalı Van Gölü yakınlarında askerlerimiz, teröristleri abluka altına almış ve teröristlere teslim ol çağrısı yapmış, çağrılara uymayan teröristlerle çıkan çatışmada, dağ yamaçlarına konumlanan terörist gözcüleri tarafından uzun menzilli silahla ateş edilmiş ve bu hain saldırı sonucu alnından vurularak şehadet şerbetini içmiştir.