
Antalya Su Ve Atiksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü'ne ait Manavgat Su Temin Projesi bünyesindeki tesislerin kaderine terk edilmiş olması sık sık hırsızlık olaylarının yaşanmasına neden oluyor. Ulukapı Mahallesi’nde bulunan ve sık sık hırsızlık olaylarının yaşandığı pompa istasyonunda bekçi ve görevli bulunmazken, sahilde bulunan ve işlevi bulunmayan ünitede ise güvenlik bulunuyor.
Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in temelini attığı, 18 Aralık 1998’de dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit ve Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Cumhur Ersümer tarafından hizmete açılan, Ortadoğu’da su sıkıntısı çeken ülkelerin ihtiyacını karşılamak amacıyla 147 milyon dolara mal olan “Manavgat Çayı Su Temin Projesi” kapsamında yapılan tesisler hiç bir ülkeye su göndermeden çürümeye terk edildi.
Projeye göre; On buçuk kilometrelik iki dev boru ile Manavgat Çayı'ndan alınan günlük 500 bin metreküp su, borularla denize taşınacak ve tanker gemilerle dağıtımı yapılacaktı. Boruların geçtiği Demirçiler ve Karaöz Mahallelerindeki güzergaha Arapsu Yolu adı verilmesinin nedeni de bu suyun Arap Ülkelerine gönderilecek olmasındandı. Bu suyun yarısı arıtılmış olarak, diğer yarısı ise arıtılmamış şekilde denizdeki platformlar aracılığı ile tanker gemilere doldurulacak. Su, Akdeniz'e kıyısı olan KKTC, Yunanistan, İsrail, Libya, Malta, Tunus ve Cezayir gibi su ihtiyacı çeken ülkelere satılacaktı. Ege ve Marmara'da su sıkıntısı çeken şehirlerin su ihtiyacı da bu tesislerden karşılanabilecekti. Tesisten yılda 300 milyon dolar gelir sağlanması bekleniyordu. Tesisin törenle açılmasına, çok sayıda personel görevlendirilmesine rağmen ne yurt içinde ne yurt dışında hiçbir yere su gönderilmeden tesis kaderiyle başbaşa bırakıldı.