Üst üste meydana gelen depremlerin ‘Antalya’da deprem olmaz’ algısının ne kadar yanıltıcı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten İMO Manavgat Temsilciliği Başkanı Mustafa Üreyen: “Manavgat’ın geleceğini bilimle güvence altına alacağız” dedi.
Haber Giriş Tarihi: 09.12.2025 17:03
Haber Güncellenme Tarihi: 09.12.2025 17:14
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.nehir.net/
Antalya’da dün peş peşe meydana gelen depremler, ‘Antalya’da deprem olmaz’ algısının ne kadar yanıltıcı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Manavgat Temsilcilik Kurulu Başkanı Mustafa Üreyen, mevcut yapı stokundaki risklere dikkat çekerek acil önlem çağrısı yaptı.
2000 ÖNCESİ YAPILAR CİDDİ RİSK TAŞIYOR
Üreyen, Antalya genelindeki yapıların önemli bir bölümünün 2000 öncesi dönemde, düşük deprem riskine göre inşa edildiğini; malzeme kalitesi ve denetim eksiklikleri nedeniyle ciddi yapısal zafiyetler içerdiğini vurguladı.
MANAVGAT’TA ZEMİN KAYNAKLI RİSKLER DİKKAT ÇEKİYOR
Manavgat özelinde Aydınevler, Bahçelievler, Eski Hisar, Aşağı Hisar, Pazarcı ve Sorgun bölgelerinde; düşük taşıma gücüne sahip alüvyon zemin üzerinde yerleşmiş olan mahallelerin deprem etkisi açısından daha hassas olduğuna dikkat çeken Üreyen: “Bu bölgelerde zeminin deprem davranışını ortaya koyacak kapsamlı bir bölgesel zemin çalışması yapılması ve gerekli zemin iyileştirme yöntemlerinin zorunlu kılınması artık kaçınılmazdır. Bu konuda Manavgat Belediyesi ile teknik çalışmalarımız devam etmektedir. Yapı ne kadar sağlam olursa olsun, zemin sorunluysa risk devam eder” dedi. En büyük tehlikenin değerlendirilmemiş yapılar olduğuna dikkat çeken Üreyen “Risksiz mi, riskli mi? Birçok yapının bu soruya cevabı yok. Asıl tehlike bu belirsizliğin kendisidir. Yeni yapılar da yakın takip gerektiriyor. Depreme dayanıklı bir şehir için eski yapıları düzeltmek yetmez; bugün yaptığımız her yapının da bilim ve tekniğe uygun olması şarttır” dedi.
Fay hattına uzak olmanın güvenli olmak demek olmadığını belirten Üreyen sözlerini şöyle sürdürdü “Kahramanmaraş depreminde yıkılan binalar merkez üssüne yaklaşık 200 kilometre uzaktaydı. Bu da fay hattına uzak olmanın güvenli anlamına gelmediğini göstermektedir. Amacımız korku yaratmak değil; Manavgat’ın geleceğini bilimsel gerçeklerle güven altına almaktır. Ev alırken veya oturduğunuz binanın güvenliğinden emin olmak için mutlaka yetkin bir inşaat mühendisinden teknik değerlendirme desteği alın. Yapı güvenliği ihmal edildiğinde bedeli çok ağır olur”
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Antalya’da deprem olmaz algısı sarsıldı
Üst üste meydana gelen depremlerin ‘Antalya’da deprem olmaz’ algısının ne kadar yanıltıcı olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten İMO Manavgat Temsilciliği Başkanı Mustafa Üreyen: “Manavgat’ın geleceğini bilimle güvence altına alacağız” dedi.
Antalya’da dün peş peşe meydana gelen depremler, ‘Antalya’da deprem olmaz’ algısının ne kadar yanıltıcı olduğunu bir kez daha ortaya koydu. İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi Manavgat Temsilcilik Kurulu Başkanı Mustafa Üreyen, mevcut yapı stokundaki risklere dikkat çekerek acil önlem çağrısı yaptı.
2000 ÖNCESİ YAPILAR CİDDİ RİSK TAŞIYOR
Üreyen, Antalya genelindeki yapıların önemli bir bölümünün 2000 öncesi dönemde, düşük deprem riskine göre inşa edildiğini; malzeme kalitesi ve denetim eksiklikleri nedeniyle ciddi yapısal zafiyetler içerdiğini vurguladı.
MANAVGAT’TA ZEMİN KAYNAKLI RİSKLER DİKKAT ÇEKİYOR
Manavgat özelinde Aydınevler, Bahçelievler, Eski Hisar, Aşağı Hisar, Pazarcı ve Sorgun bölgelerinde; düşük taşıma gücüne sahip alüvyon zemin üzerinde yerleşmiş olan mahallelerin deprem etkisi açısından daha hassas olduğuna dikkat çeken Üreyen: “Bu bölgelerde zeminin deprem davranışını ortaya koyacak kapsamlı bir bölgesel zemin çalışması yapılması ve gerekli zemin iyileştirme yöntemlerinin zorunlu kılınması artık kaçınılmazdır. Bu konuda Manavgat Belediyesi ile teknik çalışmalarımız devam etmektedir. Yapı ne kadar sağlam olursa olsun, zemin sorunluysa risk devam eder” dedi.
En büyük tehlikenin değerlendirilmemiş yapılar olduğuna dikkat çeken Üreyen “Risksiz mi, riskli mi? Birçok yapının bu soruya cevabı yok. Asıl tehlike bu belirsizliğin kendisidir. Yeni yapılar da yakın takip gerektiriyor. Depreme dayanıklı bir şehir için eski yapıları düzeltmek yetmez; bugün yaptığımız her yapının da bilim ve tekniğe uygun olması şarttır” dedi.
ŞEHİR EFSANESİ BİTTİ: FAY HATTINA UZAKLIK GÜVENLİ DEĞİL
Fay hattına uzak olmanın güvenli olmak demek olmadığını belirten Üreyen sözlerini şöyle sürdürdü “Kahramanmaraş depreminde yıkılan binalar merkez üssüne yaklaşık 200 kilometre uzaktaydı. Bu da fay hattına uzak olmanın güvenli anlamına gelmediğini göstermektedir. Amacımız korku yaratmak değil; Manavgat’ın geleceğini bilimsel gerçeklerle güven altına almaktır. Ev alırken veya oturduğunuz binanın güvenliğinden emin olmak için mutlaka yetkin bir inşaat mühendisinden teknik değerlendirme desteği alın. Yapı güvenliği ihmal edildiğinde bedeli çok ağır olur”
En Çok Okunan Haberler