Hava Durumu

#Aliye Coşar

Nehir Haber - Aliye Coşar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aliye Coşar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Aliye Coşar: Sosyal hizmetler kanun teklifi günü kurtarmaya yönelik Haber

Aliye Coşar: Sosyal hizmetler kanun teklifi günü kurtarmaya yönelik

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 11’inci maddesi üzerine söz aldı. Coşar, kadın sığınmaevlerinde kalan kadın ve çocuklara yönelik harçlık düzenlemesini içeren maddeyi ve genel sosyal politikaları değerlendirdi. Düzenlemeyle getirilen günlük harçlık miktarının ekonomik gerçeklerle örtüşmediğini savunan Coşar, çözümün sadece harçlık artırımı olmadığını ifade etti. BÜTÇEDE KADININ GÜÇLENDİRİLMESİNE AYRILAN PAY DÜŞÜYOR Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bütçe verilerini paylaşan Aliye Coşar, kadının güçlendirilmesi kalemine ayrılan payın yıllar bazında azaldığını belirtti. Coşar, 2025 yılında yüzde 2,6 olan oranın 2026 bütçesinde yüzde 1,26’ya düştüğünü, gelecek yıllar için planlanan hedeflerin de bu düşüş eğilimini sürdürdüğünü ifade etti. Ayrıca, kadın sığınmaevleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri’nin (ŞÖNİM) sayısının artan ihtiyaç karşısında yetersiz kaldığını savunan Coşar, yerel yönetimlerin açtığı kreşlerin de desteklenmesi gerektiğini vurguladı. ANTALYA’DAKİ SAĞLIK YATIRIMLARI TAMAMLANMALI Konuşmasında Antalya’nın yerel sorunlarına da değinen Coşar, özellikle Manavgat ve Alanya ilçelerindeki hastane inşaatlarının sürecini eleştirdi. Manavgat Devlet Hastanesi inşaatının zemin sorunları, Alanya Payallar Devlet Hastanesi’nin ise heyelan riski nedeniyle faaliyete geçemediğini belirten Milletvekili Coşar, mevcut hastanelerdeki yoğun bakım ve yatak kapasitesinin artırılması için bakanlığa çağrıda bulundu. Halkın sağlık hizmetlerine erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasının önemine dikkat çekti.

Aliye Coşar uçak seferlerindeki mağduriyeti Meclis’e taşıdı Haber

Aliye Coşar uçak seferlerindeki mağduriyeti Meclis’e taşıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, Gazipaşa ve Antalya havalimanlarından Ankara’ya yapılan karşılıklı uçuşların azaltılmasını ve yaşanan vatandaş mağduriyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi veren Coşar, uçuşların kış aylarında sistematik olarak azaltıldığını savundu. Gazipaşa ve Antalya havalimanlarındaki mevcut durumun hem vatandaşları mağdur ettiğini hem de kentin marka değerine zarar verdiğini belirten Milletvekili Aliye Coşar, özellikle uçuş saatlerinin elverişsizliğine dikkat çekti. GAZİPAŞA VE ANTALYA’YA UÇAK SEFERİ AZ, MAĞDURİYET ÇOK Konuyla ilgili açıklama yapan Aliye Coşar, Gazipaşa Havalimanı’ndan Ankara’ya yapılan seferlerin kışın tamamen kaldırıldığını, sezon sonunda ise haftada sadece üç gün ve tek sefer olarak belirlendiğini ifade etti. Uçuş saatlerinin vatandaşın ulaşım imkanlarını zorladığını belirten Coşar, "Ankara’dan Gazipaşa’ya uçuş saati gece yarısı 00.15, Gazipaşa’dan Ankara’ya ise sabah 05.00 olarak belirlenmiştir. Vatandaşlarımızın neredeyse bütün bir geceyi havalimanı ulaşımı ve işlemlerle geçirmesine neden olan bu saatlerin hiçbir haklı gerekçesi yoktur" dedi. Antalya Havalimanı’nda da benzer bir tablonun yaşandığını kaydeden Aliye Coşar, akşam saat 19.25’ten gece 00.10’a kadar ara saatlerde uçuş olmamasının büyük boşluklar yarattığını vurguladı. BAŞKENTTEN, TURİZMİN BAŞKENTİNE UÇUŞLAR AZALTILDI Antalya’nın merkezi bütçeye en çok katkı sağlayan illerin başında gelmesine rağmen yatırımlardan mahrum bırakıldığını söyleyen Aliye Coşar, "Ülkenin başkentinden turizmin başkentine yapılacak uçuşları kısıtlamak, iktidarın şehre bakış açısını göstermektedir. Alanya ve tüm Antalya halkının havayolu ulaşım tercihi cezalandırılmaktadır. Bu uygulamadan bir an önce vazgeçilmeli ve sefer sayıları artırılmalıdır" ifadelerini kullandı. Milletvekili Coşar, Bakan Uraloğlu’na yönelttiği önergede şu soruların yanıtlanmasını istedi: Gazipaşa-Ankara seferleri kış aylarında neden kaldırılmaktadır? Seferlerin haftada üç güne ve tek sefere düşürülmesinin resmi bir açıklaması var mıdır? Vatandaşların mağduriyetine çözüm bulunacak mıdır? Sefer sayıları ne zaman artırılacaktır? Antalya Havalimanı’ndaki akşam saatlerindeki uçuş boşlukları (19.25 - 00.10 arası) ek seferlerle doldurulacak mıdır?

CHP Antalya Milletvekili Coşar: Antalya ulaşımda hak ettiği yatırımı alamıyor Haber

CHP Antalya Milletvekili Coşar: Antalya ulaşımda hak ettiği yatırımı alamıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Aliye Coşar, AKP iktidarının yıllardır Antalya’ya sözler ve vaatler verdiğini ancak yatırım yapmadığını belirtti. Yaklaşan turizm sezonu öncesi Antalya’nın ulaşım yatırımlarına dair açıklama yapan CHP Antalya Milletvekili Coşar, tarımsal üretim, ticaret ve turizm gelirleri ile ülke bütçesine büyük katkı sağlayan Antalya’nın aynı oranda verdiği vergiler kadar yatırım alamadığını belirtti. CHP’li Aliye Coşar yaptığı açıklamada şunları ifade etti; ANTALYA’DA TURİZMİ BEKLEYEN TEHLİKE: TRAFİK ÇİLESİ “Ortadoğu’da yaşanan İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının yarattığı gerginlik ve belirsizlik ortamının oluşturduğu riskler turizm sektörünü endişelendirmektedir. Yüksek enflasyon, artan maliyetler ve petrol fiyatları sorunlarına ek olarak çatışma durumu bu yıl turizm sezonunun yarattığı beklentileri düşürdüğü gibi Antalya özelinde ulaşım problemleri de turizm yatırımcısının çözüm beklediği diğer bir konudur. Antalya Havalimanından Manavgat ve Alanya’daki turizm tesislerine kara yolu ile ulaşım turistler içinde bir çileye dönüştü. Hali hazırda Antalya halkının yıllardır yaşadığı bu sorun artık, bir sektörü de yakından ilgilendirmektedir. Yıllardır beklenen Otoyol Projesi inşasına ancak geçtiğimiz yıl başlanılması, mevcut karayolu D 400 üzerindeki yükü artırmaktadır. Alternatif yollar, mevcut yol üzerindeki kavşak düzenlemeleri raylı sistemler gibi yatırımlar iktidarın gündeminde yer almıyor.” İKTİDARIN SÖZLERİ VAR, YATIRIMI YOK “AKP iktidarı şehre dönem dönem verdiği ulaştırma projeleri sözlerini yerine getirememektedir. Verilen büyük sözler, küçük yatırımlarla unutturulmaya çalışılıyor. Boğazkent alternatif turizm yolu yatırım programına alınmıyor. Antalya’dan Manavgat’a kadar uzanması planlanan bu yol tamamlanmadı. Bu yolun tamamlanması ile D 400 karayoluna bir alternatif oluşacak, vatandaşlar ve turistler doğrudan ev, işyeri ve turizm tesislerine ulaşım sağlayacaktır.” HIZLI TREN SORULARI CEVAPSIZ KALDI “Hızlı Tren Projesi sözler mevcut ancak ortada hiçbir çalışma yok. İki ayrı tren projesinden bahseden iktidar mensupları kente bu tarihi yatırımı 24 yıllık iktidarlarında getiremediler. Bu iktidar anlayışı sürdüğü sürece de Antalya bu hizmetten mahrum kalmaya devam edecektir. 10 Ağustos 2025 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın cevaplaması istemiyle verdiğimiz ve Antalya’ya yönelik hızlı tren projelerini sorduğumuz soru önergemize sekiz aya yakın süre geçmesine rağmen cevap verilmiyor. Antalya’ya verilen sözler genelde unutuluyor, iktidar kendi sözlerini dahi görmezden geliyor.” Gazipaşa Havalimanı’ndan Ankara’ya yapılan uçak seferleri kış aylarında kaldırılmaktadır. Şimdi ise yeni başlayan seferler haftada üç güne indirilmiş ve o günlerde de karşılıklı tek sefer konulmuştur. Gece yarısı Ankara’dan Gazipaşa’ya, sabahın beşinde ise Gazipaşa’dan Ankara’ya tek bir sefer olması vatandaşa eziyettir. Talep ve ticari gerekçelerle vatandaşların alternatif ulaşım seçenekleri kısıtlanmaktadır. Turizm kenti Alanya ve Gazipaşa için önemli olan bu uçuşlar artırılmalı ve vatandaş mağdur edilmemelidir.” YAPILMAYAN ULAŞIM YATIRIMLARININ CEZASINI ANTALYA HALKI ÇEKİYOR “D 400 karayolu güzergahında Manavgat'ta bulunan Çolaklı, Ilıca, Evrenseki ve Gültepe Kavşaklarında trafik hem şehirlerarası hem de şehiriçi araç trafiğinden kaynaklı yoğunluktan dolayı saatlerce süren araç kuyrukları devam ediyor. Çolaklı, Ilıca, Evrenseki ve Gültepe Kavşakları üzerinde yapılacak battı-çıktı (alt geçit) ve/veya üst geçitler araçların bekleme sürelerini azaltacak, transit yolculuğu kolaylaştıracaktır. Bu soruna dair 12.02.2026 tarihinde vermiş olduğumuz soru önergesine de Ulaştırma Bakanlığı sessiz kalmış, cevaplamamıştır. Alanya’da D 400 Karayolu üzerinde bulunan bazı kavşaklar, bölge halkı ve esnafın itirazlarına rağmen kapatılmıştır. Ancak gelinen noktada iktidar çözümü değil, çözümsüzlüğü bir seçenek olarak Antalya halkına sunuyor. Yapılmayan, planlamalara dahil edilmeyen, geç başlanan ya da yarım bırakılan her ulaştırma projesi ile Antalya halkı cezalandırılıyor. Dünyanın en çok ziyaret edilen turizm merkezlerinden olan ve nüfusunun on katı kişiye hizmet eden Antalya’da ulaşım sorunları bir an önce çözülmelidir.”

CHP'den kapanan Antalya- Konya yolu için sert açıklama Haber

CHP'den kapanan Antalya- Konya yolu için sert açıklama

Antalya-Konya karayolunun Eynif Ovası mevkisinde yoğun yağışlar sonrası meydana gelen su baskınları ve yolun trafiğe kapanması üzerine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) heyeti bölgede incelemelerde bulundu. CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, CHP YDK Üyesi ve Antalya Milletvekili Aliye Coşar, CHP Milletvekilleri Mustafa Erdem, Aykut Kaya, CHP Manavgat İlçe Başkanı Oykun Başar, CHP Antalya İl ve CHP Manavgat İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Gençlik Kolları, CHP Akseki İlçe Başkanı Hasan Erdem, CHP İbradı İlçe Başkanı Hakan Ülker, meclis üyeleri ve partililerin katılımıyla gerçekleştirilen basın açıklamasında, bölgedeki ulaşım sorunu sert bir dille eleştirildi. Heyet, günlerdir süren Antalya-Konya yolu ulaşım sorunu nedeniyle vatandaşların mağdur edildiğini vurguladı. PROJE PLANLAMASINDA CİDDİYET VE LİYAKAT VURGUSU Basın açıklamasında konuşan CHP’li temsilciler, mevcut iktidarın bölgedeki projeleri hayata geçirirken bilimsel verilerden ve ciddiyetten uzak hareket ettiğini savundu. Eynif Ovası’ndaki su taşkınlarının öngörülebilir bir durum olduğunu ifade eden yetkililer, "Ben yaptım oldu" zihniyetinin doğal felaketleri hesaplamadan hareket etmesi sonucu yolun uzun süre kapalı kaldığını belirttiler. Açıklamada, Eynif Ovası su taşkını ve yol kapanması olayının temelinde liyakatsiz bir planlama sürecinin yattığı ifade edildi. VATANDAŞ MAĞDURİYETİ VE HESAP VERİLEBİLİRLİK ÇAĞRISI Akseki ve İbradı ilçe başkanlarının da destek verdiği ziyarette, ulaşımın aksamasının bölge ekonomisine ve sosyal hayatına verdiği zararlar dile getirildi. Karayolları altyapı ihmalleri yüzünden halkın cezalandırıldığını belirten parti temsilcileri, sorumluların hesap vermesi gerektiğini dile getirdi. CHP heyeti, liyakatsizlik ve ihmal sonucu oluşan mağduriyetlerin takipçisi olacaklarını ve halkın güvenli ulaşım hakkını savunmaya devam edeceklerini vurgulayarak bölgeden ayrıldı.

Coşar: Millî parklar rant kapısı değil, korunması gereken doğal mirastır Haber

Coşar: Millî parklar rant kapısı değil, korunması gereken doğal mirastır

CHP Antalya Milletvekili Coşar, teklifin Milli Parkları korumaktan ziyade gelir getiren bir işletmeye dönüştürülmesinin önünü açtığını ve doğal mirasın rant ve talan tehlikesi altında olduğunu vurguladı. CHP’li Aliye Coşar konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı; ANAYASA’YA AYKIRILIK AKP’NİN KANUN YAPIM TEKNİĞİ OLDU “Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin birçok maddesi Anayasa'ya aykırıdır, yirmi dört yıldır AKP'nin kanun yapım tekniğinin özeti de budur; ya Anayasa'ya aykırı kanun teklifi getirmek ya da Anayasa hükümlerini yok saymak. Üzerinde söz aldığım teklifin 14'üncü maddesiyle kanun kapsamındaki alanlarda 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun geçici 12 ve 18'inci maddeleri uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Millî Emlak Genel Müdürlüğünce işlemleri yürütülen ve bedelleri tahsil edilen turizm izinlerini 2873 sayılı Kanun'un 17'nci maddesine paralel olarak Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne devri düzenlenmektedir. Özellikle Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olan yetkiler özel bütçeli kurum olan Genel Müdürlüğe devredilmesiyle devletin idari teşkilatı arasında yer alan görevler ayrılığını ortadan kaldıracaktır.” YETKİ DEVRİYLE DENETİM ÇÖKÜYOR, HUKUK DEVLETİ İLKESİ İHLAL EDİLİYOR “Sonuç olarak, birimler birbirini denetleyemeyecek ve uzmanlık alanları dışında işlem yapılmasına neden olacaktır. Bu açıkça Anayasa’nın 2'nci maddesinin hukuk devleti ilkesine aykırı bir düzenlemedir; özel bütçeli kurum olan Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlanacak izin ve gelirler bakımından genel bütçe kapsamındaki Millî Emlak Genel Müdürlüğünün yetkilerinin azaltılması sürecidir. Millî parkları turizm odaklı bir genel müdürlük idaresi anlayışına terk eden bu madde farklı kurum ve görüşlerine duyarlı, bütüncül korumaya odaklı planlama anlayışını, buna dayalı izin ve idari anlayışını ihlal edecektir.” MİLLÎ PARKLAR RANT KAPISI DEĞİL, KORUNMASI GEREKEN DOĞAL MİRASTIR “Bu kanun teklifi millî parkları korumaktan çok turizm tahsis ve gelir odaklı işletmeye dönüştürüyor. Millî parklar rant ve gelir kapısı değil doğal mirastır. Bu mirasın yağmalanmasına kanunla kılıf hazırlayamazsınız. Her şeyi bitiren, satan sisteminiz şimdi de millî parklara göz dikmiş durumdadır. AKP döneminde yalnızca insanlar üzerindeki baskının değil doğaya, toprağa ve suya yönelik baskının giderek arttığını da görüyoruz. Ormanlarımız vahşi madenciliğe açılıyor.” ANTALYA’DA DOĞA TALANI HIZ KESMİYOR “Bugün aynı anlayışı Akdeniz'de ve Antalya'mızda görüyoruz. Kaş Limanağzı'na yollar açılıyor, sit alanları yapılaşmaya zorlanıyor, Alara Çayı gibi doğal havzalar HES'lerle baskı altına alınıyor, Elmalı ve Korkuteli'deki meralar GES, Oymapınar yüzer GES sahalarına dönüştürülmek isteniyor. Finike Gökliman'da tarihî Likya yolu güzergâhında doğayı ve tarihi yok edecek mermer ve taş ocaklarında ısrar ediliyor. Gündoğmuş'un ormanları ve su kaynakları taş ve mermer ocaklarıyla yok edilmek isteniyor. Kemer Göynük'te Beydağları Sahil Millî Parkı sınırları içerisinde kalan ormanlar bir otel projesi için feda ediliyor, talan ediliyor. Akbelen'de halkın zeytinlikleri ve ormanlarımız maden sahası ilan ediliyor. Ayrıca, bir de iktidar "ÇED Gerekli Değildir" kararlarıyla bu talanı da meşrulaştırmaktadır. Bu kararların neye göre verildiği çok açıktır, bilimsellikten uzak yaklaşımla çevre felaketlerine bürokratik zemin hazırlanmaktadır.” AKP YANDAŞIN YARARINI, KAMU YARARINDAN ÜSTÜN TUTUYOR “İktidarın rant uğruna talan politikası bir salgın gibi tüm ülkeyi sarmış durumdadır. Bu anlayışın ortak noktası şudur: Doğayı korumak yerine her ağacı, her zeytinliği, her dereyi bir rant kalemi olarak görmek. Koruma mevzuatı sürekli değiştirilerek "kamu yararı" adı altında şirketlere alan açılıyor. AKP'nin "kamu yararı" dediği şey yandaşın yararıdır. Orman, millî park, sit alanı, zeytinlikler, özel koruma alanları konu rant olunca iktidarın gözünde esnetilebilir bir hâle geliyor. Oysa kamu yararı; ormanın, suyun, toprağın korunmasıdır. Kamu yararı, köylünün üretmeye devam etmesidir. Kamu yararı, gelecek nesillerin temiz suya, temiz havaya ulaşabilmesidir.” CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, konuşmasını doğayı değil, rantı savunan bu kanun teklifine ret oyu vereceklerini belirterek sonlandırdı.

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar Antalya-Konya yolunu TBMM gündemine taşıdı Haber

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar Antalya-Konya yolunu TBMM gündemine taşıdı

CHP’li Coşar Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde, yaşanan yağışlar nedeniyle haritalarda kimi zamanlar sulak alan olarak görülebilen Eynif ve Gembos Ovaları'nın göle dönmesi sonucu karayolunun proje, yapım ve denetim süreçlerinde ihmaller ve kamu zararı olduğunu vurguladı. Antalya Milletvekili Aliye Coşar verdiği önerge sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Antalya-Konya Yolu’nun Eynif ve Gembos Ovaları'ndan geçen bölümleri yağışlar nedeniyle oluşan su taşkınları ile tamamen su dolmuş, ovalar birer göle dönmüştür. Okul kitaplarındaki ve diğer haritalarda dahi Eynif ve Gembos Ovaları'nın kesik çizgilerle mavi renkle gösterilmesi ovaların bazı dönemlerde göl, bazı dönemlerde de ova olduğunu ifade etmektedir. Okul kitaplarında dahi yer alan bu bilgiye rağmen 2017 yılında yandaş şirkete verilen ihale ile yapılan yol, bölgenin sadece ova olarak varsayıldığı savı ile inşa edildiğini göstermektedir. Karayolunun göle dönmesi ile görülmüştür ki projeyi yapan, onaylayan ve denetleyenler okul kitaplarındaki bilgilere dahi sahip değildir. Liyakatsiz yönetimin cezasını vergi veren halkımız çekmektedir.” İKTİDARIN İHMALLER ZİNCİRİ: ÇED YOKSA, BİLİMSELLİKTE YOK “Yolun yapımı öncesinde ÇED istenmemesi bilimsel verilerin göz ardı edilmesine ve olası sorunların öngörülememesine neden olmuştur. Yapılan projedeki bu vahim hata kamu zararına yol açmıştır. Su ile dolan bölgede 13 Şubat 2026 tarihinden günümüze kadar yol tam kullanıma açılamamıştır. AKP iktidarı doğanın, coğrafyanın ve ekosistemin gerçeklerini dikkate almadan, birçok proje için acele bir şekilde “ÇED gerekli değildir.” kararları alıyor. Öngörüden ve bilimsellikten uzak alınan bu kararlar ne yazık ki çevre ve ekosistem için geri dönülemez hasarlar bırakıyor, göle yapılan bu yolda da durum budur. Burada ayrıca halkın vergileri ile yandaş bir şirkete verilen ihale ve projenin baştan sona hatalı olması nedeniyle oluşan bir kamu zararı da vardır. Gerekli zemin etütleri yapılmadan projelendirilen bu yol AKP’nin ne ilk ne de son hatalı işidir. Benzer bir durumu 2023 yılında temeli atılan ve geçtiğimiz yıl bitirilip hizmete açılacağı söylenen Yeni Manavgat Devlet Hastanesi inşaatında da yaşanıyor. Zemin sıvılaşması olan yere hastane inşaatı yapılıyor ve geçen süreye rağmen inşaat temel seviyesinden ileri gidemedi. Tüm bilimsel ve teknik uyarıları, çevrenin gerçek koşullarını dikkate almayan, rant odaklı yatırımların sonunda fatura projeye onay veren ya da yapanlara değil, halka kesiliyor. Meydana gelen hataların sorumluluğu siyasi iktidarındır, oluşan kamu zararı başta olmak üzere çevresel zararlar için yargı bir kez olsun talimat almaksızın harekete geçmelidir.” CHP’li Coşar verdiği soru önergesinde, şu sorulara yer verdi; Eynif ve Gembos Ovaları'ndan geçen Antalya-Konya Yolu projesinden ÇED raporu neden istenmemiştir? Bahse konu olan yolun projesi ilgili kurum tarafından incelenmiş midir? İnceleme esnasında Eynif ve Gembos Ovaları'nın bazı zamanlar sulak alan olduğu ve su taşkın riski oluşabileceği dikkate neden alınmamıştır? Bahse konu olan yolun projesi ve denetlemesi hangi kurum tarafından yapılmıştır? Denetleme bulguları nedir? Bahse konu yolun yapım maliyeti için ilgili firmaya ne kadar ödeme yapılmıştır? Eynif ve Gembos Ovaları'ndan geçen Antalya-Konya Yolu projesinin sular altında kalması sonucu oluşan kamu zararı nedir? Eynif ve Gembos Ovaları'ndan geçen Antalya-Konya Yolu’nun su altında kalması sonucu ortaya çıkan proje, yapım, denetim ve onay süreçlerindeki hatalar hakkında idari soruşturma açılacak mıdır? Sorumlu kişi ve şirket hakkında cezai işlem uygulanacak mıdır?

Manavgat’ta doğal gaz için yol haritası belirlendi Haber

Manavgat’ta doğal gaz için yol haritası belirlendi

Manavgat’ın enerji altyapısını yakından ilgilendiren ve kentin konforunu artıracak olan doğal gaz süreci değerlendirme toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek'in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda; projenin hangi aşamada olduğu, teknik detaylar ve geleceğe yönelik planlamalar şeffaf bir şekilde paylaşıldı. MANAVGAT ENERJİ ALTYAPISI İÇİN GENİŞ KATILIMLI BULUŞMA Toplantıya Antalya Milletvekilleri Dr. Tuba Vural Çokal, Aliye Coşar ve Aykut Kaya’nın yanı sıra Enerya Antalya Bölge Direktörü Mehmet Akif Tulukçu, Yapım-Etüt Proje Müdürü Abdülkadir Kılıç, siyasi parti temsilcileri ve oda başkanları katıldı. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile sektör profesyonellerinin de hazır bulunduğu oturumda, kentin ısınma ve sanayi ihtiyaçlarını karşılayacak Manavgat doğal gaz hattı planlaması detaylandırıldı. PLANLAMA ÇALIŞMALARI VE ŞEFFAF YOL HARİTASI Enerya yetkilileri tarafından gerçekleştirilen kapsamlı sunumda, doğal gazın getirilmesine yönelik mevcut süreç ve kent genelinde doğal gaz şebeke çalışmaları için izlenecek takvim katılımcılara aktarıldı. Manavgat Belediyesi olarak bu süreci tüm paydaşlarla iş birliği içinde takip ettiklerini belirten belediye yetkilileri, enerji altyapısının güçlendirilmesinin hem turizm sektörü hem de yerel halk için büyük önem taşıdığını vurguladı. Kent için tarihi bir adım olarak görülen bu yatırımın hayırlı olması dilekleriyle toplantı sona erdi.

CHP Antalya Milletvekili Coşar: Sadece ceza artırımıyla trafik kazaları engellenmez Haber

CHP Antalya Milletvekili Coşar: Sadece ceza artırımıyla trafik kazaları engellenmez

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmada son zamanlarda Antalya’da yaşanan ölümlü trafik kazalarındaki altyapı eksikliklerine dikkat çekti. CHP Milletvekili Coşar fırtına ve sellerden etkilenen Antalya’lı üreticinin durumunun üretimi olumsuz etkilediğini belirterek, dere yataklarındaki ıslah çalışmalarının iktidar tarafından bir türlü bitirilememiş olmasının sel ve su taşkınlarına zemin hazırladığını vurguladı. CHP’li Coşar konuşmasının devamında şunları ifade etti; “Geçtiğimiz hafta sonu aynı gün içinde Antalya'da hepimizi derinden üzen 2 trafik kazası yaşandı. Antalya-Isparta yolu üzerinde Dereboğazı mevkinde yaşanan kazada 7 vatandaşımız, Döşemealtı ilçemizde yaşanan trafik kazasında ise 10 vatandaşımız hayatını kaybetti; çok sayıda vatandaşımız da yaralandı. Daha önceki konuşmalarımızda da bahsettiğimiz gibi, salt cezalar ve ceza artırımlarıyla trafik sorununun ve kazaların önüne geçilemez; kazasız ulaşım için altyapı yatırımlarının da yapılması önemlidir. Dereboğazı yolu dağlık ve virajlı olduğu için birçok kazaya sebep oluyor. Vatandaşlarımız yıllardır bu yolun genişletilmesi ve düzenlenmesi için mücadele veriyor ancak iktidar bunu görmezlikten geliyor. Bu yolda gerekli altyapı yatırımlarının yapılmaması kazalara ve tehlikelere davetiye çıkarıyor. Bu yolda kaç canımızı daha kurban vereceğiz? Yine, aynı gün bir yolcu otobüsünün de devrildiği Aksu ile Döşemealtı ilçeleri arasında yer alan Kuzey Çevre Yolu bağlantısındaki virajda 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. Yeni yapılan bu yol ve bağlantı yolunda ciddi mühendislik ve yapım hataları olduğu iddia edilmektedir. Yoldaki yoncanın çapının ve eğiminin yeterli olmadığı ve ciddi tasarım hataları gündeme geldi. Bu yolda sürekli kazalara şahit olan bölge halkı buraya "ölüm virajı" adını verdi. Bu ölümlü kazaların yaşandığı yollarımız yıllardır neden güvenli hâle getirilmiyor? İnsan hayatı açısından yolların güvenliği ötelenmeyecek kadar önemlidir.” SELDE TAŞAN DERELERİN ISLAHINA BÜTÇE AYIRAMAYANLAR, HALKIN VERGİLERİNİ NEREYE HARCIYOR? “Geçtiğimiz hafta boyunca Antalya'nın genelinde yoğun yağış, hortum ve fırtına yaşamı felç etti. Gazipaşa, Manavgat, Serik, Aksu, Kemer, Demre, Kumluca, Finike ve Kaş ilçelerimizde seralar başta olmak üzere tarım arazileri zarar görmüştür. Antalya'da tarımsal üretim on iki ay devam etmektedir ancak fırtına, hortum ve sellerin neden olduğu zararlar tarımsal üretimi durdurma noktasına getirmiştir. Kumluca ilçemiz dere yataklarının taşması sonucu su baskınlarıyla selin en çok etkilediği ilçemiz olmuştu. Kumluca'da 2022 yılında yaşanan sel felaketi sonrası yine benzer olaylar yaşanmıştı. Devlet Su İşleri 2023 yılında dere yataklarında taşkın önleme çalışmaları yapacağını açıkladı. Aradan üç yıl geçti, sellerde yine aynı dereler taştı. Üleşik Deresi başta olmak üzere Kumluca'daki derelerde hiçbir çalışmanın yapılmadığı gün yüzüne çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığına verdiğimiz soru önergesine gelen cevapta Devlet Su İşleri 13'üncü Bölgenin Kumluca'daki derelerle ilgili çalışmaları 2024 ve 2025 yılında bitecekti ancak 2026 yılında Devlet Su İşleri resmî sitesinde bu derelerdeki ıslah çalışmalarının devam ettiğini belirtiyor. AKP iktidarı Kumluca'da birkaç dereyi ıslah edecek bütçeyi ayıramıyorsa Kumluca halkının vergilerini nereye harcıyor? Tarım Bakanına sesleniyoruz: Tarımsal ithalata zaman ayırdığınız kadar çiftçinin sorunlarına da zaman ayırın.” ÇİFTÇİNİN ZARARI KARŞILANMALI, BORÇLARI ERTELENMELİ “Yaşanan ekonomik kriz ve artan maliyetlerin üzerine hortum, fırtına ve seller nedeniyle çiftçilerimizin tekrar üretime başlaması zorlaşmaktadır. TARSİM zarar gören çiftçinin yalnız zararının yarısını karşılamaktadır. TARSİM dışında kalan üreticiler, vergi ve SGK borcu olan üreticiler ihtiyaç duydukları yardımı alamayacaktır. TARSİM'li ya da değil, borçlu ya da borçsuz tüm çiftçilerimizin zararlarının tamamı karşılanmalıdır. Çiftçilerimizin kredi ve vergi borçları ertelenmelidir. Tarımsal üretimin durması vatandaşın daha pahalı ürün alması demektir.” HEYELAN YAŞANAN BOĞAÇAYI’NA TOKİ ISRARINDAN VAZGEÇİN “İktidar itirazlarımızı görmezden geliyor ancak son yağışlarla birlikte Konyaaltı Boğaçayı'nda su taşkını ve heyelan meydana gelmiştir. Bu, Boğaçayı havzasına TOKİ yapma ısrarının son derece hatalı olduğunu göstermiştir. Hatalı projelerin bedelini acı bir şekilde halkımız ödüyor. Ülkemizde dere yataklarına yapılan yapılaşmanın can ve mal kayıplarına neden olduğunu acı bir şekilde yaşıyoruz ve birçok örnekleri vardır. Bu ısrardan dönülmelidir, hatalardan ders alınmalıdır.”

Coşar, çiftçilerin zararlarının giderilmesini TBMM gündemine taşıdı Haber

Coşar, çiftçilerin zararlarının giderilmesini TBMM gündemine taşıdı

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, aşırı yağıştan dolayı taşan derelerin büyük hasar verdiği Kumluca’da yerinde yaptığı incelemeler ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması için verdiği soru önergesi sonrası yaptığı açıklamada şunları ifade etti; HORTUM VE FIRTINADAN ETKİLENEN ÇİFTÇİYE DESTEK VERİLMEZSE ÜRETİM DURACAK “Son günlerde Antalya genelinde etkili olan aşırı yağışlar ve son olarak hortum ve fırtına kentte tarımsal üretim sahalarını olumsuz etkilemiştir. Gazipaşa, Manavgat, Serik, Aksu, Kemer, Demre, Kumluca, Finike ve Kaş ilçelerimizde örtü altı üretim başta olmak üzere tarım alanları zarar görmüştür. Tarımsal üretimin 12 ay devam ettiği Antalya’da olumsuz hava koşullarının yarattığı tahribat devam etmekte olan tarımsal üretimi durma noktasına getirmiştir. Tarımsal üretimde ülkemizin en önemli merkezlerinden olan Antalya’da yaşanan hortum ve fırtına nedeniyle oluşan maddi kayıplar nedeniyle çiftçilerimizin tekrar üretime başlaması, yaşanan ekonomik kriz ortamında daha da zorlaşacaktır.” AKP İKTİDARI KUMLUCA’DA DERE ISLAHI ÇALIŞMALARINI YILLARDIR BİTİREMEDİ “Kumluca’da 2024 yılında bitecek denilen dere ıslahı çalışmaları yıllardır bitirilemedi. 17.07.2024 tarihinde Kumluca ve Finike’de yaşanan sel ve taşkın olayları sonrası Tarım ve Orman Bakanlığı’nın cevaplaması istemiyle verdiğimiz 7/14285 esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin bakanlığınızın cevabi görüşünde bugün sel ve taşkınların yaşandığı birçok deredeki çalışmaların yapıldığı bildirilmişti. Ancak görüyoruz ki Kumluca’da dere yataklarındaki çalışmalar geçen yıllara rağmen bitirilememiş. Çiftçimizin binlerce dönüm serası sular altında kaldı, seralardaki ürünler su baskınları ile artık kullanılamaz. Yıkılan seraların, heba olan tarım ürünlerinin, yok olan emeğin sorumlusu, yıllardır Kumluca’da dereleri ıslah etmeyen AKP iktidarıdır. Üleşik Deresi başta olmak üzere Kumluca’daki derelerdeki çalışmalar artık göstermelik olmaktan çıkmalıdır ve tamamlanmalıdır. Her işi yarım bırakan ya da eksik yapan AKP’nin bu tavrının cezasını çiftçi ve üretici çekmek zorunda değildir.” VERGİ VE SGK BORCU OLAN ÇİFTÇİYE KREDİ VERMEMEK, EKONOMİK GERÇEKLİKLE UYUŞMUYOR “AKP iktidarının çiftçiyi yok sayan tarım politikaları, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle artan girdi maliyetlerinin getirdiği yüke rağmen üretim yapan çiftçilerimiz, meydana gelen doğal afetin yaralarını tek başına sarmakta zorlanacaktır. TARSİM yaptıran çiftçilerimizin zararlarının yalnız yarısı devlet tarafından karşılanıyor, bu durum yeniden üretim yapmanın önünde bir engeldir ve tamamı karşılanmalıdır. Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan afetlerden zarar gören tarım alanlarındaki zararların giderilmesinde yaşanan TARSİM dışında kalan üreticilerin mağduriyeti giderilememiştir. TARSİM’i olmayan çiftçilerimizin de mağduriyeti giderilmeli ve tarımsal üretim sürmelidir. Çiftçiye destek için kurulan banka ve kooperatiflerin vergi ve SGK borcu olan üreticilere ihtiyaç duydukları kredi ve destekleri vermemeleri ülkenin ekonomik gerçekliğinden ne kadar uzak olduklarının göstergesidir. Bu kriz ortamında borçsuz çiftçi bulmak neredeyse imkansızdır. Üreticiye kredi ve destek için vergi ve SGK borcu olmama şartından vazgeçilmelidir. Çiftçinin SGK, vergi ve kredi borçları ertelenmelidir. Çiftçi yaralarını sarmak, üretmek istiyor.” CHP’li Coşar soru önergesinde şu sorulara yer verdi; Antalya’da meydana gelen hortum, fırtına ve yağışlar nedeniyle tarımsal alanlarda oluşan hasar tespit çalışmaları sonucu zarar gören sera ve tarımsal alan sayısı nedir? Bu zararların ilçelere göre dağılımı nedir? Antalya’da meydana gelen hortum, fırtına ve yağışlar nedeniyle tarımsal alanlarda oluşan hasar tespit çalışmaları sonucu ortaya çıkan maddi kayıp ne kadardır? Zarar gören sera ve tarımsal alanların kaçı TARSİM kapsamındadır? TARSİM kapsamında olmayan alan sayısı kaçtır? Antalya’da meydana gelen yağış, hortum ve fırtına nedeniyle zarar gören sera ve tarımsal alanlarımızdaki hasarın giderilmesi için TARSİM dışındaki üreticilerimizi de kapsayacak mıdır? TARSİM’i olmayan üreticilerimizin de zararının giderilmesine yönelik bir çalışma yapılacak mıdır? Antalya’da meydana gelen yağış, hortum ve fırtına nedeniyle tarım alanları zarar gören çiftçimizin tekrar üretime başlaması noktasında banka ve kooperatiflerden kredi ve destek alabilmesi için vergi ve SGK borcu olmaması şartının kaldırılmasına dair bakanlığın çalışması olacak mıdır? Bu şartın yaşanan ekonomik kriz ortamında kaldırılması ya da ertelenmesi talebine dair geçmişte yapmış olduğunuz çalışmalar var mıdır? Yaşanan yağış, hortum ve fırtına nedeniyle zarar gören sera ve tarımsal alanların üreticilerin kullandıkları kredi ve vergi borçları ödemelerinin ertelenmesine yönelik bir çalışma yapılacak mıdır? Yaşanan yağış, hortum ve fırtına nedeniyle tarım alanları zarar gören vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla afet bölgesi ilan edilecek midir?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.