Hava Durumu

#Aliye Coşar

- Aliye Coşar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aliye Coşar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manavgat’ta doğal gaz için yol haritası belirlendi Haber

Manavgat’ta doğal gaz için yol haritası belirlendi

Manavgat’ın enerji altyapısını yakından ilgilendiren ve kentin konforunu artıracak olan doğal gaz süreci değerlendirme toplantısı, Atatürk Kültür Merkezi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Belediye Başkan Vekili Mehmet Çiçek'in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda; projenin hangi aşamada olduğu, teknik detaylar ve geleceğe yönelik planlamalar şeffaf bir şekilde paylaşıldı. MANAVGAT ENERJİ ALTYAPISI İÇİN GENİŞ KATILIMLI BULUŞMA Toplantıya Antalya Milletvekilleri Dr. Tuba Vural Çokal, Aliye Coşar ve Aykut Kaya’nın yanı sıra Enerya Antalya Bölge Direktörü Mehmet Akif Tulukçu, Yapım-Etüt Proje Müdürü Abdülkadir Kılıç, siyasi parti temsilcileri ve oda başkanları katıldı. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile sektör profesyonellerinin de hazır bulunduğu oturumda, kentin ısınma ve sanayi ihtiyaçlarını karşılayacak Manavgat doğal gaz hattı planlaması detaylandırıldı. PLANLAMA ÇALIŞMALARI VE ŞEFFAF YOL HARİTASI Enerya yetkilileri tarafından gerçekleştirilen kapsamlı sunumda, doğal gazın getirilmesine yönelik mevcut süreç ve kent genelinde doğal gaz şebeke çalışmaları için izlenecek takvim katılımcılara aktarıldı. Manavgat Belediyesi olarak bu süreci tüm paydaşlarla iş birliği içinde takip ettiklerini belirten belediye yetkilileri, enerji altyapısının güçlendirilmesinin hem turizm sektörü hem de yerel halk için büyük önem taşıdığını vurguladı. Kent için tarihi bir adım olarak görülen bu yatırımın hayırlı olması dilekleriyle toplantı sona erdi.

CHP Antalya Milletvekili Coşar: Sadece ceza artırımıyla trafik kazaları engellenmez Haber

CHP Antalya Milletvekili Coşar: Sadece ceza artırımıyla trafik kazaları engellenmez

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Karayolları Trafik Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmada son zamanlarda Antalya’da yaşanan ölümlü trafik kazalarındaki altyapı eksikliklerine dikkat çekti. CHP Milletvekili Coşar fırtına ve sellerden etkilenen Antalya’lı üreticinin durumunun üretimi olumsuz etkilediğini belirterek, dere yataklarındaki ıslah çalışmalarının iktidar tarafından bir türlü bitirilememiş olmasının sel ve su taşkınlarına zemin hazırladığını vurguladı. CHP’li Coşar konuşmasının devamında şunları ifade etti; “Geçtiğimiz hafta sonu aynı gün içinde Antalya'da hepimizi derinden üzen 2 trafik kazası yaşandı. Antalya-Isparta yolu üzerinde Dereboğazı mevkinde yaşanan kazada 7 vatandaşımız, Döşemealtı ilçemizde yaşanan trafik kazasında ise 10 vatandaşımız hayatını kaybetti; çok sayıda vatandaşımız da yaralandı. Daha önceki konuşmalarımızda da bahsettiğimiz gibi, salt cezalar ve ceza artırımlarıyla trafik sorununun ve kazaların önüne geçilemez; kazasız ulaşım için altyapı yatırımlarının da yapılması önemlidir. Dereboğazı yolu dağlık ve virajlı olduğu için birçok kazaya sebep oluyor. Vatandaşlarımız yıllardır bu yolun genişletilmesi ve düzenlenmesi için mücadele veriyor ancak iktidar bunu görmezlikten geliyor. Bu yolda gerekli altyapı yatırımlarının yapılmaması kazalara ve tehlikelere davetiye çıkarıyor. Bu yolda kaç canımızı daha kurban vereceğiz? Yine, aynı gün bir yolcu otobüsünün de devrildiği Aksu ile Döşemealtı ilçeleri arasında yer alan Kuzey Çevre Yolu bağlantısındaki virajda 10 vatandaşımız hayatını kaybetti. Yeni yapılan bu yol ve bağlantı yolunda ciddi mühendislik ve yapım hataları olduğu iddia edilmektedir. Yoldaki yoncanın çapının ve eğiminin yeterli olmadığı ve ciddi tasarım hataları gündeme geldi. Bu yolda sürekli kazalara şahit olan bölge halkı buraya "ölüm virajı" adını verdi. Bu ölümlü kazaların yaşandığı yollarımız yıllardır neden güvenli hâle getirilmiyor? İnsan hayatı açısından yolların güvenliği ötelenmeyecek kadar önemlidir.” SELDE TAŞAN DERELERİN ISLAHINA BÜTÇE AYIRAMAYANLAR, HALKIN VERGİLERİNİ NEREYE HARCIYOR? “Geçtiğimiz hafta boyunca Antalya'nın genelinde yoğun yağış, hortum ve fırtına yaşamı felç etti. Gazipaşa, Manavgat, Serik, Aksu, Kemer, Demre, Kumluca, Finike ve Kaş ilçelerimizde seralar başta olmak üzere tarım arazileri zarar görmüştür. Antalya'da tarımsal üretim on iki ay devam etmektedir ancak fırtına, hortum ve sellerin neden olduğu zararlar tarımsal üretimi durdurma noktasına getirmiştir. Kumluca ilçemiz dere yataklarının taşması sonucu su baskınlarıyla selin en çok etkilediği ilçemiz olmuştu. Kumluca'da 2022 yılında yaşanan sel felaketi sonrası yine benzer olaylar yaşanmıştı. Devlet Su İşleri 2023 yılında dere yataklarında taşkın önleme çalışmaları yapacağını açıkladı. Aradan üç yıl geçti, sellerde yine aynı dereler taştı. Üleşik Deresi başta olmak üzere Kumluca'daki derelerde hiçbir çalışmanın yapılmadığı gün yüzüne çıktı. Tarım ve Orman Bakanlığına verdiğimiz soru önergesine gelen cevapta Devlet Su İşleri 13'üncü Bölgenin Kumluca'daki derelerle ilgili çalışmaları 2024 ve 2025 yılında bitecekti ancak 2026 yılında Devlet Su İşleri resmî sitesinde bu derelerdeki ıslah çalışmalarının devam ettiğini belirtiyor. AKP iktidarı Kumluca'da birkaç dereyi ıslah edecek bütçeyi ayıramıyorsa Kumluca halkının vergilerini nereye harcıyor? Tarım Bakanına sesleniyoruz: Tarımsal ithalata zaman ayırdığınız kadar çiftçinin sorunlarına da zaman ayırın.” ÇİFTÇİNİN ZARARI KARŞILANMALI, BORÇLARI ERTELENMELİ “Yaşanan ekonomik kriz ve artan maliyetlerin üzerine hortum, fırtına ve seller nedeniyle çiftçilerimizin tekrar üretime başlaması zorlaşmaktadır. TARSİM zarar gören çiftçinin yalnız zararının yarısını karşılamaktadır. TARSİM dışında kalan üreticiler, vergi ve SGK borcu olan üreticiler ihtiyaç duydukları yardımı alamayacaktır. TARSİM'li ya da değil, borçlu ya da borçsuz tüm çiftçilerimizin zararlarının tamamı karşılanmalıdır. Çiftçilerimizin kredi ve vergi borçları ertelenmelidir. Tarımsal üretimin durması vatandaşın daha pahalı ürün alması demektir.” HEYELAN YAŞANAN BOĞAÇAYI’NA TOKİ ISRARINDAN VAZGEÇİN “İktidar itirazlarımızı görmezden geliyor ancak son yağışlarla birlikte Konyaaltı Boğaçayı'nda su taşkını ve heyelan meydana gelmiştir. Bu, Boğaçayı havzasına TOKİ yapma ısrarının son derece hatalı olduğunu göstermiştir. Hatalı projelerin bedelini acı bir şekilde halkımız ödüyor. Ülkemizde dere yataklarına yapılan yapılaşmanın can ve mal kayıplarına neden olduğunu acı bir şekilde yaşıyoruz ve birçok örnekleri vardır. Bu ısrardan dönülmelidir, hatalardan ders alınmalıdır.”

Coşar, çiftçilerin zararlarının giderilmesini TBMM gündemine taşıdı Haber

Coşar, çiftçilerin zararlarının giderilmesini TBMM gündemine taşıdı

CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar, aşırı yağıştan dolayı taşan derelerin büyük hasar verdiği Kumluca’da yerinde yaptığı incelemeler ve Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması için verdiği soru önergesi sonrası yaptığı açıklamada şunları ifade etti; HORTUM VE FIRTINADAN ETKİLENEN ÇİFTÇİYE DESTEK VERİLMEZSE ÜRETİM DURACAK “Son günlerde Antalya genelinde etkili olan aşırı yağışlar ve son olarak hortum ve fırtına kentte tarımsal üretim sahalarını olumsuz etkilemiştir. Gazipaşa, Manavgat, Serik, Aksu, Kemer, Demre, Kumluca, Finike ve Kaş ilçelerimizde örtü altı üretim başta olmak üzere tarım alanları zarar görmüştür. Tarımsal üretimin 12 ay devam ettiği Antalya’da olumsuz hava koşullarının yarattığı tahribat devam etmekte olan tarımsal üretimi durma noktasına getirmiştir. Tarımsal üretimde ülkemizin en önemli merkezlerinden olan Antalya’da yaşanan hortum ve fırtına nedeniyle oluşan maddi kayıplar nedeniyle çiftçilerimizin tekrar üretime başlaması, yaşanan ekonomik kriz ortamında daha da zorlaşacaktır.” AKP İKTİDARI KUMLUCA’DA DERE ISLAHI ÇALIŞMALARINI YILLARDIR BİTİREMEDİ “Kumluca’da 2024 yılında bitecek denilen dere ıslahı çalışmaları yıllardır bitirilemedi. 17.07.2024 tarihinde Kumluca ve Finike’de yaşanan sel ve taşkın olayları sonrası Tarım ve Orman Bakanlığı’nın cevaplaması istemiyle verdiğimiz 7/14285 esas nolu yazılı soru önergesine ilişkin bakanlığınızın cevabi görüşünde bugün sel ve taşkınların yaşandığı birçok deredeki çalışmaların yapıldığı bildirilmişti. Ancak görüyoruz ki Kumluca’da dere yataklarındaki çalışmalar geçen yıllara rağmen bitirilememiş. Çiftçimizin binlerce dönüm serası sular altında kaldı, seralardaki ürünler su baskınları ile artık kullanılamaz. Yıkılan seraların, heba olan tarım ürünlerinin, yok olan emeğin sorumlusu, yıllardır Kumluca’da dereleri ıslah etmeyen AKP iktidarıdır. Üleşik Deresi başta olmak üzere Kumluca’daki derelerdeki çalışmalar artık göstermelik olmaktan çıkmalıdır ve tamamlanmalıdır. Her işi yarım bırakan ya da eksik yapan AKP’nin bu tavrının cezasını çiftçi ve üretici çekmek zorunda değildir.” VERGİ VE SGK BORCU OLAN ÇİFTÇİYE KREDİ VERMEMEK, EKONOMİK GERÇEKLİKLE UYUŞMUYOR “AKP iktidarının çiftçiyi yok sayan tarım politikaları, yaşanan ekonomik kriz nedeniyle artan girdi maliyetlerinin getirdiği yüke rağmen üretim yapan çiftçilerimiz, meydana gelen doğal afetin yaralarını tek başına sarmakta zorlanacaktır. TARSİM yaptıran çiftçilerimizin zararlarının yalnız yarısı devlet tarafından karşılanıyor, bu durum yeniden üretim yapmanın önünde bir engeldir ve tamamı karşılanmalıdır. Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan afetlerden zarar gören tarım alanlarındaki zararların giderilmesinde yaşanan TARSİM dışında kalan üreticilerin mağduriyeti giderilememiştir. TARSİM’i olmayan çiftçilerimizin de mağduriyeti giderilmeli ve tarımsal üretim sürmelidir. Çiftçiye destek için kurulan banka ve kooperatiflerin vergi ve SGK borcu olan üreticilere ihtiyaç duydukları kredi ve destekleri vermemeleri ülkenin ekonomik gerçekliğinden ne kadar uzak olduklarının göstergesidir. Bu kriz ortamında borçsuz çiftçi bulmak neredeyse imkansızdır. Üreticiye kredi ve destek için vergi ve SGK borcu olmama şartından vazgeçilmelidir. Çiftçinin SGK, vergi ve kredi borçları ertelenmelidir. Çiftçi yaralarını sarmak, üretmek istiyor.” CHP’li Coşar soru önergesinde şu sorulara yer verdi; Antalya’da meydana gelen hortum, fırtına ve yağışlar nedeniyle tarımsal alanlarda oluşan hasar tespit çalışmaları sonucu zarar gören sera ve tarımsal alan sayısı nedir? Bu zararların ilçelere göre dağılımı nedir? Antalya’da meydana gelen hortum, fırtına ve yağışlar nedeniyle tarımsal alanlarda oluşan hasar tespit çalışmaları sonucu ortaya çıkan maddi kayıp ne kadardır? Zarar gören sera ve tarımsal alanların kaçı TARSİM kapsamındadır? TARSİM kapsamında olmayan alan sayısı kaçtır? Antalya’da meydana gelen yağış, hortum ve fırtına nedeniyle zarar gören sera ve tarımsal alanlarımızdaki hasarın giderilmesi için TARSİM dışındaki üreticilerimizi de kapsayacak mıdır? TARSİM’i olmayan üreticilerimizin de zararının giderilmesine yönelik bir çalışma yapılacak mıdır? Antalya’da meydana gelen yağış, hortum ve fırtına nedeniyle tarım alanları zarar gören çiftçimizin tekrar üretime başlaması noktasında banka ve kooperatiflerden kredi ve destek alabilmesi için vergi ve SGK borcu olmaması şartının kaldırılmasına dair bakanlığın çalışması olacak mıdır? Bu şartın yaşanan ekonomik kriz ortamında kaldırılması ya da ertelenmesi talebine dair geçmişte yapmış olduğunuz çalışmalar var mıdır? Yaşanan yağış, hortum ve fırtına nedeniyle zarar gören sera ve tarımsal alanların üreticilerin kullandıkları kredi ve vergi borçları ödemelerinin ertelenmesine yönelik bir çalışma yapılacak mıdır? Yaşanan yağış, hortum ve fırtına nedeniyle tarım alanları zarar gören vatandaşlarımıza destek olmak amacıyla afet bölgesi ilan edilecek midir?

CHP’li Aliye Coşar’dan emekli maaşı tepkisi: Emekli yok sayılıyor Haber

CHP’li Aliye Coşar’dan emekli maaşı tepkisi: Emekli yok sayılıyor

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Aliye Coşar, emekli aylıklarında düzenleme de içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde parti grubu adına yaptığı konuşmada, AKP iktidarının emeklileri yük olarak gördüğünü ve emekliyi yok saydığını belirtti. En düşük emekli maaşının yirmi bin Türk Lirasına yükseltilmesinin vicdanlara sığmadığını belirten Coşar, iktidarın insanları açlıkla sınadığını söyledi. CHP’li Coşar konuşmasının devamında şunları ifade etti; BU DÜZENDE EMEKLİ YOK, EMEKÇİ YOK, GELECEK YOK “Bu torba kanunda milyonlarca insanın gözü kulağı görüşülen emekli aylığındadır. Birbirinden alakasız ne kadar kanun varsa tek bir torbada, İş Kanunu'yla Türkiye Varlık Fonu Kanunu'nu, Radyo ve Televizyon Kuruluşları Kanunu'yla Sosyal Sigortalar Kanunu'nu bir torbaya sığdırabilen bu iktidar milyonlarca emekliyi bütçesine sığdıramamıştır. Bu kara düzende emekli yok, emekçi yok, çocuklar yok, gençler yok, daha doğrusu bir gelecek yok. Emekli aylığı artışını bir lütuf gibi gören iktidar 1 Ocak 2026'dan itibaren geçerli olmak üzere 20 bin liraya çıkarıyor. Emekliye reva görülen bu ücret vicdansızlıktır, adaletsizliktir. İktidarın beceriksiz yönetimiyle dünyada enflasyonda zirvedeyiz ama TÜİK'in masallarıyla milyonlarca insanın kaderi belirleniyor, insanlar açlıkla sınanıyor. Emekliyi yük gören iktidar emekliyi yok sayıyor. Yıllarca çalışmış, üretmiş, emekliliğinde rahat bir nefes almak isteyen vatandaş, iktidarın reva gördüğü maaşla yokluğa ve yoksulluğa sürükleniyor, insanca bir yaşam sürmesi gerekirken hayatta kalma mücadelesi veriyor. Milyonlarca emekli, emekli aylıklarıyla çalışmak zorunda kalıyor veya iş arıyor. Emeklilerimiz hepimizin gördüğü ama iktidarın yok saydığı büyük bir kesim ne yoksulluktan emekli olabiliyor ne geçim derdinden ne de borçtan. İktidarın yarattığı bu ekonomik tablo emeklilerimizi âdeta sosyal yardım kuyruğuna mahkûm etmiş durumdadır. Açlık sınırının 30 bin lira olduğu günümüzde emeklilerimiz için market rafındaki et, süt, peynir, pazardaki meyve, sebze artık lüks olmuştur. Emekli bir de kirada oturuyorsa hayat zulüm oluyor.” EMEKLİYE 20 BİN LİRA, YOKSULLUĞUN İTİRAFIDIR “Emekliyi yoksulluğa, yalnızlığa, umutsuzluğa itenler yalnız ekonomik değil sosyal bir yıkıma da sebep olmaktadır. Bu kara düzen onları sosyal hayattan bile koparıyor. Emekli aylığı zorunlu ihtiyaçları bile karşılamıyor. Şimdi çıkıyor, diyorlar ki: "En düşük emekli aylığını 20 bin liraya çıkaracağız." 20 bin lira bir refah artışı değil iktidarın yarattığı yoksulluğun resmî kabulüdür. Emekliye verilen maaş bir hanenin sadece mutfak giderlerini bile karşılamıyor. Çarşıya, pazara bir gidin, emeklinin hâlini bir görün, yokluğu, yoksulluğu görün, daha sonra gelin, burada konuşun. Bu maaşla kira mı ödensin, ilaç mı alınsın, gıda mı tüketilsin? Emekliye reva görülen rakam insan onuruna yakışmayan bir yaşam sınırıdır.” AKP İKTİDARINDA ZENGİNLİKTE DEĞİL, YOKSULLUKTA EŞİTLENİYORUZ “Emekli maaşı bir sosyal yardım değildir; bu para primle, alın teriyle, çalışma hayatıyla kazanılmış bir haktır. AKP her seferinde "Emekli için böyle bir kaynak yok." diyor ama yandaş şirketlere, faiz lobilerine aktardığı parayı, söz konusu emekli ve emekçi olunca çok görüyor; yandaşa kaynak var, emekliye yok. "Emekliye kaynak yok." diyenler sandıkta yok olacaklardır. İktidar, yoksulluğu bir politika olarak uyguluyor, zenginlikte değil, yoksullukta eşitleniyor.” SEFALET DÜZENİNE KARŞI: YA GEÇİM YA SEÇİM “Bu tercih meselesidir. AKP'nin tercihi emekliye sefalet düzenidir. Milyonlarca emekli buradan çıkacak kararı bekliyor, sonuç ise sefalet düzenidir. Emeklilerimiz hak ettiğini istiyor. Cumhuriyet Halk Partisi olarak teklifimiz, en düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesinde olması, bununla birlikte seyyanen zam ve intibak yasasının çıkarılmasıdır. Tüm emeklilerimiz, emekçilerimiz, geleceği çalınan milyonlarca genç sandıkta bu zulüm düzenini değiştirmek için bekliyor. Geçim yoksa seçim var diyoruz.”

Aliye Coşar’dan emekli maaşlarına sert tepki: "Bu artış emeklinin aklı ile alay etmektir" Haber

Aliye Coşar’dan emekli maaşlarına sert tepki: "Bu artış emeklinin aklı ile alay etmektir"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki bütçe görüşmelerinde emekli maaşlarına yapılan düzenlemeyi "sefalet ücreti" olarak nitelendirdi. İktidarın emekliyi bir "yük" olarak gördüğünü savunan Coşar, en düşük emekli maaşının derhal asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini vurguladı. "1.000 LİRALIK ARTIŞ LÜTUF DEĞİLDİR" Komisyona getirilen teklifle en düşük emekli aylığının 1 Ocak 2026'dan itibaren 20 bin liraya çıkarılmasını eleştiren Coşar, "1.000 liralık artışı bir lütuf gibi sunuyorsunuz. Açlık sınırının 30 bin lirayı aştığı bir dönemde, emeklinin aklıyla alay eder gibi yapılan bu zam kabul edilemez. Emeklilerimiz yoksulluk ve borç sarmalı içindeyken iktidar, sefaleti reva görüyor" dedi. SEFALET SINIRININ ALTINDAKİ KİŞİ SAYISI ARTIYOR Temmuz ayından bu yana en düşük maaş alan emekli sayısının 3,7 milyondan 4,9 milyona yükseldiğine dikkat çeken Coşar, iktidarın zenginlikte değil yoksullukta eşitleme politikası güttüğünü savundu. Altı ayda 1 milyon 200 bin vatandaşın daha sefalet sınırının altına itildiğini belirten Coşar, ekonomik krizin faturasının emekçiye ödetildiğini ifade etti. CHP’NİN ÇÖZÜM ÖNERİSİ: İNTİBAK YASASI VE SEYYANEN ZAM Milletvekili Coşar, CHP olarak çözüm önerilerinin net olduğunu belirterek şu talepleri sıraladı: En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesine çekilmelidir. Emekliler arasındaki adaletsizliği giderecek İntibak Yasası derhal çıkarılmalıdır. Maaşlara seyyanen zam uygulanmalıdır. "FAİZ LOBİSİNE DEĞİL, EMEKLİYE KAYNAK AYIRIN" İktidarın "kaynak yok" savunmasına bütçe rakamlarıyla yanıt veren Coşar, paranın halk yerine faiz lobilerine aktarıldığını iddia etti. Coşar, "Bütçeden faiz ödemelerine 2,7 trilyon lira ayrılırken emekliye sadece bin liralık artış layık görülüyor. Yandaşlara ve faiz lobilerine verilen desteği kesin, kaynağı emekliye verin. Bu düzen sosyal devlet değil, bir adalet krizidir" diyerek sözlerini tamamladı.

CHP’li Coşar’dan trafik cezalarına tepki: "Amaç güven değil, bütçe açığını kapatmak" Haber

CHP’li Coşar’dan trafik cezalarına tepki: "Amaç güven değil, bütçe açığını kapatmak"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya Milletvekili Aliye Coşar, TBMM Genel Kurulunda görüşülen Karayolları Trafik Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine söz alarak sert eleştirilerde bulundu. Coşar, hazırlanan teklifin trafik güvenliğini sağlamaktan ziyade, ekonomik krizin faturasını vatandaşa kesmek ve bütçe açığını cezalarla kapatmak amacı taşıdığını savundu. CEZALAR TRAFİK SORUNUNU ÇÖZMEYE YETMEZ Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada ekonomik krizin halk üzerindeki etkilerine değinen Aliye Coşar; radarlar, hız limitleri ve katlanan cezaların tek başına çözüm olmayacağını belirtti. Coşar, "Trafik cezalarını artırmak kaza önleyici bir tedbir değildir; veriler de bunu açıkça göstermektedir. Yerleşim yerlerinden geçen yollar için trafik akışını bozmayacak kavşak ve geçitler yapmayan iktidar, ulaşım sorunlarını çözmek yerine gözünü vatandaşın cebine dikmiştir. Emeklinin ve asgari ücretlinin aylık gelirine yaklaşan ceza miktarları adil değildir" ifadelerini kullandı. D400 KARA YOLU VE EDS UYGULAMALARI FELÇ EDİYOR Antalya’daki ulaşım sorunlarını örnek gösteren Coşar, Serik, Manavgat ve Alanya hattındaki yoğunluğa dikkat çekti. D400 kara yolundaki trafik yükünün yıllardır çözülemediğini hatırlatan Coşar, "İktidar, bu yoldaki yoğunluğu gidermek yerine Elektronik Denetleme Sistemlerini (EDS) devreye alarak trafiği daha da sıkıştırmıştır. Fiziki düzenleme yapılmadan, mevcut yoğunluk giderilmeden yapılan bu uygulamalar trafiği felce uğratmaktadır" dedi. "KEYFÎ HAREKETLER" İFADESİ HUKUKA AYKIRIDIR Kanun teklifinin 10. maddesine eklenen "araçların geçişini zorlaştıracak veya tehlikeye sokacak şekilde keyfî hareketlerle" ibaresini eleştiren Coşar, bu ifadenin muğlak olduğunu ve idareye sınırsız, denetimsiz bir yetki verdiğini vurguladı. Bu düzenlemenin Anayasa’nın "belirlilik" ve "ölçülülük" ilkeleriyle bağdaşmadığını söyleyen Coşar, şunları kaydetti: "Neye ve kime göre keyfî? Bu ifade, demokratik bir hak olan toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılan siyasi parti araçlarını engellemek için bile kullanılabilir. İhlalin ve yaptırımın tanımı açıkça belirtilmelidir. CHP olarak, iktidarın kendi sorumluluklarını yerine getirmeyip yükü vatandaşa yıkan bu yasa teklifini kabul etmemiz mümkün değildir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.