Hava Durumu

#Antalya Ticaret Ve Sanayi Odası

Nehir Haber - Antalya Ticaret Ve Sanayi Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya Ticaret Ve Sanayi Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Hacısüleyman: Antalya’nın trafik sorununun çözümü deniz ulaşımı Haber

Başkan Hacısüleyman: Antalya’nın trafik sorununun çözümü deniz ulaşımı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ATSO) mayıs ayı meclis toplantısı ATSO Meclis Salonu’nda, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, ekonomiye ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya ulaşımının çözümünün deniz yolunda olduğunu ifade etti. Deniz ulaşımının daha etkin kullanması gerektiğini kaydeden Başkan Hacısüleyman, "İlçelerimizi iskelelerle birbirine bağlayarak hem trafik yükünü azaltabilir hem de ilçeler arası ekonomiyi güçlendirebiliriz. Antalya, ülke ekonomisine büyük katkı sunan bir şehir. Bu katkının sürdürülebilir olması için altyapı yatırımlarının hızla hayata geçirilmesi gerekiyor" dedi. TURİZM GELİRİNDE ÇİFT HANELİ DÜŞÜŞ Enflasyon, döviz kurları, petrol fiyatlarındaki artış ve maliyetlere yansıması gibi ekonomik sorunlara dikkat çeken ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ABD-İran Savaşı, ABD Başkanının Çin ziyareti, Rusya Devlet Başkanının Çin’e planlanan ziyareti gibi Türkiye’yi de yakından etkileyecek dünya gündemindeki konulara da değindi. Antalya açısından turizm sektörüne etkileri de ele alan Hacısüleyman, “Genel olarak turizmi değerlendirdiğimizde tek haneli sayısal bir eksimiz olabilir demiştik. Şu anda halen tek hanedeyiz ama tek hanenin de sınırındayız. Bu tabi sayısal azalmayı ifade ediyor. Ekonomik azalmanın ise yani ekonomik kaybımızın ise çift haneli olacağını yılsonu itibariyle şimdiden söylemek mümkün. Bu konuda hiç daha hoş bir şeyler söylemeye gerek yok. Ama gelişir, nasıl gelişir? Bundan sonraki bu ateşkes sürecinde ateşkesten kaynaklanan bir durulma olursa tek haneli gelişlerdeki eksiyle yaşamımıza devam edebiliriz” dedi. “DENİZ ULAŞIMI TRAFİK SORUNUNUN PANZEHİRİ” Antalya’nın yıllık ağırladığı 17.5 milyon turistin büyük bölümünün denize girmek için geldiğini belirten Hacısüleyman sözlerini şöyle sürdürdü; “İnsanlar Antalya’ya neden geliyor? Birinci motivasyon deniz, iklim ve güneş. Deniz ulaşımı bizim trafik sorunumuzun panzehiri olabilir. Bizi sadece alt geçitler ve üst geçitler kurtaramaz. Dünyanın birçok ülkesinde deniz ulaşımı aktif şekilde kullanılıyor. Teknoloji çok gelişti. Eskiden “deniz dalgalı olur, ulaşım zor olur” deniyordu ama artık deniz araçları çok daha gelişmiş durumda. Bizim 640 kilometrelik kıyı şeridimizi birbirine bağlamamız gerekiyor. Özellikle havalimanına yakın bir noktada bir iskele yapılabilirse ilçelerimizden gelen turistleri deniz yoluyla havalimanına taşıma imkânımız olabilir. Burada raylı sistemle entegrasyon sağlanırsa karayolu trafiğini ciddi şekilde rahatlatabiliriz. Yerel yönetimlerin bu yükü tek başına taşıması mümkün değil. Merkezi hükümetimizin ve ilgili bakanlıkların birlikte hareket etmesi gerekiyor. Antalya olarak geçen yıl yaklaşık 196 milyar lira vergi ürettik. Bu kaynağın devam etmesini istiyorsak altyapı yatırımlarını mutlaka gerçekleştirmeliyiz.” ÜNİVERSİTE HASTANESİNE 50 MİLYON TL’LİK BAĞIŞ ATSO Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin yangında zarar gören Acil Servis biriminin de yer aldığı binanın yeniden yapımına destek amacıyla 50 milyon TL’lik bağış ile ATSO’nun Elmalı’da inşa ettiği ATSO Elmalı Eğitim ve Sağlık Merkezi bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM) için ihtiyaç duyulan tıbbi cihazların temini amacıyla 5 milyon TL’lik destek talebi meclis gündemine taşındı. Mecliste yapılan oylamada her iki destek talebi de oy birliğiyle kabul edildi. Böylece, yeniden inşası yaklaşık 652 milyon TL’lik bütçeyle sürdürülen üniversite hastane binası için 50 milyon TL, Elmalı’daki sağlık merkezi için ise 5 milyon TL kaynak aktarılması kararlaştırıldı. ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk ve Başkan Yusuf Hacısüleyman, meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür ederek, alınan kararların Antalya adına önemli bir dayanışma örneği olduğunu ifade etti. “İYİ ŞEYLER DE KONUŞALIM” Başkan Yusuf Hacısüleyman, ekonomik sorunların yanında olumlu gelişmelerin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydederek, konaklama vergisinin yıl sonuna kadar yüzde 2’den yüzde 1’e düşürülmesinin sektör açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Düzenlemenin ekonomik etkisinin sınırlı olabileceğini ancak sektörün sorunlarının fark edildiğini göstermesi açısından değerli olduğunu ifade etti. İhracatçılar için uygulanan yüzde 3 döviz dönüşüm desteğinin 31 Temmuz’a kadar uzatıldığını hatırlatan Hacısüleyman, desteğin yıl sonuna kadar devam etmesini beklediklerini dile getirdi. Doğum sonrası kadınlara verilen izin süresinin 8 haftadan 16 haftaya çıkarılmasına yönelik çalışmayı değerlendiren Başkan Hacısüleyman, “Emzirme süresinin sonuna kadar annelere destek verilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kreş maliyetleri de aileler üzerinde ciddi yük oluşturuyor. Sosyal devlet anlayışıyla bu süreçlerin desteklenmesi önemli” dedi. Başkan Hacısüleyman, 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini önemli bulduklarını ifade ederken, Antalya’da kurulan “Mavi Akdeniz İnisiyatifi”nin de çevre farkındalığı açısından değerli bir çalışma olduğunu söyledi.

Başkan Yusuf Hacısüleyman’dan Hürmüz Boğazı uyarısı Haber

Başkan Yusuf Hacısüleyman’dan Hürmüz Boğazı uyarısı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Kahramanmaraş’ta yaşanan olaya değinerek çocukların korunmasına yönelik adımların önemine dikkat çekti. Başkan Hacısüleyman, “Ne yazık ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın arifesinde bu olay yaşandı. Bugüne kadar bu tür olayların hep başka ülkelerde yaşanacağını düşünüyorduk. Ancak Sosyal Medya Zirvesi’nde de bu risklere dikkat çekmiştik. Bu doğrultuda, 15 yaş altındaki çocuklarımızın sosyal medya kullanımına ilişkin TBMM’ye sunulan teklifi memnuniyetle karşılıyoruz. Henüz netleşmemiş olmakla birlikte, çocuklarımızı korumaya yönelik atılacak adımları Antalya Ticaret ve Sanayi Odası olarak destekliyoruz” dedi. “ÇOCUKLARIMIZI KORUMAK GELECEĞİMİZİ KORUMAKTIR” Okullarda yaşanan saldırının toplumda derin üzüntü yarattığını belirten Hacısüleyman, “Ne tesadüftür ki böyle bir saldırının, 23 Nisan ve 19 Mayıs gibi Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza ve gençlerimize hediye ettiği bayramların öncesinde gerçekleşmiş olması ayrıca üzüntü vericidir. Öğretmenimize ve sevgili evlatlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu. “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” toplantısında bu risklerin gündeme geldiğini hatırlatan Hacısüleyman, “Prof. Dr. Bilge Uzun, çocuk psikolojisi konusunda örnekler vererek bu tür davranışların ülkemizde de yaşanabileceğini ifade etmişti. Ne yazık ki kısa süre sonra acı bir gerçekle karşılaştık. Çocuklarımızı korumak, geleceğimizi korumak anlamına geliyor” ifadelerini kullandı. “SANAL VE GERÇEK DÜNYA ARASINDAKİ ÇİZGİ BELİRSİZLEŞİYOR” Yapay zekâ ve dijital içeriklerin çocuklar üzerindeki etkilerine de değinen Hacısüleyman, “Yapay zekâ bazen bir oyun aracı olarak kullanılıyor, ancak aklın bir kopyası gibi sunularak şiddet ve ölüm temalarını işleyen içeriklerle çocuklarımızın zihinlerini bu görsellere alıştırıyor. Bu durum sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki farkı ayıramaz hale getiriyor. Sadece çocuklar değil, yetişkinler de bu durumdan etkileniyor” dedi. Eğitim ile gerçek hayat arasındaki farkın giderek açıldığına dikkat çeken Hacısüleyman, “Okullarda öğretilen değerler ile gerçek hayatta karşılaşılan durumlar örtüşmüyor. Bu nedenle toplumsal duyarlılığı her alanda göstermeliyiz. Aksi takdirde çocuklar, öğretilen dünya ile gerçek dünya arasında sıkışıp kalıyor” diye konuştu. ENFLASYON VE FAİZ MESAJI Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, küresel gelişmelerin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini belirterek, “Son üç yıldır hayat pahalılığı ile mücadele ediyoruz. Ancak özellikle Amerika-İran gerilimi bu süreci zorluyor. Piyasada faizlerin sabit kalacağı ya da biraz artacağı yönünde beklenti var, düşüş beklenmiyor. Enflasyon yüzde 37 civarında, üretici fiyat endeksi ise yüzde 28 seviyelerinde. Yıl sonu hedeflerine ulaşmak zor görünüyor” dedi. Petrol fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Hacısüleyman, “Petrol fiyatları 60 dolardan 95 dolara yükseldi. Bu durum akaryakıtın yanı sıra lojistik ve gıda maliyetlerini de etkiliyor” ifadelerini kullandı. HÜRMÜZ BOĞAZI UYARISI Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin sadece enerji değil, tarım ve gıda açısından da risk oluşturduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümü bu geçiş hattı üzerinden sağlanıyor. Aynı zamanda gübre üretimi ve sevkiyatı açısından da kritik bir bölge. Burada yaşanabilecek bir aksama, doğrudan tarım sektörünü ve gıda güvenliğini etkileyebilir” dedi. Antalya’nın seracılıkta önemli bir konumda olduğunu hatırlatan Hacısüleyman, “Akaryakıt ve gübre maliyetleri üretimde ciddi paya sahip. Bu nedenle küresel gelişmeleri yalnızca enerji değil, üretim zincirinin tamamı üzerinden değerlendirmeliyiz” diye konuştu. TURİZM VE YABANCI İŞ GÜCÜ Turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hacısüleyman, Antalya’nın güvenli bir destinasyon olduğunun vurgulanması gerektiğini belirterek, “Savaşın uzaması seyahat tercihlerini etkiliyor ve turistler farklı destinasyonlara yöneliyor. Ancak biz mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi. Yabancı iş gücüne ilişkin de konuşan Hacısüleyman, “Önceliğimiz kendi gençlerimizin istihdamı olmalı. Ancak bazı sektörlerde çalışan bulmakta zorlanılması yabancı iş gücünü zorunlu hale getiriyor. Bu çalışanların yasal ve kayıtlı şekilde istihdam edilmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. ÜNİVERSİTE HASTANESİNE DESTEK ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Akdeniz Üniversitesi Acil Servisi’nde çıkan yangının ardından hastanenin geçici alanlarda hizmet vermek zorunda kaldığını belirterek yaşanan sorunlara dikkat çekti. Konuyu önümüzdeki meclis toplantısında gündeme getirmeyi planladıklarını ifade eden Hacısüleyman, henüz Yönetim Kurulu kararı alınmadığını ancak sürecin önemine binaen meclis üyeleri ile paylaşmak istediğini söyledi. Başkan Hacısüleyman, başka bir konu kapsamında gerçekleştirdiği rektör ziyaretinde mevcut durumu yerinde inceleme fırsatı bulduğunu belirterek, “Sayın Rektörümüzün davetiyle şu anda acil hizmet verilen binayı gezdik. Burada ciddi operasyonel sıkıntılar yaşandığını gözlemledim. Hekimlerimiz ve sağlık personelimiz büyük bir özveriyle çalışıyor ancak fiziki alan yetersizliği nedeniyle zorluk yaşıyorlar. Bu nedenle yanan binanın en kısa sürede yenilenerek yeniden hizmete kazandırılması büyük önem taşıyor. Önümüzdeki meclis toplantısında bu konuyu yeniden gündeme getirerek, maddi destek dahil yapılabilecek çalışmalara ilişkin sizleri bilgilendirmek istiyorum” dedi. “EN ÜST SEVİYEDE DESTEK VERİLMESİNİ ARZU EDİYORUZ” ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi için gündeme getirilen destek çağrısına ilişkin değerlendirmede bulundu. Öztürk, “Akdeniz Üniversitesi ile ilgili dile getirdiğiniz destek konusu için teşekkür ediyorum. Şahsen bu katkının en üst düzeyde sağlanmasından yanayım, meclisimizin de bu yönde düşündüğünü tahmin ediyorum. Önümüzdeki mecliste en üst sınırdan destek verilmesi hepimizin ortak arzusudur. Bu hassasiyet için ayrıca teşekkür ederim” diye konuştu.

Antalya 2. Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi başladı Haber

Antalya 2. Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi başladı

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünler ve gastronomi dünyasının önde gelen isimleri, 2. Antalya Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi’nde buluştu. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Akdeniz Üniversitesi (ACİMER) ve YÜciTA iş birliğiyle düzenlenen zirve, yerel değerlerin tescillenerek ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleşen açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Avrupa Komisyonu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Zirvenin bu yılki teması “Gelecek coğrafi işaretlerle gelecek: Yerelden küresele bir değer köprüsü” olarak belirlendi. İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE BÜYÜK BİR BAŞARI KAZANDIK Törende konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın son bir yılda coğrafi işaret tescil sayısında büyük bir ivme yakaladığını belirtti. Vali Şahin, “Bir yıl önce 19 olan tescil sayımız, başvurularla birlikte 200’ün üzerine çıktı. Bu başarı; STK’lar, odalar, belediyeler ve devletin tüm unsurlarının iş birliği yapınca nelerin başarılabileceğinin en güzel örneğidir. Bundan sonraki süreçte tanıtım, tedarik ve pazarlama başlıklarına odaklanarak bu potansiyeli yöre halkının ekonomisine yansıtacağız” dedi. ANTALYA BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın coğrafi işaretler konusunda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu konuda geçmişte yavaş kalındığını ifade etti. Hacısüleyman, “Antalya; tarımı, mutfağı ve kültürel değerleriyle çok daha ileri bir noktada olmayı hak ediyor. Turizmde artık sadece konaklama değil; kalite, güven ve standart aranıyor. Coğrafi işaretler bu noktada önemli bir güven unsuru oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu. TESCİLLİ LEZZETLERLE TADIM MOLASI Zirve kapsamında düzenlenen etkinliklerde katılımcılar tescilli yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı buldu. Antalya paça çorbası, Korkuteli Yelten tarhanası, Akseki Çimi peyniri ve Manavgat susamı gibi ürünlerin yanı sıra Gaziantep ve Adıyaman’dan gelen tescilli lezzetler de büyük ilgi gördü.

ATSO’dan Ali Bahar anısına ödül töreni: Antalya’da 144 yıllık çınarın gölgesinde vefa Haber

ATSO’dan Ali Bahar anısına ödül töreni: Antalya’da 144 yıllık çınarın gölgesinde vefa

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından, Antalya’nın ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunan, bilinirliğini artıran ve fark yaratan kişi ve kurumları onurlandırmak amacıyla düzenlenen “ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni”, merhum ATSO Başkanı Ali Bahar anısına gerçekleştirildi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ile çok sayıda iş insanı ve davetli katıldı. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni’nde, Ali Bahar Özel Ödülleri ana kategorisinde inovasyon ve dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, çevre ve yeşil dönüşüm, sosyal sorumluluk, basın ve liseler özel ödülü kategorilerinin birincilerine, döviz kazandırıcı hizmetler ana kategorisinde 2024 yılı seyahat acenteleri, konaklama tesisleri, sanayi ve genel ihracat, tarım ihracatı ile sağlık ve genel hizmet ihracatı olmak üzere 5 alt kategoride ilk 3’e girenlere, ticari kazanç kapsamında 2024 yılı gelir ve kurumlar vergisi sıralamasında ilk 3’e girenlere, TOBB tarafından açıklanan 2025 yılı araştırma sonuçlarına göre en hızlı büyüyen ilk 100’de yer alan Antalya firmalarına, Türkiye’nin ilk ve ikinci 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan Antalya firmalarına; ticari bilanço kârı büyüklüğüne göre merkez ve Oda’ya bağlı ilçelerde dereceye giren üyelere; kuruluş tarihinden bu yana daha önce bu kategoride ödül almamış Oda üyelerine, Gelir İdaresi Başkanlığı 2024 yılı vergi rekortmenleri listesinde yer alan üyelere ödülleri takdim edildi. VALİ ŞAHİN: “BU BAŞARI SİZLERİN ÇALIŞKANLIĞININ SONUCUDUR” Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Antalya Valisi Hulusi Şahin, 144 yıllık oda geleneğinin büyük bir başarı olduğunu belirterek, bu köklü yapının takdiri hak ettiğini söyledi. Antalya’nın geçmişten bugüne büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Şahin, “144 yıl önceki Antalya ile bugünkü Antalya arasında çok büyük fark var. Bu başarı sizlerin çalışkanlığı, mücadeleciliği ve cesareti sayesinde ortaya çıkmıştır” dedi. Konuşmasında Ali Bahar’ı anan Vali Şahin, salonda onun hatırasının güçlü şekilde hissedildiğini belirterek, “Kendisi uslanmaz bir iyimserdi, kendisi özellikle Antalya konusunda hiçbir zaman iyimserliğini bırakmazdı. Bugün ona vefa göstereceksek, bu yönünü örnek almalıyız” dedi. Küresel ve ekonomik zorluklara dikkat çeken Vali Şahin, iş dünyasına moral vererek, “Zor bir dönemden geçiyoruz, krizlerle mücadele ediyoruz. Ancak her kriz aynı zamanda bir fırsattır. Antalya dinamik bir şehir, sizler de çalışkan insanlarsınız. Geleceğe umutla bakın” ifadelerini kullandı. ÇAVUŞOĞLU: “ANTALYA TÜRKİYE’NİN DÜNYAYA AÇILAN KAPISIDIR” Önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’nın ticari birikimine ve ekonomik gücüne dikkat çekti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın 144 yıllık geçmişinin sadece bir süreyi değil, aynı zamanda şehrin ticaret hafızasını temsil ettiğini belirten Çavuşoğlu, bu birikimin nesilden nesile aktarılan önemli bir değer olduğunu vurguladı. Antalya’nın Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, kentin aynı zamanda dünyanın da Türkiye’ye açılan önemli merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. 2024 yılında Antalya’nın küresel diplomasi ve uluslararası organizasyonlar açısından önemli etkinliklere ev sahipliği yapacağını belirten Çavuşoğlu, Uluslararası Uzay Kongresi ve G20 Liderler Zirvesi gibi organizasyonlarla kentin bilim, teknoloji ve diplomasi alanında merkez konumunu güçlendireceğini dile getirdi. ÇAVUŞOĞLU: “ALİ BAHAR BİR İZ BIRAKTI, ÖDÜLLERİ BİR EMANETTİR” Çavuşoğlu, Ali Bahar’ın yalnızca bir iş insanı ya da başkan olmadığını, Antalya’ya gönlünü vermiş bir dava insanı olduğunu ifade etti. 19 Temmuz 2024’te hayatını kaybeden Bahar’ın geride vizyon, cesaret ve güçlü bir miras bıraktığını belirten Çavuşoğlu, adına verilen ödüllerin sadece bir anma değil, aynı zamanda bir emanet niteliği taşıdığını söyledi. İş dünyasına da mesaj veren Çavuşoğlu, günümüzde sadece büyümenin yeterli olmadığını, sürdürülebilir büyümenin esas olduğunu vurgulayarak, “Artık sadece büyümek yetmez, bu büyümenin sürdürülebilir olması gerekir” dedi. HİSARCIKLIOĞLU: “ANTALYA TARIM, TİCARET VE TURİZMİN YILDIZI” Antalya’nın tarımın, ticaretin, turizmin ve sanayinin yıldızı olduğunu söyleyen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 3 ayrı asra yayılmış tarihiyle, Antalya ve ülke ekonomisine yön vermiş, böyle köklü ve milli bir kurumun olmasının sevincini yaşadığını kaydetti. ATSO’nun 144 yılın getirdiği deneyim ve saygınlığı, devamlı güçlendirdiği kurumsal yapısı, hayata geçirdiği projeleri ve Antalya’ya kazandırdığı çalışmalarla, hep referans gösterildiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri olarak, camiamızın da gurur kaynağı olmuştur. Antalya, bugün sadece Akdeniz’in değil, başta turizm ve tarım olmak üzere, pek çok sektörde, dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bunu da birazdan fazlasıyla hak ettikleri ödüllerini alacak girişimcilerimiz eliyle yapmıştır. Bizler için böyle gurur verici bir günde, Antalya’nın yıldızlarıyla bir araya gelmiş olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu. 'NEFES KREDİSİ İLE ÜYELERİMİZE KEFİLİZ' TOBB olarak, KOBİ’lerin krediye erişimini kolaylaştırmak üzere, geçen sene Kredi Garanti Fonu Kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatılmasını sağladıklarını açıklayan Rifat Hisarcıklıoğlu, bazen ‘Odalar ne iş yapar’ diye bir soruyla karşılaştıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Dünyada hiçbir odanın yapmadığı bir işi yapıyoruz. Bugün baba oğula kefil olmuyor. Dünyanın hiçbir yerinde kardeş kardeşe kefil olmuyor. Komşu komşuya kefil olmuyor. Burada üyesi olduğu kuruluş kefil oluyor. Kime? Bankaya karşı. Dünyada bunu yapan başka kimse yok. Biz diyoruz ki bankalara, ‘Üyelerimize kefiliz.’ Bu müthiş bir şey. Bunu dünyada yapan yok. Bu TOBB’un Türkiye rol model olduğu için de dünyada örnek alıyor bizden. Bakınız bugün Antalya’daki üyelerimizin üçte ikisine kefil olmuşuz. Bankadaki kredisi batsa bunun 3'te 2'sini biz ödüyoruz. Bunu kim yapar? Söylüyorum ben size. Öteki taraftan da hele bu seçim dönemleri geliyoruz ya, ‘Bu odalar ne iş yapar?’ Ya arkadaşım babanın kefil olmadığı üyeye kefil oluyor bu kuruluş. Daha ne istiyorsun Antalya, sana kefil olmuş TSO.” 'ANTALYA BÜYÜDÜĞÜNDE, TÜRKİYE'Yİ DE BÜYÜTÜYOR' Antalya’nın Türkiye ekonomisi için çok önemli olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: “Antalya büyüdüğünde, Türkiye’yi de büyütüyor. Antalya sıkıntı yaşarsa, Türkiye de yaşıyor. Bu nedenle, Antalya’ya hep, özel bir ihtimam gösterilmeli. Antalya’nın bu önemini bildiğim için her sene Antalya’ya muhakkak geliyorum. Dertlerinizi, sıkıntılarınızı, bizzat sahada görüyor ve sizlerden dinliyorum. Oda-borsa başkanlarımla birlikte tüm bunları ve çözüm önerilerimizi, başta sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlarımıza iletiyorum. Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Bu tür küresel şoklar, kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor.” ÖZTÜRK: “ORTAK AKIL ANTALYA’NIN EN BÜYÜK GÜCÜ” ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, törende yaptığı konuşmada Antalya’nın köklü ticaret geçmişine, ortak akıl vurgusuna ve geleceğe yönelik hedeflere dikkat çekti. Öztürk, “Burada sadece bir yıl dönümünü kutlamak için değil, Antalya’nın yıllar içinde büyüyen ticaret gücünü, hafızasını, girişimcilik ruhunu ve ortak emeğini onurlandırmak için bir aradayız” dedi. ATSO’nun 144 yıllık geçmişinin önemine değinen Öztürk, “144 yıl bir insan ömründen uzun ama bir şehrin hikayesi için son derece anlamlı bir zaman dilimi. Bu oda kurulduğunda Antalya, bugünkü gibi milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir değildi. İmkanlar sınırlıydı ama bu şehrin insanlarında çalışkanlık, cesaret ve geleceğe olan inanç çok güçlüydü” diye konuştu. Antalya’nın bugün geldiği noktada iş dünyasının büyük payı olduğunu vurgulayan Öztürk, “Bugün Antalya turizmden tarıma, ticaretten girişimciliğe kadar Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden biri haline geldiyse, bunun arkasında emek veren iş insanlarımız ve bu odaya yön veren kıymetli başkanlarımız vardır” dedi. Geçmiş dönem yöneticilere teşekkür eden Öztürk, “Odamızın bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm geçmiş dönem yönetim kurulu ve meclis başkanlarımıza, meclis ve meslek komitesi üyelerimize ve çalışanlarımıza minnettarız. Onlar bu kurumu sadece yönetmediler, Antalya’nın ekonomik yol haritasını çizdiler” ifadelerini kullandı. Antalya’nın kamu, yerel yönetimler ve iş dünyası iş birliğiyle büyüdüğünü belirten Öztürk, gelecekte de bu birlikteliğin sürdürülmesi gerektiğini söyledi. HACISÜLEYMAN: “EN BÜYÜK MİRAS BİRLİK VE BERABERLİK RUHUDUR” ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144 yıllık köklü geçmişe, ekonomik sorumluluklara ve merhum Başkan Ali Bahar’ın bıraktığı mirasa dikkat çekti. Başkan Hacısüleyman, “144 yıl dile kolay. Bu büyük çınarın temellerini atanlar belki de ‘Bizden sonra bu kurum bu kadar güçlü şekilde devam edebilecek mi?’ diye düşündüler. Ama biz biliyoruz ki en uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar. O ilk adımı atan değerli ticaret insanlarına minnettarız” dedi. Geçmişten bugüne emeği geçen herkese teşekkür eden Hacısüleyman, “Bu kurumu bugünlere taşıyan, hayatta olan herkese şükranlarımı sunuyorum. Aramızda olmayanlara ise Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu. “ATSO SADECE ÜYE SAYISIYLA DEĞİL, GÜCÜYLE ÖLÇÜLÜR” ATSO’nun büyüklüğünün yalnızca üye sayısıyla ölçülemeyeceğini belirten Hacısüleyman, “70 bine yakın üyemizle Türkiye’nin dördüncü büyük odasıyız. Ancak asıl önemlisi temsil ettiğimiz ekonomik güç. Antalya, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri ve bu da bizlere büyük sorumluluklar yüklüyor” ifadelerini kullandı. Verginin önemine dikkat çeken Hacısüleyman, “Vergi ödemek, kazancımızdan bir payı ülkemizin kalkınması için ayırmaktır. Bu bir vatandaşlık görevidir. Üyelerimizin vergi ve kayıt dışılıkla mücadele konusundaki hassasiyeti takdire şayandır. Bugün de bu duyarlılığı ödüllendiriyoruz” dedi. “KÜRESEL GELİŞMELER TÜM SEKTÖRLERİ ETKİLİYOR” Küresel gelişmelerin iş dünyasına etkilerine değinen Hacısüleyman, dünyada yaşanan savaşlar ve jeopolitik risklerin ekonomiyi doğrudan etkilediğini belirterek, “Petrol fiyatlarındaki artış, lojistikten üretime kadar tüm alanlarda maliyetleri yükseltiyor. Bu durum Antalya’nın üç temel lokomotifi olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “TURİZM ANTALYA EKONOMİSİNİN LOKOMOTİFİ” Turizm sektörüne özel bir parantez açan Hacısüleyman, Antalya’nın Türkiye ekonomisindeki rolüne dikkat çekerek, “Antalya, yaklaşık 18 milyar dolarlık turizm geliriyle Türkiye’nin en önemli lokomotiflerinden biridir. Türkiye’deki turist gecelemelerinin yaklaşık yüzde 60’ı Antalya’da gerçekleşiyor. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler rezervasyon hızında bir yavaşlamaya neden oldu. Bu nedenle turizm başta olmak üzere tüm sektörlerin desteklenmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “ALTYAPI VE ULAŞIM SORUNLARINA YENİ ÇÖZÜMLER ŞART” Antalya’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, artan nüfus ve turizm hareketliliğine rağmen altyapının aynı hızda gelişmediğine dikkat çekerek, “Özellikle trafik sorunu artık ciddi bir başlık haline geldi. Bu noktada deniz ulaşımının aktif şekilde kullanılması gibi alternatif çözümleri değerlendirmeliyiz” dedi. “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARTIK GERÇEK” İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Hacısüleyman, bu konunun artık ertelenemez bir gerçek olduğunu belirterek, “İklim değişikliği artık uzak bir ihtimal değil, hayatımızın gerçeği. Antalya’da yapılacak uluslararası organizasyonları da bu bilinçle değerlendirmeliyiz” diye konuştu. “FUARCILIKTA BÜYÜK POTANSİYEL VAR” Fuarcılık alanında Antalya’nın büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “Antalya, 50 ülkeden 230 havalimanına doğrudan uçuş bağlantısı olan eşsiz bir şehir. Bu potansiyeli sadece turizmde değil, fuarcılıkta da değerlendirmeliyiz. Expo alanının kalıcı bir fuar merkezine dönüştürülmesi büyük önem taşıyor” dedi. “ALİ BAHAR’IN EN BÜYÜK MİRASI BİRLİK RUHU” Konuşmasının önemli bir bölümünü merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’a ayıran Hacısüleyman, “Rahmetli Başkanımız Ali Bahar, Antalya için çok önemli bir dönem yaşattı. Ancak en büyük mirası birlik ve beraberlik ruhudur. Şehrin tüm dinamiklerini bir araya getiren bir anlayış ortaya koydu” ifadelerini kullandı. Bu birlikteliğin korunması gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, “Seçimler gelir geçer, önemli olan seçim sonrası aynı masa etrafında toplanabilmektir. Antalya bunu başardı. Bu birlik ruhunu korumak zorundayız” diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından ödüller takdim edildi.

Gıda ve finansal hizmetlerdeki artış hanehalkı bütçesindeki baskıyı sürdürüyor Haber

Gıda ve finansal hizmetlerdeki artış hanehalkı bütçesindeki baskıyı sürdürüyor

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Başkan Hacısüleyman, Şubat ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE)’nin aylık yüzde 2,96 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,53 ile Ocak ayının yaklaşık 1 puan üzerinde gerçekleşmiştir. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık yüzde 2,43, yıllık bazda yüzde 27,56 artış göstermiştir. Artış sınırlı olmakla birlikte, dezenflasyon sürecinin doğrusal bir patikada ilerlemediğini ortaya koymaktadır. Aylık bazda yüzde 2,96’lık artışın sürmesi ve fiyat artışlarının alt sınıfların büyük bölümüne yayılması, enflasyonun halen canlı ve dirençli bir karakter taşıdığına işaret etmektedir. Bu durum, enflasyonla mücadelenin kısa vadeli dalgalanmalara açık bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için yalnızca manşet oranlara değil, artışların yaygınlığına ve maliyet cephesindeki gelişmelere de dikkat etmek gerekiyor” dedi. YAYGIN VE DİRENÇLİ FİYAT ARTIŞLARI Başkan Hacısüleyman, Şubat ayında 174 alt sınıfın 142’sinde fiyat artışı gerçekleştiğini, yalnızca 27 alt sınıfta düşüş görüldüğünü belirterek, bu tablonun fiyat artışlarının geniş tabanlı bir görünüm sergilediğini gösterdiğini söyledi. On iki aylık ortalamalara göre TÜFE artışının yüzde 33,39 seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Hacısüleyman, “Üretici fiyatlarında ise on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 25,60’tır. Yİ-ÜFE’de yıllık yüzde 27,56’lık artış, maliyet baskısının sanayi genelinde sürdüğüne işaret etmektedir. Sanayinin alt sektörlerinde yıllık artış; madencilikte yüzde 31,88, imalatta yüzde 27,98, elektrik ve gaz üretiminde yüzde 22,53 ve su temininde yüzde 38,22 olarak gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarında ise ara mallarında yüzde 26,09, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,14, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57, sermaye mallarında yüzde 29,51 ve enerjide yüzde 20,68 oranında yıllık artış kaydedilmiştir. Bu dağılım, maliyet artışlarının yalnızca enerji kaynaklı olmadığını, üretim zincirinin farklı halkalarına yayıldığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. GIDA VE FİNANSAL HİZMETLER ÖNE ÇIKTI Ana harcama grupları itibarıyla Şubat ayında en yüksek aylık artışın yüzde 8,02 ile “Sigorta ve finansal hizmetler” grubunda gerçekleştiğini belirten Hacısüleyman, bu kalemi yüzde 6,89 ile “Gıda ve alkolsüz içecekler” ve yüzde 3,97 ile “Eğitim hizmetleri”nin izlediğini söyledi. Gıda grubundaki yüzde 6,89’luk artışın yıllık bazda yüzde 36,44’e ulaştığını kaydeden Hacısüleyman, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yıllık artışın yüzde 42,33 seviyesinde olduğunu belirtti. Alkollü içecekler ve tütün grubunda ise yıllık artışın yüzde 36,54 olarak gerçekleştiğini ifade eden Hacısüleyman, eğitim hizmetlerinde yıllık artışın yüzde 55,78 ile yüksek seyrini koruduğunu dile getirdi. Giyim ve ayakkabı grubunda aylık yüzde 5,31’lik düşüş yaşandığını kaydeden Başkan Hacısüleyman, “Yıllık artış yüzde 6,79 seviyesinde kalmıştır. Lokantalar ve konaklama hizmetlerinde yıllık artış yüzde 32,93, ulaştırmada yüzde 28,86, sağlıkta yüzde 29,26, haberleşmede yüzde 22,41 olarak gerçekleşmiştir. Bu görünüm, enflasyonun hem mal hem de hizmet gruplarında eş zamanlı bir baskı oluşturduğunu göstermektedir” dedi. KÜRESEL RİSKLER MALİYET BASKISINI ARTIRABİLİR Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin enflasyon görünümü üzerinde ilave baskı oluşturabileceğine dikkat çeken Hacısüleyman, “Özellikle ABD–İran hattında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’na ilişkin risk algısı ve petrol arzına yönelik endişelerin enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açacaktır. Küresel enerji ticaretinin önemli bir bölümü de bu hat üzerinden gerçekleşmektedir. Bölgedeki her gelişme uluslararası piyasalarda fiyatlama davranışlarını hızla etkileyebilecek boyuttadır” diye konuştu. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek oynaklığın ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden iç fiyatlara yansıma potansiyeli bulunduğunu vurgulayan Hacısüleyman, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışların hem sanayi üretim maliyetlerini hem de tüketiciye sunulan mal ve hizmet fiyatlarını zincirleme biçimde etkileyebileceğini kaydetti. Küresel risklerin, enflasyonla mücadele sürecini yalnızca iç talep dengesi açısından değil, dış kaynaklı maliyet unsurları bakımından da daha hassas bir zemine taşıdığını belirten Hacısüleyman, önümüzdeki dönemde enerji fiyatları ve küresel arz koşullarının yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. ENFLASYONLA MÜCADELEDE KRİTİK SÜREÇ Şubat ayı verilerinin, yıllık enflasyonda belirgin bir sıçrama olmamakla birlikte aylık bazda fiyat artışlarının canlılığını koruduğunu gösterdiğini ifade eden Hacısüleyman, özellikle gıda ve finansal hizmetler kalemlerindeki yüksek oranlı artışların hanehalkı bütçesi üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ettiğini söyledi. Hizmetler grubunda süregelen fiyat katılığının, enflasyonun yalnızca geçici maliyet unsurlarından değil, daha kalıcı fiyatlama davranışlarından da beslendiğini düşündürdüğünü dile getiren Hacısüleyman, üretici fiyatlarındaki artışın devam etmesi ve maliyet cephesinde belirgin bir gevşemenin henüz görülmemesinin tüketici fiyatları üzerinde önümüzdeki dönemde de baskı oluşabileceğine işaret ettiğini kaydetti. Küresel enerji piyasalarındaki oynaklık ve jeopolitik gerilimlerin maliyet kanalı üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebilecek dışsal riskler olarak öne çıktığını belirten Hacısüleyman, “Bu süreçte fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için temkinli para politikası duruşunun, mali disiplinin ve üretim odaklı yapısal adımların birlikte yürütülmesi daha da büyük bir önem kazanmıştır” diye konuştu.

ATSO’dan sanayi için uzun vadeli kredi çağrısı Haber

ATSO’dan sanayi için uzun vadeli kredi çağrısı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman; tarımdan sanayiye, kentsel dönüşümden kredi kartı düzenlemelerine kadar ekonominin yol haritasına dair kritik açıklamalarda bulundu. DEPREME KARŞI BİLİMSEL HAZIRLIK VURGUSU 6 Şubat depreminin yıl dönümü vesilesiyle dayanışma mesajı veren Hacısüleyman, Antalya’nın deprem sürecindeki seferberliğini hatırlattı. Sadece iyi dileklerin yeterli olmadığını vurgulayan Başkan, "Tüm yapılarımızı en ağır deprem şartlarına göre hazırlamalıyız. 'Şu kadara dayanıklıyız' diyerek rehavete kapılmadan, bilimsel veriler ışığında hareket etmeliyiz," ifadelerini kullandı. TARIMDA REORGANİZASYON VE SANAYİYE FİNANSMAN DESTEĞİ Tarım sektöründeki aylık %8,46’lık yüksek enflasyona dikkat çeken Hacısüleyman, girdi maliyetleri ve arz kısıtlamaları nedeniyle tarım politikalarında acil bir reorganizasyona ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sanayi sektörü için ise TOKİ modeline benzer, uzun vadeli ve düşük faizli kredi paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Başkan, bu desteğin üretim, verimlilik ve ihracat kapasitesini artıracağını vurguladı. KONUTTA "LEASEHOLD" SİSTEMİ ÖNERİSİ Artan inşaat maliyetleri ve erişilebilir konut sorununa yönelik yenilikçi bir çözüm sunan Hacısüleyman, "Leasehold" (kiralık mülkiyet) sistemini önerdi. Bu modelde hazine arazilerinin konut yapımı için tahsis edileceğini belirten Başkan, "Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur. Bu sayede maliyetler düşer ve vatandaşın konuta erişimi kolaylaşır," dedi. KREDİ KARTI DÜZENLEMELERİNDE KADEMELİ GEÇİŞ UYARISI BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik kısıtlama kararına da değinen Hacısüleyman, limit düşüşlerinin ticareti ve üretimi doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu. Özellikle turizmde erken rezervasyon döneminde taksit imkânlarının azalmasının talebi düşürebileceğini ifade ederek, geçiş sürecinin hasarsız atlatılması için kademeli bir takvim izlenmesi gerektiğini söyledi.

Başkan Vekili Özdemir iş dünyası ile iftarda bir araya geldi Haber

Başkan Vekili Özdemir iş dünyası ile iftarda bir araya geldi

ATSO Ramazan ayı dolayısıyla iftar programı düzenledi. Geleneksel iftar yemeğine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, siyasi partilerin temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve temsilcileri ile ATSO üyeleri ve iş adamları katıldı. Paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin ve bereketin ayı; mübarek Ramazan ayının hayırlı olmasını dileyen Başkan Vekili Özdemir, ATSO tarafından düzenlenen iftar sofrasında hep birlikte olmanın çok kıymetli olduğunu belirterek ev sahipliği için ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’a teşekkür etti. İSTİHDAMA KATKI SAĞLAYANLARA TEŞEKKÜR ETTİ Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, programda yaptığı konuşmada Antalya’nın turizmden tarıma, ticaretten sanayiye kadar pek çok alanda ülkenin lokomotif şehirlerinden birisi olduğunu belirterek, “Bu başarıda sizlerin emeği, vizyonu ve cesareti çok büyük. Şehrimizin üretim gücünü artıran, istihdam sağlayan, ihracat yapan, katma değer oluşturan tüm girişimcilerimize bu vesileyle teşekkür ediyorum” dedi. YEREL YÖNETİMDE ORTAK AKIL, DİYALOG VE İŞBİLRİĞİ Başkan Vekili Özdemir konuşmasının devamında ortak akıl vurgusu yaparak şunları söyledi: “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yerel yönetim anlayışımızı ortak akıl, diyalog ve iş birliği üzerine kurmaya devam ediyoruz. Antalya’nın sürdürülebilir büyümesi, çevreye duyarlı yatırımların artması, özellikle genç girişimcilerimizin ve kadın iş insanlarımızın ekonomik hayatta daha güçlü şekilde yer almasının önemine inanıyoruz. Üreten, yenilikçi, dijital dönüşümü yakalamış ve güçlü bir ekonomiye sahip Antalya için hep birlikte çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk: Antalya’nın kaybedecek zamanı yok Haber

ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk: Antalya’nın kaybedecek zamanı yok

ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya’nın ulaşım ve lojistik altyapısındaki gecikmelerin ihracatçıların rekabet gücünü zayıflattığını belirterek, stratejik yatırımların hızlandırılması çağrısında bulundu. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) Başkan Adayları Mehmet Ali Can ve Ramazan Keskin ile yönetim kurulu adaylarıyla bir araya geldi. Görüşmede, Antalya’nın ulaşım ve lojistik altyapısındaki yetersizlikler, ihracatçıların rekabet gücü başlıkları konuşuldu. Başkan Öztürk, hızlı tren projeleri, Burdur–Antalya demiryolu hattının geliştirilmesi, Çubuk Tüneli ve Afyon–Antalya Otoyol projeleri ile Antalya Limanı’nda yaşanan yüksek navlun bedellerine ilişkin değerlendirme ve taleplerini paylaştı. DEMİRYOLU HATTI STRATEJİK BİR YATIRIM Antalya–Eskişehir ile Antalya–Konya–Kayseri hızlı tren projelerinin bir an önce yatırım programına alınmasının, Burdur–Antalya arasındaki demiryolu hattının geliştirilerek lojistik taşımacılığa entegre edilmesinin şehrin ekonomik gelişimi açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Başkan Öztürk, “Bu hatlar yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, ticaret, turizm ve tarımsal ürün taşımacılığı bakımından da stratejik niteliktedir. Demiryolu taşımacılığının devreye girmesiyle birlikte, özellikle uzun mesafeli nakliyede birim maliyetler düşecek, üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve turizm sektörümüz için önemli bir rekabet avantajı sağlayacaktır” dedi. BURDUR–ANTALYA HATTI FIRSATTIR 2028 yılının yatırım bütçesinde öngörülen Konya–Antalya hızlı tren hattının yüksek maliyeti ve orta vadeye yayılan takvimini hatırlatan Başkan Ahmet Öztürk, Burdur–Antalya demiryolu hattının acil ve öncelikli bir çözüm olarak ele alınması gerektiğinin altını çizerek, “Daha kısa mesafe, mevcut altyapı ve düşük maliyet avantajıyla Burdur–Antalya hattı, hızlı tren standardında çok daha kısa sürede hayata geçirilebilir. Söz konusu bağlantının acilen planlanması ve lojistik odaklı bir yaklaşımla hayata geçirilmesi, Antalya’nın üretim ve ihracat kapasitesini doğrudan destekleyecek niteliktedir” diye konuştu. Başkan Öztürk, Burdur-Antalya hattı sayesinde turistlerin iç bölgelere günübirlik ve hızlı ulaşabileceğini, tarım ve gıda ürünlerinin ise konteyner bazlı, güvenli ve hızlı şekilde taşınabileceğini ifade ederek, “Büyük ölçekli ve uzun vadeli projeler beklenirken, kısa sürede hayata geçirilebilecek, ekonomik ve etkisi yüksek Burdur–Antalya demiryolu hattının vakit kaybetmeden planlanması ve uygulamaya alınmasının zorunlu hale geldiğini düşünüyoruz” dedi. “ÇUBUK TÜNELİ VE OTOYOL PROJELERİ GECİKTİKÇE EKONOMİ KAYBEDİYOR” Yapımı devam eden Çubuk Tüneli’nin, Antalya’nın karayolu ulaşımı açısından kritik öneme sahip projelerden biri olduğunu belirten Başkan Öztürk, şehir içi ve şehirlerarası ulaşımı rahatlatacak bu tünelin en kısa sürede tamamlanmasının, trafik güvenliğinin artırılması, ulaşım sürelerinin kısaltılması ve lojistik akışın hızlandırılması bakımından büyük önem taşıdığını ifade etti. Antalya’nın nüfusu, turizm kapasitesi ve ekonomik hacmi dikkate alındığında, demiryolu bağlantısı geç kalınmış büyükşehirlerden biri olduğunu vurgulayan Öztürk, “Şehrimizin ulusal demiryolu ağına etkin ve kesintisiz biçimde bağlanması, yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil, yük ve lojistik taşımacılığı bakımından da zorunlu hâle gelmiştir. Şehirlerarası demiryolu bağlantılarının bir an önce hayata geçirilmesi, Antalya ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik bir gerekliliktir” dedi. Afyon–Antalya Otoyol Projesi’nin ise artık planlama raflarından indirilip şantiyeye taşınması gerektiğini dile getiren Başkan Öztürk, “Bu projeler yalnızca asfalt ve beton değildir, zaman kazancı, maliyet düşüşü ve rekabet gücüdür. İç Anadolu ile Akdeniz Bölgesi arasındaki ticari, turistik ve lojistik akışı hızlandıracak, özellikle tarım ve turizm ürünlerinin pazarlara erişimini önemli ölçüde kolaylaştıracaktır” ifadelerini kullandı. “ANTALYA LİMANI DOĞU AKDENİZ’İN OYUN KURUCUSU OLABİLİR” Antalya Limanı’ndaki yüksek navlun bedellerine de dikkat çeken Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, sorunun temelinde gidiş-dönüş dengesizliği olduğunu belirtti. Limana gelen gemilerin boş, gidenlerin dolu olmasının maliyetleri artırdığını ifade eden Öztürk, ithalat hacminin artırılmasının kritik olduğunu söyledi. Başkan Ahmet Öztürk, “Antalya Liman İşletmesi ile ilgili Bakanlıkların koordinasyon içinde, limanın hinterlandını güçlendirecek, ithalat ve lojistik planlamasını geliştirecek stratejik adımlar atması büyük önem taşımaktadır. Antalya Limanı’nın hinterlandı güçlendirilmeli, ithalat Antalya üzerinden teşvik edilmelidir. Bu yalnızca navlunu düşürmez, Antalya’yı Doğu Akdeniz’de güçlü bir lojistik üs haline getirir” dedi. “YÖNETİME TALİP OLAN HERKESİN ANA GÜNDEMİ OLMALI” BAİB başkan adayları ile görüşen Başkan Ahmet Öztürk, ulaşım ve lojistik konularının ertelenebilir değil, yönetim önceliği olduğunu vurgulayarak, “Antalya’nın artık bekleyecek zamanı yok. Kim bu görevlere talipse, demiryolunu, otoyolu, limanı ve lojistiği ana gündemine almak zorunda. Biz ATSO olarak bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

ATSO Başkanı Hacısüleyman: “2025’in zorluklarını 2026’ya taşımayacağız” Haber

ATSO Başkanı Hacısüleyman: “2025’in zorluklarını 2026’ya taşımayacağız”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybeden tarihçi ve yazar Giray Ercenk’i rahmetle andı. Hacısüleyman, Ercenk’in ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti. Odanın yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, ekonomik gelişmelere dair görüşlerini meclis üyeleriyle paylaştı. 2025 yılını değerlendiren Hacısüleyman, 2024 yılında yaşanan zorlukların 2025’te de devam ettiğini belirterek, bu nedenle iyi bir yıl geçirilemediğini söyledi. Hacısüleyman, mevcut sıkıntıların 2026 yılına taşınmaması gerektiğini vurguladı. Küresel gelişmeler, ticaret, turizm ve tarım başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait iş yerlerinde uygulanan kira bedellerindeki dengesizliğe dikkat çekti. Özellikle ara sokaklarda faaliyet gösteren küçük esnaf için bu durumun hakkaniyetli olmadığını ifade eden Hacısüleyman, mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak daha adil bir kira politikası izlenmesi gerektiğini söyledi. “ZORLUKLARI 2026’YA TAŞIMAYACAĞIZ” 2025 yılına umutla başlandığını ancak yılın ilk üç ayından sonra 2024’te yaşanan zorlukların devam ettiğinin görüldüğünü belirten Hacısüleyman, 2025’in arzu edilen bir yıl olarak geride bırakılamadığını dile getirdi. Hacısüleyman, “2024’ün zorluklarını 2025’e taşıdık ancak 2025’in zorluklarını 2026’ya taşımak gibi bir niyetimiz yok. Yeni fikirlerle, inovasyonla ve doğru kararlarla bu yılı şekillendirmemiz gerekiyor” dedi. Dünya gündeminin yoğun olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, Venezuela, Grönland, İran, Gazze, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD-Çin arasındaki ticaret ve gümrük tarifelerinin hem 2025’i hem de 2026’yı etkileyeceğini söyledi. Antalya’nın dünyaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, kentte 6 binin üzerinde yabancı sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ve bunun büyük bir iş birliği potansiyeli sunduğunu ifade etti. EĞİTİM TATİLLERİ VE EKONOMİ Yarıyıl tatilinin başlamasına da değinen Hacısüleyman, 18 milyon öğrenci ve 1 milyon 200 bin öğretmenin aynı anda hareket etmesinin ekonomiyi 15 güne sıkıştırdığını söyledi. Okulların aynı gün kapanıp açılmasının birçok sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Hacısüleyman, tatil takvimlerinin bölgesel ve iklim şartlarına göre yayılması gerektiğini ifade etti. Yaklaşan bayram tatillerine de değinen Hacısüleyman, idari izin kararlarının son anda açıklanmasının iş dünyasını zorladığını belirterek, “Verilecekse bugünden açıklansın, verilmeyecekse de bugünden söylenmeli. 2026 yılının tatil takvimini şimdiden bilmek istiyoruz” diye konuştu. ENFLASYON, FAİZ VE KUR Enflasyonun en önemli mücadele alanlarından biri olduğunu söyleyen Hacısüleyman, 2025 enflasyonunun uzun yıllardan sonra ilk kez bu seviyelerde görüldüğünü ifade etti. TÜFE’nin yüzde 30,89, ÜFE’nin ise yüzde 20,07 seviyelerinde olduğunu belirten Hacısüleyman, 2026 yılında Merkez Bankası hedeflerine ulaşılmasını arzu ettiklerini söyledi. Faiz oranlarının enflasyona bağlı olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, Antalya ekonomisi için kurun büyük önem taşıdığını belirterek, 2026’da kur artışının enflasyon seviyesinde seyretmesi beklentisini dile getirdi. Hacısüleyman, kurdan değil üretimden kazanmak istediklerini söyledi. ANTALYA EKONOMİSİ Antalya’nın Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi olduğunu belirten Hacısüleyman, Bursa ile aradaki farkın giderek kapandığını ve 2027’de ilk 5’e girilebileceğini ifade etti. Tarımda Türkiye ikincisi, hizmetlerde dördüncü, sanayide ise 15’inci sırada olunduğunu belirten Hacısüleyman, sanayi ve inşaatta istenilen seviyede olunmadığını söyledi. Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2025 yılında Antalya’ya gelen ziyaretçi sayısının 2024 ile neredeyse aynı seviyede kaldığını, artış sağlanamadığını ifade etti. Rusya ve Almanya’nın toplamda yüzde 46-47 payla ana pazarlar olduğunu belirten Hacısüleyman, bu durumun pazar çeşitliliği açısından risk oluşturduğunu ve yeni pazarlara yönelmenin zorunlu olduğunu dile getirdi. KALEİÇİ VE VAKIF MÜLKLERİ Kaleiçi’nin Antalya markasının merkezi olduğunu söyleyen Hacısüleyman, yetki karmaşası nedeniyle bölgede ciddi yapısal sorunlar yaşandığını ifade etti. Koruma ile ticari sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, aksi halde Kaleiçi’nin cazibesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Vakıf mülklerinde yapılan yüksek kira artışlarının küçük esnaf üzerinde baskı yarattığını belirten Hacısüleyman, ana cadde ve ara sokak farklarının dikkate alındığı daha adil bir kira düzenine geçilmesi gerektiğini ifade etti. TARIM VE SU YÖNETİMİ Tarım verilerinin iyi gitmediğini söyleyen Hacısüleyman, küçük çiftçinin ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Girdi maliyetleri, fiyat dalgalanmaları ve pazarlama sorunlarının üreticiyi zorladığını belirten Hacısüleyman, en kritik başlığın su yönetimi olduğunu söyledi. İklim değişikliği ve kuraklık riskine dikkat çeken Hacısüleyman, tarım, sanayi, turizm ve nüfusun ihtiyaçlarını birlikte ele alan, uzun vadeli ve bilimsel bir su yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.