Hava Durumu

#Yusuf Hacısüleyman

- Yusuf Hacısüleyman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Hacısüleyman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ATSO’dan sanayi için uzun vadeli kredi çağrısı Haber

ATSO’dan sanayi için uzun vadeli kredi çağrısı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman; tarımdan sanayiye, kentsel dönüşümden kredi kartı düzenlemelerine kadar ekonominin yol haritasına dair kritik açıklamalarda bulundu. DEPREME KARŞI BİLİMSEL HAZIRLIK VURGUSU 6 Şubat depreminin yıl dönümü vesilesiyle dayanışma mesajı veren Hacısüleyman, Antalya’nın deprem sürecindeki seferberliğini hatırlattı. Sadece iyi dileklerin yeterli olmadığını vurgulayan Başkan, "Tüm yapılarımızı en ağır deprem şartlarına göre hazırlamalıyız. 'Şu kadara dayanıklıyız' diyerek rehavete kapılmadan, bilimsel veriler ışığında hareket etmeliyiz," ifadelerini kullandı. TARIMDA REORGANİZASYON VE SANAYİYE FİNANSMAN DESTEĞİ Tarım sektöründeki aylık %8,46’lık yüksek enflasyona dikkat çeken Hacısüleyman, girdi maliyetleri ve arz kısıtlamaları nedeniyle tarım politikalarında acil bir reorganizasyona ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sanayi sektörü için ise TOKİ modeline benzer, uzun vadeli ve düşük faizli kredi paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Başkan, bu desteğin üretim, verimlilik ve ihracat kapasitesini artıracağını vurguladı. KONUTTA "LEASEHOLD" SİSTEMİ ÖNERİSİ Artan inşaat maliyetleri ve erişilebilir konut sorununa yönelik yenilikçi bir çözüm sunan Hacısüleyman, "Leasehold" (kiralık mülkiyet) sistemini önerdi. Bu modelde hazine arazilerinin konut yapımı için tahsis edileceğini belirten Başkan, "Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur. Bu sayede maliyetler düşer ve vatandaşın konuta erişimi kolaylaşır," dedi. KREDİ KARTI DÜZENLEMELERİNDE KADEMELİ GEÇİŞ UYARISI BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik kısıtlama kararına da değinen Hacısüleyman, limit düşüşlerinin ticareti ve üretimi doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu. Özellikle turizmde erken rezervasyon döneminde taksit imkânlarının azalmasının talebi düşürebileceğini ifade ederek, geçiş sürecinin hasarsız atlatılması için kademeli bir takvim izlenmesi gerektiğini söyledi.

Başkan Vekili Özdemir iş dünyası ile iftarda bir araya geldi Haber

Başkan Vekili Özdemir iş dünyası ile iftarda bir araya geldi

ATSO Ramazan ayı dolayısıyla iftar programı düzenledi. Geleneksel iftar yemeğine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, siyasi partilerin temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve temsilcileri ile ATSO üyeleri ve iş adamları katıldı. Paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin ve bereketin ayı; mübarek Ramazan ayının hayırlı olmasını dileyen Başkan Vekili Özdemir, ATSO tarafından düzenlenen iftar sofrasında hep birlikte olmanın çok kıymetli olduğunu belirterek ev sahipliği için ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’a teşekkür etti. İSTİHDAMA KATKI SAĞLAYANLARA TEŞEKKÜR ETTİ Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, programda yaptığı konuşmada Antalya’nın turizmden tarıma, ticaretten sanayiye kadar pek çok alanda ülkenin lokomotif şehirlerinden birisi olduğunu belirterek, “Bu başarıda sizlerin emeği, vizyonu ve cesareti çok büyük. Şehrimizin üretim gücünü artıran, istihdam sağlayan, ihracat yapan, katma değer oluşturan tüm girişimcilerimize bu vesileyle teşekkür ediyorum” dedi. YEREL YÖNETİMDE ORTAK AKIL, DİYALOG VE İŞBİLRİĞİ Başkan Vekili Özdemir konuşmasının devamında ortak akıl vurgusu yaparak şunları söyledi: “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yerel yönetim anlayışımızı ortak akıl, diyalog ve iş birliği üzerine kurmaya devam ediyoruz. Antalya’nın sürdürülebilir büyümesi, çevreye duyarlı yatırımların artması, özellikle genç girişimcilerimizin ve kadın iş insanlarımızın ekonomik hayatta daha güçlü şekilde yer almasının önemine inanıyoruz. Üreten, yenilikçi, dijital dönüşümü yakalamış ve güçlü bir ekonomiye sahip Antalya için hep birlikte çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

ATSO'da sosyal medyanın geleceği ve beyin üzerindeki etkileri ele alındı Haber

ATSO'da sosyal medyanın geleceği ve beyin üzerindeki etkileri ele alındı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde, Antalya’da dijital çağın insan üzerindeki etkileri ile sosyal medyanın geleceğinin ele alındığı “Dijital İnsan Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı fikir zirvesi gerçekleştirildi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen zirvede; sosyal medyanın bireysel ve toplumsal etkileri, dijitalleşmenin iletişim biçimlerini nasıl dönüştürdüğü, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi gibi başlıklar farklı disiplinler üzerinden ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Kâtip Üyesi Göktuğ Şahin, ARD Başkanı Emre Noyan, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu, akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. “BİR FARKINDALIK ÇALIŞMASI OLARAK GÖRÜLMELİ” Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin bir toplantıdan öte, bireyin kendisini sorguladığı bir farkındalık çalışması olarak görülmesi gerektiğini belirterek, “Etkinliğimizi insanın kendisini gözden geçirmesi, kendisini sorgulaması olarak da değerlendirebiliriz. Sosyal medya çok konuşuluyor, kimi zaman eleştiriliyor, kimi zaman övülüyor. Biz de bu kavramın bilimsel olarak farklı disiplinler tarafından nasıl ele alındığını görmek istedik” dedi. “ODAĞIMIZ DİJİTAL DÜNYA DEĞİL, DİJİTAL İNSAN” Sosyal medyanın temelde bir algı yönetimi olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “Sosyal medya aslında bir algı üzerine konumlandırılmış bir yapı. Akdeniz Reklamcılar Derneği de bu algının nasıl oluşturulduğunu mesleki olarak bilen bir yapı. Öyle çalışmalar yapılıyor ki, gören satın alıyor, gören katılıyor, gören motive oluyor. Bütün bu süreçler beynimizde nasıl karşılık buluyor, bunu anlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Etkinliğin odağını bilinçli olarak ‘dijital dünya’ değil ‘dijital insan’ olarak belirlediklerini dile getiren Hacısüleyman, insanın tarihsel yolculuğuna değinerek, “İnsan, yaratılıştan itibaren doğayla bir iletişim içinde yaşadı. Önce doğaya teslimdi, sonra doğayla uyum aradı, ardından doğaya hükmetmeye çalıştı. Ancak bu üstünlük arayışı bize çok büyük yaralar açtı. Bugün iklim değişikliğini konuşuyorsak, bunun temelinde doğa üzerinde kurduğumuz bu tahakküm var” diye konuştu. BİLGİ EDİNMEKTEN ÇOK BİLGİ VERMEYE Teknolojideki hızlı dönüşüme dikkat çeken Hacısüleyman, internetin ilk yıllarında bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran bir araç olarak görüldüğünü belirterek, “2000’li yılların başında internet çok sevildi çünkü bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Kütüphaneler evlerimize girdi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bilgi edinmek için kullandığımız dijital araçları kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Nerede olduğumuzu, kiminle olduğumuzu, ne yediğimizi, nerelere gittiğimizi paylaşıyoruz” dedi. “SOSYAL MEDYA BİR ALGI YÖNETİMİDİR” Sosyal medyanın bireyin gerçeklik algısını dönüştürdüğünü ifade eden Hacısüleyman, “Gerçekle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki arayış, sosyal medyanın en korkutucu yönlerinden biri. Sahip olamadıklarımızı izliyoruz. Bu durum zaman zaman mutsuzluk, eksiklik ve depresyon duygusunu beraberinde getiriyor. Google’da bir dönem en çok aranan kelime olarak ‘eziklik’i açıklaması tesadüf değil” ifadelerini kullandı. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, “Karanlık fabrikalar, insansız üretim konuşuluyor. Evet, teknoloji bu yönde ilerliyor ancak her durumda o sistemi başlatacak, yönetecek bir insana ihtiyaç var. İnsan faktörünün vazgeçilmez olduğuna inanıyorum. Aksi halde bunun sonunun nereye varacağını hep birlikte düşünmemiz gerekir” dedi. UZMANLAR DİJİTAL ÇAĞI FARKLI BOYUTLARIYLA ELE ALDI Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklarda ele aldı. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerini değerlendirdi. Osman Demircan, “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın klasik platform anlayışından çıkarak çok katmanlı bir ekosisteme dönüşüm sürecini anlattı. YAPAY ZEKÂ, E-TOPLULUKLAR VE ÇOCUKLAR Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda, Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, “E-Topluluklar, Sosyal Medya Üzerinden Yeni Bir Dünya Yaratıyor” başlığıyla dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturma gücüne dikkat çekti. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, “Geleceğin Sosyal Medyası, Bugünün Yapay Zekâsı: İletişimimizi Nasıl Değiştiriyor?” başlığı altında yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise “Sosyal mi, Asosyal mi? Çocukların Sosyal Medya Davranışı, Çocukların Dijital Geleceği Yeniden mi Yazılıyor?” başlıklı konuşmasında çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, “Bir Yapay Zekâ Gösterisi: Eski Fikirler, Yeni Dokunuşlar, Bilinmez Rekabet” başlıklı sunumuyla yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. SOSYAL MEDYADA BAĞIMLILIK TARTIŞMASI Günün son programında, “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde, Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz, “Sosyal Medya Beyne ve İnsana Ne Yapıyor? İnsan Beyni ‘Bir Tık’ Uğruna Değişiyor mu?” başlığıyla sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini anlattı. Yazar, konuşmacı ve bilim insanı Murat Kaplan, “Ben Şahidim! Sosyal Medya Üzerinde Şahitlik Kavramı” başlıklı sunumunda dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını ele aldı. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise “Sosyal Medyanın Genetiği: Kontrolsüz Sosyal Medya Beyin Çürümesine mi Yol Açıyor?” başlıklı konuşmasında sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

ATSO Başkanı Hacısüleyman hizmet gruplarındaki sert artışlara dikkat çekti Haber

ATSO Başkanı Hacısüleyman hizmet gruplarındaki sert artışlara dikkat çekti

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Hacısüleyman, “Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 4,84 oranında artarken, yıllık enflasyon %30,65 seviyesine gerilemiştir. Yılın ilk ayında özellikle sağlık, eğitim ve sigorta-finansal hizmetler gruplarında gerçekleşen yüksek oranlı fiyat artışları, aylık enflasyonun temel belirleyicisi olmuştur. Diğer taraftan üretici fiyatlarındaki yüzde 2,67’lik artış, maliyet yönlü baskıların 2026 yılına da taşındığını göstermektedir” dedi. Son bir yılda enflasyonda kaydedilen düşüşün önemli bir kazanım olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, “2025 yılında yıllık enflasyonu uzun bir aradan sonra yeniden yüzde 30’lu seviyelerde gördük. Yüzde 44’lerden gelen bir enflasyon sürecinde yaklaşık 13,5 puanlık bir gerileme söz konusu. Ocak ayında yıllık enflasyondaki düşüş eğilimi korunmakla birlikte, fiyat artışlarının yapısı ve finansman koşulları, ekonomi politikalarında dengeli ve temkinli bir yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu. TÜFE VE Yİ-ÜFE GELİŞMELERİ Ocak ayında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 4,84 arttığını hatırlatan Hacısüleyman, yıllık enflasyonun yüzde 30,65 olarak gerçekleştiğini, on iki aylık ortalamalara göre artış oranının ise yüzde 33,98 düzeyinde olduğunu ifade etti. Yıllık enflasyondaki gerilemeye karşın, yılın ilk ayında aylık artışın yüksek seyretmesinin fiyatlama davranışlarında katılığın tamamen kırılmadığına işaret ettiğini söyledi. Yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yüzde 2,67 arttığını, yıllık bazda ise yüzde 27,17 oranında yükseldiğini belirten Hacısüleyman, bu oranın 2025 yılı ortalamasının bir miktar üzerinde seyrettiğini kaydetti. Bu görünümün, reel sektör genelinde maliyet artışlarının sürdüğünü ve bu baskının tüketici fiyatlarına yansımaya devam ettiğini gösterdiğini dile getirdi. Üretici fiyatlarında Ocak ayında gözlenen artışın maliyet baskılarının yeni yılda da devam ettiğine işaret ettiğini vurgulayan Hacısüleyman, sanayi sektörleri itibarıyla yıllık bazda en yüksek artışın yüzde 37,21 ile su temininde gerçekleştiğini, madencilikte yüzde 32,97, imalatta yüzde 27,10 ve elektrik-gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 25,94 oranlarında artış kaydedildiğini söyledi. Ana sanayi grupları bazında ise dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,44, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,07, sermaye mallarında yüzde 29,24, ara mallarında yüzde 25,69 ve enerjide yüzde 22,14 oranında yıllık artış görüldüğünü belirten Hacısüleyman, bu tablonun üretici enflasyonunun yalnızca enerji kaynaklı olmadığını, sanayi geneline yayılan bir maliyet artışıyla şekillendiğini ortaya koyduğunu ifade etti. OCAK AYININ BELİRLEYİCİ GRUPLARI Ana harcama grupları itibarıyla Ocak ayında en yüksek artışın yüzde 14,85 ile sağlık grubunda kaydedildiğini belirten Hacısüleyman, bunu yüzde 10,82 ile sigorta ve finansal hizmetler ile yüzde 6,61 ile eğitim hizmetleri gruplarının izlediğini söyledi. Yılın başında yapılan yeniden değerlemeler, fiyat ayarlamaları ve hizmet bedellerindeki güncellemelerin bu kalemlerdeki artışları daha görünür hale getirdiğini dile getirdi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yüzde 6,59’luk artış yaşandığını, ulaştırmada yüzde 5,29 ve lokanta-konaklama hizmetlerinde yüzde 5,86 oranında yükseliş kaydedildiğini ifade eden Hacısüleyman, buna karşılık giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 4,66’lık düşüşün mevsimsel etkilerle sınırlı bir dengeleme unsuru olarak öne çıktığını belirtti. Ocak ayında endekste yer alan 174 alt sınıfın 157’sinde fiyat artışı gerçekleştiğini, yalnızca 14 alt sınıfta düşüş görüldüğünü söyleyen Hacısüleyman, bu dağılımın yılın ilk ayında fiyat artışlarının oldukça yaygın bir görünüm sergilediğini teyit ettiğini kaydetti. YILLIK ENFLASYONDA EĞİTİM VE KONUT ÖNE ÇIKTI Yıllık bazda en yüksek fiyat artışının yüzde 64,70 ile eğitim hizmetleri grubunda gerçekleştiğini belirten Hacısüleyman, eğitim grubunu yüzde 45,36 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar ile yüzde 33,31 ile lokanta ve oteller gruplarının takip ettiğini söyledi. Gıda grubunda yıllık enflasyonun yüzde 31,69, ulaştırmada yüzde 29,39, sağlıkta ise yüzde 21,63 olarak gerçekleştiğini ifade etti. FAİZ POLİTİKASI VURGUSU Ocak ayı enflasyon verilerinin, 2026 yılına girerken fiyat ayarlamalarının ağırlıklı olarak hizmet gruplarında yoğunlaştığını ortaya koyduğunu dile getiren Hacısüleyman, sağlık, eğitim ve finansal hizmetlerdeki sert artışların enflasyonun yalnızca mal fiyatları üzerinden değil, hizmet maliyetleri üzerinden de beslendiğini gösterdiğini söyledi. Enflasyon-faiz ilişkisinin ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığına dikkat çeken Hacısüleyman, “Faiz oranlarının doğrudan enflasyona bağlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Enflasyonu ne kadar kalıcı biçimde düşürebilirsek, politika faizlerinde de o ölçüde aşağı yönlü bir alan oluşur. Bu çerçevede politika faizinin halen enflasyonun bir miktar üzerinde seyretmesi, dezenflasyon sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir denge unsurudur” ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ocak ayında 100 baz puanlık faiz indirimiyle politika faizini yüzde 37 seviyesine çekmesinin bu dengeyi gözeten temkinli bir adım olduğuna işaret eden Hacısüleyman, aylık enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde para politikasında ihtiyatlı duruşun önemini koruduğunu söyledi. Faiz indirimi sürecine rağmen reel sektörün finansmana erişimde halen zorlandığını vurgulayan Hacısüleyman, mevduat faizlerinin yüksek seyrinin kredi faizlerini yukarı çektiğine dikkat çekti. Bu durumun işletmelerin yatırım ve üretim kararlarını sınırlayan bir unsur olmaya devam ettiğini belirten Hacısüleyman, artan girdi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve üretim kalitesini artırma ihtiyacının reel sektör açısından önümüzdeki dönemde de belirleyici başlıklar arasında yer alacağını sözlerine ekledi.

ATSO Başkanı Hacısüleyman: “2025’in zorluklarını 2026’ya taşımayacağız” Haber

ATSO Başkanı Hacısüleyman: “2025’in zorluklarını 2026’ya taşımayacağız”

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığında ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, talihsiz bir kaza sonucu hayatını kaybeden tarihçi ve yazar Giray Ercenk’i rahmetle andı. Hacısüleyman, Ercenk’in ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileklerini iletti. Odanın yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, ekonomik gelişmelere dair görüşlerini meclis üyeleriyle paylaştı. 2025 yılını değerlendiren Hacısüleyman, 2024 yılında yaşanan zorlukların 2025’te de devam ettiğini belirterek, bu nedenle iyi bir yıl geçirilemediğini söyledi. Hacısüleyman, mevcut sıkıntıların 2026 yılına taşınmaması gerektiğini vurguladı. Küresel gelişmeler, ticaret, turizm ve tarım başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait iş yerlerinde uygulanan kira bedellerindeki dengesizliğe dikkat çekti. Özellikle ara sokaklarda faaliyet gösteren küçük esnaf için bu durumun hakkaniyetli olmadığını ifade eden Hacısüleyman, mevcut ekonomik koşullar dikkate alınarak daha adil bir kira politikası izlenmesi gerektiğini söyledi. “ZORLUKLARI 2026’YA TAŞIMAYACAĞIZ” 2025 yılına umutla başlandığını ancak yılın ilk üç ayından sonra 2024’te yaşanan zorlukların devam ettiğinin görüldüğünü belirten Hacısüleyman, 2025’in arzu edilen bir yıl olarak geride bırakılamadığını dile getirdi. Hacısüleyman, “2024’ün zorluklarını 2025’e taşıdık ancak 2025’in zorluklarını 2026’ya taşımak gibi bir niyetimiz yok. Yeni fikirlerle, inovasyonla ve doğru kararlarla bu yılı şekillendirmemiz gerekiyor” dedi. Dünya gündeminin yoğun olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, Venezuela, Grönland, İran, Gazze, Rusya-Ukrayna savaşı ile ABD-Çin arasındaki ticaret ve gümrük tarifelerinin hem 2025’i hem de 2026’yı etkileyeceğini söyledi. Antalya’nın dünyaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, kentte 6 binin üzerinde yabancı sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ve bunun büyük bir iş birliği potansiyeli sunduğunu ifade etti. EĞİTİM TATİLLERİ VE EKONOMİ Yarıyıl tatilinin başlamasına da değinen Hacısüleyman, 18 milyon öğrenci ve 1 milyon 200 bin öğretmenin aynı anda hareket etmesinin ekonomiyi 15 güne sıkıştırdığını söyledi. Okulların aynı gün kapanıp açılmasının birçok sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Hacısüleyman, tatil takvimlerinin bölgesel ve iklim şartlarına göre yayılması gerektiğini ifade etti. Yaklaşan bayram tatillerine de değinen Hacısüleyman, idari izin kararlarının son anda açıklanmasının iş dünyasını zorladığını belirterek, “Verilecekse bugünden açıklansın, verilmeyecekse de bugünden söylenmeli. 2026 yılının tatil takvimini şimdiden bilmek istiyoruz” diye konuştu. ENFLASYON, FAİZ VE KUR Enflasyonun en önemli mücadele alanlarından biri olduğunu söyleyen Hacısüleyman, 2025 enflasyonunun uzun yıllardan sonra ilk kez bu seviyelerde görüldüğünü ifade etti. TÜFE’nin yüzde 30,89, ÜFE’nin ise yüzde 20,07 seviyelerinde olduğunu belirten Hacısüleyman, 2026 yılında Merkez Bankası hedeflerine ulaşılmasını arzu ettiklerini söyledi. Faiz oranlarının enflasyona bağlı olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, Antalya ekonomisi için kurun büyük önem taşıdığını belirterek, 2026’da kur artışının enflasyon seviyesinde seyretmesi beklentisini dile getirdi. Hacısüleyman, kurdan değil üretimden kazanmak istediklerini söyledi. ANTALYA EKONOMİSİ Antalya’nın Türkiye’nin 6’ncı büyük ekonomisi olduğunu belirten Hacısüleyman, Bursa ile aradaki farkın giderek kapandığını ve 2027’de ilk 5’e girilebileceğini ifade etti. Tarımda Türkiye ikincisi, hizmetlerde dördüncü, sanayide ise 15’inci sırada olunduğunu belirten Hacısüleyman, sanayi ve inşaatta istenilen seviyede olunmadığını söyledi. Turizm verilerine de değinen Hacısüleyman, 2025 yılında Antalya’ya gelen ziyaretçi sayısının 2024 ile neredeyse aynı seviyede kaldığını, artış sağlanamadığını ifade etti. Rusya ve Almanya’nın toplamda yüzde 46-47 payla ana pazarlar olduğunu belirten Hacısüleyman, bu durumun pazar çeşitliliği açısından risk oluşturduğunu ve yeni pazarlara yönelmenin zorunlu olduğunu dile getirdi. KALEİÇİ VE VAKIF MÜLKLERİ Kaleiçi’nin Antalya markasının merkezi olduğunu söyleyen Hacısüleyman, yetki karmaşası nedeniyle bölgede ciddi yapısal sorunlar yaşandığını ifade etti. Koruma ile ticari sürdürülebilirliğin birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, aksi halde Kaleiçi’nin cazibesini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi. Vakıf mülklerinde yapılan yüksek kira artışlarının küçük esnaf üzerinde baskı yarattığını belirten Hacısüleyman, ana cadde ve ara sokak farklarının dikkate alındığı daha adil bir kira düzenine geçilmesi gerektiğini ifade etti. TARIM VE SU YÖNETİMİ Tarım verilerinin iyi gitmediğini söyleyen Hacısüleyman, küçük çiftçinin ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Girdi maliyetleri, fiyat dalgalanmaları ve pazarlama sorunlarının üreticiyi zorladığını belirten Hacısüleyman, en kritik başlığın su yönetimi olduğunu söyledi. İklim değişikliği ve kuraklık riskine dikkat çeken Hacısüleyman, tarım, sanayi, turizm ve nüfusun ihtiyaçlarını birlikte ele alan, uzun vadeli ve bilimsel bir su yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

ATSO’dan yapay zekâ destekli B2B buluşması: ATSO B2B Networking’te 6 bin 285 görüşme Haber

ATSO’dan yapay zekâ destekli B2B buluşması: ATSO B2B Networking’te 6 bin 285 görüşme

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) öncülüğünde Antalya’da ilk kez hayata geçirilen yapay zekâ destekli yeni nesil etkinlik deneyimi ATSO B2B Networking’in üçüncü etkinliği, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Etkinlikte, 800’e yakın iş insanı ATSO çatısı altında bir araya geldi. Etkinliğe, ATSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerinin yanı sıra sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile Antalya iş dünyasının önde gelen isimleri katıldı. Sanayi, turizm, ticaret ve tarım sektörlerinin temsilcileri, yapay zekâ destekli eşleşmelerle gerçekleştirilen B2B görüşmelerde yeni iş birlikleri için temaslarda bulundu. Sektör temsilcileri, iş insanları ve girişimcileri bir araya getiren ATSO B2B Networking etkinliğinin iş dünyasına kazandırdığı fırsatları vurgulayan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, “Hepimiz iş dünyasının farklı alanlarında faaliyet gösteren girişimcileriz. Ticari bağlantılarımız elbette ki var, ancak bu bağlantıları geliştirmek ve yeni iş fırsatları yaratmak hepimiz için büyük önem taşıyor. ATSO olarak networking ve iş birliğinin değerini biliyor, üyelerimize bu konuda azami destek sağlıyoruz” dedi. ATSO B2B NETWORKİNG’TE 1,5 MİLYAR TL’LİK TİCARİ POTANSİYEL ATSO B2B Networking etkinliğinde ortaya çıkan somut verilerin networking’in gücünü net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Hacısüleyman, “Bugün gerçekleştirdiğimiz etkinlikte katılımcılarımız toplam 6 bin 285 birebir görüşme yaptı. Bu görüşmeler sonucunda 1 milyar 554 milyon TL’lik ticari iş birliği potansiyeli ortaya çıktı. Bu rakamlar, doğru kurgulanmış networking organizasyonlarının iş dünyasına sağladığı katkıyı açıkça gösteriyor. Antalya’nın ticari gücünü daha da yukarıya taşıyacağız” ifadelerini kullandı. HACISÜLEYMAN: ANTALYA KÜRESEL BİR SAHNE Başkan Hacısüleyman, organizasyona katkı sunanlara teşekkür ederek, “Bu fikrin sahibi olan Ali Bahar kardeşimi rahmetle anmak istiyorum. Her toplantı aynı ruhla geçmiyor. Bugün enerjisi yüksek, heyecanı salonu dolduran tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” dedi. ‘ANTALYA’YI SAYILARLA ÖLÇEMEYİZ’ Antalya’nın yalnızca ziyaretçi sayısıyla ya da şirket sayısıyla değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Hacısüleyman, ATSO’nun 67 bin üyesinin yaklaşık yüzde 10’unun yabancı sermayeli olduğuna dikkat çekti. Hacısüleyman, “Antalya’da faaliyet gösteren 6 bin 500 yabancı sermayeli şirket sayesinde dünyaya açılan güçlü bir ticaret ağına sahibiz. Bugün kurulan her temas, bu kapıların aralanması anlamına geliyor” diye konuştu. ‘ÖNCE İNSAN, SONRA YAPAY ZEKÂ’ Yapay zekânın önemine değinen Hacısüleyman, teknolojinin insan ilişkilerinin önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün yapılan görüşmelerden bazıları hemen sonuç verebilir, bazıları ise aylar sonra bir fırsata dönüşebilir. Bazen sadece bir tanışıklık, ileride büyük iş birliklerinin kapısını açar” ifadelerini kullandı. ‘HER GÖRÜŞME BİR DEĞERDİR’ Etkinlik kapsamında binlerce görüşme gerçekleştirileceğini belirten Hacısüleyman, “Hepsinin ticarete dönüşmesi şart değil. Ama her biri, networkümüze değerli bir insan daha eklemek demek. Bazen büyük firmalar küçük bir tanışıklıkla doğar. Bazen dostluklar, hatta hayat ortaklıkları bu temaslarla şekillenir” dedi. YARIŞMALARDA KAZANANLAR ÖDÜLLERİNİ ALDI Etkinlik sırasında ATSO Mobil Uygulaması üzerinden yapılan B2B eşleşmeler ve stant ziyaretlerinden toplanan puanlar sonucunda ödüller dağıtıldı. İş insanlarına, otel konaklaması, sağlıklı atıştırmalık paketi, küçük ev aletleri, restoran çeki, eğitim paketi gibi çeşitli hediyeler takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.