Hava Durumu

#Yusuf Hacısüleyman

Nehir Haber - Yusuf Hacısüleyman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yusuf Hacısüleyman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya 2. Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi başladı Haber

Antalya 2. Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi başladı

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünler ve gastronomi dünyasının önde gelen isimleri, 2. Antalya Uluslararası Coğrafi İşaretler Zirvesi’nde buluştu. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO), Akdeniz Üniversitesi (ACİMER) ve YÜciTA iş birliğiyle düzenlenen zirve, yerel değerlerin tescillenerek ekonomiye kazandırılmasını hedefliyor. ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleşen açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Avrupa Komisyonu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Zirvenin bu yılki teması “Gelecek coğrafi işaretlerle gelecek: Yerelden küresele bir değer köprüsü” olarak belirlendi. İŞ BİRLİĞİ İÇERİSİNDE BÜYÜK BİR BAŞARI KAZANDIK Törende konuşan Vali Hulusi Şahin, Antalya’nın son bir yılda coğrafi işaret tescil sayısında büyük bir ivme yakaladığını belirtti. Vali Şahin, “Bir yıl önce 19 olan tescil sayımız, başvurularla birlikte 200’ün üzerine çıktı. Bu başarı; STK’lar, odalar, belediyeler ve devletin tüm unsurlarının iş birliği yapınca nelerin başarılabileceğinin en güzel örneğidir. Bundan sonraki süreçte tanıtım, tedarik ve pazarlama başlıklarına odaklanarak bu potansiyeli yöre halkının ekonomisine yansıtacağız” dedi. ANTALYA BÜYÜK BİR POTANSİYELE SAHİP ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise Antalya’nın coğrafi işaretler konusunda güçlü bir potansiyele sahip olduğunu ancak bu konuda geçmişte yavaş kalındığını ifade etti. Hacısüleyman, “Antalya; tarımı, mutfağı ve kültürel değerleriyle çok daha ileri bir noktada olmayı hak ediyor. Turizmde artık sadece konaklama değil; kalite, güven ve standart aranıyor. Coğrafi işaretler bu noktada önemli bir güven unsuru oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu. TESCİLLİ LEZZETLERLE TADIM MOLASI Zirve kapsamında düzenlenen etkinliklerde katılımcılar tescilli yerel lezzetleri deneyimleme fırsatı buldu. Antalya paça çorbası, Korkuteli Yelten tarhanası, Akseki Çimi peyniri ve Manavgat susamı gibi ürünlerin yanı sıra Gaziantep ve Adıyaman’dan gelen tescilli lezzetler de büyük ilgi gördü.

ATSO’dan Ali Bahar anısına ödül töreni: Antalya’da 144 yıllık çınarın gölgesinde vefa Haber

ATSO’dan Ali Bahar anısına ödül töreni: Antalya’da 144 yıllık çınarın gölgesinde vefa

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından, Antalya’nın ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkıda bulunan, bilinirliğini artıran ve fark yaratan kişi ve kurumları onurlandırmak amacıyla düzenlenen “ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni”, merhum ATSO Başkanı Ali Bahar anısına gerçekleştirildi. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya milletvekilleri, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır ile çok sayıda iş insanı ve davetli katıldı. ATSO 144. Yıl Vergi ve Ali Bahar Özel Ödülleri Töreni’nde, Ali Bahar Özel Ödülleri ana kategorisinde inovasyon ve dijital dönüşüm, bilim, eğitim, kültür-sanat, çevre ve yeşil dönüşüm, sosyal sorumluluk, basın ve liseler özel ödülü kategorilerinin birincilerine, döviz kazandırıcı hizmetler ana kategorisinde 2024 yılı seyahat acenteleri, konaklama tesisleri, sanayi ve genel ihracat, tarım ihracatı ile sağlık ve genel hizmet ihracatı olmak üzere 5 alt kategoride ilk 3’e girenlere, ticari kazanç kapsamında 2024 yılı gelir ve kurumlar vergisi sıralamasında ilk 3’e girenlere, TOBB tarafından açıklanan 2025 yılı araştırma sonuçlarına göre en hızlı büyüyen ilk 100’de yer alan Antalya firmalarına, Türkiye’nin ilk ve ikinci 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan Antalya firmalarına; ticari bilanço kârı büyüklüğüne göre merkez ve Oda’ya bağlı ilçelerde dereceye giren üyelere; kuruluş tarihinden bu yana daha önce bu kategoride ödül almamış Oda üyelerine, Gelir İdaresi Başkanlığı 2024 yılı vergi rekortmenleri listesinde yer alan üyelere ödülleri takdim edildi. VALİ ŞAHİN: “BU BAŞARI SİZLERİN ÇALIŞKANLIĞININ SONUCUDUR” Törenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Antalya Valisi Hulusi Şahin, 144 yıllık oda geleneğinin büyük bir başarı olduğunu belirterek, bu köklü yapının takdiri hak ettiğini söyledi. Antalya’nın geçmişten bugüne büyük bir dönüşüm yaşadığını ifade eden Şahin, “144 yıl önceki Antalya ile bugünkü Antalya arasında çok büyük fark var. Bu başarı sizlerin çalışkanlığı, mücadeleciliği ve cesareti sayesinde ortaya çıkmıştır” dedi. Konuşmasında Ali Bahar’ı anan Vali Şahin, salonda onun hatırasının güçlü şekilde hissedildiğini belirterek, “Kendisi uslanmaz bir iyimserdi, kendisi özellikle Antalya konusunda hiçbir zaman iyimserliğini bırakmazdı. Bugün ona vefa göstereceksek, bu yönünü örnek almalıyız” dedi. Küresel ve ekonomik zorluklara dikkat çeken Vali Şahin, iş dünyasına moral vererek, “Zor bir dönemden geçiyoruz, krizlerle mücadele ediyoruz. Ancak her kriz aynı zamanda bir fırsattır. Antalya dinamik bir şehir, sizler de çalışkan insanlarsınız. Geleceğe umutla bakın” ifadelerini kullandı. ÇAVUŞOĞLU: “ANTALYA TÜRKİYE’NİN DÜNYAYA AÇILAN KAPISIDIR” Önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya’nın ticari birikimine ve ekonomik gücüne dikkat çekti. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası’nın 144 yıllık geçmişinin sadece bir süreyi değil, aynı zamanda şehrin ticaret hafızasını temsil ettiğini belirten Çavuşoğlu, bu birikimin nesilden nesile aktarılan önemli bir değer olduğunu vurguladı. Antalya’nın Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, kentin aynı zamanda dünyanın da Türkiye’ye açılan önemli merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. 2024 yılında Antalya’nın küresel diplomasi ve uluslararası organizasyonlar açısından önemli etkinliklere ev sahipliği yapacağını belirten Çavuşoğlu, Uluslararası Uzay Kongresi ve G20 Liderler Zirvesi gibi organizasyonlarla kentin bilim, teknoloji ve diplomasi alanında merkez konumunu güçlendireceğini dile getirdi. ÇAVUŞOĞLU: “ALİ BAHAR BİR İZ BIRAKTI, ÖDÜLLERİ BİR EMANETTİR” Çavuşoğlu, Ali Bahar’ın yalnızca bir iş insanı ya da başkan olmadığını, Antalya’ya gönlünü vermiş bir dava insanı olduğunu ifade etti. 19 Temmuz 2024’te hayatını kaybeden Bahar’ın geride vizyon, cesaret ve güçlü bir miras bıraktığını belirten Çavuşoğlu, adına verilen ödüllerin sadece bir anma değil, aynı zamanda bir emanet niteliği taşıdığını söyledi. İş dünyasına da mesaj veren Çavuşoğlu, günümüzde sadece büyümenin yeterli olmadığını, sürdürülebilir büyümenin esas olduğunu vurgulayarak, “Artık sadece büyümek yetmez, bu büyümenin sürdürülebilir olması gerekir” dedi. HİSARCIKLIOĞLU: “ANTALYA TARIM, TİCARET VE TURİZMİN YILDIZI” Antalya’nın tarımın, ticaretin, turizmin ve sanayinin yıldızı olduğunu söyleyen TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, 3 ayrı asra yayılmış tarihiyle, Antalya ve ülke ekonomisine yön vermiş, böyle köklü ve milli bir kurumun olmasının sevincini yaşadığını kaydetti. ATSO’nun 144 yılın getirdiği deneyim ve saygınlığı, devamlı güçlendirdiği kurumsal yapısı, hayata geçirdiği projeleri ve Antalya’ya kazandırdığı çalışmalarla, hep referans gösterildiğini anlatan Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri olarak, camiamızın da gurur kaynağı olmuştur. Antalya, bugün sadece Akdeniz’in değil, başta turizm ve tarım olmak üzere, pek çok sektörde, dünyanın önde gelen merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bunu da birazdan fazlasıyla hak ettikleri ödüllerini alacak girişimcilerimiz eliyle yapmıştır. Bizler için böyle gurur verici bir günde, Antalya’nın yıldızlarıyla bir araya gelmiş olmaktan dolayı büyük mutluluk duyuyorum” diye konuştu. 'NEFES KREDİSİ İLE ÜYELERİMİZE KEFİLİZ' TOBB olarak, KOBİ’lerin krediye erişimini kolaylaştırmak üzere, geçen sene Kredi Garanti Fonu Kefaletli Nefes Kredisi’nin yeniden başlatılmasını sağladıklarını açıklayan Rifat Hisarcıklıoğlu, bazen ‘Odalar ne iş yapar’ diye bir soruyla karşılaştıklarını belirterek, şöyle devam etti: “Dünyada hiçbir odanın yapmadığı bir işi yapıyoruz. Bugün baba oğula kefil olmuyor. Dünyanın hiçbir yerinde kardeş kardeşe kefil olmuyor. Komşu komşuya kefil olmuyor. Burada üyesi olduğu kuruluş kefil oluyor. Kime? Bankaya karşı. Dünyada bunu yapan başka kimse yok. Biz diyoruz ki bankalara, ‘Üyelerimize kefiliz.’ Bu müthiş bir şey. Bunu dünyada yapan yok. Bu TOBB’un Türkiye rol model olduğu için de dünyada örnek alıyor bizden. Bakınız bugün Antalya’daki üyelerimizin üçte ikisine kefil olmuşuz. Bankadaki kredisi batsa bunun 3'te 2'sini biz ödüyoruz. Bunu kim yapar? Söylüyorum ben size. Öteki taraftan da hele bu seçim dönemleri geliyoruz ya, ‘Bu odalar ne iş yapar?’ Ya arkadaşım babanın kefil olmadığı üyeye kefil oluyor bu kuruluş. Daha ne istiyorsun Antalya, sana kefil olmuş TSO.” 'ANTALYA BÜYÜDÜĞÜNDE, TÜRKİYE'Yİ DE BÜYÜTÜYOR' Antalya’nın Türkiye ekonomisi için çok önemli olduğunu belirten Hisarcıklıoğlu, şunları söyledi: “Antalya büyüdüğünde, Türkiye’yi de büyütüyor. Antalya sıkıntı yaşarsa, Türkiye de yaşıyor. Bu nedenle, Antalya’ya hep, özel bir ihtimam gösterilmeli. Antalya’nın bu önemini bildiğim için her sene Antalya’ya muhakkak geliyorum. Dertlerinizi, sıkıntılarınızı, bizzat sahada görüyor ve sizlerden dinliyorum. Oda-borsa başkanlarımla birlikte tüm bunları ve çözüm önerilerimizi, başta sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlarımıza iletiyorum. Şu günlerde zor bir dönemden geçiyoruz. Kuzeyimizde ve güneyimizdeki savaşın ateşi giderek büyüyor. Küresel ekonomide belirsizlikler ve maliyetler artıyor. Tedarik zincirleri bozuluyor, öngörülebilirlik azalıyor. Bu tür küresel şoklar, kaçınılmaz olarak ülkemizi de etkiliyor. Reel sektör olarak özellikle nakit akışını çok daha iyi yönetmemiz gerekiyor.” ÖZTÜRK: “ORTAK AKIL ANTALYA’NIN EN BÜYÜK GÜCÜ” ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, törende yaptığı konuşmada Antalya’nın köklü ticaret geçmişine, ortak akıl vurgusuna ve geleceğe yönelik hedeflere dikkat çekti. Öztürk, “Burada sadece bir yıl dönümünü kutlamak için değil, Antalya’nın yıllar içinde büyüyen ticaret gücünü, hafızasını, girişimcilik ruhunu ve ortak emeğini onurlandırmak için bir aradayız” dedi. ATSO’nun 144 yıllık geçmişinin önemine değinen Öztürk, “144 yıl bir insan ömründen uzun ama bir şehrin hikayesi için son derece anlamlı bir zaman dilimi. Bu oda kurulduğunda Antalya, bugünkü gibi milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir değildi. İmkanlar sınırlıydı ama bu şehrin insanlarında çalışkanlık, cesaret ve geleceğe olan inanç çok güçlüydü” diye konuştu. Antalya’nın bugün geldiği noktada iş dünyasının büyük payı olduğunu vurgulayan Öztürk, “Bugün Antalya turizmden tarıma, ticaretten girişimciliğe kadar Türkiye’nin en dinamik şehirlerinden biri haline geldiyse, bunun arkasında emek veren iş insanlarımız ve bu odaya yön veren kıymetli başkanlarımız vardır” dedi. Geçmiş dönem yöneticilere teşekkür eden Öztürk, “Odamızın bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm geçmiş dönem yönetim kurulu ve meclis başkanlarımıza, meclis ve meslek komitesi üyelerimize ve çalışanlarımıza minnettarız. Onlar bu kurumu sadece yönetmediler, Antalya’nın ekonomik yol haritasını çizdiler” ifadelerini kullandı. Antalya’nın kamu, yerel yönetimler ve iş dünyası iş birliğiyle büyüdüğünü belirten Öztürk, gelecekte de bu birlikteliğin sürdürülmesi gerektiğini söyledi. HACISÜLEYMAN: “EN BÜYÜK MİRAS BİRLİK VE BERABERLİK RUHUDUR” ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, 144 yıllık köklü geçmişe, ekonomik sorumluluklara ve merhum Başkan Ali Bahar’ın bıraktığı mirasa dikkat çekti. Başkan Hacısüleyman, “144 yıl dile kolay. Bu büyük çınarın temellerini atanlar belki de ‘Bizden sonra bu kurum bu kadar güçlü şekilde devam edebilecek mi?’ diye düşündüler. Ama biz biliyoruz ki en uzun yolculuklar bile küçük bir adımla başlar. O ilk adımı atan değerli ticaret insanlarına minnettarız” dedi. Geçmişten bugüne emeği geçen herkese teşekkür eden Hacısüleyman, “Bu kurumu bugünlere taşıyan, hayatta olan herkese şükranlarımı sunuyorum. Aramızda olmayanlara ise Allah’tan rahmet diliyorum” diye konuştu. “ATSO SADECE ÜYE SAYISIYLA DEĞİL, GÜCÜYLE ÖLÇÜLÜR” ATSO’nun büyüklüğünün yalnızca üye sayısıyla ölçülemeyeceğini belirten Hacısüleyman, “70 bine yakın üyemizle Türkiye’nin dördüncü büyük odasıyız. Ancak asıl önemlisi temsil ettiğimiz ekonomik güç. Antalya, Türkiye’nin en büyük ekonomilerinden biri ve bu da bizlere büyük sorumluluklar yüklüyor” ifadelerini kullandı. Verginin önemine dikkat çeken Hacısüleyman, “Vergi ödemek, kazancımızdan bir payı ülkemizin kalkınması için ayırmaktır. Bu bir vatandaşlık görevidir. Üyelerimizin vergi ve kayıt dışılıkla mücadele konusundaki hassasiyeti takdire şayandır. Bugün de bu duyarlılığı ödüllendiriyoruz” dedi. “KÜRESEL GELİŞMELER TÜM SEKTÖRLERİ ETKİLİYOR” Küresel gelişmelerin iş dünyasına etkilerine değinen Hacısüleyman, dünyada yaşanan savaşlar ve jeopolitik risklerin ekonomiyi doğrudan etkilediğini belirterek, “Petrol fiyatlarındaki artış, lojistikten üretime kadar tüm alanlarda maliyetleri yükseltiyor. Bu durum Antalya’nın üç temel lokomotifi olan tarım, turizm ve sanayiyi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “TURİZM ANTALYA EKONOMİSİNİN LOKOMOTİFİ” Turizm sektörüne özel bir parantez açan Hacısüleyman, Antalya’nın Türkiye ekonomisindeki rolüne dikkat çekerek, “Antalya, yaklaşık 18 milyar dolarlık turizm geliriyle Türkiye’nin en önemli lokomotiflerinden biridir. Türkiye’deki turist gecelemelerinin yaklaşık yüzde 60’ı Antalya’da gerçekleşiyor. Ancak son dönemde yaşanan gelişmeler rezervasyon hızında bir yavaşlamaya neden oldu. Bu nedenle turizm başta olmak üzere tüm sektörlerin desteklenmesi büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “ALTYAPI VE ULAŞIM SORUNLARINA YENİ ÇÖZÜMLER ŞART” Antalya’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hacısüleyman, artan nüfus ve turizm hareketliliğine rağmen altyapının aynı hızda gelişmediğine dikkat çekerek, “Özellikle trafik sorunu artık ciddi bir başlık haline geldi. Bu noktada deniz ulaşımının aktif şekilde kullanılması gibi alternatif çözümleri değerlendirmeliyiz” dedi. “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ARTIK GERÇEK” İklim değişikliğinin etkilerine de değinen Hacısüleyman, bu konunun artık ertelenemez bir gerçek olduğunu belirterek, “İklim değişikliği artık uzak bir ihtimal değil, hayatımızın gerçeği. Antalya’da yapılacak uluslararası organizasyonları da bu bilinçle değerlendirmeliyiz” diye konuştu. “FUARCILIKTA BÜYÜK POTANSİYEL VAR” Fuarcılık alanında Antalya’nın büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “Antalya, 50 ülkeden 230 havalimanına doğrudan uçuş bağlantısı olan eşsiz bir şehir. Bu potansiyeli sadece turizmde değil, fuarcılıkta da değerlendirmeliyiz. Expo alanının kalıcı bir fuar merkezine dönüştürülmesi büyük önem taşıyor” dedi. “ALİ BAHAR’IN EN BÜYÜK MİRASI BİRLİK RUHU” Konuşmasının önemli bir bölümünü merhum ATSO Başkanı Ali Bahar’a ayıran Hacısüleyman, “Rahmetli Başkanımız Ali Bahar, Antalya için çok önemli bir dönem yaşattı. Ancak en büyük mirası birlik ve beraberlik ruhudur. Şehrin tüm dinamiklerini bir araya getiren bir anlayış ortaya koydu” ifadelerini kullandı. Bu birlikteliğin korunması gerektiğini vurgulayan Hacısüleyman, “Seçimler gelir geçer, önemli olan seçim sonrası aynı masa etrafında toplanabilmektir. Antalya bunu başardı. Bu birlik ruhunu korumak zorundayız” diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından ödüller takdim edildi.

Akseki, Gündoğmuş ve İbradı vergi rekortmenleri ödüllendirildi Haber

Akseki, Gündoğmuş ve İbradı vergi rekortmenleri ödüllendirildi

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde; Akseki, Gündoğmuş ve İbradı ilçelerini kapsayan 144. Yıl Vergi Ödül Töreni ve Üye Buluşması gerçekleştirildi. Törende, 2023–2024 yılı ticari kazanç, kurumlar vergisi ve gelir vergisi kategorilerinde dereceye giren iş insanlarına ödülleri takdim edildi. Törene Akseki Kaymakamı Yusuf Ilıca, Gündoğmuş Kaymakamı Dr. Erdal Bilgiç, Akseki Belediye Başkanı İlkay Akca, İbradı Belediye Başkan Vekili Ali Yedek, ATSO yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda üye katıldı. ALİ BAHAR SANAYİ SİTESİ PROJESİNDE SON AŞAMAYA GELİNDİ Açılış konuşmasını yapan Başkan Yusuf Hacısüleyman, bölge ekonomisine büyük katkı sağlaması beklenen sanayi sitesi projesine değindi. Projenin fikir aşamasının tamamlandığını belirten Hacısüleyman, "Akseki’ye katma değer kazandıracak Ali Bahar Sanayi Sitesi projesinde çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Siyaset üstü bir anlayışla, birlik ve beraberlik içinde bu noktaya geldik. Sizlerin desteği bizlere büyük bir güç ve heyecan verdi" dedi. Başkan Hacısüleyman, merhum başkan Ali Bahar’ın vizyonunu sürdürdüklerini vurgulayarak, "Küçük sanayi sitemize, projenin başlangıcına öncülük eden merhum başkanımız Ali Bahar’ın ismini vermek istiyoruz. Bölgeden geçen binlerce insanın ihtiyaçlarına cevap verecek bu önemli merkezi hep birlikte hizmete sunacağız" ifadelerini kullandı.

ATSO Mart ayı meclisi toplandı: Tarımda küçülme, turizmde temkinli bekleyiş Haber

ATSO Mart ayı meclisi toplandı: Tarımda küçülme, turizmde temkinli bekleyiş

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATSO Meclis Salonu’nda Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında gerçekleşti. Toplantıda 2025 yılına ilişkin ekonomik verileri değerlendiren ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, tarım sektöründe yüzde 8,8 oranında küçülme yaşandığını belirterek, kurda sınırlı bir hareketlenme olduğunu, ancak kur baskısının sürdüğünü ifade etti. Faiz indirimi beklentilerinin ise gerçekçi olmadığını dile getirdi. Küresel ticarette yaşanan dalgalanmaların ve Avrupa Birliği’nin serbest ticaret anlaşmalarının, avantaj ve dezavantajları da beraberinde getirdiğini ifade eden Başkan Hacısüleyman, “Küresel ölçekte herkes kendi sınırları içerisinde verimliliğini artırmaya çalışıyor. Ancak bunun dışında kalındığında üretim zorlaşıyor, ihracat yapmak güçleşiyor ve teknolojik gelişim de sekteye uğruyor” diye konuştu. ULUSLARARASI TİCARET VE SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI Başkan Hacısüleyman, Avrupa Birliği’nin Hindistan ve Mercosur ülkeleriyle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına değinerek, “Bildiğiniz gibi iki yıldır ticaret savaşlarını konuşuyoruz. Sonuçlarından etkilenmemek için bu anlaşmalar Avrupa Birliği açısından büyük önem taşıyor. Hindistan’a yapılan ihracat sıfır vergilerle veya çok düşük vergilerle gerçekleşiyor. Türkiye olarak biz bu avantajları tam olarak elde edemiyoruz. AB kendi iç ekonomisini geliştirmek ve dış ülkelerden ithalatı zorlaştırmak için devlet alımlarını kendi içinde döndürme kararı aldı. Küresel ticarette herkes kendi sınırları içinde verimliliğini artırmaya çalışıyor. Ancak bunun dışında kalındığında üretim zorlaşıyor, ihracat yapmak güçleşiyor ve teknolojik gelişim sekteye uğruyor” diye konuştu. KÜRESEL OLAYLAR VE PETROL FİYATLARI Başkan Hacısüleyman, Ortadoğu’da başlayan savaşın etkilerini değerlendirerek, “Petrol fiyatları savaş öncesi yükseldi, Hürmüz Boğazı’ndaki geçişin kapanmasıyla fiyatlar 60 dolardan 107 dolara kadar çıktı. Bu artış enflasyonu, kurları ve politika faizini etkiliyor. Türkiye ise eşel mobil sistemiyle maliyet artışlarını dengelemeye çalışıyor” dedi. KÜRESEL RİSKLER TURİZMİ ETKİLİYOR Turizm sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Hacısüleyman, Berlin ve Moskova fuarlarına katıldıklarını belirterek, bu ziyaretlerin önemli ekonomik göstergeler sunduğunu söyledi. Hacısüleyman, “Fuarlar sadece tanıtım değil, aynı zamanda bulunduğunuz ülkenin ekonomik algısını, fiyat seviyelerini ve harcama alışkanlıklarını gözlemleme imkânı veriyor” diye konuştu. Moskova’daki izlenimlerine de değinen Hacısüleyman, “Petrol ve doğalgaz gelirlerine rağmen Moskova’da hayat pahalılığının ciddi seviyede olduğunu gördük. İnsanlar fiyat artışlarından şikayetçiydi” dedi. Rusya’nın Antalya için en önemli kaynak pazarlardan biri olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “Ülkemiz 2025 yılında dünyadan 64 milyon ziyaretçi ağırladı ve yaklaşık 65 milyar dolarlık gelir elde ettik. Moskova bizim birinci kaynak pazarımız ve yılda yaklaşık 4 milyon misafir ağırlıyoruz” diye konuştu. REZERVASYONLARDA YAVAŞLAMA, KAYIPTA SINIRLI BEKLENTİ Küresel gelişmelerin turizm üzerindeki etkisine dikkat çeken Hacısüleyman, “Dünyada olumsuz bir gelişme olduğunda rezervasyon akışında yaklaşık bir ay süren bir yavaşlama yaşanır. Bu çok doğal bir durum. İnsanlar, insani duygularla sorunlu bölgelere seyahat etmekten kaçınır” dedi. Özellikle ailelerin daha temkinli davrandığını belirten Hacısüleyman, “Antalya’da sezon başlangıcına yaklaşırken, özellikle çocuklu aileler rezervasyon yaparken daha ihtiyatlı davranıyor. Çünkü insanın kendisinden sorumlu olması başka, çocuğundan sorumlu olması başka” diye konuştu. Bu süreçte bazı rezervasyon kayıplarının kaçınılmaz olduğunu ifade eden Hacısüleyman, “Bu sürecin ne kadar süreceğini öngörmek mümkün değil. Dolayısıyla bir miktar doluluk ve ziyaretçi kaybı yaşayabiliriz” dedi. Kaybın sınırlı olacağını vurgulayan Hacısüleyman, “Bu kayıplar yüzde 50’ler, yüzde 30’lar seviyesinde değil. Tek haneli oranlarda bir düşüş öngörüyoruz. Turizm doğası gereği küresel gelişmelere duyarlı bir sektör. Seyahat insanların moral bulduğu bir alandır. Ancak jeopolitik riskler ve savaş ortamı devam ettiği sürece bu etkiyi hissetmemek mümkün değil” dedi. Savaş ve afetler karşısında etik bir duruş sergilediklerini de vurgulayan Hacısüleyman, “Bizim savaşlardan ya da doğal afetlerden faydalanmak gibi bir yaklaşımımız olamaz. Hepimiz insani duygularla hareket ediyoruz. Ancak bu tür durumlarda turizm talebinin farklı bölgelere kaydığı da bir gerçek. Bu da sektörün kendi içindeki doğal döngüyü oluşturuyor” diye konuştu. 2025 EKONOMİK GÖRÜNÜM: BÜYÜME, GELİR VE DIŞ TİCARET DENGESİ 2025 verilerinin şekillenmeye başladığını kaydeden Başkan Hacısüleyman, “Bu yıl, yüzde 3,6 oranında bir büyüme yakalamışız. Gayrisafi yurtiçi hasılamız 1,6 trilyon dolar olarak gerçekleşti. Kişi başına düşen gelir Türkiye genelinde ortalama 18 bin dolar civarında. Antalya’da biraz daha düşük ama toparlanma sürecindeyiz ve 17 binlerin üzerine çıkmış durumdayız” dedi. Hacısüleyman, ihracat ve ithalat rakamlarına ilişkin de, “Mal ihracatımız 273 milyar dolar, ithalatımız ise 365 milyar dolar. Aradaki fark 92 milyar dolar. Ancak hizmet ihracatıyla bu farkın bir kısmını kapatıyoruz. Böyle baktığımızda 2025’i yaklaşık 28,5 milyar dolarlık bir açıkla kapatmış durumdayız. Elbette arzumuz, bu açığın artı yönde gerçekleşmesi” diye konuştu. TARIMDA DİKKAT ÇEKEN GERİLEME Başkan Hacısüleyman, sektörlerdeki büyüme trendine değinerek, “2002–2025 yılları arasında tek bir sektörde azalma var, o da maalesef tarım. Tarımda yüzde 8,8 küçülme var, yani eksideyiz. Hizmette yüzde 4,6 büyüme, inşaatta yüzde 10,8, sanayide yüzde 2,9 büyüme var. Sanayideki yüzde 2,9’luk artış organize sanayi bölgelerimizden ziyade savunma sanayisiyle ilgili bir artış” dedi. Tarımsal üretim endeksine dikkat çeken Hacısüleyman, “2009 yılında 100 birim üretim varken, 2025’e gelindiğinde 141,5 birime ulaşılmış. Ancak bu büyüme eğrisindeki çökmenin 2025 yılında gerçekleştiğini net bir şekilde görüyoruz. Yani tarımda maalesef iyi bir yıl geçirmedik” ifadelerini kullandı. ENFLASYON, KUR VE PARA POLİTİKASI Şubat ayı enflasyon rakamlarını değerlendiren Hacısüleyman, “TÜFE yüzde 52,96, yıllık bazda yüzde 31,53, ÜFE’de ise yüzde 27,56. Kurda bir miktar hareketlenme var, sebebini biliyorsunuz. Dünya genelinde bir sıkıntı oluşunca kurlarda sıçrama olabiliyor. Petrol rezervlerindeki değişiklikler ekonomi üzerinde etkili oldu. Para Politikası Kurulu 22 Nisan’da toplanacak. Geçen sefer faizi yüzde 30,75 olarak bırakmıştı. Bundan sonraki aşamada kolay kolay yeni bir indirim beklememiz doğru değil. Beklentim faizin yine aynı seviyede kalacağı yönünde” dedi.

Gıda ve finansal hizmetlerdeki artış hanehalkı bütçesindeki baskıyı sürdürüyor Haber

Gıda ve finansal hizmetlerdeki artış hanehalkı bütçesindeki baskıyı sürdürüyor

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Şubat ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Başkan Hacısüleyman, Şubat ayında tüketici fiyat endeksi (TÜFE)’nin aylık yüzde 2,96 artarken, yıllık enflasyon yüzde 31,53 ile Ocak ayının yaklaşık 1 puan üzerinde gerçekleşmiştir. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise aylık yüzde 2,43, yıllık bazda yüzde 27,56 artış göstermiştir. Artış sınırlı olmakla birlikte, dezenflasyon sürecinin doğrusal bir patikada ilerlemediğini ortaya koymaktadır. Aylık bazda yüzde 2,96’lık artışın sürmesi ve fiyat artışlarının alt sınıfların büyük bölümüne yayılması, enflasyonun halen canlı ve dirençli bir karakter taşıdığına işaret etmektedir. Bu durum, enflasyonla mücadelenin kısa vadeli dalgalanmalara açık bir süreç olduğunu ortaya koyuyor. Fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için yalnızca manşet oranlara değil, artışların yaygınlığına ve maliyet cephesindeki gelişmelere de dikkat etmek gerekiyor” dedi. YAYGIN VE DİRENÇLİ FİYAT ARTIŞLARI Başkan Hacısüleyman, Şubat ayında 174 alt sınıfın 142’sinde fiyat artışı gerçekleştiğini, yalnızca 27 alt sınıfta düşüş görüldüğünü belirterek, bu tablonun fiyat artışlarının geniş tabanlı bir görünüm sergilediğini gösterdiğini söyledi. On iki aylık ortalamalara göre TÜFE artışının yüzde 33,39 seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Hacısüleyman, “Üretici fiyatlarında ise on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 25,60’tır. Yİ-ÜFE’de yıllık yüzde 27,56’lık artış, maliyet baskısının sanayi genelinde sürdüğüne işaret etmektedir. Sanayinin alt sektörlerinde yıllık artış; madencilikte yüzde 31,88, imalatta yüzde 27,98, elektrik ve gaz üretiminde yüzde 22,53 ve su temininde yüzde 38,22 olarak gerçekleşmiştir. Ana sanayi gruplarında ise ara mallarında yüzde 26,09, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 32,14, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,57, sermaye mallarında yüzde 29,51 ve enerjide yüzde 20,68 oranında yıllık artış kaydedilmiştir. Bu dağılım, maliyet artışlarının yalnızca enerji kaynaklı olmadığını, üretim zincirinin farklı halkalarına yayıldığını göstermektedir” ifadelerini kullandı. GIDA VE FİNANSAL HİZMETLER ÖNE ÇIKTI Ana harcama grupları itibarıyla Şubat ayında en yüksek aylık artışın yüzde 8,02 ile “Sigorta ve finansal hizmetler” grubunda gerçekleştiğini belirten Hacısüleyman, bu kalemi yüzde 6,89 ile “Gıda ve alkolsüz içecekler” ve yüzde 3,97 ile “Eğitim hizmetleri”nin izlediğini söyledi. Gıda grubundaki yüzde 6,89’luk artışın yıllık bazda yüzde 36,44’e ulaştığını kaydeden Hacısüleyman, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda yıllık artışın yüzde 42,33 seviyesinde olduğunu belirtti. Alkollü içecekler ve tütün grubunda ise yıllık artışın yüzde 36,54 olarak gerçekleştiğini ifade eden Hacısüleyman, eğitim hizmetlerinde yıllık artışın yüzde 55,78 ile yüksek seyrini koruduğunu dile getirdi. Giyim ve ayakkabı grubunda aylık yüzde 5,31’lik düşüş yaşandığını kaydeden Başkan Hacısüleyman, “Yıllık artış yüzde 6,79 seviyesinde kalmıştır. Lokantalar ve konaklama hizmetlerinde yıllık artış yüzde 32,93, ulaştırmada yüzde 28,86, sağlıkta yüzde 29,26, haberleşmede yüzde 22,41 olarak gerçekleşmiştir. Bu görünüm, enflasyonun hem mal hem de hizmet gruplarında eş zamanlı bir baskı oluşturduğunu göstermektedir” dedi. KÜRESEL RİSKLER MALİYET BASKISINI ARTIRABİLİR Küresel ölçekte artan jeopolitik risklerin enflasyon görünümü üzerinde ilave baskı oluşturabileceğine dikkat çeken Hacısüleyman, “Özellikle ABD–İran hattında tırmanan gerilim, Hürmüz Boğazı’na ilişkin risk algısı ve petrol arzına yönelik endişelerin enerji fiyatlarında dalgalanmalara yol açacaktır. Küresel enerji ticaretinin önemli bir bölümü de bu hat üzerinden gerçekleşmektedir. Bölgedeki her gelişme uluslararası piyasalarda fiyatlama davranışlarını hızla etkileyebilecek boyuttadır” diye konuştu. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek oynaklığın ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden iç fiyatlara yansıma potansiyeli bulunduğunu vurgulayan Hacısüleyman, özellikle petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışların hem sanayi üretim maliyetlerini hem de tüketiciye sunulan mal ve hizmet fiyatlarını zincirleme biçimde etkileyebileceğini kaydetti. Küresel risklerin, enflasyonla mücadele sürecini yalnızca iç talep dengesi açısından değil, dış kaynaklı maliyet unsurları bakımından da daha hassas bir zemine taşıdığını belirten Hacısüleyman, önümüzdeki dönemde enerji fiyatları ve küresel arz koşullarının yakından izlenmesi gerektiğini vurguladı. ENFLASYONLA MÜCADELEDE KRİTİK SÜREÇ Şubat ayı verilerinin, yıllık enflasyonda belirgin bir sıçrama olmamakla birlikte aylık bazda fiyat artışlarının canlılığını koruduğunu gösterdiğini ifade eden Hacısüleyman, özellikle gıda ve finansal hizmetler kalemlerindeki yüksek oranlı artışların hanehalkı bütçesi üzerindeki baskının sürdüğüne işaret ettiğini söyledi. Hizmetler grubunda süregelen fiyat katılığının, enflasyonun yalnızca geçici maliyet unsurlarından değil, daha kalıcı fiyatlama davranışlarından da beslendiğini düşündürdüğünü dile getiren Hacısüleyman, üretici fiyatlarındaki artışın devam etmesi ve maliyet cephesinde belirgin bir gevşemenin henüz görülmemesinin tüketici fiyatları üzerinde önümüzdeki dönemde de baskı oluşabileceğine işaret ettiğini kaydetti. Küresel enerji piyasalarındaki oynaklık ve jeopolitik gerilimlerin maliyet kanalı üzerinden enflasyon görünümünü etkileyebilecek dışsal riskler olarak öne çıktığını belirten Hacısüleyman, “Bu süreçte fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi için temkinli para politikası duruşunun, mali disiplinin ve üretim odaklı yapısal adımların birlikte yürütülmesi daha da büyük bir önem kazanmıştır” diye konuştu.

ATSO’dan sanayi için uzun vadeli kredi çağrısı Haber

ATSO’dan sanayi için uzun vadeli kredi çağrısı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Öztürk başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman; tarımdan sanayiye, kentsel dönüşümden kredi kartı düzenlemelerine kadar ekonominin yol haritasına dair kritik açıklamalarda bulundu. DEPREME KARŞI BİLİMSEL HAZIRLIK VURGUSU 6 Şubat depreminin yıl dönümü vesilesiyle dayanışma mesajı veren Hacısüleyman, Antalya’nın deprem sürecindeki seferberliğini hatırlattı. Sadece iyi dileklerin yeterli olmadığını vurgulayan Başkan, "Tüm yapılarımızı en ağır deprem şartlarına göre hazırlamalıyız. 'Şu kadara dayanıklıyız' diyerek rehavete kapılmadan, bilimsel veriler ışığında hareket etmeliyiz," ifadelerini kullandı. TARIMDA REORGANİZASYON VE SANAYİYE FİNANSMAN DESTEĞİ Tarım sektöründeki aylık %8,46’lık yüksek enflasyona dikkat çeken Hacısüleyman, girdi maliyetleri ve arz kısıtlamaları nedeniyle tarım politikalarında acil bir reorganizasyona ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Sanayi sektörü için ise TOKİ modeline benzer, uzun vadeli ve düşük faizli kredi paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Başkan, bu desteğin üretim, verimlilik ve ihracat kapasitesini artıracağını vurguladı. KONUTTA "LEASEHOLD" SİSTEMİ ÖNERİSİ Artan inşaat maliyetleri ve erişilebilir konut sorununa yönelik yenilikçi bir çözüm sunan Hacısüleyman, "Leasehold" (kiralık mülkiyet) sistemini önerdi. Bu modelde hazine arazilerinin konut yapımı için tahsis edileceğini belirten Başkan, "Arsa devlette kalır, yapı kişiye ait olur. Bu sayede maliyetler düşer ve vatandaşın konuta erişimi kolaylaşır," dedi. KREDİ KARTI DÜZENLEMELERİNDE KADEMELİ GEÇİŞ UYARISI BDDK’nın kredi kartı limitlerine yönelik kısıtlama kararına da değinen Hacısüleyman, limit düşüşlerinin ticareti ve üretimi doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulundu. Özellikle turizmde erken rezervasyon döneminde taksit imkânlarının azalmasının talebi düşürebileceğini ifade ederek, geçiş sürecinin hasarsız atlatılması için kademeli bir takvim izlenmesi gerektiğini söyledi.

Başkan Vekili Özdemir iş dünyası ile iftarda bir araya geldi Haber

Başkan Vekili Özdemir iş dünyası ile iftarda bir araya geldi

ATSO Ramazan ayı dolayısıyla iftar programı düzenledi. Geleneksel iftar yemeğine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, ATSO Meclis Başkanı Ahmet Öztürk, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, siyasi partilerin temsilcileri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşlarının başkanları ve temsilcileri ile ATSO üyeleri ve iş adamları katıldı. Paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin ve bereketin ayı; mübarek Ramazan ayının hayırlı olmasını dileyen Başkan Vekili Özdemir, ATSO tarafından düzenlenen iftar sofrasında hep birlikte olmanın çok kıymetli olduğunu belirterek ev sahipliği için ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman’a teşekkür etti. İSTİHDAMA KATKI SAĞLAYANLARA TEŞEKKÜR ETTİ Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, programda yaptığı konuşmada Antalya’nın turizmden tarıma, ticaretten sanayiye kadar pek çok alanda ülkenin lokomotif şehirlerinden birisi olduğunu belirterek, “Bu başarıda sizlerin emeği, vizyonu ve cesareti çok büyük. Şehrimizin üretim gücünü artıran, istihdam sağlayan, ihracat yapan, katma değer oluşturan tüm girişimcilerimize bu vesileyle teşekkür ediyorum” dedi. YEREL YÖNETİMDE ORTAK AKIL, DİYALOG VE İŞBİLRİĞİ Başkan Vekili Özdemir konuşmasının devamında ortak akıl vurgusu yaparak şunları söyledi: “Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak yerel yönetim anlayışımızı ortak akıl, diyalog ve iş birliği üzerine kurmaya devam ediyoruz. Antalya’nın sürdürülebilir büyümesi, çevreye duyarlı yatırımların artması, özellikle genç girişimcilerimizin ve kadın iş insanlarımızın ekonomik hayatta daha güçlü şekilde yer almasının önemine inanıyoruz. Üreten, yenilikçi, dijital dönüşümü yakalamış ve güçlü bir ekonomiye sahip Antalya için hep birlikte çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”

ATSO'da sosyal medyanın geleceği ve beyin üzerindeki etkileri ele alındı Haber

ATSO'da sosyal medyanın geleceği ve beyin üzerindeki etkileri ele alındı

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde, Antalya’da dijital çağın insan üzerindeki etkileri ile sosyal medyanın geleceğinin ele alındığı “Dijital İnsan Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı fikir zirvesi gerçekleştirildi. ATSO Atatürk Konferans Salonu’nda düzenlenen zirvede; sosyal medyanın bireysel ve toplumsal etkileri, dijitalleşmenin iletişim biçimlerini nasıl dönüştürdüğü, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi gibi başlıklar farklı disiplinler üzerinden ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Kâtip Üyesi Göktuğ Şahin, ARD Başkanı Emre Noyan, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu, akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. “BİR FARKINDALIK ÇALIŞMASI OLARAK GÖRÜLMELİ” Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin bir toplantıdan öte, bireyin kendisini sorguladığı bir farkındalık çalışması olarak görülmesi gerektiğini belirterek, “Etkinliğimizi insanın kendisini gözden geçirmesi, kendisini sorgulaması olarak da değerlendirebiliriz. Sosyal medya çok konuşuluyor, kimi zaman eleştiriliyor, kimi zaman övülüyor. Biz de bu kavramın bilimsel olarak farklı disiplinler tarafından nasıl ele alındığını görmek istedik” dedi. “ODAĞIMIZ DİJİTAL DÜNYA DEĞİL, DİJİTAL İNSAN” Sosyal medyanın temelde bir algı yönetimi olduğunu vurgulayan Hacısüleyman, “Sosyal medya aslında bir algı üzerine konumlandırılmış bir yapı. Akdeniz Reklamcılar Derneği de bu algının nasıl oluşturulduğunu mesleki olarak bilen bir yapı. Öyle çalışmalar yapılıyor ki, gören satın alıyor, gören katılıyor, gören motive oluyor. Bütün bu süreçler beynimizde nasıl karşılık buluyor, bunu anlamaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Etkinliğin odağını bilinçli olarak ‘dijital dünya’ değil ‘dijital insan’ olarak belirlediklerini dile getiren Hacısüleyman, insanın tarihsel yolculuğuna değinerek, “İnsan, yaratılıştan itibaren doğayla bir iletişim içinde yaşadı. Önce doğaya teslimdi, sonra doğayla uyum aradı, ardından doğaya hükmetmeye çalıştı. Ancak bu üstünlük arayışı bize çok büyük yaralar açtı. Bugün iklim değişikliğini konuşuyorsak, bunun temelinde doğa üzerinde kurduğumuz bu tahakküm var” diye konuştu. BİLGİ EDİNMEKTEN ÇOK BİLGİ VERMEYE Teknolojideki hızlı dönüşüme dikkat çeken Hacısüleyman, internetin ilk yıllarında bilgiye ulaşmayı kolaylaştıran bir araç olarak görüldüğünü belirterek, “2000’li yılların başında internet çok sevildi çünkü bilgiye ulaşmak kolaylaştı. Kütüphaneler evlerimize girdi. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bilgi edinmek için kullandığımız dijital araçları kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Nerede olduğumuzu, kiminle olduğumuzu, ne yediğimizi, nerelere gittiğimizi paylaşıyoruz” dedi. “SOSYAL MEDYA BİR ALGI YÖNETİMİDİR” Sosyal medyanın bireyin gerçeklik algısını dönüştürdüğünü ifade eden Hacısüleyman, “Gerçekle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki arayış, sosyal medyanın en korkutucu yönlerinden biri. Sahip olamadıklarımızı izliyoruz. Bu durum zaman zaman mutsuzluk, eksiklik ve depresyon duygusunu beraberinde getiriyor. Google’da bir dönem en çok aranan kelime olarak ‘eziklik’i açıklaması tesadüf değil” ifadelerini kullandı. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, “Karanlık fabrikalar, insansız üretim konuşuluyor. Evet, teknoloji bu yönde ilerliyor ancak her durumda o sistemi başlatacak, yönetecek bir insana ihtiyaç var. İnsan faktörünün vazgeçilmez olduğuna inanıyorum. Aksi halde bunun sonunun nereye varacağını hep birlikte düşünmemiz gerekir” dedi. UZMANLAR DİJİTAL ÇAĞI FARKLI BOYUTLARIYLA ELE ALDI Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklarda ele aldı. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerini değerlendirdi. Osman Demircan, “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın klasik platform anlayışından çıkarak çok katmanlı bir ekosisteme dönüşüm sürecini anlattı. YAPAY ZEKÂ, E-TOPLULUKLAR VE ÇOCUKLAR Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda, Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, “E-Topluluklar, Sosyal Medya Üzerinden Yeni Bir Dünya Yaratıyor” başlığıyla dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturma gücüne dikkat çekti. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, “Geleceğin Sosyal Medyası, Bugünün Yapay Zekâsı: İletişimimizi Nasıl Değiştiriyor?” başlığı altında yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü ele aldı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise “Sosyal mi, Asosyal mi? Çocukların Sosyal Medya Davranışı, Çocukların Dijital Geleceği Yeniden mi Yazılıyor?” başlıklı konuşmasında çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, “Bir Yapay Zekâ Gösterisi: Eski Fikirler, Yeni Dokunuşlar, Bilinmez Rekabet” başlıklı sunumuyla yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. SOSYAL MEDYADA BAĞIMLILIK TARTIŞMASI Günün son programında, “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde, Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz, “Sosyal Medya Beyne ve İnsana Ne Yapıyor? İnsan Beyni ‘Bir Tık’ Uğruna Değişiyor mu?” başlığıyla sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini anlattı. Yazar, konuşmacı ve bilim insanı Murat Kaplan, “Ben Şahidim! Sosyal Medya Üzerinde Şahitlik Kavramı” başlıklı sunumunda dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını ele aldı. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise “Sosyal Medyanın Genetiği: Kontrolsüz Sosyal Medya Beyin Çürümesine mi Yol Açıyor?” başlıklı konuşmasında sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

ATSO Başkanı Hacısüleyman hizmet gruplarındaki sert artışlara dikkat çekti Haber

ATSO Başkanı Hacısüleyman hizmet gruplarındaki sert artışlara dikkat çekti

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Ocak ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Hacısüleyman, “Ocak ayında tüketici fiyatları yüzde 4,84 oranında artarken, yıllık enflasyon %30,65 seviyesine gerilemiştir. Yılın ilk ayında özellikle sağlık, eğitim ve sigorta-finansal hizmetler gruplarında gerçekleşen yüksek oranlı fiyat artışları, aylık enflasyonun temel belirleyicisi olmuştur. Diğer taraftan üretici fiyatlarındaki yüzde 2,67’lik artış, maliyet yönlü baskıların 2026 yılına da taşındığını göstermektedir” dedi. Son bir yılda enflasyonda kaydedilen düşüşün önemli bir kazanım olduğuna dikkat çeken Hacısüleyman, “2025 yılında yıllık enflasyonu uzun bir aradan sonra yeniden yüzde 30’lu seviyelerde gördük. Yüzde 44’lerden gelen bir enflasyon sürecinde yaklaşık 13,5 puanlık bir gerileme söz konusu. Ocak ayında yıllık enflasyondaki düşüş eğilimi korunmakla birlikte, fiyat artışlarının yapısı ve finansman koşulları, ekonomi politikalarında dengeli ve temkinli bir yaklaşımın önemini bir kez daha ortaya koymuştur” diye konuştu. TÜFE VE Yİ-ÜFE GELİŞMELERİ Ocak ayında tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 4,84 arttığını hatırlatan Hacısüleyman, yıllık enflasyonun yüzde 30,65 olarak gerçekleştiğini, on iki aylık ortalamalara göre artış oranının ise yüzde 33,98 düzeyinde olduğunu ifade etti. Yıllık enflasyondaki gerilemeye karşın, yılın ilk ayında aylık artışın yüksek seyretmesinin fiyatlama davranışlarında katılığın tamamen kırılmadığına işaret ettiğini söyledi. Yurt içi üretici fiyat endeksinin (Yİ-ÜFE) Ocak ayında yüzde 2,67 arttığını, yıllık bazda ise yüzde 27,17 oranında yükseldiğini belirten Hacısüleyman, bu oranın 2025 yılı ortalamasının bir miktar üzerinde seyrettiğini kaydetti. Bu görünümün, reel sektör genelinde maliyet artışlarının sürdüğünü ve bu baskının tüketici fiyatlarına yansımaya devam ettiğini gösterdiğini dile getirdi. Üretici fiyatlarında Ocak ayında gözlenen artışın maliyet baskılarının yeni yılda da devam ettiğine işaret ettiğini vurgulayan Hacısüleyman, sanayi sektörleri itibarıyla yıllık bazda en yüksek artışın yüzde 37,21 ile su temininde gerçekleştiğini, madencilikte yüzde 32,97, imalatta yüzde 27,10 ve elektrik-gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 25,94 oranlarında artış kaydedildiğini söyledi. Ana sanayi grupları bazında ise dayanıksız tüketim mallarında yüzde 30,44, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 30,07, sermaye mallarında yüzde 29,24, ara mallarında yüzde 25,69 ve enerjide yüzde 22,14 oranında yıllık artış görüldüğünü belirten Hacısüleyman, bu tablonun üretici enflasyonunun yalnızca enerji kaynaklı olmadığını, sanayi geneline yayılan bir maliyet artışıyla şekillendiğini ortaya koyduğunu ifade etti. OCAK AYININ BELİRLEYİCİ GRUPLARI Ana harcama grupları itibarıyla Ocak ayında en yüksek artışın yüzde 14,85 ile sağlık grubunda kaydedildiğini belirten Hacısüleyman, bunu yüzde 10,82 ile sigorta ve finansal hizmetler ile yüzde 6,61 ile eğitim hizmetleri gruplarının izlediğini söyledi. Yılın başında yapılan yeniden değerlemeler, fiyat ayarlamaları ve hizmet bedellerindeki güncellemelerin bu kalemlerdeki artışları daha görünür hale getirdiğini dile getirdi. Gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yüzde 6,59’luk artış yaşandığını, ulaştırmada yüzde 5,29 ve lokanta-konaklama hizmetlerinde yüzde 5,86 oranında yükseliş kaydedildiğini ifade eden Hacısüleyman, buna karşılık giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 4,66’lık düşüşün mevsimsel etkilerle sınırlı bir dengeleme unsuru olarak öne çıktığını belirtti. Ocak ayında endekste yer alan 174 alt sınıfın 157’sinde fiyat artışı gerçekleştiğini, yalnızca 14 alt sınıfta düşüş görüldüğünü söyleyen Hacısüleyman, bu dağılımın yılın ilk ayında fiyat artışlarının oldukça yaygın bir görünüm sergilediğini teyit ettiğini kaydetti. YILLIK ENFLASYONDA EĞİTİM VE KONUT ÖNE ÇIKTI Yıllık bazda en yüksek fiyat artışının yüzde 64,70 ile eğitim hizmetleri grubunda gerçekleştiğini belirten Hacısüleyman, eğitim grubunu yüzde 45,36 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar ile yüzde 33,31 ile lokanta ve oteller gruplarının takip ettiğini söyledi. Gıda grubunda yıllık enflasyonun yüzde 31,69, ulaştırmada yüzde 29,39, sağlıkta ise yüzde 21,63 olarak gerçekleştiğini ifade etti. FAİZ POLİTİKASI VURGUSU Ocak ayı enflasyon verilerinin, 2026 yılına girerken fiyat ayarlamalarının ağırlıklı olarak hizmet gruplarında yoğunlaştığını ortaya koyduğunu dile getiren Hacısüleyman, sağlık, eğitim ve finansal hizmetlerdeki sert artışların enflasyonun yalnızca mal fiyatları üzerinden değil, hizmet maliyetleri üzerinden de beslendiğini gösterdiğini söyledi. Enflasyon-faiz ilişkisinin ekonomi politikalarının merkezinde yer aldığına dikkat çeken Hacısüleyman, “Faiz oranlarının doğrudan enflasyona bağlı olduğunu hepimiz biliyoruz. Enflasyonu ne kadar kalıcı biçimde düşürebilirsek, politika faizlerinde de o ölçüde aşağı yönlü bir alan oluşur. Bu çerçevede politika faizinin halen enflasyonun bir miktar üzerinde seyretmesi, dezenflasyon sürecinin sağlıklı ilerlemesi açısından önemli bir denge unsurudur” ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Ocak ayında 100 baz puanlık faiz indirimiyle politika faizini yüzde 37 seviyesine çekmesinin bu dengeyi gözeten temkinli bir adım olduğuna işaret eden Hacısüleyman, aylık enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde para politikasında ihtiyatlı duruşun önemini koruduğunu söyledi. Faiz indirimi sürecine rağmen reel sektörün finansmana erişimde halen zorlandığını vurgulayan Hacısüleyman, mevduat faizlerinin yüksek seyrinin kredi faizlerini yukarı çektiğine dikkat çekti. Bu durumun işletmelerin yatırım ve üretim kararlarını sınırlayan bir unsur olmaya devam ettiğini belirten Hacısüleyman, artan girdi maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan güçlükler ve üretim kalitesini artırma ihtiyacının reel sektör açısından önümüzdeki dönemde de belirleyici başlıklar arasında yer alacağını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.