Hava Durumu

İz Bırakanlar - Avni Gelendost

Halk Kütüphanesi Müdürü Hidayet Oktay'ın, ilçe kültür sanatına yön veren değerleri ele aldığı "İz Bırakanlar" köşesinde bugünün konuğu Avni Gelendost...

Haber Giriş Tarihi: 20.11.2022 11:07
Haber Güncellenme Tarihi: 05.09.2023 13:00
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.nehir.net/
İz Bırakanlar - Avni Gelendost

Avni GELENDOST

Yıllar önce Serik’te bir gazeteci tanımıştım Ali Oğuz KEHYA, Rahmetli ali ağabeye ben küçük dev adam diyordum. Serik’ten Manavgat’a gelince burada da bir küçük dev adam tanıdım yine gazeteci. Avni GELENDOST. Gazeteciler omuzlarında memleketin bütün yükünü taşıyan insanlardır. Yerel gazeteciler hem memleketin hem de bulundukları ilin ya da ilçenin bütün sorunlarını taşırlar. Bu sorunların çözüm yollarını ararlar ve sürekli bir devinim içindedirler. Bu bağlamda hayatın her daim göbeğinde yaşarlar. İşti Avni ağabey de Manavgat’ın göbeğinde Manavgat’ın sevinciyle sevinen üzüntüyse iki üç kat üzülen, Manavgat aydınlanmasına birkaç kandil yakmak için gecesini gündüzüne katan bir basın emekçisi. Küçük dev adam.

Her gün yazmanın vermiş olduğu bilgi birikimi ile sohbete dinlenen, yazıları okunan, toplumun her alanında, (Kültür, sanat spor siyaset) var olan bir değerimiz. Avni ağabey kalemin hiç susmasın yüzün her daim gülümsesin. Bütün yaptıkların için teşekkürler.

H.O: Avni GELENDOST kimdir? (3- 4 Cümle ile)
Aslen Isparta’nın GELENDOST ilçesindenim..1954 yılında Eskişehir’de doğdu..1968 yılından bu yana Gazetecilikle meşgulüm 2 Kız bir erkek çocuk babasıyım.

H.O: Avni GELENDOST için Manavgat ne anlatmaktadır?
Manavgat Anlatılmaz Yaşanır. Manavgat’ta yaşamak nefes alıp vermek kadar keyifli bir yaşam şekli yoktur. Bir tarafı Toroslar. Orta yakası Manavgat Irmağı ve mavi tonlarla buluşan koskocaman Akdeniz. Bundan güzel ne ola ki..

H.O: Avni GELENDOST için bir insanın doğduğu yer mi önemli yoksa doyduğu yer mi? Önemlidir neden?
Öncelikle doğmuş olduğun yerdeki anıların önemli olduğuna inanlardanım. Doyduğun yerin önemi ise bambaşka hem doyduğum hem de iki çocuğumun Manavgat doğumlu olması Manavgat’ta yaşamanın keyfine keyif katıyor. İyi ki Manavgat’ta yaşam sürüyor ve doyumsuzluğun tadını yaşıyorum..

H.O: Avni GELENDOST için yazmak nedir? Yazmanızın gerekçesi nedir? Her gün yazmak insanı yorar mı rahatlatır mı?
Meslekte 54 yılı geride bırakmak üzereyim, bu zaman diliminde her zaman yazıyor olmak bana büyük keyif veriyor, hele hele yaşadığın kent Manavgat’ı yazıyor sorunlarına çare yollarında öneriler sunuyor ve dikkate alınıyorsan bu çok önemli. Her gün yazmanın bence zorluğu yok, gazeteci konu bulmakta zorlanmaz. Yeter ki Yaz Dostum desin..

H.O: siz Manavgat’ın en eski gazetecilerinden birisiniz, bir gazeteci için geceler mi önemli yoksa gündüzler mi?
En eski derken ben 27 yıldır Manavgat’ta gazetecilik yapıyorum, daha Önceleri Eskişehir ve Ankara’da mesleğimi onurla ve kalemini satmadan kullanan bir gazeteci olarak bizim meslekte gece ve gündüz olmadığını belirmek isterim..

H.O: Avni GELENDOST, için bir gazete yazı yazmak mı ister yoksa bir gazetede tefrika halinde roman Mı? Bu bağlamdı roman şiir gazete yazısından hangisini değerli bulur?
Köşe yazısına alışmış bir kişi olarak yazı yazmak isterim tabiî ki. Ama roman yazmak için birçok aşamadan geçmenin gerçekliğini inanmaktayım. Roman ve tefrika yazmak zamanın olmasına ve ayrı bir yetenek olmasına bağlıdır. Şiiri yazmaya gelince birçok şiirim var ama bir türlü şiirlerimi ve köşe yazılarımı kitap haline getiremedim. En kısa zamanda kitap haline dönüştürmek için çalışıyorum.

H.O: sizce bir roman mı yoksa şiir mi yazmak zordur. İkisinin de farklı sosyolojileri vardır ama siz hangisini tercih edersiniz?
Tatbikî işin kolayına kaçmak adına tercihim şiir yazmak olur, yukarıda da belirttiğim üzere birikimlerini ve geçmişini irdelemek ve yaşatmak adına roman yazmakta isterim ama vakit ve deneyim roman işinde önemli… Şiir her zaman gelen akla gelen ve yüreğinin sesini dinleyerek kâğıda döktüğün bir varlıktır.

H.O: Avni GELENDOST için edebiyat nedir. Edebiyatsız bir dünyada yaşamak ister miydi?
Edebiyatsız bir Dünya’da yaşam istenilmez elbette, bizi dünya çapında temsil eden büyük yazarlarımız olmazdı edebiyat geleceğimizi ve geçmişimizi yansıtan güzel duygularla topluma dokunan güzelliktir.

H.O: Avni GELENDOST açısından edebiyatın amiral gemisi nedir. (Şiir, roman, tiyatro, deneme gibi) açıklar mısınız?
Şiirde Nazım Hikmet, romanda Yaşar Kemal, tiyatroda birçok yazar denemelerde genç yaşlı fark etmeyen kalemlerin güzelliği tartışılmaz. Bu saydıklarımızın hepsi Türk edebiyatı adına gerçekten amiral gemisidir son yıllarda edebiyat adına yetişen genç nesilden birçok kişinin gelmiyor olması düşündürücüdür, Bu konuda eğitim sistemimizde gerçek anlamda değişikliklerle edebiyata yeni neslin katılımı sağlanmalıdır.

H.O: Avni GELENDOST gazete yazılarını hazırlarken nasıl bir yol izlemektedir? Günün hangi saatlerinde yazar. Günde kaç sayfa yazar. Yazmak nasıl bir duygudur. Yazdıklarınızı kendiniz beğenir misin?
Gelendost köşe yazılarını yazarken izlediği yollardan biri Manavgat ve ülke genelinde yaşanılanları analiz etmesi ile başlar. Genelde ülke genelinde yazmamaya özen gösteririm. Ülke çapında yazan ulusal çaplı yazarların kent olaylarına eğilmediği için yerel yazar olarak öncelikle Manavgat gündemi beni ilgilendirir.

Yazı yazmak için saat ve vakit aramam bir gün sonraki köşe yazımı hazırlayacaksam önce beynime birkaç kelimeyi resetlerim. Eskiden daktilonun başına geçerdik, şimdilerde işler kolaylaştığı için bilgisayarda bu kelimeler yerini bulur. Yazmak gençleşmek, yazmak beyin fırtınasını ön plana çıkarmaktır. Kendi yazdığım köşe yazımı birkaç kez okurum ve beğenmeye çalışırım. Ama o günkü köşe yazıma güzelden yana ya da çirkinden yana tepki gelirse en mutlu olduğum an olur benim için..

H. O: Bilim dünyası insanların yazması için en uygun zamanın sabah saat 10 ile 12 arası olarak belirlenmiş siz bu konuda ne dersiniz?

Sanırım Karadenizlilerle ilgili belirlenmiş (Gülelim) bir konu olabilir. Benim için yazı yazmanın zamanı saati günü kesinlikle yoktur. Ne zaman kafamda oluşturursam o zaman yazarım.

H.O: Avni GELENDOST için yazmak hem bir meslek, hem de bir hobidir, yani hem bir iş hem de bir tutkudur. Ne dersiniz.
Rahmetli babam ve hocam A.Naci Gelendost ustam “Ne Yazıyorsun Okumazlar ki” derdi. Bende aynı desturla yola çıkıyorum her sabah. Ama görüyorum ki okunuyorum çok büyük keyif alarak yazmaya devam. Benim için hem tutku, hem meslek hem de ekmek yediğim bir iş yazmak..

H. O: Avni GELENDOST sizce makaleyi, yazıyı yazmak mı zor yoksa o makaleyi, kitabı düzeltmek mi? Birde düzeltmenin sonu var mı? Edebiyat dünyası, hızlı yaz yavaş düzenle ilkesine sahiptir siz nasıl yazıyorsunuz?

Şu anda düzeltmenlerin az olduğunu gördüğümü söyleyebilirim eskiden hemen hemen tüm gazetelerde ve yayınevlerinde “musahhih” özel düzeltmenler vardı. Sırf bu işten geçinirlerdi. Dolayısıyla yayın organında yanlış bulmak zordu. Şimdilerde öylesine güzel insanlar yetişmiyor. Veyahut gazete ve yayınevleri masraf olmasın diye düzeltmene iş vermiyor. Benim köşe yazım beş ila on beş dakika arasında biter. Hızlı yazmanın getirdiği handikaplara karşın gazetemde çalışan bilgisayarcı kardeşlerimin okumasını rica ederek yanlışları en aza indireme yolunu seçerim.

H.O: Avni GELENDOST sizi etkileyen Türk ve Dünya yazınındaki önemli kalemler kimlerdir. Neden? Birde Türk edebiyat tarihinde ki en önemli edebiyatçıları kimlerdir. Neden?

Lev Tolstoy, Franz Kafka, Ernest Hemingway hemen akla gelenler, Türk edebiyatında saymakla bitmeyen güzel isimler Halide Edip Adıvar, Peyami Sefa, Ömer Seyfettin, Yaşar kemal ve Rıfat Ilgaz gibi isimler hemen çağrışım yaptı. Diğerlerini saymakla bitmez düşüncesindeyim.

H.O: Avni GELENDOST bir edebiyatçıyı güzellik mi tetikler yoksa çaresizlik mi? Bir şiir güzel bir göl kenarında mı yazılır yoksa çaresizlik içinde mi?

Evet güzel bir soru şiir yazmak için ilhamın gelmesi önemlidir. Ne göl kenarı. Ne deniz kenarı. Bu saydıklarımızın yanında bulunuyorsanız ilhamın gelmesi yeterlidir. Bazen gece yarısı uykudan uyanıp aklıma gelen dizeleri kağıt kaleme dökemediğim için çok şiirden yoksun kaldığımı bilirim. Benim için şiir yazmak her koşulda yazılabilir yeter ki ilham gelsin gerisi kolay..

H.O:, size Dr. Avni GELENDOST mu yoksa yazar / Gazeteci Avni GELENDOST mu denmesini istersiniz? Neden?
Bir yazar için Doktor denilmesi önemli bir şey ama ben alaylı gazeteci olduğum için Gazeteci Avni Gelendost denilmesini isterim. Diğer konu eğitimin daha yükseklere çıkması ile mümkündür. Yani akademik
destek şart.

H.O: Gazeteniz ve yazılarınız için ülke okurlarına ne söylemek istersiniz. Ayrıca Manavgat okurlarına özel bir mesajınız var mı? Manavgat edebiyatı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Ülke okurlarından önce bizler yerelde gazetecilik yapmış olmamızdan dolayı Manavgatlıların yerel basına sahip çıkıp bizleri okumalarını isterim bu çok önemli. Manavgat okurlarına bu mesajı verdikten sonra asıl konumuz Manavgatlı yerel yöneticilere, oda başkanlarına sivil toplum kuruluşlarına sözüm var. Son yıllarda Manavgat edebiyat anlamında çok büyük yollar kat etti. Birçok yerel yazarımız var peş peşe kitaplar çıkartıyorlar.
Ama ne hazindir ki saydığım isimler ve çevreler Manavgatlı yazarlara ve gerçek gazetecilere sahip çıkamıyorlar inşallah bu konuda destek sağlarlar düşüncesindeyim.

H.O: Sizi en çok etkileyen kitap (roman, şiir, tiyatro ya da araştırma) nedir? Birkaç kelime ile anlatırsanız sevinirim.
Şu anda aklıma gelen ve ayrışım yapacağım kitap roman ve şiir gibi şeyler yok. Fırsat buldukça güzel ve yararlı olan her yazılanı okumaya çalışırım. Kendim bizzat tiyatro anlamında da geçmişte sahne tozu yutmuş bir kişiyim. Bu saydıklarımız insanın gıda gibi ihtiyaç duyduğu şeylerdir.

H.O: Aşağıdaki isimler size neyi çağrıştırmaktadırlar?
Attila İlhan: Şiir
Necip Fazıl: Roman
Burhan FELEK: Duayen köşe yazarı
Cengiz Aytmatov: Ünlü yazar
Yaşar Kemal: Nobel adayı İnce Memed
İbrahim Müteferrika: Matbaacımız
Shakespeare: İngiliz Şair Oyun yazarı, Tiyatro oyuncusu Rönesans döneminin büyük ismi
Dostoyevski: Rus Roman Yazarı
Takvim-i Vakayi: Osmanlı İmparatorluğu sınırları içinde 11 Kasım 1831’de yayınlanan ilk Türk Gazetesi
Babıali: Gazetelerin unutamadığı semt
Rüzgarlı Sokak: Ankara’da çok çalıştım
Dünya klasikleri: Sefiller –Vadideki Zambak – Ana hemen aklıma geliverenler..
Türk klasikleri: Acımak – Çalıkuşu – Aşk-ı Memnu –Dokuzuncu Hariciye koğuşu

HARİKA..

Yürekler susadı ise
Sevgiye...
Sel olur akar
MANAVGAT ırmağı yüreklere.
Doyumsuz bir özlem
Duyuyorsa gözler yeşile...
Torosların eteğindeki
Ormanlar yeter hepimize,,
Maviyse özleminiz
Uçsuz, bucaksız
Akdeniz kucak açar
Tümüyle...
Suyu,
Yeşili,
Denizi ve doğası ile Aşka özlemi yaşamak için,
Hepsi bir arada Kucaklar sizi...
Günü birlikte olsa MANAVGAT'TA
Her soluk alışınızda Yemyeşil orman...
Her susayışınızda Çağlayan misali
MANAVGAT ırmağı...
Maviye olan özlemde,
Akdeniz'in derinlikleri Kucaklar sizi...
Doyumsuz yaşamın tek durağıdır MANAVGAT...
Ve de;
Ölümsüz aşkların
Yaşandığı bitmez.
Tükenmez bir sevda...
Çok şeyler verir.
MANAVGAT İnsana...
Yaşanası coşkular,
ve
Yaşanan çocukluklarda
Tek kelime ile
MANAVGAT harika...

H.Avni Gelendost
2001 Manavgat

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.