Halk Kütüphanesi Müdürü Hidayet Oktay'ın, ilçe kültür sanatına yön veren değerleri ele aldığı "İz Bırakanlar" köşesinde bugünün konuğu Mustafa Önal...
Haber Giriş Tarihi: 05.02.2023 17:15
Haber Güncellenme Tarihi: 05.09.2023 13:05
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.nehir.net/
Mustafa ÖNAL
İlçemizin doğu yakasının okullar bölgesinin kültür sanat taşıyıcısı olan Mustafa ÖNAL, ÖNAL kırtasiye işletmesi ile 40 yıldır ilçemizde kültür sanat aktarıcılığı yapmaktadır. İlçemizi nüfusunun büyük çoğunluğuna dolaylı yoldan hizmet eden Önal, aynı zamanda ilçemiz bürokrasinin de destek hizmeti olarak yardımcı olmaktadır. İlçemizin bütün oklularında emeği olan Önal’ın, bazı okulların formasında, bazı okulların kantininde, öğretmenler odasında fotokopi kâğıdında ya da herhangi bir biriminde mutlaka emeği ve alın teri bulunmaktadır.
İlçemizin bu yardımsever işletmecisine özellikle doğu okullar bölgesi öğrencileri, öğretmenleri ve velileri olarak teşekkür ederiz. Daha nice kırk yıllara dileklerimizle.
Mustafa Önal kimdir? Mustafa Önal 40 yıldır Manavgat ilçemizde eğitim ve kültür etkinliklerinin bir paydaşı olarak hizmet etmektedir. Başka bir deyişle eğitim öğretim ve kültür faaliyetlerinin destek hizmetleri olarak katkı sunmaya çalışmaktadır. Bu rolü ile de gurur duymaktadır.
Mustafa Önal için kültür ve sanat ne anlatmaktadır? Kültür ve sanat bir ülkenin ve bir milletin en önemli değerleridir. Medeniyetlerin yükselmesi veya zelil olması o milletin kültür ve sanata verdiği değerle doğru orantılıdır. Kültür ve sanat özellikle devletimiz ve milletimiz için olmazsa olmaz bir kıymet arz etmektedir.
Mustafa Önal için Manavgat ne anlatmaktadır? Manavgat kozmopolit bir yer olarak bütün dünya ülkelerinden misafir ağırlamakta ve bu açıdan birçok kültür etkileşiminin merkezinde bulunmaktadır. Bu kimi zaman zenginliğe ve çeşitliliğe sebep olurken kimi zaman dejenerasyona doğru gider. Manavgat hem doğal güzellikleri hem kültürü hem de maddi imkânları ile ülkemizin en seçkin ilçelerinden olup, ülkemizin dünyaya açılan vitrinlerinden birisidir.
Siz ilçemizde 40 yıldır kitapçılık kırtasiyecilik yapmaktasınız. Bir nevi kültür taşıyıcılığı yapıyorsunuz. İlçemizin okullar bölgesindeki bir işletmeci olarak 1990'lar ile 2020'ler arasındaki kültürel değerleri kıyaslamanız nasıl kıyaslasanız nasıl bir saplama yaparsınız? Bütün dünyada olduğu gibi teknolojinin gelişmesi ile birlikte ülkemizde ve Manavgat özelinde bir kültürel erozyonun gerçekleştiğini günden güne gözlemlemekteyiz. 40 yıldır sattığımız kitap türlerindeki değişikliklerden bile yola çıkarak yeni yetişen neslin farklı bir kültür algısının olduğunu söylemek yanlış olmaz. 40 yıl öncesine kadar Türk ve dünya klasiklerini satarken bugün yabancı kültürlerin bestellerini macera ve korku romanlarını satıyoruz. Gençlerimizin kültürel olarak farklı yabancı kültürlere yöneldiğini yaşayarak görüyoruz.
Siz kültür sanat alanında iş yapan bir işletmeci olarak işletmenize gelen bir müşterinizin kültür kitabı mı kırtasiye mi yoksa yardımcı ders kitabı mı istediğini ayırt edebilir misiniz? Elbette ki kırk yılın verdiği tecrübe ile insanların işletmemize girerken daha hangi tür kaynaklara yöneldiğini anlayabiliyoruz. Genellikle ortaokul ve lise öğrencileri yardımcı kaynak kitapların yanında bazen roman ve kültür kitapları rafına da ilgi gösterebiliyor. Yaşı 30'un üzerinde olan belli bir kesim ise kültür kitaplarına daha ilgili.
Siz sadece kültür kitapları satsanız ayakta kalabilir miydiniz? Maalesef sadece kültür kitapları ile işletmemizi devam ettirmemiz çok zor olacaktı. Okullarımız da genellikle öğrencilerimizi yardımcı kaynaklara ve hazırlık kitaplarına yöneltiyorlar. Biz de vatandaşlarımızın bu ihtiyacına cevap verebilmek için her türlü kaynağı firmamızda bulunduruyoruz. Bunun yanında gençlere ve velilerine kültür kitabı satabilirsek mutlu oluyoruz. Ülkemizde ve Manavgat'ta kültür kitabı satışlarının az olması üzücü bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Siz ilçemizin Doğu okullar bölgesinde iş yapıyorsunuz 40 yıl önceki gençlik ile şimdiki gençlik arasında kitap okuma oranında herhangi bir farklılık gözlemliyor musunuz? 40 yıl önce işletmemize gelen öğrenciler kültür kitapları raflarımıza daha fazla ilgi gösterirken şimdiki öğrenciler öncelikli olarak yardımcı kaynaklarını tercih ediyor. Kültür kitabı okuma ihtiyacı ne yazık ki ikinci, üçüncü planda kalıyor. Fazla değil bundan 15-20 yıl öncesine kadar hazırlık kitaplarına rağbet bu kadar fazla değilken gençlerimiz kültür kitaplarını daha fazla okuyordu. Bu okuma oranının azaldığını yıllar boyunca satışlarımızda gözlemledik. Okur sayımızın giderek azaldığını söyleyebilirim.
Siz yıllarca gazete bayiliği de yaptınız. Gazete okuru ile kitap okur arasında bir değerlendirme yapsanız kimler gazete okuru kimler kültürel kitap okurları neler söylemek istersiniz? Manavgat'ta özellikle 40-45 yaşın üzerindeki vatandaşlarımız hala gazete okumaya devam etmektedir. Ancak bu kişilerde de gazete okuma oranı giderek azalmıştır. 30-35 yaşın altındaki kesim neredeyse hiç gazete almamaktadır. Gelişen internet haberciliği ile birlikte haberleri veya köşe yazılarını internet sitelerinden takip etmektedir. Gazete orta düzey bir kültürü günlük olarak okuyucuya aktarırken kitap çok daha derinlemesine birikim ve kültür kazandıran bir unsurdur. Kitap okuru bu yönden her zaman bir adım öndedir.
Bilim dünyası insanların yazması için en uygun zamanı Sabah saat 10.00 ile 12.00 arası olarak belirlenmiş siz bu konuda ne dersiniz? Elbette ki bilim insanları bu verileri belli araştırmaları sonucunda paylaşmıştır. Ancak bugüne kadar görüştüğümüz ve sohbet ettiğimiz yazar ve kültür adamlarının günün her saatinin özellikle gece saatlerinin kendileri için daha verimli olduğunu ifade etmektedir.
Siz günümüzde bir kültürel kitap yazarı ile imza günü yapmak isterseniz kimi davet ederdiniz neden? Manavgat'ta bir imza günü ve konferans etkinliği düzenleyecek olursak Mustafa Kutlu beyefendiyi davet etmek isteriz. Mustafa Kutlu hocamız Anadolu kültürünü gençlerimize kitaplarıyla tanıtan ve oldukça akıcı bir üsluba sahip olan yazarlarımızdandır. “Yoksulluk Kitabı, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Yokuşa Akan Sular, Uzun Hikâye, İyiler Ölmez ve Ya Tahammül Ya Sefer” adlı eserleri ile edebiyatla ilgilenen birçok kesim tarafından takip edilmektedir. Gençlerimize milli kültürümüzü tanıtan en güzel elçilerden birisi olduğunu düşünüyorum.
İlçemizde 40'ın üzerinde yazar bulunmakta siz Manavgatlı yazarların kitapları için ayrı bir köşe açmak ister misiniz? Sizin işletmenizde Manavgat'ta yazarların kitabı bulunmakta mıdır? İlçemizde Manavgatlı olan ve olmayan dediğiniz gibi birçok şair ve yazar eserleri ile kültür hazinemizi zenginleştirmektedir. Elbette ki Manavgat'ta eserlerini veren yazarların kitaplarından oluşan bir standın firmamızda bulunmasını isteriz. Bunun için yazarlarımızı firmamıza bekliyoruz. Bu standımızda kitaplarını sergileyerek hatta haftanın ve ayın belli günlerinde dükkânımızda okurlarla tanışıp sohbet ederek kitaplarını imzalayabilirler. Manavgatlı birkaç yazarımızın kitabını kitap stantlarımızda bulunduruyoruz. Tabii bu kitaplarımızın da tanıtıma ihtiyacı vardır.
Siz kültür sanat konumda iş yapmaktasınız size müşterileriniz kitaplar hakkında sorular sorar mı? Bir de sizi etkileyen Türk yazarlar var mıdır? Varsa kimlerdir neden? Firmamıza gelen okuyucular bazen yeni çıkan kitaplar nelerdir veya hangi kitapları okumamızı tavsiye edersiniz şeklinde sorular yöneltmektedir. Biz tavsiye isteyen bu okurlara kimi zaman dünya ve Türk klasiklerini tavsiye ederken bazen de günümüzde en çok okunan yazarların da kitaplarını tavsiye ediyoruz. Milli manevi duygularımıza tercüman olan Mustafa Kutlu, Sadık Yalsızuçanlar, Sezai Karakoç ile birlikte engin tarih bilgisi ile İlber Ortaylı ve romanlarında macera ve merak duygularımızı uyandıran Ahmet Ümit zaman zaman kitaplarını okuduğumuz yazarlar arasında bulunmaktadır.
Siz iş gereği yazarlarla sanatçılarla haşır neşir olmaktasınız. Sizin gözünüzden sanatçıyı güzellik mi tetikler yoksa çaresizlik mi? Bir şiir güzel bir göl kenarında mı yazılır yoksa çaresizlik içinde mi? Okuduğumuz kitaplardan yola çıkarak şöyle diyebilirim. Şair ve yazarlarımız kimi zaman doğanın bir güzelliğine hayran kalıp eserini oluştururken kimi zaman yaşadığı sıkıntıları mürekkebe dökmüştür. Bu konu en güzel ifadesini şu deyimde bulmuştur: aşk ağlatır dert söyletir.
Sizi en çok etkileyen kitap roman şiir tiyatro ya da araştırma nedir? Birkaç kelime ile anlatırsanız sevinirim. Genellikle roman ve şiir türünde kitaplar okumayı severim. Cengiz Dağcı’nın “Zor Yıllar” ve Yavuz Bahadıroğlu’nun “Kırım Kan Ağlıyor” romanı ve Nihal Atsız'ın “Yolların Sonu” adlı şiir kitabı beni etkileyen ve bende güzel etkiler bırakan kitaplardan birkaçıdır. Aşağıdaki isimler size neyi çağrıştırmaktadırlar? Orhan Veli: Ömrünü yoksulluk ve kısıtlı imkânlarla geçiren Orhan Veli hem bir aşk adamı hem de toplumun altı kesiminin sesi olan güçlü bir şairdir. Orhan Veli'de bu duygular şöyle ifadesini bulmuştur: İstanbul'da Boğaziçi'nde Bir fakir Orhan Veli'yim Veli'nin oğluyum Tarifsiz kederler içinde.
Attila İlhan: Tam bir aşk ve toplum şairidir. Ben Sana Mecburum Bilemezsin adlı şiiri âşıkların duygularına tercüman olmaktadır. Nihal Atsız: Hem milli manevi duygularımızı yücelten hem de mükemmel aşk şiirleri ile edebiyat tarihimizde ayrı bir yeri olan sanatçıdır. Geri Gelen Mektup adlı şiiri bir edebiyat şah eseridir. Gözler ki birer parçasıdır sen de ilahın Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın, Uğur şanlı silahınla Gönül mülkü düzelsin, Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin.
Necip Fazıl: Milli ve manevi duygularını öyle bir şekilde ifade edicisi ve son dönem yazarların içerisinde en güçlülerinden birisi olan Necip Fazıl'ın Çile kitabı herkesin okuması gereken edebi bir eserdir. Bu kitaptaki Sakarya şiiri Türk tarihinin hikâyesini en güzel şekilde anlatmaktadır. Cengiz Aytmatov: Cengiz Aytmatov Türk kültürü ve Türk dünyasının en usta yazarlarından olup dünya çapında eserler vermiştir. Gün Olur Asra Bedel adlı eseri dünyada en çok satan kitaplar arasında bulunan Cengiz Aytmatov Türk edebiyat tarihimizin başyazarlarındandır.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İz Bırakanlar - Mustafa ÖNAL
Halk Kütüphanesi Müdürü Hidayet Oktay'ın, ilçe kültür sanatına yön veren değerleri ele aldığı "İz Bırakanlar" köşesinde bugünün konuğu Mustafa Önal...
Mustafa ÖNAL
İlçemizin doğu yakasının okullar bölgesinin kültür sanat taşıyıcısı olan Mustafa ÖNAL, ÖNAL kırtasiye işletmesi ile 40 yıldır ilçemizde kültür sanat aktarıcılığı yapmaktadır. İlçemizi nüfusunun büyük çoğunluğuna dolaylı yoldan hizmet eden Önal, aynı zamanda ilçemiz bürokrasinin de destek hizmeti olarak yardımcı olmaktadır. İlçemizin bütün oklularında emeği olan Önal’ın, bazı okulların formasında, bazı okulların kantininde, öğretmenler odasında fotokopi kâğıdında ya da herhangi bir biriminde mutlaka emeği ve alın teri bulunmaktadır.
İlçemizin bu yardımsever işletmecisine özellikle doğu okullar bölgesi öğrencileri, öğretmenleri ve velileri olarak teşekkür ederiz. Daha nice kırk yıllara dileklerimizle.
Mustafa Önal kimdir?
Mustafa Önal 40 yıldır Manavgat ilçemizde eğitim ve kültür etkinliklerinin bir paydaşı olarak hizmet etmektedir. Başka bir deyişle eğitim öğretim ve kültür faaliyetlerinin destek hizmetleri olarak katkı sunmaya çalışmaktadır. Bu rolü ile de gurur duymaktadır.
Mustafa Önal için kültür ve sanat ne anlatmaktadır?
Kültür ve sanat bir ülkenin ve bir milletin en önemli değerleridir. Medeniyetlerin yükselmesi veya zelil olması o milletin kültür ve sanata verdiği değerle doğru orantılıdır. Kültür ve sanat özellikle devletimiz ve milletimiz için olmazsa olmaz bir kıymet arz etmektedir.
Mustafa Önal için Manavgat ne anlatmaktadır?
Manavgat kozmopolit bir yer olarak bütün dünya ülkelerinden misafir ağırlamakta ve bu açıdan birçok kültür etkileşiminin merkezinde bulunmaktadır. Bu kimi zaman zenginliğe ve çeşitliliğe sebep olurken kimi zaman dejenerasyona doğru gider. Manavgat hem doğal güzellikleri hem kültürü hem de maddi imkânları ile ülkemizin en seçkin ilçelerinden olup, ülkemizin dünyaya açılan vitrinlerinden birisidir.
Siz ilçemizde 40 yıldır kitapçılık kırtasiyecilik yapmaktasınız. Bir nevi kültür taşıyıcılığı yapıyorsunuz. İlçemizin okullar bölgesindeki bir işletmeci olarak 1990'lar ile 2020'ler arasındaki kültürel değerleri kıyaslamanız nasıl kıyaslasanız nasıl bir saplama yaparsınız?
Bütün dünyada olduğu gibi teknolojinin gelişmesi ile birlikte ülkemizde ve Manavgat özelinde bir kültürel erozyonun gerçekleştiğini günden güne gözlemlemekteyiz. 40 yıldır sattığımız kitap türlerindeki değişikliklerden bile yola çıkarak yeni yetişen neslin farklı bir kültür algısının olduğunu söylemek yanlış olmaz. 40 yıl öncesine kadar Türk ve dünya klasiklerini satarken bugün yabancı kültürlerin bestellerini macera ve korku romanlarını satıyoruz. Gençlerimizin kültürel olarak farklı yabancı kültürlere yöneldiğini yaşayarak görüyoruz.
Siz kültür sanat alanında iş yapan bir işletmeci olarak işletmenize gelen bir müşterinizin kültür kitabı mı kırtasiye mi yoksa yardımcı ders kitabı mı istediğini ayırt edebilir misiniz?
Elbette ki kırk yılın verdiği tecrübe ile insanların işletmemize girerken daha hangi tür kaynaklara yöneldiğini anlayabiliyoruz. Genellikle ortaokul ve lise öğrencileri yardımcı kaynak kitapların yanında bazen roman ve kültür kitapları rafına da ilgi gösterebiliyor. Yaşı 30'un üzerinde olan belli bir kesim ise kültür kitaplarına daha ilgili.
Siz sadece kültür kitapları satsanız ayakta kalabilir miydiniz?
Maalesef sadece kültür kitapları ile işletmemizi devam ettirmemiz çok zor olacaktı. Okullarımız da genellikle öğrencilerimizi yardımcı kaynaklara ve hazırlık kitaplarına yöneltiyorlar. Biz de vatandaşlarımızın bu ihtiyacına cevap verebilmek için her türlü kaynağı firmamızda bulunduruyoruz. Bunun yanında gençlere ve velilerine kültür kitabı satabilirsek mutlu oluyoruz. Ülkemizde ve Manavgat'ta kültür kitabı satışlarının az olması üzücü bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Siz ilçemizin Doğu okullar bölgesinde iş yapıyorsunuz 40 yıl önceki gençlik ile şimdiki gençlik arasında kitap okuma oranında herhangi bir farklılık gözlemliyor musunuz?
40 yıl önce işletmemize gelen öğrenciler kültür kitapları raflarımıza daha fazla ilgi gösterirken şimdiki öğrenciler öncelikli olarak yardımcı kaynaklarını tercih ediyor. Kültür kitabı okuma ihtiyacı ne yazık ki ikinci, üçüncü planda kalıyor. Fazla değil bundan 15-20 yıl öncesine kadar hazırlık kitaplarına rağbet bu kadar fazla değilken gençlerimiz kültür kitaplarını daha fazla okuyordu. Bu okuma oranının azaldığını yıllar boyunca satışlarımızda gözlemledik. Okur sayımızın giderek azaldığını söyleyebilirim.
Siz yıllarca gazete bayiliği de yaptınız. Gazete okuru ile kitap okur arasında bir değerlendirme yapsanız kimler gazete okuru kimler kültürel kitap okurları neler söylemek istersiniz?
Manavgat'ta özellikle 40-45 yaşın üzerindeki vatandaşlarımız hala gazete okumaya devam etmektedir. Ancak bu kişilerde de gazete okuma oranı giderek azalmıştır. 30-35 yaşın altındaki kesim neredeyse hiç gazete almamaktadır. Gelişen internet haberciliği ile birlikte haberleri veya köşe yazılarını internet sitelerinden takip etmektedir. Gazete orta düzey bir kültürü günlük olarak okuyucuya aktarırken kitap çok daha derinlemesine birikim ve kültür kazandıran bir unsurdur. Kitap okuru bu yönden her zaman bir adım öndedir.
Bilim dünyası insanların yazması için en uygun zamanı Sabah saat 10.00 ile 12.00 arası olarak belirlenmiş siz bu konuda ne dersiniz?
Elbette ki bilim insanları bu verileri belli araştırmaları sonucunda paylaşmıştır. Ancak bugüne kadar görüştüğümüz ve sohbet ettiğimiz yazar ve kültür adamlarının günün her saatinin özellikle gece saatlerinin kendileri için daha verimli olduğunu ifade etmektedir.
Siz günümüzde bir kültürel kitap yazarı ile imza günü yapmak isterseniz kimi davet ederdiniz neden?
Manavgat'ta bir imza günü ve konferans etkinliği düzenleyecek olursak Mustafa Kutlu beyefendiyi davet etmek isteriz. Mustafa Kutlu hocamız Anadolu kültürünü gençlerimize kitaplarıyla tanıtan ve oldukça akıcı bir üsluba sahip olan yazarlarımızdandır. “Yoksulluk Kitabı, Mavi Kuş, Tufandan Önce, Yokuşa Akan Sular, Uzun Hikâye, İyiler Ölmez ve Ya Tahammül Ya Sefer” adlı eserleri ile edebiyatla ilgilenen birçok kesim tarafından takip edilmektedir. Gençlerimize milli kültürümüzü tanıtan en güzel elçilerden birisi olduğunu düşünüyorum.
İlçemizde 40'ın üzerinde yazar bulunmakta siz Manavgatlı yazarların kitapları için ayrı bir köşe açmak ister misiniz? Sizin işletmenizde Manavgat'ta yazarların kitabı bulunmakta mıdır?
İlçemizde Manavgatlı olan ve olmayan dediğiniz gibi birçok şair ve yazar eserleri ile kültür hazinemizi zenginleştirmektedir. Elbette ki Manavgat'ta eserlerini veren yazarların kitaplarından oluşan bir standın firmamızda bulunmasını isteriz. Bunun için yazarlarımızı firmamıza bekliyoruz. Bu standımızda kitaplarını sergileyerek hatta haftanın ve ayın belli günlerinde dükkânımızda okurlarla tanışıp sohbet ederek kitaplarını imzalayabilirler. Manavgatlı birkaç yazarımızın kitabını kitap stantlarımızda bulunduruyoruz. Tabii bu kitaplarımızın da tanıtıma ihtiyacı vardır.
Siz kültür sanat konumda iş yapmaktasınız size müşterileriniz kitaplar hakkında sorular sorar mı? Bir de sizi etkileyen Türk yazarlar var mıdır? Varsa kimlerdir neden?
Firmamıza gelen okuyucular bazen yeni çıkan kitaplar nelerdir veya hangi kitapları okumamızı tavsiye edersiniz şeklinde sorular yöneltmektedir. Biz tavsiye isteyen bu okurlara kimi zaman dünya ve Türk klasiklerini tavsiye ederken bazen de günümüzde en çok okunan yazarların da kitaplarını tavsiye ediyoruz. Milli manevi duygularımıza tercüman olan Mustafa Kutlu, Sadık Yalsızuçanlar, Sezai Karakoç ile birlikte engin tarih bilgisi ile İlber Ortaylı ve romanlarında macera ve merak duygularımızı uyandıran Ahmet Ümit zaman zaman kitaplarını okuduğumuz yazarlar arasında bulunmaktadır.
Siz iş gereği yazarlarla sanatçılarla haşır neşir olmaktasınız. Sizin gözünüzden sanatçıyı güzellik mi tetikler yoksa çaresizlik mi? Bir şiir güzel bir göl kenarında mı yazılır yoksa çaresizlik içinde mi?
Okuduğumuz kitaplardan yola çıkarak şöyle diyebilirim. Şair ve yazarlarımız kimi zaman doğanın bir güzelliğine hayran kalıp eserini oluştururken kimi zaman yaşadığı sıkıntıları mürekkebe dökmüştür. Bu konu en güzel ifadesini şu deyimde bulmuştur: aşk ağlatır dert söyletir.
Sizi en çok etkileyen kitap roman şiir tiyatro ya da araştırma nedir? Birkaç kelime ile anlatırsanız sevinirim.
Genellikle roman ve şiir türünde kitaplar okumayı severim. Cengiz Dağcı’nın “Zor Yıllar” ve Yavuz Bahadıroğlu’nun “Kırım Kan Ağlıyor” romanı ve Nihal Atsız'ın “Yolların Sonu” adlı şiir kitabı beni etkileyen ve bende güzel etkiler bırakan kitaplardan birkaçıdır.
Aşağıdaki isimler size neyi çağrıştırmaktadırlar?
Orhan Veli: Ömrünü yoksulluk ve kısıtlı imkânlarla geçiren Orhan Veli hem bir aşk adamı hem de toplumun altı kesiminin sesi olan güçlü bir şairdir. Orhan Veli'de bu duygular şöyle ifadesini bulmuştur:
İstanbul'da Boğaziçi'nde
Bir fakir Orhan Veli'yim
Veli'nin oğluyum
Tarifsiz kederler içinde.
Attila İlhan: Tam bir aşk ve toplum şairidir. Ben Sana Mecburum Bilemezsin adlı şiiri âşıkların duygularına tercüman olmaktadır.
Nihal Atsız: Hem milli manevi duygularımızı yücelten hem de mükemmel aşk şiirleri ile edebiyat tarihimizde ayrı bir yeri olan sanatçıdır. Geri Gelen Mektup adlı şiiri bir edebiyat şah eseridir.
Gözler ki birer parçasıdır sen de ilahın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Uğur şanlı silahınla Gönül mülkü düzelsin,
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin.
Necip Fazıl: Milli ve manevi duygularını öyle bir şekilde ifade edicisi ve son dönem yazarların içerisinde en güçlülerinden birisi olan Necip Fazıl'ın Çile kitabı herkesin okuması gereken edebi bir eserdir.
Bu kitaptaki Sakarya şiiri Türk tarihinin hikâyesini en güzel şekilde anlatmaktadır.
Cengiz Aytmatov: Cengiz Aytmatov Türk kültürü ve Türk dünyasının en usta yazarlarından olup dünya çapında eserler vermiştir. Gün Olur Asra Bedel adlı eseri dünyada en çok satan kitaplar arasında bulunan Cengiz Aytmatov Türk edebiyat tarihimizin başyazarlarındandır.
En Çok Okunan Haberler