Hava Durumu

İz Bırakanlar | Saide ÇETİNEL MERSİN

Bütün insanlar kardeştir, ama bu insanlar içinde aynı meslek dalı ile ilgilenenler kardeşten de ötedirler. Saide Hanım ile kültür sanat yanlarımız örtüştüğü için insan olmanın onurunun yanında kültür sanat insanı olmanın da onuru ile bir yakınlık hissetmekteyim. Kültür sanat insanları büyük kalabalıklar içinde yalnız insanlardır ama kendi yalnızlıkları içinde bile bir dostla söyleşip yalnızlık hislerini giderebilen insanlardın. Saide hanım ilçemizin kalabalıkları içindeki kültür sanat insanlarının varsıllığı ile kentimize değer katmaktadır. Kalemin ve fırçan hiç susmasın öğretmenim.

Haber Giriş Tarihi: 18.08.2023 03:05
Haber Güncellenme Tarihi: 05.09.2023 13:06
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.nehir.net/
İz Bırakanlar | Saide ÇETİNEL MERSİN

Tüm sanatlar kardeştir,. Her sanat öbür sanatları aydınlatır | Voltaire

H.O: Saide ÇETİNEL MERSİN kimdir?
Saide Çetinel Mersin öncelikle bir annedir, öğretmendir, ressamdır, editördür. Doğadaki tüm canlıları seven ve doğada her canlının yaşam alanında yaşama hakkı olduğunu savunan, hümanist bir kişidir.

H.O: Saide ÇETİNEL MERSİN için Manavgat ne anlatmaktadır?
Manavgat deyince aklıma doğal güzellikler, kültür, sanat ve huzur geliyor. Benim bu şehirde yaşadıklarım hep güzelliklerdi. Manavgat şaire, ressama, yazara kısaca sanat ile ilgilenen herkese ilham olabilecek bir ruha sahip.

H.O: Saide MERSİN için kültür Sanat ne anlama gelmektedir?
Hayatta kalabilmek için yeterli geliriniz varsa ve zamanınızın çoğunu kültür sanata ayırabiliyorsanız gerçekten yaşıyorsunuz demektir. İnsanoğlu barınma ve korunma gibi ihtiyaçlarını karşılayabildikten sonra estetiğe yönelme ihtiyacı duyuyor çünkü gerçek anlamda kişinin sosyal, duygusal ve manevi konularda kendini ifade edebilmesi sanatla gerçekleşiyor. Kişi huzuru ve doyumu ruhunu besleyen sanatsal faaliyetlerde bulabiliyor. Bu anlamda sanat ruh için su ve havadır.

H.O: Saide ÇETİNEL MERSİN is emekli bir öğretmensiniz. Sayısal alanda bir öğretmen olarak sanatı, sanat bazında da resmi nasıl yorumlarsınız?
Etrafımızda gözlemleyebildiğimiz en büyük sanat eseri doğa, doğadaki canlılar ve evrendir. Bunlardan sonra insanoğlunun yaptığı sanat eserleri olan Mısır Piramitleri, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa ve son akşam Yemeği Tabloları, Mimar Sinan tarafından inşa edilen Süleymaniye ve Selimiye camileri, Yunanistan’daki Parthenon Tapınağı gibi eserleri görmekteyiz. Bunlara benzer sanat eserlerini farklı ve muhteşem yapan orta çağın ünlü matematikçisi Leonardo Fibonacci‘nin bulduğu bir oran olan altın oranın kullanılmasıdır. Yani güzellik ve estetik olan çoğu eser rastgele bir yapıda değil bir matematiksel oranı, bir planlamayı yani hesap kitabı içermektedir. Bu bakımdan sanat eseri olan her şey matematiksel bir düşünüş ile değer kazanmıştır.

H.O. Saide MERSİN Resim çivi yazısı ile var ola Geniş bir kavramdır. Yani uygarlığın başlangıcını temsil eder. Zamanla everilmiştir. Bu bağlamda resim sanatı hakkında neler düşünmektesiniz?
En eski zamanlardan beri insanların estetiğe, güzelliklere olan içgüdüsel bir ilgileri olduğunu görüyoruz. Bir çobanın sürüdeki koyunlarını sayma gereksiniminden dolayı bir taşa her bir koyun için bir çizgi atmasıyla başlayan yazma serüveni devamında bazı bilgileri kaydetme isteği ile gelişti. Bu serüvene resim eşlik etti. İnsanlar çevrelerindeki güzellikleri, yaşadıkları mutlu veya mutsuz bir anı veya sosyoekonomik bir durumu resmetme çabasına girdiler. Bu resmetme isteği gerçeğe yaklaşabildiği ölçüde değerli bir sanat eserine dönüştü. Zamanla oluşan evrilme de bu yönde bir çabaydı.

H.O: Saide MERSİN Klasik resimle çağdaş resim arasında kalsanız hangi dalda yürümek istersiniz.
Ben farklılıkları ve yeni şeyler öğrenmeyi seviyorum, yani en büyük hobim yeni şeyler öğrenmektir diyebilirim. Resim çalışmalarıma, etrafımda beğendiğim manzara, sevdiğim kişi veya nesnelerin resmilerini yaparak başladım. Halen değişik tarzlardaki çalışmalarımla bana ait, özgün bir tarz ortaya çıkarmaya çalışıyorum.

H.O: Soyut resim ile nesnel resim farkı nedir?
Soyut resim özneldir, her kişi de farklı bir algı yaratır. Nesnel resimlerde ise kişilerin resimde algıladıkları benzer şeylerdir.

H.O: Saide MERSİN siz eski bir eğitimcisiniz. Günümüzde müzik, resim ve beden eğitimi dersleri ve öğretmenleri nispeten yok sayılmaktadır. Bu açıdan bakınca gençlerimizin gelecekteki eksikliklerini nasıl anlatırsınız?
Çocuklarımız ilk önce en yakınlarındaki nesneleri, canlıları tanıyarak, anlamlandırarak hayata başlıyor. Sonrasında ne kadar farklı durumları tecrübe ederse beyni o derece gelişiyor. Bu dönemde çocuğun resim, müzik veya sportif etkinliklerde bulunması etrafında baktığı ancak görmediği, duyduğu ancak fark etmediği şeyleri fark etmesini sağlıyor. Çocuğun kelime dağarcığı gelişiyor, algılama düzeyi, farkındadalığı arttıyor, olayları analiz yeteneği gelişiyor, sağlıklı, öğrenmeye acık bir birey oluyor. Böyle bir çocuk da hem sözel derslerinde hem de sayısal derslerinde başarılı oluyor. Bu nedenlerdendir ki öğrenciler yetenekleri doğrultusunda bu derslerde aktif çalışmalar yapmalı, sanatsal veya sportif faaliyetlerle ilgilenmelidir.

H.O: Saide MERSİN sanatsız / edebiyatsız bir dünyada yaşamak ister miydi?
Böyle bir dünya düşünemiyorum, hayatta havasız, susuz kalmak gibi bir şey olurdu benim için.

H.O Saide MERSİN açısından sanatın amiral gemisi nedir. (edebiyat, sinema, heykel, resim, müzik gibi) açıklar mısınız?
Bu sanat dalları birbirini destekleyen sanat dallarıdır. Biri olmazsa diğeri yarımdır. Hepsi birlikte amiral gemisidir.

H.O: Saide MERSİN eserlerini üretirken nasıl bir yol izlemektedir? Günün hangi saatlerinde elinizde fırça kalem olur. Yaptıklarınızı kendiniz beğenir misin?
Bir anne olarak yapmam gerekenler ve işimden ayırabildiğim zamanlar benim için kıymetlidir. O zamanları resim yaparak, kitap okuyarak veya sanatsal bir etkinlikle geçirmek isterim. Yaptığım resimlerle duygusal bir bağ kurabildiğim ölçüde o resmi daha güzel yapabildiğimi fark ettim. O nedenle resimleri karşıma alıp saatlerce inceleme, neyi nasıl yapabileceğimi düşünme aşamalarım olmazsa olmazım. Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosunu çalışırken saatlerce resme bakıp birkaç fırça darbesiyle çalışmayı bıraktığını öğrendiğimde doğru yolda olduğumu fark ettim ve mutlu oldum.

H.O Saide ÇETİNEL MERSİN için Bir resmi yapmak hem bir meslek, hem de bir hobidir, yani hem bir iş hem de bir tutkudur. Ne dersiniz.
Benim için resim tutkudur.

H. O: Saide ÇETİNEL MERSİN sizce resim yapmak mı zor yoksa o resmi düzeltmek mi? Birde düzeltmenin sonu var mı?
Bir resmin hiçbir zaman bitmeyeceğini düşünüyorum. Sonu yok, siz bittiğine karar verirsiniz biter. Düzeltilecek resmin ne derece sorunlu olduğuna bağlı.

H.O: Saide ÇETİNEL MERSİN sizi etkileyen Türk ve Dünya ressamları kimlerdir. Neden? Birde Türk resim tarihinde ki en önemli ressam kimdir. Neden?
Ressamların ünlü olmaları zaten onların bir veya birkaç yönden iyi farklı eser ortaya koymalarıyla olmuştur. Dolayısıyla her ressam size farklı bir bakış açısı kazandırır. Bu anlamda tüm ressamlara ayrı bir saygım vardır ve onlar benim için değerlidir.
Türk ressamlarda Osman Hamdi Bey’in sosyal içerikli bir eseri olan Kaplumbağa Terbiyecisi resmi
Leonardo da Vinci’ye ayrı bir hayranlık duyuyorum çünkü o bir müzisyen, bilim adamı, mimar, mühendis ve anatomi konusunda çağının ilerisinde çizimleri var ve resimlerinde muhteşem matematiksel oranları kullanmış.

H.O: Saide MERSİN, bir sanatçıyı güzellik mi tetikler yoksa çaresizlik mi? güzel bir resim, göl kenarında mı yapılır yoksa çaresizlik içinde mi?
Bence tüm sanat dallarında, sanatçı duygu yoğunluğunu hangi ortam ve zamanda yaşıyorsa o durumda en iyi şekilde bir eser ortaya koyar. Bir şair, bir ressam, bir heykeltıraş eserine kendinden, hislerinden bir şeyler katabildiği ölçüde güzel bir eser ortaya çıkar.

H.O: Saide MERSİN Resim sanatı İslam kültüründe uzun süre yasaklı olarak kabul edilmiştir. Bu konuda ne söylemek istersiniz, Bu bağlamdan bakınca İslam sanatının en önemli ressamları hangi ulustan çıkmıştır?
H.O: Saide MERSİN size NASIL HİTAP EDİLMESİNİ İSTERDİNİZ? Neden?

Saide Çetinel Mersin diye hitap edilmek isterim veya Saide Hanım diye. Öğretmenlik ve ressamlık etiketimiz ve bize değer katıyor. Etiketim ile hitap edilecekse Baş Öğretmen Mustafa Kemal Atatürk’ten dolayı Öğretmenim diye hitap edilmesini isterim.

H.O: Saide MERSİN Eserleriniz için ülke sanatseverlerine ne söylemek istersiniz. Ayrıca Manavgat halkına özel bir mesajınız var mı? Manavgat sanatı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çoğu yerde olduğu gibi halk boyutunda sanatın hak ettiği değeri bulamadığını düşünüyorum. Bugün güzellik uğruna yarım saatlik bir işleme verdiği parayı günlerce çalışılan bir sanat eseri için fazla gören bir toplumumuz var maalesef.
Kendisini, kapitalist düzenin insanlara empoze ettiği mutluluk ve güzellik reçetelerinin peşinde koşmak mecburiyetinde hisseden insanımızın gerçek anlamda sanata da kitap okumaya da zamanı ve parası kalmıyor veya önceliği bu reçeteleri gerçekleştirmek oluyor.

H.O: Saide MERSİN Sizin bir serginizdeki bütün eserler satılsaydı nasıl bir duyguya kapılırdınız?
Ben resimlerimi çocuklarım gibi görüyorum sanırım o nedenle satılmaması beğenilmediği gibi bir duygu ve üzüntü yaratmıyor bende. Ancak resimlerim satıldığında duygu ve düşüncelerim daha çok kişiye ulaşmış ve topluma mal olmuş olurdu, mutlu olurdum.

H.O: Sizi en çok etkileyen ressam ve eseri nedir? Birkaç kelime ile anlatırsanız sevinirim.
Tüm ressamlar bir şekilde fark yaratabildiği için takdir ediliyor, beğeniliyor. Benim için de her ressamda kendine özgü bir tarz buluyor ve bu yönleriyle beğeniyorum. Öncelikle Leonardo da Vinci ve sonrasında Salvador Dali, Pablo Picasso, Vincent Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Osman Hamdi gibi ünlü ressamalar beni en çok etkileyen ressamlardır.

H.O: Aşağıdaki isimler size neyi çağrıştırmaktadırlar?
Orhan Veli:

ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz gözyaşlarıma ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.
Attila İlhan: Ben sana mecburum, Aysel git başımdan, Sen benim hiçbir şeyimsin, Adım sonbahar şiirlerinin yazarı.
Harezmi: Sıfır rakamını ilk kullanan kişi, doğu bilim dünyasının ilk cebircisi.
Ayvazovski: Dokuzuncu dalga tablosu ve muhteşem dalgalar.
Kaplumbağa terbiyecisi: Osman Hamdi Bey'in tablosu. Geri kalmış bir toplumdaki bir aydının toplumu bilinçlendirme yolundaki çabaları.
Leonardo da vinci: Mona Lisa
Uluğ Bey: Türk matematikçi ve Timur İmparatorluğu’nun sultanı
Ömer Hayyam: Özgür ruhlu matematikçi, binom açılımını bulan kişi, rubaileriyle ünlü
Shakespeare: Hamlet Romeo ve juliet
Dostoyevski: Suç ve Ceza
Dünya klasikleri: Savaş ve Barış, Suç ve Ceza, Sefiller, Ana
Türk klasikleri: Çalıkuşu, Sinekli Bakkal, İnce Mehmed, Kürk Mantolu Madonna

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.