Tepedeki Adam ve Manavgat

Türk Edebiyatı'nda Manavgat - 17

Dünyadaki en önemli bırakıt geleceğe dair bıraktığımız kültür – sanat değerleridir. Tepedeki Adam kitabı anı anlatı tarzında bir çalışma olup ilk sözcüğünden son noktasına kadar tamamen Manavgat’a ait bir çalışmadır. Belki de bu alanda tek çalışmadır. Bir kitap düşünün ki ilk kelimesinden itibaren içindeki her sözcük Manavgat ile ilintili olsun.

Tepedeki Adam, 352 sayfalık mükemmel bir Manavgat sosyolojisidir. Elli yıllık bir süreci irdeleyen yazar kendi özelinden kentin sosyokültürel değerlerine, oradan ekonomik ve karmaşık ticari ilişkilerine kadar birçok konuyu birinci ağızdan kaleme almış. Belki günümüzde bu kitap hak ettiği değeri bulamamıştır ama gelecekte Manavgat ticaretinde, sosyolojisinde hatta edebiyatında çok önemli bir boşluğu doldurduğunun farkına varacağız. Yazar sosyal hayatta etkilendiği sanatçılardan almış olduğu değer yargılarını içinde var olan şiirsel anlatı ile kaleme almış. İlçemizde birçok hikâye roman, şiir yazarı vardır. Ama anlatılarını şiir dilinde anlatan çok az yazarımız vardır. Yaşanmışlıklarını, anılarını şiirleştiren şairlerimizin yanına birde anılarını, düşüncelerini şiir dilinde anlatan Neptün Filozofumuz oldu.

1962 yılında ilkokuldan mezun olan Neptün Filozofu, tam elli yıl kendisini dünyalık işlere vermiş bütün dünyalık tatları tattıktan sonra bu işin sonunun olmadığını anlayınca keskin bir kararla bu kez farklı arayışlara yönelmiş. 2002 – 2005 yılları arasında ortaokuldan mezun olanca yıllarca kendisine yarenlik eden sanatçı ruhlu dostlarının değerini bir kez da algılamış ve okumaya yazmaya yönelmiş. Bu arada yazılı edebiyatın büyülü dünyasının kapısı açmış ve kitapların içinde rengârenk bir dünya ile tanışmış. 2006 -2010 yıllarında liseden mezun olunca kaleme kâğıda daha fazla önem verip yıllarca içinde kor olarak kalan sözcükleri kâğıda dökmüş ve kitap yazmaya başlamış. ‘Nar Tanem Side’ ilk evladı olmuş o heyecanla yeniden dağarcığındaki sözcükleri anıları şiirsel dille kitaplaştırmış ve ortaya ‘Tepedeki Adam’ çıkmış.

Tepedeki Adam yazarın insanlarla gerçek anlamda tanışmaya başladığı dönemleri anlatmaktadır. Sanatçı ruhlu güzel insanların yanında melek görünüşlü şeytanların insanları nasıl açmaza soktukları dönemleri anlatmaktadır. İnsanların en büyük kazancı ‘hayır’ diyebilmektir. Eğer siz hayır diyemiyorsanız yaşantınız kâbus gibi geçer. İşte bu gerçeği algılayamayan Neptün Filozof, Sokrates’in şu sözünü de bilmiyormuş ki insanlara yeri geldiği zaman hayır diyebilsin. Sokrates öğrencilerine şöyle seslenir; ‘Evlenin eşiniz iyi çıkarsa mutlu, kötü çıkarsa filozof olursunuz.’ İşte Neptün Filozofu mutlu evliliğine karşın hayır diyemediği melek görünümlü şeytanlar sayesinde filozof olmuştur. Her ne kadar kendisi kendini ‘Neptün Halil Ağa’ olarak tanıtsa da ağalardan filozof olmaz. Ama bu ağa çay ağası, lakap ağası hayatın çemberinden geçmiş, dünyayı okumuş, bildiklerini çevresine anlatamamış, sözünü dinletememiş bireylerden acılarla dolu bir yaşam ve çok az insanın anlayabildiği felsefi bir duruş çıkar. İşte onun için ben ‘Neptün Filozofu’ diyorum.

Tepedeki Adam, Manavgat edebiyatının felsefi ve sosyolojik belgeseli konumundadır. Elli altmış yaş ve üzeri Manavgatlılar mutlaka okuyun kıyısından köşesinden kendinizi bulacaksınız birçoğu da adıyla bedeniyle kitapta kendisini bulacaktır. Hele Sideliler mutlaka okusun. Her satırında geçmişlerini bulacaklar. Bakir Side’nin doğal güzelliklerini şimdi özlemle baktıkları komşuluklarını, insan ilişkilerini, zamanla vahşi kapitalizmin parasal değerleri ile yok alan değer yargılarını, kardeşin kardeşe neler yaptığını, ya da yapabileceğini okuyacaksanız. Bu olumsuzlukların yanında çok daha fazla güzellik, insan ilişkileri, doğa betimlemeleri, kültür sanat kırıntıları ile yaşantınız varsıllaşacaktır. Manavgat tarihi hakkında bilgi edinmek istiyorsanız mutlaka okuyun, okuyan kazançlı çıkacaktır.

Tepedeki Adam, Side’nin elli yıllık hızlı turizm varsıllığının yanında bu süreçte temiz Anadolu insanının para denen değer yargısı karşısında nasıl vahşileştiğinin onlarca örneği ile bizlere sunmaktadır. Evladım diye gördüğünüz insanların daha fazla fara kazanma hırsı ile evlatlıktan cellatlığa geçişinin edebiyatsal anlatımı ile bezlere doyumsuz tatlar sunmaktadır.

  • “İstemesem de yazarım, kalıcı olur duygularım, yok olduğumda anılır ve özlenirim. İyi insan olurum, hasretle gözlenirim, sözlerim tekrar tekrar dinlenir; çünkü artık yokumdur. Yaşarken beni dinleyen olsa da nadiren, anlayanım hemen hiç yoktur. Kavradığı halde bazen özümü, bin dereden getirir, kuraklıkta beni ıslatmaya çalışır. Anlaşılmadığımı, dinlenmediğimi anlatamam kimseye. Doğru yolumdayımdır ama serap gibiyimdir. Kavuştuğumda bir şeye telaşla sıkışmışımdır köşeye. Sayıklarken her şeyi sarılırım şişeye.
  • Meyveli ağaç vermeli, verdikçe gelişmeli ama yine vermeli. Kuşu kurdu sevmeli gübre suyunu bile istemeli hiç ama hiçbir şey beklememeli. Kuruyorum ölüyorum bile dememeli. Var ettiği dünyadan bir medet ummamalı, ağlarken gülmeli, yaşarken eğlenmeli, doyduğuyla övünmeli. “Kim ne!” dememeli. Herkesi pusuda yatarken bile dinlemeli. Tuzaklı anlarda gürlemeli. Doğa dengesi çeşit çeşit. Öncüler olur bazen kayıp, bazen şehit.” (1)

Tepedeki adam olmak için ‘Tepedeki Adam’ı’ okumak gerekir. Her satırında başarıya giden yolların izlerini okuyacaksınız. Bazen kızacak çokça da güleceksiniz. Teşekkürler Neptün Filozofu.

(1)    Tepedeki adam Sayfa 155

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hidayet Oktay - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Nehir Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Nehir Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Nehir Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Nehir Haber değil haberi geçen ajanstır.