Hayat ne güzel bir sözcük. İçine ne istersen onu koy. Hepsini kabul ediyor. Gerçekte de hayat yaşam ömür ne gizemlidir. Birçok işkolu vardır insanların yaşamlarını sürdürdükleri. İnsanların en büyük mutlulukları bir işlerinin olmasıdır. Düşünsenize bir işinizin gücünüzün olmadığını? Bırakın geçim kaygısını gününüzü bile dolduramazsınız. Zaman çakılır kalır benliğinize. Ama insanın severek yaptığı bir işi varsa değmeyin keyfine huzuruna. Siz siz olun sevdiğiniz işi yapın eğer sevdiğiniz işi yapamıyorsanız yaptığınız işi sevin. Yoksa hayat (ömür) dediğiniz olgu size zehir zindan olur.
İlçemizin eczacılarından olan Mehtap Öz hanımefendi de yaptığı işi severek yapıyor ki bu işinin yanına farklı hobiler sığdırmaktadır. Ne iş yaparsanız yapın işinizin mesleğinizin yanına o besleği işi destekleyecek hobiler koymazsanız yaşamınızın size güzellik vermesini beklemeyin. İnsanın yaşamında güzellik huzur umut bulması kendi elindedir. Hobilerindedir. Sosyal çevresindedir.
Eczacılar halkın en kolay ulaştığı sağlık kurumlarıdır. Doktor kadar hekim, hemşire kadar sevecen bir öğretmen kadar bilgedirler. Bütün bu özelliklere sahip olan eczacılar mesleklerinin yanına farklı sıfatlar ekleyebilirler. Eklemişlerdir de. Yazar, şair, sanatçı, iş insanı gibi. Mehtap Hanım da uzun yıllardır sürdürdüğü meslek yaşantısını renklendirmek kendi duygu âlemindeki iki boyutlu dünyasınındın çıkıp üçüncü hatta dördüncü boyutu yakalamak için hikâyeler yazmaya başlamış. İyi ki de başlamış öyle hikâyeler yazmış ki ilçemizin hikâyeci kalemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Elbette insan okumadan yazamaz. Yazmamalı da. Mehtap Hanım’ın hikâyelerini okuyunca insan hikâyenin içine dalıp gidiyor. Bazen insanların açmazlarını anlatırken bazen duygu yoğunluğunda hüzünlenebiliyor. Kalem öyle güçlü ki kullanan bu gücü kontrol edemediği zaman gücün esiri olabilmektedir. ‘Hayat sesleri’ bizlere güçlü bir dokunuş sunmaktadır. Yazar otuz bir öyküde mini bir Manavgat özelinde Türkiye mozaiği çizmiş. Bizim insanımızın hikâyelerini dile getirmiş. Okur okuduğu öykünün bir yerinde kendinden bir parça bulmaktadır. Zaten böyle olmasa yazılanların bir anlamı olmazdı. Bu bağlamdan bakınca sonsuz teşekkürler.
Hayat sesleri ve Mehtap Öz Manavgat öykücülüğüne evrensel bir bakış açısı getirerek Manavgat öykücülüğünü ulusal boyuta taşımaktadır. Umarım bu öyküler burada kalmaz Manavgat öykücülüğü olarak gelecekte çok farklı konumlara gelir. Yazar, sanatçı, eserlerini üretirken bir ödül alacağım diye üretmez sevdiği işi yaptığı için işi ürünler çıkar. İyi ürünlerin değeri de her ortamda görülür ve fark edilir. Mehtap Öz’ün ‘Hayat sesleri’ Manavgat öykücülüğü içinde farklı bir yere sahip olmuştur. Yazardan bir okur olarak yeni çalışmalar istemek bizlerin hakkı olsa gerek. Çünkü insanlar her zaman işi ürünlere layıktır. Bunun için yeni öykülerini sabırsızlıkla bekliyoruz.
“Hepsini masasına buyur etti yüreğini sığmayıp taşan sevinçle; dostlarına duyduğu sevgisi uzun zaman sonra bir araya gelmişlikten de olsa gerek, küçük bir kartopunun çığa dönüşmesi gibi büyüdü büyüdü… Herkesi oturtmuştu yerlerine bir tek kendisi ayaktaydı. Elinde önceden doldurulmuş kadehi “Dostlarım” dedi her birinin gözlerinin içine tek tek bakarak, “Dostluğumuza kadeh kaldırmak istiyorum. İlk olarak sevgili sultanım canım karıcığım, dostum seni hep çok sevdim, hep çok seveceğim. Sevgili dostlarım, her zaman dostum olmanızdan büyük onurlandım, kıvanç duydum. Sevginizi paylaştınız benimle her biriniz; zaman geldi lokmalarınızı bölüştünüz. En mutlu anlarımda olduğu gibi sıkıntılarımda da yanı başımdaydınız. Dostluğumuzun dünya var oldukça süreceğine eminim. Şerefinize, şerefinize…” (1)
Hayat Sesleri birçok hayat içinde kendi yaşıtımızı bulacağımız sevgi sıcaklığında bir çalışma öykülerin büyülü dünyasında hoş bir yolculuk için güzel bir fırsat.
Teşekkürler Mehtap Hanım.
(1) Hayat Sesleri / Mehtap Öz sayfa 54
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Hidayet Oktay
Hayat sesleri Mehtap Öz ve Manavgat
Hayat ne güzel bir sözcük. İçine ne istersen onu koy. Hepsini kabul ediyor. Gerçekte de hayat yaşam ömür ne gizemlidir. Birçok işkolu vardır insanların yaşamlarını sürdürdükleri. İnsanların en büyük mutlulukları bir işlerinin olmasıdır. Düşünsenize bir işinizin gücünüzün olmadığını? Bırakın geçim kaygısını gününüzü bile dolduramazsınız. Zaman çakılır kalır benliğinize. Ama insanın severek yaptığı bir işi varsa değmeyin keyfine huzuruna. Siz siz olun sevdiğiniz işi yapın eğer sevdiğiniz işi yapamıyorsanız yaptığınız işi sevin. Yoksa hayat (ömür) dediğiniz olgu size zehir zindan olur.
İlçemizin eczacılarından olan Mehtap Öz hanımefendi de yaptığı işi severek yapıyor ki bu işinin yanına farklı hobiler sığdırmaktadır. Ne iş yaparsanız yapın işinizin mesleğinizin yanına o besleği işi destekleyecek hobiler koymazsanız yaşamınızın size güzellik vermesini beklemeyin. İnsanın yaşamında güzellik huzur umut bulması kendi elindedir. Hobilerindedir. Sosyal çevresindedir.
Eczacılar halkın en kolay ulaştığı sağlık kurumlarıdır. Doktor kadar hekim, hemşire kadar sevecen bir öğretmen kadar bilgedirler. Bütün bu özelliklere sahip olan eczacılar mesleklerinin yanına farklı sıfatlar ekleyebilirler. Eklemişlerdir de. Yazar, şair, sanatçı, iş insanı gibi. Mehtap Hanım da uzun yıllardır sürdürdüğü meslek yaşantısını renklendirmek kendi duygu âlemindeki iki boyutlu dünyasınındın çıkıp üçüncü hatta dördüncü boyutu yakalamak için hikâyeler yazmaya başlamış. İyi ki de başlamış öyle hikâyeler yazmış ki ilçemizin hikâyeci kalemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Elbette insan okumadan yazamaz. Yazmamalı da. Mehtap Hanım’ın hikâyelerini okuyunca insan hikâyenin içine dalıp gidiyor. Bazen insanların açmazlarını anlatırken bazen duygu yoğunluğunda hüzünlenebiliyor. Kalem öyle güçlü ki kullanan bu gücü kontrol edemediği zaman gücün esiri olabilmektedir. ‘Hayat sesleri’ bizlere güçlü bir dokunuş sunmaktadır. Yazar otuz bir öyküde mini bir Manavgat özelinde Türkiye mozaiği çizmiş. Bizim insanımızın hikâyelerini dile getirmiş. Okur okuduğu öykünün bir yerinde kendinden bir parça bulmaktadır. Zaten böyle olmasa yazılanların bir anlamı olmazdı. Bu bağlamdan bakınca sonsuz teşekkürler.
Hayat sesleri ve Mehtap Öz Manavgat öykücülüğüne evrensel bir bakış açısı getirerek Manavgat öykücülüğünü ulusal boyuta taşımaktadır. Umarım bu öyküler burada kalmaz Manavgat öykücülüğü olarak gelecekte çok farklı konumlara gelir. Yazar, sanatçı, eserlerini üretirken bir ödül alacağım diye üretmez sevdiği işi yaptığı için işi ürünler çıkar. İyi ürünlerin değeri de her ortamda görülür ve fark edilir. Mehtap Öz’ün ‘Hayat sesleri’ Manavgat öykücülüğü içinde farklı bir yere sahip olmuştur. Yazardan bir okur olarak yeni çalışmalar istemek bizlerin hakkı olsa gerek. Çünkü insanlar her zaman işi ürünlere layıktır. Bunun için yeni öykülerini sabırsızlıkla bekliyoruz.
Hayat Sesleri birçok hayat içinde kendi yaşıtımızı bulacağımız sevgi sıcaklığında bir çalışma öykülerin büyülü dünyasında hoş bir yolculuk için güzel bir fırsat.
Teşekkürler Mehtap Hanım.
(1) Hayat Sesleri / Mehtap Öz sayfa 54