Okuryazarlık oranının yükselmesi ve toplumsal yapının değişmesiyle birlikte, Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi, Manavgat’ta da ağız farklılıklarının giderek silikleştiği görülüyor. Bu durum, eskiden daha belirgin olan alt grupları birbirinden ayırmayı zorlaştırıyor. Yine de Manavgat’ın dil zenginliğini temelde iki ana grupta toplamak mümkün: Yörük (konargöçer) ağzı ve Manav (yerleşik) ağzı. Bu ayrımın temelinde kimi ses özellikleri, kelime tercihlerindeki farklılıklar ve belirli dil yapılarının kullanım sıklıkları yatıyor.
Yörük ağzı, Konya ve İç Anadolu ağızlarına yakınlığıyla dikkat çekiyor. Bunun en önemli nedeni, Yörüklerin bir kısmının yaylaklarının Beyşehir, Bozkır, Seydişehir gibi Konya sınırlarında bulunması. Bu temas hem sesler hem de kelime hazinesi üzerinde etkili olmuş. Örneğin, Yörük ağzında ǥóŋül “gönül” örneğinde olduğu gibi, yarı art ünlülerin daha çok kullanılması ya da orta damak ünsüzlerinin varlığı, bu etkileşimin izlerini taşıyor.
Yörük ağzının dikkat çeken bir başka özelliği, bazı kelimelerde görülen ses değişmeleri. “Doğru” yerine “doŋru” denmesi ya da “gökten” kelimesinin “ǥóḱden” şeklinde söylenmesi bu farklılıkların çarpıcı örnekleri arasında. Yine geçmiş zaman eklerindeki türemeler (Örneğin; gicişirdin “kaşınırdı”), emir kipindeki farklı kullanımlar da Yörük ağzının kendine özgü dil farklılıklarını ortaya koyuyor.
Manavgat ve yöresi ağızlarında zamir kökenli kişi ekleriyle çekimlenen bir öğrenilen geçmiş zaman kipi olan -(y)XK, daha çok Yörük ağızlarında görülse de Manavlar arasında da kullanılmaktadır: dayanamayıḳ, dönük, varıḳ. “Dayanamamış, dönmüş, gitmiş.”
Birinci çokluk kişi emir ekinin -Iŋ~-In yapısıyla genişletilerek -AlImIŋ ~ -AlImIn biçiminde kullanılışı daha çok bir Yörük ağzı özelliğidir: gėdelimiŋ “gidelim”
Manavgat ve yöresi ağızlarında birinci ve ikinci kişi zamirlerinin yönelme durumu, birçok Batı Grubu ağzının aksine, yoğunlukla bene~sene biçimindedir. Bu biçim, Yörük ve Manav ağzında ortak bir özellik olmasına karşın Manav ağzında standartlaşmış gibidir.
Söz varlığı açısından da bu iki grup arasında farklılıklar bulunmaktadır. Tarımla uğraşan Manavların ağzında tarıma dair zengin bir söz varlığı bulunuyor. Buna karşılık Yörükler, hayvancılıkla bağlantılı kelimelerde daha zengin bir hazineye sahip. Bu ayrım, toplumların yaşam biçimlerinin dile nasıl doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Yörük ağzının bir de yazıyla kolayca aktarılamayan bir yanı daha var: tonlama. Konuşmadaki tını farklılığı, Yörüklerle Manavları birbirinden ayıran en dikkat çekici özelliklerden biri. Burada yaşam tarzı kadar, iklim ve coğrafyanın da etkili olduğunu belirtmek gerekir.
Sonuçta Manavgat’ın ağızları, yalnızca bir dil meselesi değil; aynı zamanda bir kültür ve yaşam biçimi meselesidir. Yörüklerin göç yollarından, Manavların tarlalarına uzanan bu dil çeşitliliği, bölgenin zengin tarihine ve çok katmanlı sosyal yapısına ışık tutmaya devam ediyor.
-Devamı var-
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Celâl Görgeç
Manavgat’ın dili ve kültürü [3]
Yörük ve Manav ağzının ayırt edici özellikleri
Okuryazarlık oranının yükselmesi ve toplumsal yapının değişmesiyle birlikte, Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi, Manavgat’ta da ağız farklılıklarının giderek silikleştiği görülüyor. Bu durum, eskiden daha belirgin olan alt grupları birbirinden ayırmayı zorlaştırıyor. Yine de Manavgat’ın dil zenginliğini temelde iki ana grupta toplamak mümkün: Yörük (konargöçer) ağzı ve Manav (yerleşik) ağzı. Bu ayrımın temelinde kimi ses özellikleri, kelime tercihlerindeki farklılıklar ve belirli dil yapılarının kullanım sıklıkları yatıyor.
Yörük ağzı, Konya ve İç Anadolu ağızlarına yakınlığıyla dikkat çekiyor. Bunun en önemli nedeni, Yörüklerin bir kısmının yaylaklarının Beyşehir, Bozkır, Seydişehir gibi Konya sınırlarında bulunması. Bu temas hem sesler hem de kelime hazinesi üzerinde etkili olmuş. Örneğin, Yörük ağzında ǥóŋül “gönül” örneğinde olduğu gibi, yarı art ünlülerin daha çok kullanılması ya da orta damak ünsüzlerinin varlığı, bu etkileşimin izlerini taşıyor.
Yörük ağzının dikkat çeken bir başka özelliği, bazı kelimelerde görülen ses değişmeleri. “Doğru” yerine “doŋru” denmesi ya da “gökten” kelimesinin “ǥóḱden” şeklinde söylenmesi bu farklılıkların çarpıcı örnekleri arasında. Yine geçmiş zaman eklerindeki türemeler (Örneğin; gicişirdin “kaşınırdı”), emir kipindeki farklı kullanımlar da Yörük ağzının kendine özgü dil farklılıklarını ortaya koyuyor.
Manavgat ve yöresi ağızlarında zamir kökenli kişi ekleriyle çekimlenen bir öğrenilen geçmiş zaman kipi olan -(y)XK, daha çok Yörük ağızlarında görülse de Manavlar arasında da kullanılmaktadır: dayanamayıḳ, dönük, varıḳ. “Dayanamamış, dönmüş, gitmiş.”
Birinci çokluk kişi emir ekinin -Iŋ~-In yapısıyla genişletilerek -AlImIŋ ~ -AlImIn biçiminde kullanılışı daha çok bir Yörük ağzı özelliğidir: gėdelimiŋ “gidelim”
Manavgat ve yöresi ağızlarında birinci ve ikinci kişi zamirlerinin yönelme durumu, birçok Batı Grubu ağzının aksine, yoğunlukla bene~sene biçimindedir. Bu biçim, Yörük ve Manav ağzında ortak bir özellik olmasına karşın Manav ağzında standartlaşmış gibidir.
Söz varlığı açısından da bu iki grup arasında farklılıklar bulunmaktadır. Tarımla uğraşan Manavların ağzında tarıma dair zengin bir söz varlığı bulunuyor. Buna karşılık Yörükler, hayvancılıkla bağlantılı kelimelerde daha zengin bir hazineye sahip. Bu ayrım, toplumların yaşam biçimlerinin dile nasıl doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Yörük ağzının bir de yazıyla kolayca aktarılamayan bir yanı daha var: tonlama. Konuşmadaki tını farklılığı, Yörüklerle Manavları birbirinden ayıran en dikkat çekici özelliklerden biri. Burada yaşam tarzı kadar, iklim ve coğrafyanın da etkili olduğunu belirtmek gerekir.
Sonuçta Manavgat’ın ağızları, yalnızca bir dil meselesi değil; aynı zamanda bir kültür ve yaşam biçimi meselesidir. Yörüklerin göç yollarından, Manavların tarlalarına uzanan bu dil çeşitliliği, bölgenin zengin tarihine ve çok katmanlı sosyal yapısına ışık tutmaya devam ediyor.
-Devamı var-