Dilde anlam genişlemesi ve ağızların katkısı: Kürdüşmek örneği
Dil, toplumların ortak hafızasını ve kültürel birikimini taşıyan en önemli iletişim aracıdır. Zaman içerisinde toplumsal, kültürel ve teknolojik değişimlere paralel olarak sözcüklerin anlamlarında da dönüşümler meydana gelir. Bu dönüşümlerden biri “anlam genişlemesi”dir. Anlam genişlemesi, bir sözcüğün başlangıçta dar ve sınırlı bir kavramı karşılamak üzere kullanılırken zamanla farklı bağlamlarda daha geniş bir anlam alanına sahip olmasıdır. Böylece sözcük, hem yeni toplumsal ihtiyaçlara cevap verir hem de dilin ifade gücünü artırır. Örneğin; Türkçede “yol” sözcüğü, başlangıçta yalnızca fizikî bir geçidi veya patikayı karşılamak üzere kullanılırken günümüzde “hayat yolu”, “bilgi yolu”, “ilerleme yolu” gibi soyut bağlamlarda da anlam kazanmıştır. Benzer biçimde “baş” sözcüğü, yalnızca insan vücudunun bir bölümünü ifade etmez; “işin başı”, “başkan”, “başarı” gibi çok çeşitli mecazî ve kültürel boyutlarıyla da dilin zenginliğini gösterir.
Anlam genişlemesinin sağladığı bu zenginliğe ağızlar da önemli ölçüde katkıda bulunur. Türkiye Türkçesinin farklı bölgelerinde yaşayan ağızlar, tarihsel süreçte çeşitli anlam katmanlarını muhafaza ederken aynı zamanda yeni kullanımlar üretir. Anadolu’nun değişik yörelerinde kullanılan sözcükler, kimi zaman tarihî Türkçedeki eski anlamlarını koruyarak bize geçmişten izler taşır; kimi zaman da yerel yaşamın ihtiyaçlarına uygun yeni anlamlarla karşımıza çıkar. Örneğin “düşmek” fiili bazı ağızlarda yalnızca “yere inmek” değil, “denk gelmek” veya “nasip olmak” gibi özel kullanımlarla da zenginleşir. Bu durum, dilin yalnızca standart yazı dilinde değil, halkın gündelik hayatında da geliştiğini gösterir. Ağızlarda ortaya çıkan farklı anlam katmanları, edebiyat ve folklor aracılığıyla yazı diline de taşınarak kalıcı hâle gelebilir. Nitekim pek çok atasözü, deyim ve halk şiiri, yerel ağızlarda şekillenmiş zengin anlam dünyasının ürünü olarak günümüze ulaşmıştır.
Yani, anlam genişlemesi dilin ifade imkânlarını artıran temel süreçlerden biridir. Ağızların bu sürece sağladığı katkı hem tarihî devamlılığı koruma hem de yeni anlam ufukları açma açısından büyük önem taşır. Anlam genişlemesi sürecini ağızlarda yaşayan “kürdüşmek” fiili üzerinden daha da somut hâle getirelim:
Kürdüşmek, Manavgat ağzında “özellikle çocuklar için güreşmek, boğuşmak” anlamına gelen bir sözcüktür ve Derleme Sözlüğü’nde yer almamaktadır. Yani yöreye has olarak kabul edilebilir. Sözcüğün Manavgat, Serik, Alanya, Gazipaşa ve Anamur’da bu anlamda kullanıldığı bilinmektedir.
Eski Oğuz Türkçesinde “dişi hayvan erkek istemek” anlamında kürdi-/kürdük- fiillerine rastlanır. Kürdüş- fiili, işte bu kürdi- köküne/gövdesine -ş- işteşlik bildiren fiilden fiil yapım ekinin gelmesiyle oluşmuştur. Kızana gelmiş hayvanların boğuşma gibi hareketler göstermesi nedeniyle insanların boğuşması, oynaşması da kürdüş- fiiliyle anlatılmış olsa gerektir. Yani burada bir anlam genişlemesinden bahsetmek mümkündür.
Bu tarihî veriden hareketle günümüz Türkiye Türkçesi ağızlarına bakarsak Isparta, Konya ve Antalya’da kızana gelmiş kedi, köpek, keçi vb. hayvanlar için de kürdük denilmektedir. Denizli, Muğla, Konya ve Antalya’da “kedi çiftleşmek istemek, kızana gelmek” anlamında kürdük-/kürtük- fiillerine denk gelinir. Konya’nın Hadim ve Bozkır ağızlarında kürdükmek/ kürdüşmek “büyükbaş hayvanlar tepişmek, azgınlaşmak” anlamındadır. Isparta’da tespit edilen kürtmükleş- “güreşmek, boğuşmak” fiili de bu kökenle bağlantılı olsa gerektir.
İlk örneklerine XVI. yüzyılda rastlanan bu sözcüğün günümüzde yalnızca Güneybatı Anadolu Bölgesi’nde (Antalya, Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, Muğla) ve Konya’da tespit edilmesi ayrıca ilgi çekicidir. Bölge Yörüklerinde korunmuş bir sözcük olduğu anlaşılmaktadır.
Kaynaklar:
1. XIII. Yüzyıldan Beri Türkiye Türkçesiyle Yazılmış Kitaplardan Toplanan Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü (Türk Dil Kurumu).
2. Türkiye’de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü (Türk Dil Kurumu).
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Celâl Görgeç
Manavgat’ın dili ve kültürü [7]
Dilde anlam genişlemesi ve ağızların katkısı: Kürdüşmek örneği
Dil, toplumların ortak hafızasını ve kültürel birikimini taşıyan en önemli iletişim aracıdır. Zaman içerisinde toplumsal, kültürel ve teknolojik değişimlere paralel olarak sözcüklerin anlamlarında da dönüşümler meydana gelir. Bu dönüşümlerden biri “anlam genişlemesi”dir. Anlam genişlemesi, bir sözcüğün başlangıçta dar ve sınırlı bir kavramı karşılamak üzere kullanılırken zamanla farklı bağlamlarda daha geniş bir anlam alanına sahip olmasıdır. Böylece sözcük, hem yeni toplumsal ihtiyaçlara cevap verir hem de dilin ifade gücünü artırır. Örneğin; Türkçede “yol” sözcüğü, başlangıçta yalnızca fizikî bir geçidi veya patikayı karşılamak üzere kullanılırken günümüzde “hayat yolu”, “bilgi yolu”, “ilerleme yolu” gibi soyut bağlamlarda da anlam kazanmıştır. Benzer biçimde “baş” sözcüğü, yalnızca insan vücudunun bir bölümünü ifade etmez; “işin başı”, “başkan”, “başarı” gibi çok çeşitli mecazî ve kültürel boyutlarıyla da dilin zenginliğini gösterir.
Anlam genişlemesinin sağladığı bu zenginliğe ağızlar da önemli ölçüde katkıda bulunur. Türkiye Türkçesinin farklı bölgelerinde yaşayan ağızlar, tarihsel süreçte çeşitli anlam katmanlarını muhafaza ederken aynı zamanda yeni kullanımlar üretir. Anadolu’nun değişik yörelerinde kullanılan sözcükler, kimi zaman tarihî Türkçedeki eski anlamlarını koruyarak bize geçmişten izler taşır; kimi zaman da yerel yaşamın ihtiyaçlarına uygun yeni anlamlarla karşımıza çıkar. Örneğin “düşmek” fiili bazı ağızlarda yalnızca “yere inmek” değil, “denk gelmek” veya “nasip olmak” gibi özel kullanımlarla da zenginleşir. Bu durum, dilin yalnızca standart yazı dilinde değil, halkın gündelik hayatında da geliştiğini gösterir. Ağızlarda ortaya çıkan farklı anlam katmanları, edebiyat ve folklor aracılığıyla yazı diline de taşınarak kalıcı hâle gelebilir. Nitekim pek çok atasözü, deyim ve halk şiiri, yerel ağızlarda şekillenmiş zengin anlam dünyasının ürünü olarak günümüze ulaşmıştır.
Yani, anlam genişlemesi dilin ifade imkânlarını artıran temel süreçlerden biridir. Ağızların bu sürece sağladığı katkı hem tarihî devamlılığı koruma hem de yeni anlam ufukları açma açısından büyük önem taşır. Anlam genişlemesi sürecini ağızlarda yaşayan “kürdüşmek” fiili üzerinden daha da somut hâle getirelim:
Kürdüşmek, Manavgat ağzında “özellikle çocuklar için güreşmek, boğuşmak” anlamına gelen bir sözcüktür ve Derleme Sözlüğü’nde yer almamaktadır. Yani yöreye has olarak kabul edilebilir. Sözcüğün Manavgat, Serik, Alanya, Gazipaşa ve Anamur’da bu anlamda kullanıldığı bilinmektedir.
Eski Oğuz Türkçesinde “dişi hayvan erkek istemek” anlamında kürdi-/kürdük- fiillerine rastlanır. Kürdüş- fiili, işte bu kürdi- köküne/gövdesine -ş- işteşlik bildiren fiilden fiil yapım ekinin gelmesiyle oluşmuştur. Kızana gelmiş hayvanların boğuşma gibi hareketler göstermesi nedeniyle insanların boğuşması, oynaşması da kürdüş- fiiliyle anlatılmış olsa gerektir. Yani burada bir anlam genişlemesinden bahsetmek mümkündür.
Bu tarihî veriden hareketle günümüz Türkiye Türkçesi ağızlarına bakarsak Isparta, Konya ve Antalya’da kızana gelmiş kedi, köpek, keçi vb. hayvanlar için de kürdük denilmektedir. Denizli, Muğla, Konya ve Antalya’da “kedi çiftleşmek istemek, kızana gelmek” anlamında kürdük-/kürtük- fiillerine denk gelinir. Konya’nın Hadim ve Bozkır ağızlarında kürdükmek/ kürdüşmek “büyükbaş hayvanlar tepişmek, azgınlaşmak” anlamındadır. Isparta’da tespit edilen kürtmükleş- “güreşmek, boğuşmak” fiili de bu kökenle bağlantılı olsa gerektir.
İlk örneklerine XVI. yüzyılda rastlanan bu sözcüğün günümüzde yalnızca Güneybatı Anadolu Bölgesi’nde (Antalya, Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, Muğla) ve Konya’da tespit edilmesi ayrıca ilgi çekicidir. Bölge Yörüklerinde korunmuş bir sözcük olduğu anlaşılmaktadır.
Kaynaklar:
1. XIII. Yüzyıldan Beri Türkiye Türkçesiyle Yazılmış Kitaplardan Toplanan Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü (Türk Dil Kurumu).
2. Türkiye’de Halk Ağzından Derleme Sözlüğü (Türk Dil Kurumu).