Manavgat yöresi türkülerine bakıldığında Akdeniz’in sıcak iklimiyle Torosların serin rüzgârı arasında şekillenmiş bir kültürel dokunun izleri görülür. Bu türküler hem bölge halkının doğayla kurduğu derin bağı hem de günlük yaşamın sevinç ve kederlerini yalın bir dille yansıtır. Bu türküler, bireysel duyguların toplumsal hafızayla kaynaştığı, sözlü kültürün taşıyıcısı niteliğinde ürünlerdir. Söz konusu türküler yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, kültürel sürekliliğin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir. Her türkü hem geçmişten bir selam hem de bugüne bir hatırlatmadır. Çünkü halk müziği, yaşayan bir bellektir; unutulanları hatırlatır, hatırlananları diri tutar. Önceki yazımda 20’den fazla türkünün (ki bu sayıya halk âşıklarının eserleri dâhil değildir) tespit edildiğini belirtsek de burada birkaç tanesini örneklemek -köşemizin hacmi ve amacı açısından- yeterli olacaktır.
İki yazılık bu seride amacım; Manavgat’ımızı kültürel açıdan zayıf görmek ve göstermek temayülünde olanlara gerçeklerin düşündükleri gibi olmadığını, eksikliğin Manavgat’ımızda değil, yeterince tanıtamayan bizlerde ve gerçekleri görmek istemeyen kişilerde olduğunu göstermekti. Manavgat’tan derlenen türkülerin yanı sıra Manavgatlı halk âşıklarının eserleri bir araya getirildiği takdirde halk müziği ve halk kültürü açısından önemli bir külliyat oluşturulacaktır. Sonuç olarak, Manavgat türkülerinin incelenmesi hem edebiyat hem de müzik bilimi açısından çok katmanlı bir araştırma alanı sunmaktadır. Bu türküler, halkın yaşam biçimini, duygusal evrenini ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi anlamada bir anahtar işlevi görmektedir. Dolayısıyla Manavgat yöresi türkülerinin derlenmesi, çözümlenmesi ve arşivlenmesi, yalnızca bölgesel değil, ulusal kültürel belleğin korunması açısından da büyük önem taşımaktadır.
Sevgiyle, türkülerle kalın
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Celâl Görgeç
Manavgat türküleri [2]
Manavgat yöresi türkülerine bakıldığında Akdeniz’in sıcak iklimiyle Torosların serin rüzgârı arasında şekillenmiş bir kültürel dokunun izleri görülür. Bu türküler hem bölge halkının doğayla kurduğu derin bağı hem de günlük yaşamın sevinç ve kederlerini yalın bir dille yansıtır. Bu türküler, bireysel duyguların toplumsal hafızayla kaynaştığı, sözlü kültürün taşıyıcısı niteliğinde ürünlerdir. Söz konusu türküler yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, kültürel sürekliliğin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir. Her türkü hem geçmişten bir selam hem de bugüne bir hatırlatmadır. Çünkü halk müziği, yaşayan bir bellektir; unutulanları hatırlatır, hatırlananları diri tutar. Önceki yazımda 20’den fazla türkünün (ki bu sayıya halk âşıklarının eserleri dâhil değildir) tespit edildiğini belirtsek de burada birkaç tanesini örneklemek -köşemizin hacmi ve amacı açısından- yeterli olacaktır.
1. Anamas’ın Gedikleri
Anamas’ın gedikleri
Çatal öter düdükleri
Hiç aklımdan çıkmıyoru
Nazlı yârin dedikleri
Anamas’ın sivri sazı
İçinde yumurtar gazı
Gelin olmuş gediyoru
Goca beyin daylak gızı
Anamas’ın öte yüzü
Alabula keyik izi
Anasının bircik gızı
Yakdı da gavırdı bizi
Eserin Künyesi:
Kaynak Kişi: Emin Çevik ve Gülistan Katter
Derleyen: Uğur Önür
Yöre: Zerk (Altınkaya)- Manavgat/ Antalya
Bağlantı: https://www.youtube.com/watch?v=IP5bbywLbKs
2. Portakalı Soyarın
Portakalı soyarın
Soyarıka doyarın
Sensiz geçen günleri
Ömürden mi sayarın
Yandım yandım gar mı verdin
Eşgi datlı nar mı verdin
Ne’m alacan felek benim
Bir dutacak dal mı verdin
Eserin Künyesi:
Kaynak Kişi: Gülizar Pala
Derleyen: Çiğdem Yöntem
Yöre: Taşağıl- Manavgat
İki yazılık bu seride amacım; Manavgat’ımızı kültürel açıdan zayıf görmek ve göstermek temayülünde olanlara gerçeklerin düşündükleri gibi olmadığını, eksikliğin Manavgat’ımızda değil, yeterince tanıtamayan bizlerde ve gerçekleri görmek istemeyen kişilerde olduğunu göstermekti. Manavgat’tan derlenen türkülerin yanı sıra Manavgatlı halk âşıklarının eserleri bir araya getirildiği takdirde halk müziği ve halk kültürü açısından önemli bir külliyat oluşturulacaktır. Sonuç olarak, Manavgat türkülerinin incelenmesi hem edebiyat hem de müzik bilimi açısından çok katmanlı bir araştırma alanı sunmaktadır. Bu türküler, halkın yaşam biçimini, duygusal evrenini ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi anlamada bir anahtar işlevi görmektedir. Dolayısıyla Manavgat yöresi türkülerinin derlenmesi, çözümlenmesi ve arşivlenmesi, yalnızca bölgesel değil, ulusal kültürel belleğin korunması açısından da büyük önem taşımaktadır.
Sevgiyle, türkülerle kalın