Hava Durumu

Hazar’dan Akdeniz’e: Türk dünyasına uzanan hain plan -2-

Yazının Giriş Tarihi: 26.11.2025 10:35
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.11.2025 10:36

HAZAR'DAN AKDENİZ'E PLANININ İKİ TEMEL DAYANAĞI

Hazar'dan Akdeniz'e planı, iki temel dayanak üzerinde kurgulanmış durumda. Bunlardan ilki planın kilit noktası olan Zengezur Koridoru, ikincisi ise planın ön şartı olan Abraham Anlaşmalarıdır.

ZENGEZUR KORİDORU

Zengezur koridorunun güvenlik ve işletme hakkı, kısa süre önce Ermenistan, Azerbaycan ve ABD arasında yapılan anlaşmayla 99 yıllığına ABD’ye devredildi. Böylece ABD esasen Türkiye ile Hazar havzası Türk devletlerini buluşturacak olan Türk koridorunun ortasına oturmuş oldu. Trump Zengezur Koridoruna konarak, Türkiye’nin bölgede etkin olma politikalarının önünü kesecek bir hamle yapmış oldu.

Öte yandan, Hazar'dan Akdeniz'e planı çerçevesinde Zengezur Koridorunun, İsrail’in Suriye üzerinden açmayı hayal ettiği Davut Koridoruna eklemlenerek, İsrail’e açılması öngörülüyor. Böylece plan kapsamında, İsrail bölgede merkez konumuna gelmiş olacak.

ABRAHAM ANLAŞMALARI / İÇERİĞİ VE ANLAMI

Abraham Anlaşmaları, İsrail’le bazı Arap ve Müslüman ülkeler arasında diplomatik ilişkilerin normalleştirilmesini amaçlayan bir dizi anlaşmadır. Bu anlaşmalar, 2020 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin arabuluculuğunda imzalanmaya başlanmış olup, süreç halen devam etmektedir.

Hazar'dan Akdeniz'e planı için ön şart sayılan Abraham Anlaşmaları, planın stratejik olarak ilerlemesi ve potansiyeline ulaşması için hayati önemde görülüyor.

Resmi Açıklamalarda Anlaşmaların Amacı; Tam diplomatik ilişkilerin kurulması,  İsrail'in egemenliğinin tanınması, ekonomi, güvenlik, teknoloji, kültür, turizm, sağlık alanında işbirliği ve ortaklıklar geliştirilmesi, bölgede barış, istikrar ve refah vizyonunun ilerletilmesi, üç dinin ortak atası olan Hz. İbrahim'e atıfla dinler arası diyaloğun ve barış kültürünün teşvik edilmesi olarak belirtiliyor.

Oysa derinlemesine incelendiğinde Abraham Anlaşmalarının bambaşka amaçlara hizmet ettiği açıkça görülüyor.

ABRAHAM ANLAŞMALARI İSRAİL’İN YAYILMACI AMAÇLARINA HİZMET EDİYOR

Abraham Anlaşmaları, coğrafi toprak yayılmasından ziyade diplomatik, ekonomik ve stratejik nüfuzun yayılması  yoluyla İsrail'in yayılmacı amaçlarına hizmet etmektedir. Anlaşmalar İsrail'e bölgede kalıcı ve derin bir etki alanı kurma fırsatı sunuyor.

Normalleşme ve Filistin Sorununu Görmezden Gelme: Bu anlaşmalar, Arap ülkelerinin çoğunun İsrail ile ilişkileri normalleştirmeyi Filistin sorununun çözümüne bağladığı geleneksel Arap politikası paradigmasını değiştirmiş, İsrail'in Arap dünyasında tanınmasını sağlamıştır. Bu anlaşmalarla, Filistin meselesi imzacı Arap devletleri için öncelikli olmaktan çıkmıştır.

Bölgesel Güç Dengesi: Güvenlik ve istihbarat alanlarında işbirliğini de içeren anlaşmalar, İsrail'i bölgenin başlıca güçleri olan Körfez monarşilerine yaklaştırarak, özellikle İran'ın bölgesel etkisine karşı bir dengeleyici blok oluşturma potansiyeli taşıyor.

Türkiye'ye Alternatif Olmak: Hazar'dan Akdeniz'e planıyla, İsrail limanlarının Asya ve Avrupa arasındaki büyük ticaret koridorlarının entegre bir parçası haline gelecektir. Bu durum, İsrail'in Hayfa, Aşdod limanlarının gelecekte alternatif terminal olarak kullanılması ve Türkiye bağımlı kalmadan Akdeniz'e ulaşabilme riski doğurur.

Sonuç olarak, Abraham Anlaşmaları, İsrail'e doğrudan toprak ilhakı yerine, diplomatik tanınma, ekonomik entegrasyon ve bölgesel güvenlik ittifakları yoluyla siyasi ve ekonomik nüfuz alanını kalıcı ve geniş bir coğrafyaya yayma imkanı sunan, modern bir "yumuşak güç" yayılmacılığı aracıdır.

ABD'NİN ABRAHAM ANLAŞMALARINDAN ÇIKARI NE?

ABD'nin Abraham Anlaşmaları'ndan elde ettiği çıkar, İsrail ve Arap ülkelerinin çıkarından çok daha geniş, küresel ve bölgesel jeopolitik hedeflere odaklanmıştır. Bu anlaşmalar, ABD'nin Orta Doğu'daki stratejik çıkarlarını pekiştiren ve rakiplerine karşı elini güçlendiren çok boyutlu bir planın parçasıdır.

Liderlik ve Arabuluculuk Rolü: ABD bu anlaşmalara aracılık ederek, kendisini Orta Doğu'da tek ve vazgeçilmez bir barış ve güvenlik garantörü olarak konumlandırma çabasındadır. Bu, ABD'nin diplomatik etkisini artıracak ve küresel liderlik imajını güçlendirecek bir hamledir.

İran'a Karşı Etkili Bir İttifak Kurma: Anlaşmalar, ABD'nin en yakın müttefiki İsrail ile önemli Körfez monarşilerini bir araya getirerek İran'a karşı ortak bir cephe oluşturmayı amaçlar. Bu amaç, ABD'nin İran'ın bölgesel nüfuzunu sınırlama ve dengeleme stratejisinin merkezinde yer almaktadır.

Bölgesel Güvenlik Mimarisi: ABD bu yeni ittifakı kullanarak, Körfez ve İsrail'e entegre bir hava savunma ve güvenlik mimarisi kurmayı hedeflemektedir.

ABD Şirketlerine Pazar: Anlaşmaların getirdiği ekonomik entegrasyon, ABD şirketlerine hem İsrail'de hem de Körfez ülkelerinde yeni büyük yatırım ve iş yapma fırsatları yaratıyor.

Abraham Anlaşmaları, ABD'ye askeri ayak izini küçültme ve maliyetleri azaltma yönünde önemli bir stratejik fırsat sunmaktadır. ABD, artık her bölgesel krize doğrudan müdahale etmek yerine, müttefiklerinin entegre askeri kapasitelerine ve istihbaratlarına daha fazla güvenebilecektir.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.