Hava Durumu

Hazar’dan Akdeniz’e: Türk dünyasına uzanan hain plan -3-

Yazının Giriş Tarihi: 29.11.2025 18:48
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.11.2025 19:00

ANLAŞMALARIN MÜSLÜMAN ÜLKELER İÇİN DOĞURDUĞU RİSKLER VE ÖDÜLLER

ABD ödül-ceza yöntemiyle Abraham Anlaşmalarını hayata geçirmeye çalışıyor. Arap dünyasından sonra şimdi de Türk Cumhuriyetlerinin önüne Abraham Anlaşmalarını imzalamaları için bazı ödüller, aksi halde ise tehditler konuluyor.

Riskler (Tehditler)

Bu anlaşmalarla, ABD bölgeye gönüllü davet edilmiş olurken, yaptırımlar, mali desteğin kesilmesi, uluslararası yalnızlaştırma ve Arap Baharında olduğu gibi ülkelerde iç karışıklıklar, darbeler, rejimlerin ve liderlerin devrilmesi gibi tehditlerle, devletler Abraham Anlaşmalarını imzalamaya zorlanıyor.

Abraham Anlaşmaları'nı imzalayan Körfez ülkeleri (BAE, Bahreyn) ve sürece sıcak bakan diğerleri (Suudi Arabistan), hem içeride hem de dışarıda önemli bir risk/ödül dengesini yönetmek zorunda kaldılar.

Filistin Meselesi Baskısı: Anlaşmalar, on yıllardır süregelen Arap Birliği yaklaşımı olan "önce toprak, sonra barış" ilkesini bozduğu için, özellikle İran, Türkiye ve Filistin Yönetimi gibi aktörlerin sert eleştirilerine maruz kaldılar. Filistin davasına olan halk desteği nedeniyle anlaşmaların meşruiyeti zayıfladı.

Arap ve İslam Dünyasındaki Ayrışma: İmzacı devletler ile anlaşmaları imzalamayan ve Filistin davasını önceleyen diğer Arap ülkeleriyle diplomatik bir ayrışma yaşandı. Körfez ülkeleri, Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) platformlarında bu anlaşmaları savunmak zorunda kaldılar.

Ödüller

BAE ve Bahreyn'in ardından, Fas ve Sudan da Abraham Anlaşmalarını imzalayarak İsrail’le normalleşme sürecine katılmış oldu.

Fas: Fas’ın ödülü İsrail’le normalleşme anlaşması imzalaması karşılığında, ABD'nin Fas'ın Batı Sahra üzerindeki egemenliğini tanıması oldu.

Sudan: Sudan ise anlaşma imzası karşılığında ABD'nin Sudan'ı terörizmi destekleyen ülkeler listesinden çıkarması ve uluslararası mali destek sağlaması gibi taahhütler aldı.

ABD Güvenlik Şemsiyesinin Güçlenmesi: Abraham Anlaşmaları, Körfez ülkeleri ile ABD arasındaki güvenlik ilişkilerini derinleştirirken bu ülkeler, ABD'den gelişmiş silah sistemlerine erişim ve İran'a karşı daha sağlam bir Amerikan taahhüdü elde etmeyi amaçladı.

ABD'de Lobi Gücü: İmzacı devletler Washington'da Filistin meselesine odaklanmayan bir dış politika yürüttüklerinden, lobi faaliyetlerini güçlendirdiler.

Körfez ülkeleri, Abraham Anlaşmaları'nı imzalayarak İsrail’le normalleşmeyi ve ABD'nin güvenlik garantilerini güçlendirme ve ekonomilerini çeşitlendirme gibi çıkarları, Filistin davasına tercih etmiş oldular.

KAZAKİSTAN’IN ABRAHAM ANLAŞMALARINA KATILMAYI KABUL ETMESİ NE ANLAMA GELİYOR

Beyaz Saray'a çağırılan Türk Cumhuriyetleri Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan ile ABD arasındaki C5+1 formatındaki görüşme, 6 Kasım’da gerçekleşti. Görüşmeler sürerken, Kazakistan'ın Abraham Anlaşmalarına katılmayı kabul ettiği açıklandı.

Kazakistan'ın Abraham Anlaşmalarına katılması, Orta Doğu ve Orta Asya jeopolitiği açısından stratejik önemdedir.

Orta Doğu'dan Avrasya'ya Coğrafi Genişleme: Kazakistan Türk ve Müslüman bir Orta Asya ülkesidir. Bu katılım, Abraham Anlaşmaları'nın coğrafi kapsamının Orta Asya'ya genişlediği ve bu anlaşmaların sadece "Arap-İsrail" ekseninde değil, "Türk Devletleri ile İsrail" ekseninde de ilerlediği anlamına geliyor.

İsrail İçin Diplomatik Zafer: Kazakistan'ın katılımı, İsrail'in özellikle Gazze'deki son çatışmalar sonrası yaşadığı diplomatik izolasyonu kırma ve bölgesel meşruiyetini yeniden güçlendirme yönünde atılmış bir adımdır. Bu durum, Filistin davasının diğer Müslüman ülkeler nezdinde öncelik sırasında gerilediğine işarettir.

Bölgede ABD Nüfuzu: Kazakistan'ın katılımı, ABD’nin bu anlaşmaları Orta Asya'daki Türk Devletleri'ne uzanan bir stratejik araç olarak kullandığını gösteriyor. Bu durum ABD'nin bu kritik coğrafyadaki nüfuzunu artırmaya yönelik önemli bir adımdır.

ABD ile İlişkilerin Güçlenmesi: Kazakistan Abraham Anlaşmalarına katılımıyla, ABD ile kritik mineraller ve stratejik sektörlerde iş birliği karşılığında, ABD'den güvenlik ile ekonomik destek taahhüdü almıştır.

Rusya ve Çin'e Mesaj: Bu hamle, Kazakistan'ın dış politikasında çok yönlü rotasını sürdürdüğünü ve geleneksel müttefikleri olan Rusya ve Çin'e ek olarak, ABD ve Batı ile ilişkilerini güçlendirmeye istekli olduğuna işaret ediyor.

Türk Birliğinde Çatlak: Kazakistan’ın Abraham Anlaşmalarına katılımının Türk Birliğinde çatlak oluşturduğu ve ileride birlik içinde doğacak pek çok olumsuzluğa kapı araladığı muhakkaktır.

Özetle Kazakistan'ın kararı, mevcut ilişkileri stratejik ortaklığa taşıyan, ABD ile bağları güçlendiren ve Abraham Anlaşmaları'nın etki alanını Avrasya'ya genişleten çok boyutlu bir diplomatik adımdır.

Devam edecek...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.