1-) Ülke birliğini siyasi ve sosyal olarak sağlamak,
2-) İç güvenlik ve sınır güvenliğini sağlamak,
3-) Suriye halkının gasp edilmiş arazi, su ve petrol kaynaklarını geri almak,
4-) Topraklarını terör gruplarına kullandırmamak, terör üreten ve teröre yataklık eden devlet olmaktan uzaklaşmak, Suriye için SDG’ye yapılacak operasyonun gerekçelerini oluşturuyor.
Türkiye İçin;
1-) Suriye’nin bütünlüğünün sağlanması,
2-) Sınır güvenliğinin sağlanması,
3-) Terörü kaynağında yok etme paradigması,
4-) Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşlerinin sağlanması, Türkiye için olası operasyonun gerekçeleridir.
SDG’nin 10 Mart mutabakatına uymaması halinde, duruma kayıtsız kalınması, Türkiye ve Suriye yönetiminin SDG ve terörist yapılar karşısındaki inandırıcılığını, daha önemlisi caydırıcılığını sorgulatacaktır. Türkiye kuzey sınırındaki PYD-YPG terörü sorununu kısa sürede çözemez ve bu sorun uzayıp giden bir kangren haline gelir ise PKK ile yıllarını, canlarını ve parasını kaybettiği süreci, bu kez SDG ile yaşama noktasına gelecektir.
OPERASYON OLUR MU?
SDG Neye Güveniyor;
SDG’nin kendisine karşı bir askeri operasyon yapılmayacağı yönündeki kanaati;
1-) Terörsüz Türkiye sürecinin, müdahale etmekte Türkiye’nin elini bağlayacağı düşüncesi,
2-) Bölgede konuşlu CENTCOM’un Trump ile bir ayrışma ve karşı duruş içinde olduğu inancı,
3-) İsrail’in kışkırtma ve abartılı vaatlerine inanıp, güvenmesinden kaynaklanıyor.
Şam SDG’nin Üzerine Yürürse;
1-) Ordu’da asker, cephane ve askeri teçhizat kaybı,
2-) İsrail’in, güneyde Dürzîleri hareketlendirerek çatışmaya itmesi,
3-) İsrail’in bizzat Şam başta olmak üzere Suriye topraklarına hava operasyonları düzenleme riski mevcut.
Şam yönetimi bütün bu riskleri göz önünde bulundurarak, Türkiye’den SDG’ye yapılacak bir operasyon sırasında, güneyde Dürzülerin çıkaracağı çatışmalar ve İsrail’in saldırılarına karşı destek ve koruma sözü almak istiyor.
Operasyon Ertelenebilir Mi?
Suriye ile Türkiye arasında resmi olarak askeri işbirliği anlaşması imzalanmasına ve Suriye Türkiye’den askeri destek talep etmiş olmasına rağmen, bugüne kadar Türkiye’nin Suriye’de bir askeri üs, geniş çaplı bir tesis ya da bir savunma sistemi kurulumunun olmadığı görünüyor.
Son dönemde, Türkiye’nin Suriye’de radar sistemleri kuracağı konuşulmakla birlikte, bu henüz gerçekleşmiş değil.
Bu durum göz önüne alındığında, planlanan operasyonun, uygun süre ertelenmesi gündeme gelebilir.
Yakın zamanda, Amerika’nın Suriye üzerindeki “Sezar yaptırımlarını” kaldırmış olmasının, Suriye’nin SDG’ye bir operasyon düzenlememesi şartına bağlanmış olabileceği de ihtimaller arasında.
Uzun süren iç savaş sonrasında, halen toparlanamamış bir ülkenin geçici cumhurbaşkanı olan Şara, yeni bir iç savaşa sürüklenme olasılığı taşıyan böylesi bir operasyonu göze alamayabilir. Şam’ın ordusu, silahı, cephanesi, ekonomik gücü ve yönetim kabiliyeti bunu kaldıramayabilir.
Temelini PYD-YPG terör örgütünün oluşturduğu SDG, sadece Kürt gruplardan oluşan bir yapılanma değil, aynı zamanda Amerika ve İsrail’in üzerinden vekâlet savaşı yürüttüğü bir vekil unsurdur.
Şara, karşısında SDG, İsrail ve Amerika’yı görürken, arkasında sadece Türkiye’yi görüyor. Bu durumun O’nun adım atmasını zorlaştırdığı açık.
SDG’ye karşı bir operasyonun yapılıp yapılmayacağını belirleyecek önemli faktör, SDG’nin 10 Mart mutabakatına uyup uymayacağı kadar, Türkiye’nin Şam’a ne kadar ve nereye kadar destek vereceği hususu olacaktır.
Muhtemel Operasyon
Suriye’nin operasyon yapması halinde Türkiye’nin destek vereceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan ve Savunma Bakanı Yaşar Güler çok kereler dile getirdi.
Türk dışişleri ve askeri heyetleri, son dönemde Suriye ziyaretlerini sıklaştırdı. Muhtemel operasyonun tüm detayları hazırlandı.
Yapılan tüm değerlendirmeler sonucunda operasyon kararı alınması halinde;
31 Aralık SDG’ye, 10 Mart mutabakatına uyması için verilen son sürenin sonudur ve gece yarısı 24:00’te bitti.
Operasyonda öncelikle hava harekatı olacağı açıktır. Bu tür harekatlar mutad olduğu üzere, direncin en zayıf olacağı, derin uyku zamanı olan 02:00 ila 05:00 saatleri arasında yapılır.
Muhtemel bir operasyona İsrail’in müdahil olması halinde, Türkiye ile İsrail arasında ilk sıcak çatışma gerçekleşebilir.
Bölgedeki gelişmeler, Suriye-Türkiye ile Amerika-İsrail denkleminin nasıl şekilleneceğine bağlıdır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Nejmettin Özdemir
Türkiye yeni yıla operasyonla mı giriyor? -2-
OPERASYONUN GEREKÇELERİ
Suriye İçin;
1-) Ülke birliğini siyasi ve sosyal olarak sağlamak,
2-) İç güvenlik ve sınır güvenliğini sağlamak,
3-) Suriye halkının gasp edilmiş arazi, su ve petrol kaynaklarını geri almak,
4-) Topraklarını terör gruplarına kullandırmamak, terör üreten ve teröre yataklık eden devlet olmaktan uzaklaşmak, Suriye için SDG’ye yapılacak operasyonun gerekçelerini oluşturuyor.
Türkiye İçin;
1-) Suriye’nin bütünlüğünün sağlanması,
2-) Sınır güvenliğinin sağlanması,
3-) Terörü kaynağında yok etme paradigması,
4-) Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönüşlerinin sağlanması, Türkiye için olası operasyonun gerekçeleridir.
SDG’nin 10 Mart mutabakatına uymaması halinde, duruma kayıtsız kalınması, Türkiye ve Suriye yönetiminin SDG ve terörist yapılar karşısındaki inandırıcılığını, daha önemlisi caydırıcılığını sorgulatacaktır. Türkiye kuzey sınırındaki PYD-YPG terörü sorununu kısa sürede çözemez ve bu sorun uzayıp giden bir kangren haline gelir ise PKK ile yıllarını, canlarını ve parasını kaybettiği süreci, bu kez SDG ile yaşama noktasına gelecektir.
OPERASYON OLUR MU?
SDG Neye Güveniyor;
SDG’nin kendisine karşı bir askeri operasyon yapılmayacağı yönündeki kanaati;
1-) Terörsüz Türkiye sürecinin, müdahale etmekte Türkiye’nin elini bağlayacağı düşüncesi,
2-) Bölgede konuşlu CENTCOM’un Trump ile bir ayrışma ve karşı duruş içinde olduğu inancı,
3-) İsrail’in kışkırtma ve abartılı vaatlerine inanıp, güvenmesinden kaynaklanıyor.
Şam SDG’nin Üzerine Yürürse;
1-) Ordu’da asker, cephane ve askeri teçhizat kaybı,
2-) İsrail’in, güneyde Dürzîleri hareketlendirerek çatışmaya itmesi,
3-) İsrail’in bizzat Şam başta olmak üzere Suriye topraklarına hava operasyonları düzenleme riski mevcut.
Şam yönetimi bütün bu riskleri göz önünde bulundurarak, Türkiye’den SDG’ye yapılacak bir operasyon sırasında, güneyde Dürzülerin çıkaracağı çatışmalar ve İsrail’in saldırılarına karşı destek ve koruma sözü almak istiyor.
Operasyon Ertelenebilir Mi?
Suriye ile Türkiye arasında resmi olarak askeri işbirliği anlaşması imzalanmasına ve Suriye Türkiye’den askeri destek talep etmiş olmasına rağmen, bugüne kadar Türkiye’nin Suriye’de bir askeri üs, geniş çaplı bir tesis ya da bir savunma sistemi kurulumunun olmadığı görünüyor.
Son dönemde, Türkiye’nin Suriye’de radar sistemleri kuracağı konuşulmakla birlikte, bu henüz gerçekleşmiş değil.
Bu durum göz önüne alındığında, planlanan operasyonun, uygun süre ertelenmesi gündeme gelebilir.
Yakın zamanda, Amerika’nın Suriye üzerindeki “Sezar yaptırımlarını” kaldırmış olmasının, Suriye’nin SDG’ye bir operasyon düzenlememesi şartına bağlanmış olabileceği de ihtimaller arasında.
Uzun süren iç savaş sonrasında, halen toparlanamamış bir ülkenin geçici cumhurbaşkanı olan Şara, yeni bir iç savaşa sürüklenme olasılığı taşıyan böylesi bir operasyonu göze alamayabilir. Şam’ın ordusu, silahı, cephanesi, ekonomik gücü ve yönetim kabiliyeti bunu kaldıramayabilir.
Temelini PYD-YPG terör örgütünün oluşturduğu SDG, sadece Kürt gruplardan oluşan bir yapılanma değil, aynı zamanda Amerika ve İsrail’in üzerinden vekâlet savaşı yürüttüğü bir vekil unsurdur.
Şara, karşısında SDG, İsrail ve Amerika’yı görürken, arkasında sadece Türkiye’yi görüyor. Bu durumun O’nun adım atmasını zorlaştırdığı açık.
SDG’ye karşı bir operasyonun yapılıp yapılmayacağını belirleyecek önemli faktör, SDG’nin 10 Mart mutabakatına uyup uymayacağı kadar, Türkiye’nin Şam’a ne kadar ve nereye kadar destek vereceği hususu olacaktır.
Muhtemel Operasyon
Suriye’nin operasyon yapması halinde Türkiye’nin destek vereceğini, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dış İşleri Bakanı Hakan Fidan ve Savunma Bakanı Yaşar Güler çok kereler dile getirdi.
Türk dışişleri ve askeri heyetleri, son dönemde Suriye ziyaretlerini sıklaştırdı. Muhtemel operasyonun tüm detayları hazırlandı.
Yapılan tüm değerlendirmeler sonucunda operasyon kararı alınması halinde;
31 Aralık SDG’ye, 10 Mart mutabakatına uyması için verilen son sürenin sonudur ve gece yarısı 24:00’te bitti.
Operasyonda öncelikle hava harekatı olacağı açıktır. Bu tür harekatlar mutad olduğu üzere, direncin en zayıf olacağı, derin uyku zamanı olan 02:00 ila 05:00 saatleri arasında yapılır.
Muhtemel bir operasyona İsrail’in müdahil olması halinde, Türkiye ile İsrail arasında ilk sıcak çatışma gerçekleşebilir.
Bölgedeki gelişmeler, Suriye-Türkiye ile Amerika-İsrail denkleminin nasıl şekilleneceğine bağlıdır.