Antalya Kudüs Platformu Bileşenleri, üyeleri ile birlikte; Filistin’in meşru savunmasına destek ve zalim İsrail rejimini protesto etmek amacıyla yatsı namazı sonrası basın açıklaması yaptı.
Haber Giriş Tarihi: 07.10.2023 19:03
Haber Güncellenme Tarihi: 09.10.2023 10:59
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.nehir.net/
Antalya Kudüs Platformu bileşenleri ve basın açıklamasına katılmak üzere buluşan Antalyalılar, Filistin topraklarında işgalci İsrail’in yıllardır süren saldırgan, mütecaviz, şiddet ve vahşetine karşı Filistin’in meşru savunmasına destek vermek üzere, Muratpaşa Camii'nde kılınan yatsı namazı sonrasında kapalı yoldan havuzbaşına kadar yürüdü. Yürüyüş ardından havuzbaşında basın açıklaması gerçekleştirildi. 'Filistinli kardeşlerimiz için duada buluşuyoruz - Bayrağını al gel' anonsu ile Antalya'lıları basın açıklamasına davet eden Antalya Kudüs Platformu; basın açıklamasını, havuzbaşında bulunan kalabalık gurup eşliğinde yaptı. Basın açıklamasında Suriye ve Irak'ta terörle mücadele eden kahraman askerlerimiz için de dualar edilerek, 'Allah yardımcıları olsun' temennileri dile getirildi.
Basın açıklamasında zafer temennileri dua oldu
Düşmanın zelil olduğu günleri bizlere gösteren Allah’a binlerce hamd olsun! Müslümanların izzetini tutup kaldıran Allah’a esmâsı adedince hamdolsun! Çiğnenen kutsallarımızı yücelten Allah’a yarattıkları adedince hamdolsun! Selam olsun, Allah’a verdiği söze sadık kalanlara! Selam olsun, azimleriyle düşmanı hezimete uğratanlara! Selam olsun, bir volkan olup işgale karşı patlayanlara! Selam olsun, hiçbir kaybın korkutamadığı yiğitlere! Selam olsun, İzzeddin Kassam’a, Şeyh Ahmed Yasin’e, Abdülaziz Rantisi’ye! Selam olsun, Yahya Ayyaş’a, Muhammed Durra’ya! Selam olsun, Kudüs’e, Ramallah’a, el Halil’e! Selam olsun, Gazze’ye, Nablus’a, Cenin’e! Ve binler selam olsun, ümmetin onurunu kurtaran Hamas’a!
Kıymetli Antalyalı kardeşlerimiz, değerli basın mensupları;
Yüz yıla yakın süredir İslam topraklarını işgal ederek, kadın, yaşlı, çocuk demeden katlederek, habis bir kanser gibi büyüyen İsrail, bu sabah pervasız eylemlerinin karşılığını, mutlak başarıya ulaşan aksa tufanı operasyonu ile acı acı tecrübe etmiş oldu. Bir kere daha bu güzel sabahı bizlere bahşeden Allah’a hamdediyoruz! Bunca zamandır bu meydanlarda İsrail’in zulümlerini tel’in için toplandık, zalimlere karşı nefretimizi haykırdık. Kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissederek duaya durduk, kıyama kalktık. Fakat bugün başka! İşte bugün büyük bir sevinçle, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne giden yolda elde edilen bu büyük başarıyı kutlamak, Filistinli kardeşlerimizle ve mücahidlerle omuz omuza olduğumuzu haykırmak için buradayız! İlk kıblemiz, haremimiz, etrafı mübarek kılınmış Mescidi Aksa’mız, her gün terörist İsrail ve yahudi işgalciler tarafından düzenlenen baskınlarla taciz ve tahkir ediliyorken, sokaklarda masum siviller kurşuna diziliyorken, on yaşında çocuklar tutuklanıyorken, Gazze’de ambargo ve abluka şiddetini artırmışken, sadece Filistinli kardeşlerimizin değil tüm Müslümanların izzeti hergün her an çiğnenmeye devam ediyorken gerçekleşen bu operasyon, yalnız İsrail’e değil, dünyayı kana boğan tüm zalimlere verilmiş bir cevaptır. Dünyayı zulüm kulelerinden tahakküm ile yöneten kafirlere karşı bir avuç mücahid, bugün bir kere daha; arzın yegâne ve mutlak sahibinin cenâb-ı Allah olduğunu hatırlatmış, delinemez, geçilemez, yapılamaz denilen ne varsa hepsini yapmıştır. Milyarlarca dolar harcanan sistemler, uydular, istihbarat ağları, silahlar ve hepsinden önemlisi yenilmezlik algısı yerle yeksan olmuştur. Merhum Erbakan hocamızın “İsrail ancak güçten anlar” ifadelerini hakkıyla anladığımız bir günü yaşıyoruz. Sivil veya asker farketmez, tüm İsrailliler Filistin topraklarında işlenen her suça ve işgale doğrudan ortaktır. Evlerinden kovulan Filistinlilerin mülklerine istilacı böcekler gibi koşuşturarak doluşan genç/yaşlı, kadın/çocuk tüm yahudiler işgalcidir, zalimdir, katildir. Bu kadar zulme ortak olmalarına rağmen Filistinli kardeşlerimizin Büyük bir hassasiyetle merhametli tavırları ortadadır. Bu mesele bahane edilerek ortaya konulmaya çalışılan algı zalimlerin zulümlerini gölgelemeye çalışmaktadır. On yıllardır, dünyanın her yerinden Filistin’e gelerek ben çalmazsam başka bir yahudi çalacak diyerek Filistinlilerin hayat hakkını çalan, Kudüs’ün tarihi sokaklarında Filistinli ninelere saldıran, çocuk yaşlarından itibaren silah eğitimleri alan bir topluluk, sivil değildir. Milis kuvvetlerdir. Katil İsrail bir yandan tüm dünyanın gözü önünde katliamlarına, saldırılarına, asimile çalışmalarına, işgale ve apaçık zulümlerine devam ederken, diğer yandan İslam ülkeleriyle normalleşme adımları atmaktadır. Başta Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkelerin bu adımları atmaları, elinde binlerce Müslümanın kanı bulunan Netanyahu ile yapılan görüşmeler bizleri bu vebale ortak yapmaktadır. Büyük İsrail hayalinden vazgeçmeyen, çocuk, genç, yaşlı, kadın demeden her fırsatta vahşetini sergileyen, uluslararası sularda 10 vatandaşımızı katleden İsrail’le normalleşmek, işlenen bütün suçlara fiilen ortak olmaktır. Atılan yanlış siyasi adımların bedelini Filistin halkı ödemektedir. Müslüman toprağı olan Kudüs’ü başkent olarak ilan eden İsrail, Kudüs’te mahalleleri boşaltmakta, Gazze’de ablukayı sürdürmekte, batı Şeria’da Müslümanların arazileri üzerinde yeni yerleşim yerleri açmaya devam etmekte, mescidi Aksa’ya yönelik tecavüzlerini günbegün arttırmaktadır. Terör devleti İsrail bir taraftan insanlık ve hukuk değerlerini hiçe sayarak işgal ve yıkımlara devam ederken, normalleşme çalışmalarıyla fiillerini meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Eski Amerikan başkanı Trump döneminde, İsrail’in başkentinin Kudüs olarak ilan edilmesi, yüzyılın antlaşması ve İbrahim antlaşması gibi, özelde Filistin’in genelde İslam dünyası’nın aleyhine olan normalleşme çalışmaları başlatılmıştır. Daha önce haykırdığımız gibi yine buradan haykırmayı bir vazife biliyoruz: İsrail’in başkenti ne Kudüs, ne de Tel Aviv’dir. İsrail’in başkenti cehennemin dibidir! Ey Allah’ın lanetlediği kavim, ey İsrail! Ne kadar zulmederseniz edin, ne kadar kan dökerseniz dökün, mescidi Aksa’yı, Kudüs’ü, Filistin’i bizden koparamayacaksınız! İşte biz aksa için canını vermeye hazır on binler yüzbinler milyonlar olarak daima karşınızda olacağız. Tarih sahnesinden silinip gideceğiniz güne kadar sizinle mücadele edecek, kanımızın son damlasına kadar savaşacağız. İşte bu sabah olduğu gibi hiç beklemediğiniz bir anda sizi bu coğrafyadan söküp atacağımız günler yakındır. Siyonist lobilerin ve dünyadaki terörün ana merkezi olan ABD ile İslam coğrafyasında yaptıkları katliamlar, işgaller, tecavüzler, sömürü faaliyetleri ayan beyan ortadadır. Kafirlerin birbirlerini nasıl desteklediğini görmemek için kör, duymamak için sağır, dertlenmemek için vicdan ve izandan yoksun olmak gerekir. Müslümanların da Filistin davasına gerekli önemi ve önceliği vermesi, tüm maddi olanakların ve manevi desteğin mücahidlerin hizmetine sunulması şarttır. Kudüs ve mescidi aksa için gayret göstermek imanımızın ve insanlığımızın bir gereğidir.
Buradan başta ülkemiz olmak üzere tüm Müslüman devlet yöneticilerine ikazda bulunuyoruz: Amerika’dan, İsrail’den, Avrupa’dan, Rusya’dan, Çin’den değil, Allah’tan korkun, Allah’tan korkun, Allah’tan korkun! Allah’a güvenin, ahiretinizi düşünün! Bırakın bu normalleşme adımlarını! Tarihinize bakın inancınıza sarılın! Müslüman ülkelerle iş birliğini geliştirin! Sorunlara birlikte çözüm arayın! Kendine Müslüman diyen herkes hatırlamalıdır ki; Elbet bir gün toprak olacağız, tek gayemiz Allah’ın rızasıdır. Rıza-i ilahi ancak bütün varlığımızla cihad etmekle, Müslümanların sevindiğine sevinmek, üzüldüğüne üzülmekle olur. Cenab-ı hak İsrail’e karşı çarpışan yiğit kardeşlerimize güç, kuvvet versin, attıklarını isabet ettirsin, Aksa Tufanı operasyonunu mutlak zaferin ve özgür Kudüs’ün habercisi eylesin!
“Ey rabbim! Şehirlerimizi, ülkemizi, her tür şirke ve zulme karşı güvenli bir yer haline getirme mücadelemizde yardım eyle bize! Şehirlerimizi işgal etmek isteyen, özgürlüğümüze kast eden zalimlere, emperyalistlere, teröristlere fırsat verme! Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere, şu an bu duaya amin diyen kardeşlerimize helal, temiz rızıklar ihsan eyle!..” (Bakara, 126) Rabbimiz! Yeryüzünde gerçekleştirmek için çabaladığımız tevhid ve adalet mücadelemizde yardımını esirgeme bizden… Zalimlere karşı mücadelemizin başarılı olması için sabır yağdır üstümüze, sekinetini/cesaretini indir yüreklerimize, direnme gücü ver bize! Ayaklarımızı sabit kıl imanda! Cennete giden yolumuzdan bizi çıkarmaya çalışan kâfirlere karşı yardım et bize!” (Bakara, 250) Ey Rabbimiz, dar zamanda sabır ihsan et bize! Tevhid ve adalet mücadelemizde iki iyilikten birini ver bize: Ya imanın izzetiyle, hakikatin şahidi olarak yaşamayı ya da yürekten sana bağlanan Müslümanlar olarak ölmeyi/İslam’ın şehidi olmayı nasib eyle bize! ”(A’raf, 126) Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu topraklardan kurtar[ıp özgürlüğe kavuştur] ve rahmetinle bizim için bir koruyucu ve destek olacak bir yardımcı gönder’ diyerek yalvaran mustad’aflara/ezilenlere/sömürülenlere bizim ellerimizle imkânlarımızla yardım eyle! Mescidi Aksa’yı işgal eden Siyonistlere karşı, ölümüne mücadele eden kardeşlerimize bizim ellerimizle ve imkânlarımızla yardım eyle! (Nisa, 4/75) Rabbimiz! Günahlarımızı ve davranışlarımızdaki aşırılıkları bağışla! Ayaklarımızı kaydırma! Özgürlüğümüzü itibarımızı elimizden almak, bizi köleleştirmek isteyen, kula kulluğa davet eden şu zâlimlere, ülkemizi işgal etmek isteyen emperyalist sömürgecilere, ırkçı-faşist siyonitlere ve onların aparatı olan teröristlere karşı yardım et bize!” (Ali İmran, 147)
Zafer İslam’ındır. Zafer Allah’ındır. Zafer inananlarındır. Ve zafer yakındır!
Basın açıklaması sonrasında Antalya Kudüs Platformu dönem başkanı Hakan Ülgen; "Programa katılan katılamayan tüm derneklerimizden Allah razı olsun. İnşaallah bir dahaki sefere Filistin'in zaferini kutlamak için buluşuruz" ifadelerini kullandı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Antalya'dan İsrail'e protesto
Antalya Kudüs Platformu Bileşenleri, üyeleri ile birlikte; Filistin’in meşru savunmasına destek ve zalim İsrail rejimini protesto etmek amacıyla yatsı namazı sonrası basın açıklaması yaptı.
Antalya Kudüs Platformu bileşenleri ve basın açıklamasına katılmak üzere buluşan Antalyalılar, Filistin topraklarında işgalci İsrail’in yıllardır süren saldırgan, mütecaviz, şiddet ve vahşetine karşı Filistin’in meşru savunmasına destek vermek üzere, Muratpaşa Camii'nde kılınan yatsı namazı sonrasında kapalı yoldan havuzbaşına kadar yürüdü. Yürüyüş ardından havuzbaşında basın açıklaması gerçekleştirildi.
'Filistinli kardeşlerimiz için duada buluşuyoruz - Bayrağını al gel' anonsu ile Antalya'lıları basın açıklamasına davet eden Antalya Kudüs Platformu; basın açıklamasını, havuzbaşında bulunan kalabalık gurup eşliğinde yaptı. Basın açıklamasında Suriye ve Irak'ta terörle mücadele eden kahraman askerlerimiz için de dualar edilerek, 'Allah yardımcıları olsun' temennileri dile getirildi.
Basın açıklamasında zafer temennileri dua oldu
Düşmanın zelil olduğu günleri bizlere gösteren Allah’a binlerce hamd olsun!
Müslümanların izzetini tutup kaldıran Allah’a esmâsı adedince hamdolsun!
Çiğnenen kutsallarımızı yücelten Allah’a yarattıkları adedince hamdolsun!
Selam olsun, Allah’a verdiği söze sadık kalanlara!
Selam olsun, azimleriyle düşmanı hezimete uğratanlara!
Selam olsun, bir volkan olup işgale karşı patlayanlara!
Selam olsun, hiçbir kaybın korkutamadığı yiğitlere!
Selam olsun, İzzeddin Kassam’a, Şeyh Ahmed Yasin’e, Abdülaziz Rantisi’ye!
Selam olsun, Yahya Ayyaş’a, Muhammed Durra’ya!
Selam olsun, Kudüs’e, Ramallah’a, el Halil’e!
Selam olsun, Gazze’ye, Nablus’a, Cenin’e!
Ve binler selam olsun, ümmetin onurunu kurtaran Hamas’a!
Kıymetli Antalyalı kardeşlerimiz, değerli basın mensupları;
Yüz yıla yakın süredir İslam topraklarını işgal ederek, kadın, yaşlı, çocuk demeden katlederek, habis bir kanser gibi büyüyen İsrail, bu sabah pervasız eylemlerinin karşılığını, mutlak başarıya ulaşan aksa tufanı operasyonu ile acı acı tecrübe etmiş oldu. Bir kere daha bu güzel sabahı bizlere bahşeden Allah’a hamdediyoruz!
Bunca zamandır bu meydanlarda İsrail’in zulümlerini tel’in için toplandık, zalimlere karşı nefretimizi haykırdık. Kardeşlerimizin acısını yüreğimizde hissederek duaya durduk, kıyama kalktık.
Fakat bugün başka!
İşte bugün büyük bir sevinçle, Kudüs’ün, Mescid-i Aksa’nın özgürlüğüne giden yolda elde edilen bu büyük başarıyı kutlamak, Filistinli kardeşlerimizle ve mücahidlerle omuz omuza olduğumuzu haykırmak için buradayız!
İlk kıblemiz, haremimiz, etrafı mübarek kılınmış Mescidi Aksa’mız, her gün terörist İsrail ve yahudi işgalciler tarafından düzenlenen baskınlarla taciz ve tahkir ediliyorken, sokaklarda masum siviller kurşuna diziliyorken, on yaşında çocuklar tutuklanıyorken, Gazze’de ambargo ve abluka şiddetini artırmışken, sadece Filistinli kardeşlerimizin değil tüm Müslümanların izzeti hergün her an çiğnenmeye devam ediyorken gerçekleşen bu operasyon, yalnız İsrail’e değil, dünyayı kana boğan tüm zalimlere verilmiş bir cevaptır.
Dünyayı zulüm kulelerinden tahakküm ile yöneten kafirlere karşı bir avuç mücahid, bugün bir kere daha; arzın yegâne ve mutlak sahibinin cenâb-ı Allah olduğunu hatırlatmış, delinemez, geçilemez, yapılamaz denilen ne varsa hepsini yapmıştır. Milyarlarca dolar harcanan sistemler, uydular, istihbarat ağları, silahlar ve hepsinden önemlisi yenilmezlik algısı yerle yeksan olmuştur.
Merhum Erbakan hocamızın “İsrail ancak güçten anlar” ifadelerini hakkıyla anladığımız bir günü yaşıyoruz.
Sivil veya asker farketmez, tüm İsrailliler Filistin topraklarında işlenen her suça ve işgale doğrudan ortaktır. Evlerinden kovulan Filistinlilerin mülklerine istilacı böcekler gibi koşuşturarak doluşan genç/yaşlı, kadın/çocuk tüm yahudiler işgalcidir, zalimdir, katildir. Bu kadar zulme ortak olmalarına rağmen Filistinli kardeşlerimizin
Büyük bir hassasiyetle merhametli tavırları ortadadır. Bu mesele bahane edilerek ortaya konulmaya çalışılan algı zalimlerin zulümlerini gölgelemeye çalışmaktadır.
On yıllardır, dünyanın her yerinden Filistin’e gelerek ben çalmazsam başka bir yahudi çalacak diyerek Filistinlilerin hayat hakkını çalan, Kudüs’ün tarihi sokaklarında Filistinli ninelere saldıran, çocuk yaşlarından itibaren silah eğitimleri alan bir topluluk, sivil değildir. Milis kuvvetlerdir.
Katil İsrail bir yandan tüm dünyanın gözü önünde katliamlarına, saldırılarına, asimile çalışmalarına, işgale ve apaçık zulümlerine devam ederken, diğer yandan İslam ülkeleriyle normalleşme adımları atmaktadır. Başta Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır gibi ülkelerin bu adımları atmaları, elinde binlerce Müslümanın kanı bulunan Netanyahu ile yapılan görüşmeler bizleri bu vebale ortak yapmaktadır.
Büyük İsrail hayalinden vazgeçmeyen, çocuk, genç, yaşlı, kadın demeden her fırsatta vahşetini sergileyen, uluslararası sularda 10 vatandaşımızı katleden İsrail’le normalleşmek, işlenen bütün suçlara fiilen ortak olmaktır.
Atılan yanlış siyasi adımların bedelini Filistin halkı ödemektedir. Müslüman toprağı olan Kudüs’ü başkent olarak ilan eden İsrail, Kudüs’te mahalleleri boşaltmakta, Gazze’de ablukayı sürdürmekte, batı Şeria’da Müslümanların arazileri üzerinde yeni yerleşim yerleri açmaya devam etmekte, mescidi Aksa’ya yönelik tecavüzlerini günbegün arttırmaktadır.
Terör devleti İsrail bir taraftan insanlık ve hukuk değerlerini hiçe sayarak işgal ve yıkımlara devam ederken, normalleşme çalışmalarıyla fiillerini meşrulaştırmaya çalışmaktadır.
Eski Amerikan başkanı Trump döneminde, İsrail’in başkentinin Kudüs olarak ilan edilmesi, yüzyılın antlaşması ve İbrahim antlaşması gibi, özelde Filistin’in genelde İslam dünyası’nın aleyhine olan normalleşme çalışmaları başlatılmıştır.
Daha önce haykırdığımız gibi yine buradan haykırmayı bir vazife biliyoruz:
İsrail’in başkenti ne Kudüs, ne de Tel Aviv’dir. İsrail’in başkenti cehennemin dibidir!
Ey Allah’ın lanetlediği kavim, ey İsrail!
Ne kadar zulmederseniz edin, ne kadar kan dökerseniz dökün, mescidi Aksa’yı, Kudüs’ü, Filistin’i bizden koparamayacaksınız!
İşte biz aksa için canını vermeye hazır on binler yüzbinler milyonlar olarak daima karşınızda olacağız. Tarih sahnesinden silinip gideceğiniz güne kadar sizinle mücadele edecek, kanımızın son damlasına kadar savaşacağız.
İşte bu sabah olduğu gibi hiç beklemediğiniz bir anda sizi bu coğrafyadan söküp atacağımız günler yakındır.
Siyonist lobilerin ve dünyadaki terörün ana merkezi olan ABD ile İslam coğrafyasında yaptıkları katliamlar, işgaller, tecavüzler, sömürü faaliyetleri ayan beyan ortadadır. Kafirlerin birbirlerini nasıl desteklediğini görmemek için kör, duymamak için sağır, dertlenmemek için vicdan ve izandan yoksun olmak gerekir.
Müslümanların da Filistin davasına gerekli önemi ve önceliği vermesi, tüm maddi olanakların ve manevi desteğin mücahidlerin hizmetine sunulması şarttır. Kudüs ve mescidi aksa için gayret göstermek imanımızın ve insanlığımızın bir gereğidir.
Buradan başta ülkemiz olmak üzere tüm Müslüman devlet yöneticilerine ikazda bulunuyoruz:
Amerika’dan, İsrail’den, Avrupa’dan, Rusya’dan, Çin’den değil, Allah’tan korkun, Allah’tan korkun, Allah’tan korkun!
Allah’a güvenin, ahiretinizi düşünün!
Bırakın bu normalleşme adımlarını! Tarihinize bakın inancınıza sarılın!
Müslüman ülkelerle iş birliğini geliştirin! Sorunlara birlikte çözüm arayın!
Kendine Müslüman diyen herkes hatırlamalıdır ki;
Elbet bir gün toprak olacağız, tek gayemiz Allah’ın rızasıdır. Rıza-i ilahi ancak bütün varlığımızla cihad etmekle, Müslümanların sevindiğine sevinmek, üzüldüğüne üzülmekle olur.
Cenab-ı hak İsrail’e karşı çarpışan yiğit kardeşlerimize güç, kuvvet versin, attıklarını isabet ettirsin, Aksa Tufanı operasyonunu mutlak zaferin ve özgür Kudüs’ün habercisi eylesin!
“Ey rabbim! Şehirlerimizi, ülkemizi, her tür şirke ve zulme karşı güvenli bir yer haline getirme mücadelemizde yardım eyle bize!
Şehirlerimizi işgal etmek isteyen, özgürlüğümüze kast eden zalimlere, emperyalistlere, teröristlere fırsat verme!
Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere, şu an bu duaya amin diyen kardeşlerimize helal, temiz rızıklar ihsan eyle!..” (Bakara, 126)
Rabbimiz! Yeryüzünde gerçekleştirmek için çabaladığımız tevhid ve adalet mücadelemizde yardımını esirgeme bizden…
Zalimlere karşı mücadelemizin başarılı olması için sabır yağdır üstümüze, sekinetini/cesaretini indir yüreklerimize, direnme gücü ver bize! Ayaklarımızı sabit kıl imanda!
Cennete giden yolumuzdan bizi çıkarmaya çalışan kâfirlere karşı yardım et bize!” (Bakara, 250)
Ey Rabbimiz, dar zamanda sabır ihsan et bize! Tevhid ve adalet mücadelemizde iki iyilikten birini ver bize: Ya imanın izzetiyle, hakikatin şahidi olarak yaşamayı ya da yürekten sana bağlanan Müslümanlar olarak ölmeyi/İslam’ın şehidi olmayı nasib eyle bize! ”(A’raf, 126)
Rabbimiz! Bizi halkı zalim olan bu topraklardan kurtar[ıp özgürlüğe kavuştur] ve rahmetinle bizim için bir koruyucu ve destek olacak bir yardımcı gönder’ diyerek yalvaran mustad’aflara/ezilenlere/sömürülenlere bizim ellerimizle imkânlarımızla yardım eyle!
Mescidi Aksa’yı işgal eden Siyonistlere karşı, ölümüne mücadele eden kardeşlerimize bizim ellerimizle ve imkânlarımızla yardım eyle! (Nisa, 4/75)
Rabbimiz! Günahlarımızı ve davranışlarımızdaki aşırılıkları bağışla! Ayaklarımızı kaydırma! Özgürlüğümüzü itibarımızı elimizden almak, bizi köleleştirmek isteyen, kula kulluğa davet eden şu zâlimlere, ülkemizi işgal etmek isteyen emperyalist sömürgecilere, ırkçı-faşist siyonitlere ve onların aparatı olan teröristlere karşı yardım et bize!” (Ali İmran, 147)
Zafer İslam’ındır.
Zafer Allah’ındır.
Zafer inananlarındır.
Ve zafer yakındır!
Basın açıklaması sonrasında Antalya Kudüs Platformu dönem başkanı Hakan Ülgen; "Programa katılan katılamayan tüm derneklerimizden Allah razı olsun. İnşaallah bir dahaki sefere Filistin'in zaferini kutlamak için buluşuruz" ifadelerini kullandı.
Kaynak: HABER MERKEZİ
En Çok Okunan Haberler