Eklem dışı romatizma hastalığı olan Fibromiyalji konusunda açıklamalarda bulunan Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr. Kerem Bıkmaz, "Fibromiyalji, toplumda % 5 arasında görülmektedir. Görülme sıklığı 40-60 yaşlarda artar. Hastalık uyku bozuklukları, yorgunluk, depresyon, kas ve iskelet ağrılarıyla kendini gösterir. Fibromiyalji hastalarının ikincil ve destekleyici bir tedavi yöntemi olarak beslenmelerine ve psikolojilerine önem göstermeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Haber Giriş Tarihi: 02.05.2024 12:23
Haber Güncellenme Tarihi: 02.05.2024 12:31
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.nehir.net/
Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr. Kerem Bıkmaz, yaptığı açıklamada şu bilgilere yer verdi: "Öncelikle uyku saatleri düzene oturtulmalıdır. Bu sirkadiyen ritmi ve bir çok hormonun sentezini olumlu yönde etkileyecektir. Beslenme ve kilo problemlerini önemsemek şart. Ağrılarınızın nedeninin fazla kilolarınız olabilir. Bir diyetisyene başvurup bu sorunu ortadan kaldırmanız hem ağrılarınızı azaltacak hem de psikolojik olarak fazla kilolardan kurtulmak size iyi gelecektir.
Fibromiyalji hastalarında triptofan aminoasidinden zengin bir beslenme planı yapılmalı. Muz , ananas, fındık, hindi eti, ıspanak , yumurta triptofandan zengin besinlerdir. Triptofan mutluk hormonu diye bilinen serotine çevrilir. Uyku, iştah ve dürtü kontrolünün düzenlenmesi serotonin görevleri arasındadır ve artmış serotonin seviyesi, ruh halinin iyi olması ile ilişkilidir.
Op.Dr.Kerem Bıkmaz,'' Hastalarda genellikle konstipasyon halk arasında kabızlık diye bahsettiğimiz durum sıklıkla gözlenir çözüm olarak bol su tüketimi, fiziksel aktiviteyi arttırıcı etkinlikler ve posadan zengin bir beslenme önerilir.Hastalarda kronik ağrı, yorgunluk, depresyona eğilim sebebiyle fiziksel aktivite azalır bu azalma erken dönemde osteoporoz (kemik erimesi ) gelişim riskine de neden olabilmektedir. Hastalar yıllık kan kontrollerini yaptırmalı kalsiyum, fosfor ve vitamin D seviyelerine baktırmalılardır.Hiçbir ağrı kalıcı değildir, ağrının sebebini bulmak ve ona uygun bir tedavi yöntemi belirlemek en uygun yöntemdir.''
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Fibromiyalji hastaları nelere dikkat etmeli
Eklem dışı romatizma hastalığı olan Fibromiyalji konusunda açıklamalarda bulunan Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr. Kerem Bıkmaz, "Fibromiyalji, toplumda % 5 arasında görülmektedir. Görülme sıklığı 40-60 yaşlarda artar. Hastalık uyku bozuklukları, yorgunluk, depresyon, kas ve iskelet ağrılarıyla kendini gösterir. Fibromiyalji hastalarının ikincil ve destekleyici bir tedavi yöntemi olarak beslenmelerine ve psikolojilerine önem göstermeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Nöroşirurji Uzmanı Op.Dr. Kerem Bıkmaz, yaptığı açıklamada şu bilgilere yer verdi: "Öncelikle uyku saatleri düzene oturtulmalıdır. Bu sirkadiyen ritmi ve bir çok hormonun sentezini olumlu yönde etkileyecektir. Beslenme ve kilo problemlerini önemsemek şart. Ağrılarınızın nedeninin fazla kilolarınız olabilir. Bir diyetisyene başvurup bu sorunu ortadan kaldırmanız hem ağrılarınızı azaltacak hem de psikolojik olarak fazla kilolardan kurtulmak size iyi gelecektir.
Fibromiyalji hastalarında triptofan aminoasidinden zengin bir beslenme planı yapılmalı. Muz , ananas, fındık, hindi eti, ıspanak , yumurta triptofandan zengin besinlerdir. Triptofan mutluk hormonu diye bilinen serotine çevrilir. Uyku, iştah ve dürtü kontrolünün düzenlenmesi serotonin görevleri arasındadır ve artmış serotonin seviyesi, ruh halinin iyi olması ile ilişkilidir.
Op.Dr.Kerem Bıkmaz,'' Hastalarda genellikle konstipasyon halk arasında kabızlık diye bahsettiğimiz durum sıklıkla gözlenir çözüm olarak bol su tüketimi, fiziksel aktiviteyi arttırıcı etkinlikler ve posadan zengin bir beslenme önerilir.Hastalarda kronik ağrı, yorgunluk, depresyona eğilim sebebiyle fiziksel aktivite azalır bu azalma erken dönemde osteoporoz (kemik erimesi ) gelişim riskine de neden olabilmektedir. Hastalar yıllık kan kontrollerini yaptırmalı kalsiyum, fosfor ve vitamin D seviyelerine baktırmalılardır.Hiçbir ağrı kalıcı değildir, ağrının sebebini bulmak ve ona uygun bir tedavi yöntemi belirlemek en uygun yöntemdir.''
Kaynak: HABER MERKEZİ
En Çok Okunan Haberler