Duyarlı hekimler terör, soykırım ve işgale karşı yürüdü

34 haftadır, İsrail'in terör, soykırım ve işgaline karşı Gazze direnişine yaptıkları sessiz yürüyüş ve basın açıklaması ile destek veren  Antalya’nın duyarlı hekimleri ve sağlık çalışanları, 35. haftada da Muratpaşa Camii’nden başladıkları sessiz yürüyüşlerini kapalı yol havuz başındaki basın açıklaması ile tamamladılar. 

Terör, soykırım ve işgale karşı duruşun yeniden dile getirildiği basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "280 Gündür devam eden soykırım ve zulme sabreden onurlu Gazze halkına ve bütün zorluklar içerisinde açlığa, ilaçsızlığa rağmen kendi canı pahasına hastaları için var gücüyle çalışan Gazze’nin şerefli doktor ve sağlık çalışanlarına selam olsun.
Türkiye’deki hekimler ve sağlık çalışanları olarak Sessiz Yürüyüşümüzün 35. haftasında yeniden Gazze’yi hatırlamak ve hatırlatmak için toplandık.
Yaklaşık bir asırdır Filistin'i işgal eden siyonist rejim, o topraklarda sistematik bir şekilde katliamlar yapmakta, insanları yurtlarından zorla sürgün ederek vatanlarına ve mal varlıklarına el koymaktadır. İşgalci İsrail’in 7 Ekimden itibaren süren saldırıları neticesinde şehid sayısı 38 bin, yaralılar ise 100 bin kişiyi geçmiş durumda. 20 bine yakın çocuk ise yetim kaldı. İsrail’in Gazze’de bulunan hastanelere yönelik saldırıları katliamlara dönüşmüş, ancak söz konusu saldırılar uluslararası alanda henüz bir yaptırıma maruz bırakılmamıştır.
Saldırılardan önce Gazze'de yaklaşık 35 hastane bulunmakta iken bugünlerde ayakta kalan ve hala çalışmaya devam eden yalnızca 3-4 hastane mevcut. Bunların da sadece 2'sinde aktif olarak ameliyat yapılabiliyor. Hastanelerin bazıları bombalanarak tahrip edilmiş, bazılarının içindeki cihaz ve malzemeler parçalanarak kullanılamaz hale getirilmiş durumda. Büyük bir fedakarlıkla aylardır maaş almadan mesleklerinde çalışmaya devam eden hekim ve sağlık çalışanlarının şehit edilmesi, tutuklanması ve göçe zorlanması nedeniyle meslektaşlarımız sağlık hizmeti veremez hale gelmiştir.
Gazze'nin kuzeyindeki en büyük hastane olan Şifa Hastanesi bombalandı ve hizmet dışı kaldı.
Gazze’nin güneyindeki en büyük hastane olan El-Nasır Hastanesi bombalandı ve hizmet dışı kaldı.
Ayrıca son günlerde Nasır ve Şifa Hastaneleri’ndeki yıkım ve bölgede bulunan toplu mezarlar ve işkence edilerek şehit edilen insanların cesetleri İşgalci İsrail’in vahşetini gözler önüne serdi.
Gazze halkı abluka altında açlığa mahkum ediliyor. Bombaların, kitle imha silahlarının dehşetinden kurtulabilen insanlar, yetersiz beslenmenin, susuzluğun, salgın hastalıkların pençesinde ölüme mahkum ediliyor. Çok sayıda artan menenjit ve hepatit C vakası, var olan durumu daha da zorlaştırıyor.
Gazze'deki durum kelimenin tam anlamıyla bir soykırım. İsrail Gazze'nin tamamını bir toplama kampına çevirmiş durumda ve hiçbir hukuk ve ahlak kuralı tanımadan, hiçbir insani değerle açıklanmayacak şekilde adeta bir soykırım yapıyor. İnsanların gidebilecekleri hiçbir yer yok ve en son sığındıkları hastaneler dahi bombalanıyor.
Gittikçe zalimliği ve zulmü artan İşgalci İsraile diyoruz ki zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır,
senin de sonun yaklaştı ey İsrail, geçmişteki tüm zalimler gibi senin de tarihin kara sayfalarında adın geçecek ve lanetle anılacaksın, bugün senin zulmüne susanlar, senin yanında olup yardımcın olanlar da ilerde utancından kaçacak delik arayacak ve yargılanmaktan kurtulamayacak..
2 milyon mazlumun göğü inleten çığlıklarına sessiz kalan sağırlarla hesaplaşacağız..
Çocuk ve kadınlar öldürülünce susan dilsizlerle hesaplaşacağız..
38 bin kişinin katledilmesini görmeyen, kör taklidi yapanlarla hesaplaşacağız..
Öyle bir hesap ki bugün silahlarıyla güçlü gözükenler o gün zalimlerin yaşayacağı korkunç akıbeti yaşamaktan kurtulamayacak.
Elbet bugünler de tarih olacak, bugünler de gelecekte anılacak. Bugünlere dönüp baktığında elinden geleni yapanların gönlü ferah olacak. Diğerlerinin ise ömrü vicdan hapishanelerinde geçecek.
Biz Gazze’yi unutmadığımız, unutturmadığımızda,
imkan olursa; gemilerle kardeşlerimizin yardımına koştuğumuzda,
imkan ve şartlar müsait olmadığında;
EYLEM ile yüreğimizdeki ateşi diri tuttuğumuzda, zulmedenlerin hangi akıbete uğrayacaklarını haykırdığımızda,
DUA ile Allah’dan yardım, sabır ve metanet dilediğimizde,
BOYKOT ‘u gevşetmediğimizde, alışkanlık haline getirdiğimizde sevinenler mazlumlar olacak.
Biz vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, eylemimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.
Dünyadaki tek özgür kara parçası olan Gazze’ye, onurlu ve hür insanlarına selam olsun..
Kanıksamayacağız!
Normalleştirmeyeceğiz!
Sabırla ve azimle
zulme karşı duranlar olacağız!

Kaynak: HABER MERKEZİ

Oluşturulma Tarihi: 13 Temmuz 2024, Cumartesi 16:23
Güncellenme Tarihi: 25 Ağustos 2024, Pazar 03:42

Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.