Süt sektörü alarm veriyor!

Devletin daha önce süt tozu ihracatını yasaklaması ile Konya bölgesinde 200 tona yakın süt fazlalığı olduğunu, Konya’da başlayan bu sıkıntının tüm ülkeye yayıldığını, ihracatın şimdi serbest bırakıldığını fakat ihracatçıların maliyetlerden dolayı rekabet gücünün düştüğünü ve satın alacak ülke firmalarının tedariklerini başka ülkelerden yaptığını ifade eden Manavgat Süt ve Süt Ürünleri Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Ay, çözüm konusunda ise daha önce okullarda öğrencilere dağıtılan okul sütlerinin devlet tarafından tekrar devreye sokulması ile sıkıntıların kısmi olarak çözümleneceğini bildirdi. Sektör ile ilgili daha bir çok konuya değinen Manavgat Süt ve Süt Ürünleri Üreticileri Birliği Başkanı Bilal Ay açıklamasında şunları söyledi:

Sezon bittikten sonra nasıl bir sıkıntı bekliyor bizi?

"Süt sezonunun ortasını geçiyoruz Ağustos ayının ortalarına yaklaşıyoruz, maalesef buna rağmen Şubat, Mart aylarında sezona 3 ay varken ki sıkıntılardan daha farklı sıkıntılar yaşıyoruz. 40 yıllık sütçülük hayatım, 20 yıllık da ortalama Süt Birliği başkanlığım döneminde inanın çok sıkıntılar gördüm. Bunların başında 2008 yılını, 2016 yılını, 2018 yılını, pandemi dönemlerini gördük. Bu sıkıntılar genelde kış aylarında oluyordu. Sezona girilmesiyle bu sıkıntılar hafifliyor veya gideriliyordu. Bu sene sezonun ortasını geçtik , Ağustos ayındayız. Temmuz ayı Haziran ayından kötü geldi. Ağustos ayı da Temmuz’dan kötü geliyor. Esas kaygılandığımız sezon bittikten sonra nasıl bir sıkıntı bekliyor bizi.

Toplantının yarısında süt konuştuk

Geçen Cumartesi günü Tarım İl Müdürlüğü’nde toplantı vardı. Tarım Bakanlığı’ndan Daire Başkanı, Tarım İl Müdürü ve süt, et gibi sektörlerin sivil toplum örgütlerinin katıldıkları bir toplantıydı. Toplantı 4 saat sürdü. Bunun 2 saati aşağı yukarı desteklemelerle ilgiliydi. Bunun iki saati de süt sektöründeki sıkıntılarla ilgiliydi. Uzun uzun tartışma fırsatı bulduk, notlar aldılar. Bize çözüm noktasını sordular. Biz de yıllardır bu sektörün içerisindeyiz. 40 yıllık sütçülük hayatım, birliğin acizane kurucu başkanıyım. Bilgilerimizi, tecrübelerimizi aktarmaya çalıştık. Konya’da şu an 200 tona yakın süt fazlalığı var. Bu 3-5 aydan beri devam ediyor.

Süt tozu ihracatı yapılamadığından dolayı piyasada şişme var

Bunun yanında dışarıdan gebe düve giriyor. Bazı şeylerin nabzını iyi tutmamız lazım. İhtiyaç varsa tabi ki gebe düve girebilir. İhtiyaç varsa ithalat yapılabilir. İhtiyaç varsa ihracat yapılabilir. Ama o toplantıda da söyledik bunların zamanlamasını, ayarlamasını iyi yapmak lazım. Örneğin Tarım Bakanlığı 2 sene önce tereyağı, süt ihracatını durdurmuştu. Şimdi bunun sıkıntısını yaşıyoruz. İhracat yapılamadığı için şişme var. Konya sektörü komple süt tozu üretiyor. Süt tozu ihracatı yapılamadığından dolayı piyasada şişme, birikme var. İhracatı açtılar ama, 2 sene sonra açılan ihracat dışarıdaki sektör temsilcileri ürünü başka ülke başka tedarikçilerden buldular. Dışarıda süt tozu bizden daha ucuz olan yerler var. Fiyatlarımız dışarıya göre cazip değil. Cazip olmadığından dolayı da satamıyorsunuz.

Süt tozu ihracat desteği verilmesi lazım

Bu konuları görüştük. Ne yapılabilir? diye soruldu. İvedilikle süt tozu ihracat desteği verilmesi lazım. Şu anda süt tozu fiyatları 80 TL, 90 TL. Ama süt fiyatı ile süt tozunun kremasını endekslediğin zaman süt tozunun 110 TL altına düşmemesi lazım. Dışarıya 110 TL’ye satamıyorsun . O zaman ne yapılacak? Devlet süt tozu ihracat desteği verecek ki arada ki bu açılan makası devlet destekleyerek kapatması lazım. Ya da Et Süt Kurumu elini taşın altına sokarak sanayicinin elindeki bol miktardaki süt tozunun alımını yapacak. Konya piyasasında 6 aydan beri yaşanan bu sıkıntı şimdi Türkiye’nin tamamına yayıldı. Şimdi diğer şehirlerdeki sanayicilere de ıslak ürün desteği gündeme geldi. Antalya’da, Manavgat’ta görüyoruz. Buralarda da sanayiciler sıkışmış durumda. Hala sanayici deposunu boşaltamadığı için ek depo kiralayarak ürünlerini depolamaya çalışıyorlar.

Yoğurt, kaşar, peynir gibi ürünlere de ihracat desteği gerekli

Islak ürün dediğimiz yoğurt, kaşar, peynir buna benzer ürünlere de ihracat desteği ile rekabet edebilir duruma getirilmesi lazım. Aksi takdirde iç piyasa bunu kaldıramaz. Bizi ne gibi tehlike bekliyor; sezonda iç piyasada sanayici sütü çekemiyorsa, sezon bitince doğabilecek sıkıntıları düşünemiyorum. O yüzden bir an önce nokta atışıyla bu sorunların çözülmesinde büyük fayda var. Ayrıca geçmişte piyasa böyle sıkıştığı günlerde okul sütleri gündeme gelirdi. Pazarın daraldığı, sıkıştığı günlerde okul sütleri bizim imdadımıza yetişiyordu.

Okul sütlerinin tekrar dağıtılmasını istiyoruz

Türkiye’deki tüm sektör, üretici birlikleri ve kooperatiflerin ortak görüşüdür. Okul sütlerinin mutlaka açılması lazım. Hem çocuklarımızı sütle buluşturmak, hem de sıkışan süt sektörünün kısmen de olsa önünü açabilmek için. Ayrıca okul süt ihalelerinin bölgesel sanayicilerle yapılması gerekli. Örneğin Akdeniz çanağındaki okul süt ihalesininin Akdeniz Bölgesi'nde faaliyet gösteren firmalara ihale edilmesi gerekli. Örneğin Akdeniz’deki okul sütü Çanakkale veya ülkenin farklı yerlerindeki sanayicilere ihale edilirse burada süt sıkıntısı yerinde çözülmemiş olur.

Gebe düve ithalatının kesinlikle durdurulması lazım

Ayrıca gebe düve ithalatının kesinlikle durdurulması lazım. Süt sektörünün sıkıştığı dönemde gebe düve ithalatına devam etmek sıkıntıyı büyütmekten başka bir şey değildir. Örneğin 100 ton sütü pazarlayamazken 200 ton sütü nasıl pazarlayacaksın. Gebe düve ithalatına giden paraları içerideki üreticilerimizin sıkıntılarını çözerek kendi hayvan ihtiyacımızı kendi içimizde çözerek halledebilirsek ikide bir dışarıdan gebe düve ithalatı, et ithalatı gibi bunlara da gerek kalmaz. Et piyasasında da sıkıntılar var. Et fiyatları dibe vurdu. Bir bakıyoruz fiyatlar tavan yapıyor. Bir bakıyoruz dibe vuruyor. Bunun da dengelenmesi lazım. Bunun kontrol altına alınması lazım. Çok yüksek fiyatları da istemiyoruz. Ama dibe vurmasını da istemiyoruz. Üreticinin ayakta durabilmesi için sürdürülebilir bir piyasanın oluşması lazım.

Üreticide 5 TL olan ayran dışarıda 50 TL'ye kadar satılıyor

Devletimizin kontrol mekanizmasının iyi çalıştırılması lazım diye düşünüyorum. Çünkü yerinde ürün ucuz tüketiciye vardığı zaman çok pahalı. Arada fahiş fiyatlar var. Örnek veriyorum sanayicinin verdiği 180-200 gr ayran bakıyorum Side‘de 50 TL ye kadar satılabiliyor. Lokantalarda, restoranlarda 25- 30 TL’ye kadar satılabiliyor. Bu ayranın maliyeti 5 TL. Böyle bir kar oranı yoktur. Böyle fahiş fiyatların tüketiciye de faydası yok. Üreticiye de faydası yok. Arada birileri fahiş para kazanıyor. Devletimiz bu denetimleri çok iyi yapması lazım diye düşünüyorum."

Oluşturulma Tarihi: 13 Ağustos 2024, Salı 21:58
Güncellenme Tarihi: 14 Ağustos 2024, Çarşamba 06:59

Haber Merkezi

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.