Antalya'nın hekimlerinin ve sağlık çalışanlarının 62 haftadır süren sessiz yürüyüş eylemleri, ateşkes anlaşmasına varılması üzerine sonlandırıldı. Muratpaşa Camii'nden başlayan ve kapalıyoldan havuzbaşına kadar gerçekleştirilen yürüyüş sonrasında yapılan basın açıklamasında Gazze halkının zaferi kutlandı. Uzman Doktor Kevser Erdoğan tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Elhamdülillâhi rabbil âlemin, vessalâtü vesselâmü alâ rasulina Muhammedin ve alâ âlihî sahbihî ecmaîn. Selam olsun Gazze’nin cesur mücahidlerine. Selam olsun Gazze’nin yüreği iman dolu annelerine. Selam olsun Gazze halkına, Zaferiniz mübarek olsun!
7 Ekim’den sonra terör devleti İsrail, Gazze’nin cesur direnişçilerini yok edeceğini söylemişti. Aradan tam 470 gün geçti. Gazze’nin tünellerine giremeyen İsrail, ancak savunmasız sivilleri öldürebildi. Güç yetiremediği cesur mücahitlere medya desteğiyle iftira kampanyaları düzenledi ve bütün dünyaya yalanlarını inandırmaya çalıştı. Yapılan soykırıma karşı çıkan Avrupa’da, Amerika’daki vicdanlı akademisyenleri fişledi. Gazze’nin bütün sınırlarını kapattı, 2 milyonluk nüfusun sınırlarından günde sadece 5-6 tırın geçmesine izin verdi. Bütün dünyanın gözleri önünde defalarca hastaneleri bombaladı. Evlerini terk edip çadırlarda kalan sivilleri vurdu. İsrail sivil evleri, okulları, hastaneleri, çadırları vururken Gazze’nin yiğitleri İsrail’in subaylarını, tanklarını, askeri tesislerini, askerlerini ve araçlarını vurdu. Dünya’nın sözde büyük güçlerinin, sözde kusursuz istihbarat ağının ve bütün medya organlarının desteğine rağmen İsrail kendi esirlerini kurtaramadı. Kendi ürettikleri silahlarla direnen Gazze’nin yiğit gençleri, en gelişmiş teknolojileri kullanan terör devleti İsrail’in ordusuna karşı zafer kazandı.
Bu ateşkes Gazze’nin zaferidir. Çünkü umutları yeşertmiştir. Gazze’nin zaferidir çünkü yenilmez orduya sahip olduğu sanılan İsrail ordusunu darmaduman etmiştir. Gazze’nin zaferidir çünkü Gazze bütün dünyaya hayat oldu. Gazze’de yüz kişi öldü, dünyada binlerce insan hidayet buldu.
İsmail Haniyye’yi, Yahya Sinvar’ı, hastanelerde mücadele eden, hastanelerini terk etmeyen meslektaşlarımızı, onlardan şehit ve gâzi olanları hayırla yâd ediyor, Allah’tan rahmet diliyoruz. Başta İsmail Haniyye ve Yahya Sinvar olmak üzere her bir fert, gösterdiği şecaat ve yiğitlikle kahramanlığın, liderliğin, fedakârlığın mücessem bir örneği oldu. Gazze onların manevi mirası üzerinde yeniden mamur olacak ve artık tüm dünya bu beldeye yönelik her türlü saldırıya karşı eskisinden çok daha müteyakkız olacaktır.
Hazırlanan ateşkes antlaşma taslağına göre 1’e 30 ve 1’e 50 oranlarında esir takasları gerçekleşecek, İsrail’in Gazze’deki kara güçleri dış hatlara çekilecek ve bir çatışmasızlık sürecine girilecektir. Refah Sınır Kapısı açılacak, Gazze’nin Güney’ine göç ettirilmiş halk belli yollar üzerinden evlerine dönebilecektir. Bu demek oluyor ki Gazze bizim insani, ayni ve nakdi yardımlarımıza ulaşabilme açısından düne göre çok daha iyi bir duruma kavuşacaktır. Hem duyarlı birer insan hem millet-i İslâm’ın parçası olan bir müslüman, hem de hikmetle eylemeyi kendisine düstur edinen hekimler olarak bu durum bize bir sorumluluk yüklemektedir. Ateşkes oldu ama mücadele Gazze’de, Türkiye’de ve tüm dünyada devam edecek. Gazzeli kardeşlerimiz gün geçmeden yıkılan mahallelerini imar etmeye başladılar. Bütün imkanlarımızla onlara destek olacağız. Hekimler ve sağlık çalışanları olarak devletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan oradaki hastanelerin yenilenmesine yardımcı olunmasını ve bölgeye ülkemizin hekim ve sağlık çalışanlarının gönderilmesini talep ediyoruz. Bu konuda bizler elimizden gelen desteği vereceğimizi ilan ediyoruz.
Ve yine, “Kemal Advan” Hastanesinin başhekimi, aynı zamanda Çocuk Hastalıkları uzmanı “Hüsam Ebu Safiye”yi unutmayalım. Terör devleti tarafından defalarca boşaltılması istenen, bombalanan, suyu ve elektriği kesilen hastanenin başhekimi. O hastanesini terk etmedi. Defalarca göz altına alındı. Kendi oğlu İbrahim’in cenaze namazını hastanesinin bahçesinde kendisi kıldırdı. 23 Kasım’daki saldırıda şarapnel parçalarıyla yaralandı ancak çalışmaya devam etti. 27 Aralık’ta ise zalim İsrail hastaneye baskın düzenledi, hastaneyi ateşe verdi. Aynı gün Hüsam Ebu Safiye gözaltına alındı ve hala kendisinden haber alınamıyor. Katil siyonistler şunu iyi bilsin ki biz tüm dünyanın vicdanı ruhunu saran hekimleri olarak; Hüsam’ın beyaz önlüğü ile tek başına, tanklarınıza karşı yürüdüğü ruhla sizin ve çürük zihniyetinizin karşısında yürümeye ve dikilmeye devam edeceğiz. Bugün Divan yolunda, Ayasofya’nın önünde, yarın inşallah mübarek Kudüs’te ve Mescid-i Aksâ’da meydanda olacağız.
Hekimler olarak yürüyüşümüzün 62. ve son haftasındayız. Bir seneyi aşkın bir süredir her hafta buluşup hakkı söylemeye, gerçeği haykırmaya, zalimin zulmünü ilan etmeye ve mazluma yardım çağrısında bulunmaya, ezcümle hekimliğin kaynağı olan hikmete uygun iş yapmaya gayret ettik. Yürüyüşlerimize başlarken: "Kanıksamayacağız, normalleştirmeyeceğiz, sabırla ve azimle zulme karşı duranlar olacağız" diye söz verdik. Bu sözümüz hala yüreğimizde yankılanıyor ve bizi her zaman bu uğurda yönlendirmeye devam edecek inşallah.
Eylemlerimizin bitmesiyle, daha büyük bir kararlılıkla kardeşlerimizin yaralarını sarmaya, ihtiyaçlarına koşmaya ve onların sesi olmaya çalışacağız. Mücadelemiz, sahada ve gönüllerde daha farklı şekillerde devam edecek. Zulme karşı durmak yalnızca bir eylem değil, bir hayat düsturudur ve bu düsturla yol almaya devam edeceğiz.
Şayet işgal devleti anlaşmaya sadık kalmaz ve saldırılar yeniden başlarsa, sessiz yürüyüşlerimize kaldığımız yerden, daha güçlü bir kararlılıkla ve daha gür bir sesle devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz.
Unutulmasın: Bu, bir son değil; sabrın, direnişin ve kardeşliğin yeni bir başlangıcıdır.
Kanıksamayacağız, Normalleştirmeyeceğiz, Sabırla ve azimle, Zulme karşı duranlar olacağız!"
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Antalya'nın sessiz yürüyüşü ateşkesle sona erdi
Antalya'nın hekimlerinin ve sağlık çalışanlarının 62 haftadır süren sessiz yürüyüş eylemleri, ateşkes anlaşmasına varılması üzerine sonlandırıldı. Muratpaşa Camii'nden başlayan ve kapalıyoldan havuzbaşına kadar gerçekleştirilen yürüyüş sonrasında yapılan basın açıklamasında Gazze halkının zaferi kutlandı. Uzman Doktor Kevser Erdoğan tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Elhamdülillâhi rabbil âlemin, vessalâtü vesselâmü alâ rasulina Muhammedin ve alâ âlihî sahbihî ecmaîn. Selam olsun Gazze’nin cesur mücahidlerine. Selam olsun Gazze’nin yüreği iman dolu annelerine. Selam olsun Gazze halkına, Zaferiniz mübarek olsun!
7 Ekim’den sonra terör devleti İsrail, Gazze’nin cesur direnişçilerini yok edeceğini söylemişti. Aradan tam 470 gün geçti. Gazze’nin tünellerine giremeyen İsrail, ancak savunmasız sivilleri öldürebildi. Güç yetiremediği cesur mücahitlere medya desteğiyle iftira kampanyaları düzenledi ve bütün dünyaya yalanlarını inandırmaya çalıştı. Yapılan soykırıma karşı çıkan Avrupa’da, Amerika’daki vicdanlı akademisyenleri fişledi. Gazze’nin bütün sınırlarını kapattı, 2 milyonluk nüfusun sınırlarından günde sadece 5-6 tırın geçmesine izin verdi. Bütün dünyanın gözleri önünde defalarca hastaneleri bombaladı. Evlerini terk edip çadırlarda kalan sivilleri vurdu. İsrail sivil evleri, okulları, hastaneleri, çadırları vururken Gazze’nin yiğitleri İsrail’in subaylarını, tanklarını, askeri tesislerini, askerlerini ve araçlarını vurdu. Dünya’nın sözde büyük güçlerinin, sözde kusursuz istihbarat ağının ve bütün medya organlarının desteğine rağmen İsrail kendi esirlerini kurtaramadı. Kendi ürettikleri silahlarla direnen Gazze’nin yiğit gençleri, en gelişmiş teknolojileri kullanan terör devleti İsrail’in ordusuna karşı zafer kazandı.
Bu ateşkes Gazze’nin zaferidir. Çünkü umutları yeşertmiştir. Gazze’nin zaferidir çünkü yenilmez orduya sahip olduğu sanılan İsrail ordusunu darmaduman etmiştir. Gazze’nin zaferidir çünkü Gazze bütün dünyaya hayat oldu. Gazze’de yüz kişi öldü, dünyada binlerce insan hidayet buldu.
İsmail Haniyye’yi, Yahya Sinvar’ı, hastanelerde mücadele eden, hastanelerini terk etmeyen meslektaşlarımızı, onlardan şehit ve gâzi olanları hayırla yâd ediyor, Allah’tan rahmet diliyoruz. Başta İsmail Haniyye ve Yahya Sinvar olmak üzere her bir fert, gösterdiği şecaat ve yiğitlikle kahramanlığın, liderliğin, fedakârlığın mücessem bir örneği oldu. Gazze onların manevi mirası üzerinde yeniden mamur olacak ve artık tüm dünya bu beldeye yönelik her türlü saldırıya karşı eskisinden çok daha müteyakkız olacaktır.
Hazırlanan ateşkes antlaşma taslağına göre 1’e 30 ve 1’e 50 oranlarında esir takasları gerçekleşecek, İsrail’in Gazze’deki kara güçleri dış hatlara çekilecek ve bir çatışmasızlık sürecine girilecektir. Refah Sınır Kapısı açılacak, Gazze’nin Güney’ine göç ettirilmiş halk belli yollar üzerinden evlerine dönebilecektir. Bu demek oluyor ki Gazze bizim insani, ayni ve nakdi yardımlarımıza ulaşabilme açısından düne göre çok daha iyi bir duruma kavuşacaktır. Hem duyarlı birer insan hem millet-i İslâm’ın parçası olan bir müslüman, hem de hikmetle eylemeyi kendisine düstur edinen hekimler olarak bu durum bize bir sorumluluk yüklemektedir. Ateşkes oldu ama mücadele Gazze’de, Türkiye’de ve tüm dünyada devam edecek. Gazzeli kardeşlerimiz gün geçmeden yıkılan mahallelerini imar etmeye başladılar. Bütün imkanlarımızla onlara destek olacağız. Hekimler ve sağlık çalışanları olarak devletimiz ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’ndan oradaki hastanelerin yenilenmesine yardımcı olunmasını ve bölgeye ülkemizin hekim ve sağlık çalışanlarının gönderilmesini talep ediyoruz. Bu konuda bizler elimizden gelen desteği vereceğimizi ilan ediyoruz.
Ve yine, “Kemal Advan” Hastanesinin başhekimi, aynı zamanda Çocuk Hastalıkları uzmanı “Hüsam Ebu Safiye”yi unutmayalım. Terör devleti tarafından defalarca boşaltılması istenen, bombalanan, suyu ve elektriği kesilen hastanenin başhekimi. O hastanesini terk etmedi. Defalarca göz altına alındı. Kendi oğlu İbrahim’in cenaze namazını hastanesinin bahçesinde kendisi kıldırdı. 23 Kasım’daki saldırıda şarapnel parçalarıyla yaralandı ancak çalışmaya devam etti. 27 Aralık’ta ise zalim İsrail hastaneye baskın düzenledi, hastaneyi ateşe verdi. Aynı gün Hüsam Ebu Safiye gözaltına alındı ve hala kendisinden haber alınamıyor. Katil siyonistler şunu iyi bilsin ki biz tüm dünyanın vicdanı ruhunu saran hekimleri olarak; Hüsam’ın beyaz önlüğü ile tek başına, tanklarınıza karşı yürüdüğü ruhla sizin ve çürük zihniyetinizin karşısında yürümeye ve dikilmeye devam edeceğiz. Bugün Divan yolunda, Ayasofya’nın önünde, yarın inşallah mübarek Kudüs’te ve Mescid-i Aksâ’da meydanda olacağız.
Hekimler olarak yürüyüşümüzün 62. ve son haftasındayız. Bir seneyi aşkın bir süredir her hafta buluşup hakkı söylemeye, gerçeği haykırmaya, zalimin zulmünü ilan etmeye ve mazluma yardım çağrısında bulunmaya, ezcümle hekimliğin kaynağı olan hikmete uygun iş yapmaya gayret ettik. Yürüyüşlerimize başlarken: "Kanıksamayacağız, normalleştirmeyeceğiz, sabırla ve azimle zulme karşı duranlar olacağız" diye söz verdik. Bu sözümüz hala yüreğimizde yankılanıyor ve bizi her zaman bu uğurda yönlendirmeye devam edecek inşallah.
Eylemlerimizin bitmesiyle, daha büyük bir kararlılıkla kardeşlerimizin yaralarını sarmaya, ihtiyaçlarına koşmaya ve onların sesi olmaya çalışacağız. Mücadelemiz, sahada ve gönüllerde daha farklı şekillerde devam edecek. Zulme karşı durmak yalnızca bir eylem değil, bir hayat düsturudur ve bu düsturla yol almaya devam edeceğiz.
Şayet işgal devleti anlaşmaya sadık kalmaz ve saldırılar yeniden başlarsa, sessiz yürüyüşlerimize kaldığımız yerden, daha güçlü bir kararlılıkla ve daha gür bir sesle devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz.
Unutulmasın: Bu, bir son değil; sabrın, direnişin ve kardeşliğin yeni bir başlangıcıdır.
Kanıksamayacağız, Normalleştirmeyeceğiz, Sabırla ve azimle, Zulme karşı duranlar olacağız!"
Kaynak: HABER MERKEZİ
Haber Merkezi