Hava Durumu

Duygular mı, düşünceler mi? İnsanın kendini ayırt etme yolculuğu

Yazının Giriş Tarihi: 24.01.2026 15:37
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.01.2026 15:40

Günlük hayatta en sık yaptığımız ama en az fark ettiğimiz şeylerden biri, duygularımızla düşüncelerimizi birbirine karıştırmak. Çoğu zaman “Böyle hissediyorum” dediğimizi sanırken, aslında zihnimizin ürettiği bir yorumu dile getiriyoruz. Bu karışıklık, hem ilişkilerimizde hem de kendi iç dünyamızda ciddi bir yük oluşturuyor.

Peki, duygularla düşünceler nasıl ayırt edilir?

Duygular, anlıktır. Bedende hissedilir. Kalp hızlanır, boğaz düğümlenir, mide kasılır. Üzüntü, öfke, korku, sevinç gibi duygular genellikle tek kelimelik ve nettir. “Üzgünüm”, “kırıldım”, “heyecanlıyım” dediğimizde bir duygu ifade etmiş oluruz.

Düşünceler ise hikâye anlatır.

“Beni artık umursamıyor.”

“Yine aynı şey oldu, demek ki hiç değişmeyecek.”

“Buna dayanamayacağım.”

Bunlar birer duygu değil, zihnin yorumlarıdır. Ve çoğu zaman geçmiş deneyimlerin, korkuların ve beklentilerin süzgecinden geçerek oluşur.

Sorun şu ki; düşüncelerimizi duygu sanıp sahipleniriz.

Sonra da o düşünceye göre davranırız.

Kırılırız, uzaklaşırız, savunmaya geçeriz.

Oysa burada küçük ama çok güçlü bir durak vardır: farkındalık.

Kendimize şu soruyu sormak ayırt edici bir adımdır:

“Şu an bedenimde ne hissediyorum?”

Eğer cevap bir hisse işaret ediyorsa — örneğin sıkışma, huzursuzluk, sıcaklık — orada bir duygu vardır.

Ama cevap bir cümleyle başlıyorsa, büyük ihtimalle bir düşünceyle karşı karşıyayızdır.

Duygular geçer.

Düşünceler değiştirilebilir.

Duyguyu bastırmak değil, tanımak iyileştirir.

Düşünceye körü körüne inanmak değil, onu sorgulamak özgürleştirir.

İnsan, duygusunu kabul edip düşüncesini ayıklayabildiği noktada olgunlaşır.

Çünkü artık tepki veren değil, seçim yapan biridir.

Belki de kişisel gelişim dediğimiz şey tam olarak budur:

İçimizde olup biteni ayırt edebilme cesareti.Ve bazen en büyük gelişim, “Ben şu an üzgünüm” diyebilmek kadar basit;ama “Bu his bana ne anlatmaya çalışıyor?” diye sorabilmek kadar derindir.

Duygularımızı düşüncelerimizden ayırabildiğimizde, kendimizle daha dürüst bir ilişki kurarız. Ne hissettiğimizi bilmek bizi insan yapar; ne düşündüğümüzü fark etmek ise bizi özgürleştirir. Çünkü her duygu geçicidir, ama her düşünce doğru değildir. İnsanın kendini tanıma yolculuğu, içinden geçen her cümleye inanmakla değil; hangisinin kalpten, hangisinin zihinden geldiğini ayırt edebilmekle başlar. Belki de gerçek denge, duyguyu bastırmadan yaşamak, düşünceyi ise sorgulamaktan korkmamaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.