Hava Durumu

Hayal kurmak ciddi bir iştir

Yazının Giriş Tarihi: 03.05.2023 08:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.09.2023 13:00

Farklı bir geleceği düşlemek, çoğu insana “hayalperestlik” gibi gelir. Hele bizim gibi aykırı her düşünceye “İcat çıkarma!” diyen toplumlarda insanlar yeni bir şey yaratmak yerine, başkalarının risk almasını tercih edip başarılı olanın yanında yer almayı isterler.

Düşleme, Stefano d’Anna’nın da dediği gibi “geleceği hatırlama” gücüdür. Tarihin akışını değiştirmiş bütün liderler, başkalarının ancak yıllar sonra fark edecekleri şeyleri önceden görme gücüne sahip insanlardır. Martin Luther King, Gandhi ve Mandela herkesin eşit olduğu bir dünya düşlemeselerdi, ırkçılığa karşı bu kadar yol alınamazdı. Christopher Columbus, batıya doğru giderek doğuya ulaşacağını düşlemeseydi, Wright kardeşler uçmayı hayal etmeseydi, Steve Jobs insanların teknolojiyi evcilleştirebileceklerini düşlemeseydi dünya, bugünkü dünya olmazdı.

Bir şey “görebilmek” için insanın önce onu “düşlemesi” sonra da onun peşinden giderek onu gerçekleştirmek için mücadele etmesi gerekir. Etrafımızda gördüğümüz insan yapımı her şey, önce birisinin hayalinde canlanmıştı. Her icat, her sanat eseri, her inovasyon, her çözüm önce bir düşle başlar ve sonra bu düş, aklın analiz ve sentez gücüyle somutlaşır. İnsanın ürettiği her şey önce onun düşlerinde sonra gerçek hayatta vücut bulur.

Çoğunluk, düşlemeyi ulaşılması imkânsız, gerçekleşmesi mümkün olmayan bir istek gibi algılar. Oysa düşlemek, gerçekleşmesi imkânsız olanı “dilemekten” çok farklıdır.

Dilemek sahip olmadığımız bir şeyi istemek ve gereğini yerine getirmeden onun gerçekleşmesini ummaktır. Düşlemek ise insanın yapabileceklerinin farkında olması, bugünden farklı bir geleceğe varmak için plan yapmasıdır. Düşlemek engelleri aşmak için bir “hayal” kurup onun peşinden gitmeye hazırlanmaktır. Düşlemek var olanı kabullenmek yerine onu farklı bir gözle görüp yeniden tarif etmek demektir.

İnsanlar neyi düşlerlerse o olurlar. Kimse düşlerinin ötesinde bir yere varamaz. Kimse düşlerinin ötesinde bir şeye sahip olmaz. Kimse düşlerinin ötesinde bir insan olamaz. Hayat da zaten kendisini kanıtlayan bir kehanet gibi biz ne düşlersek, neyi düşleme cesaretini gösterirsek, onu yolumuza çıkarır.

Medeniyet tarihi, mevcutla yetinmeyen, daha fazlasını isteyen, görünmeyenleri düşleyen insanların tarihidir. Düşlemek, insanın kendisi, sevdikleri, içinde yaşadığı toplum ve dünya için faydalı, güzel, iyi bir şeyler yapma arzusudur. Bu arzuyu hayata geçirmek için inisiyatif alma işidir.

İnsan düşlerini hayata geçirirken bin bir türlü engelle karşılaşır. Efsanede söylendiği gibi eğer David, Goliah’la savaşmayı göze almasa, devasa bir gücün korkusuna yenilse hep çoban olarak kalacak, kral olmayı sadece rüyasında görecekti. Oysa zorluklara meydan okumak, insanın içindeki kahramanı ortaya çıkarır. İnsan içindeki kahramanı keşfederek savaşır. Savaşmayanlar, zorluklara boyun eğenler kazanamazlar; sıradanlaşırlar.

Sıradanlaşmamak için hayal kur ve hayallerinin ciddi bir iş olduğunu kendine hep hatırlat.

Sevgiyle…Hep daha iyiye…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.