Hava Durumu

Kıtlık bilincinden bolluk bilincine

Yazının Giriş Tarihi: 28.04.2021 09:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.09.2023 13:00

Son zamanlarda yaptığım araştırmalar, okumalar, gözlemlerimle, günümüzde insanlığın ilerlemesinin önündeki en önemli engellerden birisi olarak “Kıtlık bilincinde” olmayı görüyorum. Biz insanlar istediğimiz şeylere yatırım yapma konusunda yeterli paramızın olmamasını bir bahane olarak sunabiliyoruz.

Kıtlık bilinci, geçmişin kalıplarına kapılarak farkında olmadan aslında kendimizi sabote etmenin bir yoludur.
Bolluk bilincindeyseniz, olanaklar her yerde, her zaman olduğuna inanırsınız. Başarılısınız ve başarınızı tekrar edebilirsiniz, rekabetten daha çok yaratıcı, katılımcı ve paylaşımcı bir yaklaşım içinde olursunuz ve çoğu durumu başarıyla kendinize yönlendirebilirsiniz. Doğa ile uyumlu ve saygılı olursunuz, ihtiyacınız olandan fazlasını almazsınız, yok diye açgözlülük yapıp stoklamazsınız.

Kıtlık bilinci göstergeleri:
Başkalarının kararlarının ve seçimlerinin sonucu kurbanı olduğu düşüncesi,
Gereksiz şeylere para harcama korkusu,
Sürekli daha ucuz alternatifleri araştırma ve fiyatı yüksek bir şey aldığında huzursuz olma,
Pazarlık ve bedavaya getirme meraklılığı,
Başardığında “şanslı” olduğunu düşünme, başarısız olduğunda kendini “yetersiz” görme,
Başkalarından daha fazla şeye sahip olduğunda suçlu hissetme,
Yapmak istediği şeyler için yeterince zamanı olmadığı hissi,
Sürekli bir yerlere bir şeylere yetişme endişesi ile hareket etme,
Hiçbir zaman yeterli kaynaklara ve varlığa sahip olmadığını düşünme,
Yaptığın her şeye rağmen “elindekileri kaybetme” korkusu içinde olma,
Kötü olan bu inanç sistemini çocuklarımıza geçirerek onların da bu bilinç ve kısıtlar teorisi ile yaşamalarına neden oluyoruz. Kıtlık bilincini çoğumuz ana-babalarımızdan aldık, onlar da kendi ana-babalarından. Böylece nesiller boyu devam etti bu zihinsel hastalık. Düşünce yanlışlığı…
Bu yüzyılı ben daha çok aydınlanma ve bilinçlenme ve gerçekten bolluğu teknolojik, bilgi, kaynaklar olarak yaşama çağı olarak görüyorum. Mağara devrinden çıkalı çok olmasına rağmen, mevsimsel değişimler, doğal afetlerden dolayı önümüzdeki, doğadaki bolluğu görmekten uzak kalıyoruz. Bu da bizim kısıtlı kaynaklara sahip olduğumuzu düşündürerek gerçekten yapmak istediklerimiz için yaratıcılığımızı öldürüyor.
Bolluk bilincine ulaşmak için doğayı gözlemlersek, kendi haline bırakıldığında nasıl kendini yenilediğini ve hayatın yeniden fışkırdığını görürüz. Ya da insanlığın gelişimine baktığımızda son bir yüzyıldaki baş döndürücü gelişim ve değişim trendinde, bilim ve teknolojinin hastalıkları, kıtlıkları önlemedeki keşiflerine bakarsak o kadar da korkulacak durumda olmadığımızı görürüz.
Bundan sonraki ilerlememizin de kıtlık bilincinden bolluk bilincine geçmeyle olacağına inanlardanım.
Sevgiyle…
Hep daha iyiye…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.