Antalya Halkevi Dergisi Türk Akdeniz örnekleminde 20. yüzyılın ilk yarısında sosyokültürel açıdan Manavgat [6]
Yazının Giriş Tarihi: 16.04.2025 09:02
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.04.2025 09:11
Önceki yazımızda F. Erten’in Sarılar’la ilgili verdiği tarihî bilgiler ele alınmıştı. Erten yazısına şöyle devam etmektedir:
“Sarıların 1,5 saat kuzey doğusunda Şıhler köyü civarında Tuğaylara ait diğer bir mezarın bulunduğu ve bu mezar sahibi dahi kız maddesinden dolayı Kadı Paşa ile savaş ederken orada şehit olduğunu natık bir mezar taşının bulunduğu söyleniyordu. Oraya giderek taşın yazısını okudum. Bu taşta (mürur edince kabrimden… ziyaretten murad bir duâdır. Bugün banaysa yarın sanadır. Tuğay Emin ağa bin Mehmet ağa ruhuna fatiha 1217) yazılı ise de şehit edildiğine dair bir ibare mevcut değildir. Konağın alt tarafında 1200 hicriğ yılında Mehmet Emin bin Mehmet bin Mustafa Tuğay zade tarafından yaptırılmış bir çeşme mevcuttur.
⁂
Sarılar köyünün 2,5 saat kadar kuzey doğusunda ve Şıhler köyüne yarım saat mesafede eski (Seleuxia) harabesi vardır ki, şimdiki adı Hisardır. Bunun daha kuzeyinde Hisarcık denilen yerde diğer bir harabe vardır.
⁂
Istrabon coğrafyasında, Aspendos ile Side'nin kuzey taraflarındaki tepelerde zeytin ağaçları içerisinde birçok küçük şehirlerin mevcut olduğu ve onun için hıristiyanlık devrinde bu havalide bir piskoposluk makamı ihdas edildiği yazılıdır.
Sarılar'ın bir kaç saat kuzeyinde ve (Çay içi) köyünün yukarısındaki tepeler üzerinde oldukça büyük bir şehir harabesi vardır. Yine kuzey doğusunda eski taşlar kullanılarak yapılan köprünün öbür yakasında, yayla cihetinde Bizans devrine ait müteferrik harabeler görülmektedir. Eski piskopos kayitlerinde ismi geçmekte olan (Manava) kadim piskoposluk şehri dahi burası olmak ihtimali vardır. Kilise kuyudatına göre 680 tarihinde (Manava) daha kuzeyindeki (Katenna- Gödene) ile birlikte bir piskoposluk şehri olmak üzere birleştirilmişti. Manava mevkii Katenna ile dağların güney cihetinde olan deniz sahilinde olduğu Ramzey coğrafyasında yazılıdır. [1]
[1] Hans Rott eseri, sayfa 100 ve 419 Leipzig tabı.
Sarılar'dan (Manavgat - Pazarcı)ya olan mesafe bir saattır. Aralarında bir az yüksek ve devamlı bir tepe mevcut olup tamamen çam ağaçları ile mesturdur. (Pazarcı), güneyinde ve eski taksime göre Pamfilya'nın gündoğu hududunu teşkil eden Karasu mânasına (Melas) ve (Nigres)e nazaran soğuk su manasına olarak (Giriyanero) yani (Manavgat çayı)nın sol sahilinde bir kaza merkezidir. Merkezin ismi (Pazarcı) olup denizden 1,5 saat kadar içeridedir. Havanın müsait zamanlarında Antalya'dan buraya bir kaç yelkenli gemi daima yolcu ve eşya taşımakta olduğu gibi burası, Akseki'nin de iskelesidir.
Manavgat çayı hiç bir yerde geçit vermeyen çaylardandır. Kışın yükselmekte ve bazen batı tarafındaki ovayı su altında bırakmaktadır. Suyu soğuk ise de mevaddı uzviyesi pek çok ve etrafı bataklık bulunduğundan kasabayı sıtma ile tehdit etmektedir. Çayın derinliği dört metreden fazla ve genişliği 25 - 50 metredir.
Pazarcı, Düşenbih nahiyesinin merkezi iken 1334 senesi 25 Temmuzunda kaza merkezi olmuştur. Lehçei Osmanide: Manavgatın Alaiye kazasına merbut olduğu ve Düşenbihin de Teke'de (Senir)e mülhak bir kaza olduğu yazılıdır. [2]
Bu havali, Aksekinin Çimi köyünden Abdi ve Şaban paşaların çiftliği imiş [3]. Ahalisi kamilen göçebe bulunuyormuş. Bugünkü binaların 1305den sonra yapıldığı rivayet olunmaktadır.
[2] 16 Rabiülevvel 1273 tarihine aid elime geçen bir beratta Senir maa Düşenbih kazasına tabi Seydiler karyesinde vaki Seydi Cemal Camii vakfından yevmî iki akça vazife ile hitabet ciheti mutasarrıfı Mehmet Halife hafidi sagir Abdullah bini Ömerin vefatı üzerine veledi sagiri kesbi liyakat edinceye kadar Mehmet bini Hüseyine verildiğini yazıyor.
[3] Çimi köyünde Abdi Paşanın kabri mevcut olup taşında atideki yazıyı okumuştum: Hüvel baki. Fenadan bekaya eyledi rihlet, ede kabrini hak ravzayi cennet. Merhum ve mağfur Abdi Paşanın ruhu için fatiha 1259.
Bu kabir yanında 1194 hicri yılında vefat eden İbrahim Paşa zade Mehmet Sadık Paşa kabri ve 1273 de vefat eden Halil Hüsrev paşanın validesi (Sadete) hanımın kabri mevcuttur. Şaban paşanın kabri buralarda görülmüyor.” (Erten, 1938b, ss. 13-15).
Böylelikle Türk Akdeniz’in 8. sayısındaki Manavgat’la ilgili tüm yazıları sizlere aktarmış olduk.
Bir Not: Dergiden yapılan alıntılarda dönemini tam anlamıyla yansıtması için imlaya müdahale edilmemiştir. Metinlerdeki imlayla ilgili “hatalar” bundan kaynaklanmaktadır.
Devamı var…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Celâl Görgeç
Antalya Halkevi Dergisi Türk Akdeniz örnekleminde 20. yüzyılın ilk yarısında sosyokültürel açıdan Manavgat [6]
Önceki yazımızda F. Erten’in Sarılar’la ilgili verdiği tarihî bilgiler ele alınmıştı. Erten yazısına şöyle devam etmektedir:
“Sarıların 1,5 saat kuzey doğusunda Şıhler köyü civarında Tuğaylara ait diğer bir mezarın bulunduğu ve bu mezar sahibi dahi kız maddesinden dolayı Kadı Paşa ile savaş ederken orada şehit olduğunu natık bir mezar taşının bulunduğu söyleniyordu. Oraya giderek taşın yazısını okudum. Bu taşta (mürur edince kabrimden… ziyaretten murad bir duâdır. Bugün banaysa yarın sanadır. Tuğay Emin ağa bin Mehmet ağa ruhuna fatiha 1217) yazılı ise de şehit edildiğine dair bir ibare mevcut değildir. Konağın alt tarafında 1200 hicriğ yılında Mehmet Emin bin Mehmet bin Mustafa Tuğay zade tarafından yaptırılmış bir çeşme mevcuttur.
⁂
Sarılar köyünün 2,5 saat kadar kuzey doğusunda ve Şıhler köyüne yarım saat mesafede eski (Seleuxia) harabesi vardır ki, şimdiki adı Hisardır. Bunun daha kuzeyinde Hisarcık denilen yerde diğer bir harabe vardır.
⁂
Istrabon coğrafyasında, Aspendos ile Side'nin kuzey taraflarındaki tepelerde zeytin ağaçları içerisinde birçok küçük şehirlerin mevcut olduğu ve onun için hıristiyanlık devrinde bu havalide bir piskoposluk makamı ihdas edildiği yazılıdır.
Sarılar'ın bir kaç saat kuzeyinde ve (Çay içi) köyünün yukarısındaki tepeler üzerinde oldukça büyük bir şehir harabesi vardır. Yine kuzey doğusunda eski taşlar kullanılarak yapılan köprünün öbür yakasında, yayla cihetinde Bizans devrine ait müteferrik harabeler görülmektedir. Eski piskopos kayitlerinde ismi geçmekte olan (Manava) kadim piskoposluk şehri dahi burası olmak ihtimali vardır. Kilise kuyudatına göre 680 tarihinde (Manava) daha kuzeyindeki (Katenna- Gödene) ile birlikte bir piskoposluk şehri olmak üzere birleştirilmişti. Manava mevkii Katenna ile dağların güney cihetinde olan deniz sahilinde olduğu Ramzey coğrafyasında yazılıdır. [1]
[1] Hans Rott eseri, sayfa 100 ve 419 Leipzig tabı.
Sarılar'dan (Manavgat - Pazarcı)ya olan mesafe bir saattır. Aralarında bir az yüksek ve devamlı bir tepe mevcut olup tamamen çam ağaçları ile mesturdur. (Pazarcı), güneyinde ve eski taksime göre Pamfilya'nın gündoğu hududunu teşkil eden Karasu mânasına (Melas) ve (Nigres)e nazaran soğuk su manasına olarak (Giriyanero) yani (Manavgat çayı)nın sol sahilinde bir kaza merkezidir. Merkezin ismi (Pazarcı) olup denizden 1,5 saat kadar içeridedir. Havanın müsait zamanlarında Antalya'dan buraya bir kaç yelkenli gemi daima yolcu ve eşya taşımakta olduğu gibi burası, Akseki'nin de iskelesidir.
Manavgat çayı hiç bir yerde geçit vermeyen çaylardandır. Kışın yükselmekte ve bazen batı tarafındaki ovayı su altında bırakmaktadır. Suyu soğuk ise de mevaddı uzviyesi pek çok ve etrafı bataklık bulunduğundan kasabayı sıtma ile tehdit etmektedir. Çayın derinliği dört metreden fazla ve genişliği 25 - 50 metredir.
Pazarcı, Düşenbih nahiyesinin merkezi iken 1334 senesi 25 Temmuzunda kaza merkezi olmuştur. Lehçei Osmanide: Manavgatın Alaiye kazasına merbut olduğu ve Düşenbihin de Teke'de (Senir)e mülhak bir kaza olduğu yazılıdır. [2]
Bu havali, Aksekinin Çimi köyünden Abdi ve Şaban paşaların çiftliği imiş [3]. Ahalisi kamilen göçebe bulunuyormuş. Bugünkü binaların 1305den sonra yapıldığı rivayet olunmaktadır.
[2] 16 Rabiülevvel 1273 tarihine aid elime geçen bir beratta Senir maa Düşenbih kazasına tabi Seydiler karyesinde vaki Seydi Cemal Camii vakfından yevmî iki akça vazife ile hitabet ciheti mutasarrıfı Mehmet Halife hafidi sagir Abdullah bini Ömerin vefatı üzerine veledi sagiri kesbi liyakat edinceye kadar Mehmet bini Hüseyine verildiğini yazıyor.
[3] Çimi köyünde Abdi Paşanın kabri mevcut olup taşında atideki yazıyı okumuştum: Hüvel baki. Fenadan bekaya eyledi rihlet, ede kabrini hak ravzayi cennet. Merhum ve mağfur Abdi Paşanın ruhu için fatiha 1259.
Bu kabir yanında 1194 hicri yılında vefat eden İbrahim Paşa zade Mehmet Sadık Paşa kabri ve 1273 de vefat eden Halil Hüsrev paşanın validesi (Sadete) hanımın kabri mevcuttur. Şaban paşanın kabri buralarda görülmüyor.” (Erten, 1938b, ss. 13-15).
Böylelikle Türk Akdeniz’in 8. sayısındaki Manavgat’la ilgili tüm yazıları sizlere aktarmış olduk.
Bir Not: Dergiden yapılan alıntılarda dönemini tam anlamıyla yansıtması için imlaya müdahale edilmemiştir. Metinlerdeki imlayla ilgili “hatalar” bundan kaynaklanmaktadır.
Devamı var…