Hava Durumu

Denizin yorulduğu yere “kıyı” demişler

Yazının Giriş Tarihi: 22.07.2025 08:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.07.2025 09:08

Derler ki, denizin yorulduğu yere “kıyı” denirmiş. Deniz yorulur mu, bilinmez; ama, bu söz, dalgaların dinlenip nefes aldığı, sonsuz maviliğin durup düşünmeye başladığı o ince çizgiyi anlatır. Deniz, günlerce, gecelerce akıp gelir; coşar, taşar, kabarır, sükûnete bürünür. Ama sonunda hep bir kıyıya dayanır. Her yolun bir sonu, her uğraşın bir molası, her mücadelenin bir eşiği vardır. İşte kıyı, denizin eşiğidir.

Bir dalganın kıyıya vurması bir bitiş gibi görünür, ama aslında bir kabulleniştir. “Artık burada durmalıyım.” dercesine serilir kumların üstüne. Geri dönerken arkasında bir serinlik bırakır; bazen bir taş, bazen bir deniz kabuğu, bazen de sadece geçici bir iz.

İnsan da bir bakıma deniz gibidir. Hayatın ortasında, durmaksızın koştururken yorulduğunu fark etmez çoğu zaman. Göğsünde biriktirdiği endişeleri, umutları ve kırgınlıkları sırtlanıp yola koyulur. Ta ki kendi kıyısına çarpana dek… Şirazlı Sadi’ye “İnsan nedir?” diye sormuşlar. Onun cevabı ise “(İnsân) Yek katre-i hûnest ve sâd hezâran endîşe…” olmuş. Yani, “(İnsan) bir damla kan, yüz binlerce endişedir.” En çok da bunun için kıyıya ihtiyaç duyar insan.

Bazen bir dostun sessiz omuz başıdır kıyı. Bazen bir annenin sıcak eli, bazen bir çocuğun gülüşü, bazen bir fincan kahvenin üstünde tüten dumandır. Kıyı… İnsanın kalbinin yorulduğu, aklının sustuğu, gözlerinin uzaklara daldığı bir yer. Herkesin kendi kıyısı farklıdır. Kimi bir şehrin tenha sokağında bulur o durgunluğu, kimi eski bir dostun sesinde. Kimi bir kitabın sayfasında durur, kimi bir gece yarısı balkonda yıldızlara bakarken. [Oscar Wilde’nin şu sözünü de hatırlayalım: “Hepimiz çukurdayız, ama bazılarımız yıldızlara bakıyor.”] Yıldızlara bakmaktan vazgeçmemek lazım.

 Kıyı, yalnızca suyla karanın birleştiği yer değildir; insanın da sükûnetidir. Gürültünün bittiği, iç sesin duyulmaya başladığı yerdir. Denizin köpüğü, dalganın uğultusu kıyıya vardığında yavaşlar. Hayat da öyledir; bazen yavaşlamayı, susmayı, durmayı bilmeli insan. Yorulduğunu kabul etmeli.

Hayat bizden sürekli güçlü olmamızı ister. Dirayetli, azimli, sabırlı... Sanki insan olmak demek, hiç durmadan çabalamakmış gibi… Oysa doğa bize başka bir şey öğretir. Bakın denize; ne kadar hırçın olursa olsun, bir yerde durur. Yorulduğunu kabul eder, kıyıya vurur. Kıyı da onu yargılamaz, “Neden durdun?” demez. Onu olduğu gibi kabul eder, buyur eder. Biz de bazen kıyılarımıza varmalıyız.

Belki de biz bu yüzden denizleri severiz. Dalgalarını izlerken farkında olmadan kendimizi izleriz. Bir yorgunluk gelir omuzlarımıza; ama biliriz ki sonunda bir kıyıya varacağız. Bir sandalın ipini gevşeteceğiz, bir taşın üstünde oturup bakacağız uzaklara ve o zaman anlayacağız: Hayat, hep yol almak değilmiş; bazen durmak da gerekirmiş.

Asıl meselenin hep ileri gitmek olmadığını farkına vardığımız zaman, geçmişin izlerini yoklamadan geleceğe yürümenin de mümkün olmadığını anlarız. Bir sahil kenarında oturup saatlerce dalgaları izleyen birinin yaptığı da budur aslında: İçindeki yorgunluğu dinler, ona kulak verir. Kendi kıyısında durur. Kimi zaman gözleri dolar, kimi zaman yüzü güler; ama mutlaka biraz hafifler. Kıyılar bunun için var. Denizin yorgunluğunu, insanın yorgunluğunu alıp saklamak için…

Belki de hayat, deniz gibi olmaktır. Gelgitlerle yaşamak, bazen yükselmek bazen alçalmak, bazen dalga olup coşmak, bazen kıyıya vurup susmaktır. Hep akmak mümkün değildir; bir yerlerde durup dinlenmek gerekir. Çünkü denizin bile yorulduğu bir yer vardır: kıyı. İnsan, kendine kıyı olmayı öğrenmelidir.

Bugünkü yazımı Orhan Veli’nin şu dizeleriyle bitirmek isterim:

Gün olur, alır başımı giderim,

Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.

Şu ada senin, bu ada benim,

Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

 

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;

Çiçekler gürültüyle açar;

Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,

Her bir tüylerinde ayrı telaş!...

 

Gün olur, başıma kadar mavi;

Gün olur başıma kadar güneş;

Gün olur, deli gibi...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.